
Zeynep Değirmencioğlu
Ayşe

"Ayşecik: Hayat Sevince Güzel"
Film, köyden kasabaya taşınan Ayşe’nin kasabadaki insanların hayatlarında yarattığı değişimleri anlatır. Ayşe, anne ve babasının ölümünün ardından teyzesinin yanına kasabaya taşınır. Ayşe'nin aksine teyzesi Handan, insanlara karşı mesafeli ve soğuk birisidir. Ayşe'ye karşı da farklı davranmaz. Ayşe ise cana yakınlığıyla kısa sürede herkesin sevdiği birisi haline gelir. İnsanların yaşadıkları sorunlara çare bulmalarına yardımcı olur. Bütün kasabayı da kimsesiz çocuklara yardımcı olmak üzere bir araya getirir. Bu sırada bir kaza geçirir. Tedavi olmak için mücadele etmek yerine hayata küser. Ayşe’nin mücadele etmesi için bu sefer bütün kasaba seferber olacaktır.

Zeynep Değirmencioğlu
Ayşe

Sertan Acar
Ali

Ömer Dönmez
Ömer

Münir Özkul
Deli Amca

Semra Şar
Handan

Metin Serezli
Doktor Ferit

Suna Pekuysal
Peyker

Nedret Güvenç
Nermin

Fatma Belgen
Gülay

Mürüvvet Sim
Aşçı

Nezihe Güler
Konuk Oyuncu

Faik Coşkun
Bahçıvan Selman

Mualla Sürer
Zehra

Zeki Alpan
Manifaturacı

Şefik Döğen
Tatlıcı

Okulun en güzel kızı Paris Morgan annesinin arabası ile bir kaza yapınca, liseden atılmış olan zeki ve hoş Alvin Johnson onunla bir anlaşma yapar: Eğer onun sevgilisiymiş gibi davranırsa Alvin Paris’in annesinin arabasını gizlice tamir edecektir. Paris istemeyerek kabul eder. Paris tarafından kılığına kıyafetine çeki düzen verilen Alvin farklı davranmaya başlar ve diğer bütün gençler gibi duygusuz bir serseme dönüşür. Acaba Alvin gerçek dostlarını, burs olasılığını ve Paris ile gerçek bir ilişki kurma fırsatını yitirmeden önce yeni keşfettiği egosunu dizginleyebilecek midir?

İlk filmde yıllardır hayalini kurduğu kız ile bir müzik yapıtında birleşen Joey bu anların devam etmesini istemektedir. Bunun için ise daha çok beste yapacak ve sevdiği kızın daha çok yanında bulunmasını sağlayacaktır. Bu filmde ise ikilinin ilişkileri iyice ilerlemiş ve daha fazla müzikle iç içe olmaya başlamışlardır.

A young girl comes to an embittered town and confronts its attitude with her determination to see the best in life.

In the summer of 1978, a teenager and his group of friends face new challenges when their neighborhood roller-skating rink closes, forcing them to visit a different rink.

16 yaşındaki Asyalı Amerikan Chang, okulun yıldız basketbol oyuncusuyla mezunlar buluşmasına kadar smaç atabileceği konusunda iddiaya girer. Bunun sonucunda 1,70 boyundaki Chang, sadece hoşlandığı Kristy'yi etkilemek için değil, aynı zamanda okuldaki akranlarının gözünde saygınlık kazanmak için de smaç atmayı öğrenme arayışına girer. Ancak bunu yapmadan önce kendisiyle, arkadaşlıklarıyla ve ailesiyle ilgili bildiği her şeyi tekrar gözden geçirmesi gerekir.

Eskiden Limp Bizkit'in vokalisti olan Fred Durst yeni yeni soyunduğu yönetmenlik görevinde Ice Cubeve Keke Palmer ile The Longshots'ı beyazperdeye sunuyor. Eskiden lisede Amerikan futbol starı olan Curtis, yeğenini Amerikan futbol Pop Warner lig tarihindeki ilk kız oyun kurucu olması için eğitmektedir. Harvey Colts, Pop Warner liginde en güçlü takım olmayı amaçlamaktadırlar. Ancak işler kötüye gitmedktedir. Bu yüzden takımda taze bir kana ihtiyaç vardır. Eski oyuncu olan Curtis'in yeğeni Jasmine'e topu gerçek bir Amerikan futbol devi gibi atmayı öğretmiştir. Gerçek bir hikaye olan bu filmde 11 yaşındaki Jasmine'in takımı ayakta tutmasına, muhteşem azmine ve başarısına tanık oluyoruz.

Micheal karısının ondan hamile olmadığını öğrenince dünyası yıkılır ve küçük bir kasabaya yerleşir. Karşılaştığı küçük bir kızla arkadaş olur fakat bir süre sonra kızın kaybolmuş babasının geri dönmesi biraz sorun olacaktır.

Massie Block ve işte kızlar okulu Octavian Country Day’den bir manzara. Massie’nin grubu, diğer adıyla Güzel Kızlar Kulübü ve gruba tartışmasız liderlik eden kişi, tüm gözleri üzerinde tutmayı başaran Massie.Florida’dan gelen yeni kız Claire Lyons, dış görünüşü ve topuksuz spor ayakkabıları ile kesinlikle Güzel Kızlar Kulübü’ne uygun biri değildi. Fakat her an her şey değişebilir.

Hızlı Eddie Felson olarak heyecan veren, küstah, sokaklarda ava çıkan ahlaksız bir kişiliktir, bilardo salonlarında eline ıstaka alanları soymak için peşlerine düşer. Mükemmel olduğunu ispatlamak isteyen Eddie, Bert Gordon tarafından korunan efsanevi Minnesota Fats'i arayıp bulur. Yalnız aşk yaşayan bir kadın Eddie'nin hayatını değiştirebilir, ama Eddie ödemesi gereken bedel ne olursa olsun Minnesota Fats'i yenmeden dinlenmeyecektir. New York Times tarafından 1961 yılının en iyi 10 filmi içerisinde gösterilen, ve iki ayrı Akademi Ödülü kazanan bir film!

Herşey bayan Henderson 'ın kocasının vefat etmesiyle başlar. Dul kalmasına üzülmeyen bayan Henderson, dul bir kadın olarak nasıl eğlenebileceğini düşünerek üzülmektedir. Zira, diğer dullar tarafından önüne sunulan seçenekler hiç te iştah açıcı değildir. Bir gün tesadüfen, önünden geçtiği bir tiyatronun kapalı olduğunu gören bayan Henderson, şov işine girmeye karar verir. Bir tanıdığı vasıtasıyla, önce şov işinden çok iyi anlayan biri olan bay Van Damm 'ı bulur. Bayan Henderson ile bay Van Damm arasında garip bir bağ kurulur. İkili hem birbirini sevmemekte ve birbirinin ayağına dolanmakta, hemde bundan zevk almakta ve birbirlerini sevmektedirler. Dizginleri ele alan bay Van Damm, kısa sürede işletmeyi kara geçirir. Ancak diğer tüm işletmelerin bay Van Damm 'ın ortaya koyduğu işleri anında taklit etmeleri, orta vadede büyük finansal sıkıntılar doğurur.

Eski bir rahibe, sert bir disiplinle yetişmiş Avusturyalı zengin bir dul adamın 7 çocuğuna mürebbiyelik yapmak için manastırı terk eder. Çocuklara yaşamın güzelliklerini ve müziğin eğlencelerini sunar. En nihayetinde babayı yumuşatır ve kalbini kazanır.

St.Trinian tamamen genç kızlara eğitim veren özel bir okuldur ve büyük bir mali kriz içerisindedir. Okulun borçlu olduğu banka ise okul müdiresi Camilla Fritton'u okulu kapatmak ile tehdit etmektedir. Aynı zamanda Milli Eğitim Bakanı Geoffrey Thwaites'de bu tehdidin altındadır. O, Camilla'nın eski sevgilisi olsa da okula yeni bir disiplin emri getirmeye karar vermiştir.Okul yönetimi bu sorunlar ile uğraşırken, okulda eğitim gören genç kızlar ise bambaşka bir işin peşine düşmüşlerdir.Onlar Ulusal galeri'den ünlü bir ressama ait olan bir tabloyu çalmak için plan yapmışlardır.Hatta bu iş için bir kız çetesi oluşturmuş ve okulun bazı öğretmenlerini de bu plana dahil etmişlerdir.

Profesyonel bir balerin olma hayalleri kuran 17 yaşındaki lise öğrencisi Sara, annesinin bir trafik kazasında ölmesiyle bu hayallerini bir kenara bırakarak Chicago'da yaşayan babası Roy'un yanına taşınmak zorunda kalır. Şehir hayatının karmaşası içinde, dansa olan tutkusunu kulüplerde gidermeye çalışırken, kendisi gibi dans tutkunu siyah bir genç adamla tanışır. Derek ve kız kardeşi Chenille ile arkadaşlık kurmasıyla hayatı renklenir.Ancak Sara ve Derek arasındaki ilişki ilerlemeye başladıkça ailelerinden ve arkadaşlarından tepki almaya başlarlar.İki genç hayallerine ev birbirlerine tutunarak ayakta kalmaya çabalarlar.

Film, 1931 yılında Berlinde Nazilerin yükseliş döneminde geçer..İngiltereden Almanyaya öğretmenlik yapmak için gelen İngiliz yazar Brian,bir kabarede şarkı söyleyip dans eden Amerikalı şarkıcıyla tanışır..Aralarında hem siyasi hemde duygusal bir ilişki başlar... Burdan hareketle film Nazilerin değişik yöntemlerle iktidara gelişi anlatmaktadır..

Araba satıcısı bir baba ile "flörtöz" bir annenin çocuğu olan Matilda, küçüklüğünden itibaren kendi halinde yetiştiriliyor. Yerel kütüphaneye giderek herşeyi okumaya başlıyor ve zamanla içindeki telekinetik güçleri keşfediyor. Bu arada kızlarının yeteneklerine inanmayan ailesi onu kabus gibi bir okula yolluyorlar. Matilda buradaki sadist kadın yöneticinin yaşamını cehenneme çevirmek üzere işe koyuluyor. James ve Dev Şeftali"nin yazarı Dahl'dan yapılmış bir uyarlama. Klasik çocuk kitaplarının dışında, anarşizan çizgilerle miniklerin dünyasına yaklaşan yazarın "Matilda" isimli bu az bilinen romanını Danny DeVito sinamaya uyarlarken özgün esere son derece sadık kalmış. Sözkonusu olan hem küçüklerin hem de yetişkinlerin son derece zevk alarak izleyeceği bir "kara komedi"

Kaykaycı Kız öz güven, cesaret ve kendi yolunu çizmenin yarattığı büyük etkiyi konu alan bir yetişkinliğe geçiş hikâyesi. Hindistan'ın Racastan bölgesindeki ücra bir köyde geçen film, burada geleneklere ve ailesine karşı sorumluluklarına bağlı bir hayat yaşayan genç Prerna'nın (ilk oyunculuk deneyimiyle Rachel Saanchita Gupta) öyküsünü aktarıyor. Bir gün, Londra'da büyüyen ve bir reklam şirketinde yöneticilik yapan Jessica (Amy Maghera), vefat eden babasının çocukluğunu araştırmak için köyü ziyaret eder. Jessica ve köye kaykayıyla gelen eski arkadaşı (Jonathan Readwin) sayesinde Prerna ve köydeki diğer çocuklar, heyecan verici yeni bir macerayla tanışır.

10 yaşındaki Cathy ve 16 yaşındaki ağabeyi Hindley’in babaları uğultulu tepelere 12 yaşında kimsesiz bir çocuk alır. Bu çocuk onların hayatını sonuna kadar değiştirecektir. Bu çocuk onlara tanrının bir lütfudur. Ancak baba Earnshaw öldüğünde Hindley onu evden kovar. Ama Cathy ve Heatcliff çok iyi dosttur. Kaderlerini kendileri belirleyeceklerdir ve kuşaklar boyu sürecek bir intikam planı yapacaklardır. Tutku, takıntı ve her insanı yok eden bir aşk hikayesi…

Things seem pretty bad for a young girl living a "hard-knock life" in an orphanage. Fed up with the dastardly Miss Hannigan, Annie escapes the run-down orphanage determined to find her mom and dad. It's an adventure that takes her from the cold, mean streets of New York to the warm, comforting arms of bighearted billionaire Oliver Warbucks - with plenty of mischief and music in between.

New York Times çoksatan romanı Aşk Hipotezi'nden uyarlanan film, doktora öğrencisi Olive'ın, bölümünün en korkulan profesörü Adam Carlsen'ı ani bir dürtüyle öpmesiyle başlayan hikâyesini konu alıyor. İkisinin de ihtiyaç duyduğu sahte ilişki, zamanla kimyalarını sınayan ve belki de aşkın formülünü ortaya çıkarabilecek bir deneye dönüşüyor.

Ömür boyu hapse mahkûm olan Frank Morris, Alcatraz'dan kaçışını planlar. Bu gerilim filmi, Alcatraz cezaevinin tarihindeki tek başarılı firardan uyarlandı.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir