
Warner Oland
Dr. Boris Karlov


Film, İran-Türkiye sınırında yaşayan, Saddam rejiminin yıkılmasını beklerken bir yandan da mayın temizleyen bir grup çocuğun hikayesini anlatıyor.

Air Force Colonel Kenneth Penmark and his wife, Christine, adore their daughter Rhoda, despite her secret tendency for selfishness. Christine keeps her knowledge of her daughter's darker side to herself, but when a schoolmate of Rhoda's dies mysteriously, her self-deception unravels.

Eski bir askeri papaz olan Ernst Toller, oğlunun ölümü yüzünden dağılmış durumdadır. Kendini toparlamak için çalışmaya başladığı yeni kilisesinin üyelerinden biri de Mary ve takıntılı derecede radikal çevreci eşi Michael’dir. Mary, Michael’ı da ilgilendiren önemli bir konu hakkında Toller'ın danışmanlığını ve yardımını ister. Toller, Michael’a danışmanlık yapmaya başladıktan sonra hayata farklı bir gözle bakmaya başlar. Köklü bir geçmişi olan kilisesinin şüpheli işlerini inceler ve bazı "sırlarını" keşfeder. Film bir tabuya dokunarak dini, daha doğrusu dini temsil eden kilisenin (kurum olarak) iş ve siyaset dünyasıyla olan ilişkilerini ve çevre gibi duyarlılık gerektiren konulardaki tutumunu sorgulamaktadır.

Dr. Victor Frankenstein (Oscar Isaac), ölümün sınırlarını zorlayan, saplantılı ve yalnız bir bilim insanıdır. Sevdiklerini kaybetmenin acısıyla hareket eden Victor, ölümü yenmek uğruna korkunç bir deney yapar ve cansız maddelerden yeni bir varlık yaratır. Yaratılan Canavar (Jacob Elordi), fiziksel olarak korkutucu olsa da zihinsel ve duygusal olarak bir çocuk kadar masum ve kırılgandır. Dış dünyayla ilk kez karşılaşan bu varlık, dış görünüşü yüzünden reddedilir, hor görülür ve şiddete maruz kalır. Masumiyetinden yavaş yavaş koparak öfkeye ve intikama sürüklenir.

Hamlet , William Shakespeare’in aynı adlı oyununun 1948 İngiliz uyarlamasıdır. Yönetmeni ve başrol oyuncusu Laurence Olivier’dir. Hamlet Olivier ikinci yönetmenlik deneyimidir ve aynı zamanda Shakespeare üçlemesinin ikincisidir. Olivier’in siyah-beyaz çektiği tek filmdir.

Danimarka Prensi Hamlet babasının cenazesine geldiğinde annesi amcasıyla evlenmek üzeredir. Doğaüstü bir şekilde nefret ettiği amcasının aslında babasını öldüren kişi olduğunu öğrenir. Bu arada savaş da patlamak üzeredir.

Sınıf arkadaşlarının acımasız zorbalığı ile aşırı dindar annesinin psikolojik şiddeti arasında sıkışıp kalan içine kapanık Carrie, doğaüstü güçlerini keşfettikçe olaylar kontrolden çıkar ve çevresindekiler için karanlık, kanlı bir kabusa dönüşür.

Kirsty üvey annesi Julia ve babası Larry ile büyük yeni bir eve taşınmaktadırlar. Kirsty başta karşı çıksa da evi görünce hoşuna gitmiştir. Julia'nın, Larry'nin kardeşi Frank ile bir ilişkisi vardır ve uzun zamandır Frank'ten haber alamamıştır heryerde onu hayal etmektedir. Larry bir gün ev eşyalarını yerleştirirken elini incitmiştir çatı katında Julia'yı bulduğunda yere birkaç damla kan akmıştır oradan ayrıldıklarında ise Frank uğraştığı karabüyünün etkisinden kurtulmuş ve canlanmıştır. Buna sebep olan bir kutu Cehennemin kapılarını açıp Helllraiser'ı çağırmaktadır.

Kralın şövalyelerinden olan Tristan ve kralla yakında evlenecek olan Isolde’nin imkansız aşkının anlatıldığı epik bir film.

40'ına yaklaşmış olan Johanna Perry , 14 yaşından beri yanında yaşadığı ve bakıcılık yaptığı kadın ölünce, yeni bir ailenin yanına gelir. Zengin bir avukat 16 yaşındaki torunuyla beraber yaşamaktadır ve Johanna'dan torununa bakıcılık yapmasını ister. yıllardır bir rutin içerisine ve asosyal olarak devam eden Johanna'nın hayatı bu ailenin yanına gelince kökten değişir.


Amerika’daki ekonomik buhran döneminde tetikçilik yaparak hayatını kazanan Michael Sullivan, John Rooney’nin hesabına çalışmaktadır. Fakat Rooney’nin oğlu, babasına kendisinden daha yakın olan bu adamı harcayacak türden dolaplar çevirir. Sullivan, hiç istemediği halde kendi oğlunun da olaya karışması sonucu tehlikeli bir açmaza düşer. Olayların gelişmesiyle birlikte, hem cinayet mahali fotoğrafçısı hem de suikastçı olan Maguire, Sullivan’ın peşine takılır. Sullivan, ne pahasına olursa olsun oğlunu korumak zorundadır.



Okuldan mezun oldukları günü kutlayan dört arkadaş: Ray, Barry, Helen ve Julie... Bundan sonra başlarına neler geleceklerini bilemiyorlardı. Helen, bir güzellik yarışmasına katılmış ve kazanmıştır. Birkaç aya New York'a giderek filmlerde oynamanın planlarını yapmaktadır. Ray'in hayali ise yine New York'a gidip ünlü bir yazar olmaktır. Barry ve Julie, eğitimlerine ve hayatlarına Boston'da devam edeceklerdir. Ancak bunlar sadece onların insani planlarıdır. Hayatın onlar için hazırladığı sürprizler, her şeyin üstünde olacaklardır.

Bates Lisesine hoşgeldiniz. Bügünün dersi: Rachel Long'a iyi davranın çünkü bu asi çocuk kontrol edilemeyen ateş etkisinde sinirli bir karaktere sahiptir. Rachel (Emily Bergi) pis bir eşek şakası sırasında yakalanan bir okul kaçağıdır. Polis bazı erkekekleri sorgulamaya getirdiğinde takım arkadaşları Rachel'ı ihbar ederler ve onu herkesin ortasında rezil etmek için şeytanca bir plan yaparlar. Fakat Rachel ile uğraşmak ateşle oynamaktanda daha kötüdür..Sinirlendirildiği zaman herşeyi altüst edebilecek güce sahiptir ve neşeli bir ev partisini bile cehenneme çevirebilir.

İki köylüyü öldürdükten sonra ormanda dolaşan canavar, yakalanıp hapse atılır. Zincirlerini kırarak kaçar ve kör bir keşişle (O.P. Heggie) karşılaşır. Keşiş, keman çalarak canavarı sakinleştirir ve konuşmayı öğretir. Ancak iki avcının keşişin kulübesine gelmesiyle canavar mezarlığa kaçar. Burada, eksantrik bilim insanı Dr. Pretorius (Ernest Thesiger) ile karşılaşır. Pretorius, canavara bir eş yaratmak için Dr. Henry Frankenstein'ı (Colin Clive) ikna etmeye çalışır. Frankenstein başta reddetse de, canavarın eşi Elizabeth'i (Valerie Hobson) kaçırmasıyla fikrini değiştirir. Yaratılan eş (Elsa Lanchester), kabarık saçlı grotesk bir güzelliktir, ancak canavarı görünce çığlık atarak reddeder. Canavar, laboratuvarı yok ederek kendini, eşini ve Pretorius'u öldürürken, Frankenstein'ların kaçmasına izin verir. Elsa Lanchester, hem canavarın eşini hem de romanın yazarı Mary Shelley'yi canlandırıyor.

Michael Powell'in kariyerini mahveden kötü şöhretli filmi Peeping Tom'da (Röntgenci), kameranın saldırgan bir obje olarak kullanımı filme rahatsız edici bir hava katmıştır. Mark Lewis (Carl Boehm) isimli bir genç, kendisini kadınlara belgesel yönetmeni olarak tanıtır. Ancak kamerasının içinde, filme aldığı kişiyi öldürmek için kullandığı sivri uçlu bir metal vardır. Bu durumu, filmin başında kameranın vizöründen görerek tanık olduğumuz sinir bozucu cinayet kaydıyla öğreniriz.

İngiltere'de küçük bir kasaba olan Midwich'de gün ortasında herkesin aniden uykuya dalıp sonra uyandığı tuhaf bir olay yaşanır. Bir süre sonra kasabada uygun yaştaki genç kadınların hepsi birden hamile kalır ve aynı günde, aynı saatte birbirine tıpatıp benzeyen çocuklar doğurur. Tedirgin edici sabit bakışları ve esrarlı tavırları olan bu sarışın çocukların fiziksel görünüşü, sadece bir kaç yılda neredeyse on yaşına gelir. Babalardan biri olan George Sanders olayı araştırdıkça daha da dehşete düşecektir.

Walter, karısı Agatha ile sıradan bir yaşam sürerken Number 23 isimli bir kitabın eline geçmesi ile hayatını korkunç bir tekinsizliğin içine sürükler. Bu kitabı okudukça kitapta yazılanların kendi hayatı ile ilgili olduğunu düşünmeye ve hatta giderek buna saplantılı bir şekilde inanmaya başlar. Her geçen gün bu duruma kendini daha da çok kaptıran Walter, hayatının bütün dengesini kaybeder ve cinayet işlemeye kadar varacak bir gizemin girdabına kapılır. Batman Daima'dan sonra bir kez daha Jim Carrey ile biraraya gelen yönetmen Joel Schumacher, ilginç bir gerilim filmi ile karşımızda. Komedi filmleri oyuncusu olma janrını özellike 2003 tarihli Sil Baştan filmi ile yıkan Jim Carrey, dramatik bir rolde yine etkileyici bir performans sergiliyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.










0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir