
Haylie Duff
Sandra Love

Alaycı tavırlarıyla reklam verenleri çileden çıkaran Los Angeles'lı radyocu Pepper, Noel tatil dönemi için Colorado'nun şirin bir kasabasına gönderilir ve burada karakterine tamamen zıt bir kadın olan psikolog Sandy Love ile program yapmaya zorlanır. Zamanla Pepper, Sandy'nin kendisi için gerçek aşk olduğuna ve bunun bir Noel büyüsü olduğuna karar verir

When Anne helps her father close the family's toy store, what she finds will help inspire an entire town that is need of some Christmas cheer.

When a reservation mix-up at a mountain resort forces a newly-single travel writer to share a cabin with a handsome widower and his precocious daughter over the holidays, their lives are transformed by the magic of Christmas and the unexpected power of love.

Jessica is one of the most famous actresses in the world, leading a glamorous – if tabloid worthy – life. But all that is thrown for a loop when she goes on location to shoot a holiday themed film in the Christmas-obsessed town of Homestead, Iowa. While a romance brews between her and Matt, a local inn keeper who is a single dad, she also gets a taste of small-town life and rediscovers the true meaning of Christmas.

Heidi, who initially left her small town of Pleasant Valley with the dream of one day becoming a successful painter, has put her own art on hold to excel as an art gallery curator. Now, a week before the gallery’s big Christmas party, she must return home to watch her niece and nephew. She comes face to face with her high school love, Chris, now a teacher, and offers to help him find a new last-minute location for the Christmas dance.

Stranded at an airport at Christmastime, Ashley Harrison accepts a ride from Dash Sutherland, who has just rented the last car in town. As the pair heads north, their adventures include car trouble, adopting a puppy and being secretly tailed by federal agents, who believe Ashley is up to no good. With a hint of romance gradually filling the air will these two fall in love or will their journey bring about an unexpected road bump to romance?

John (Jack Lemmon) ve Max (Walter Matthau), çocukluklarından beri bıkmadan usanmadan birbirleriyle didişen iki eski arkadaş ve aynı zamanda iki yakın komşudur. İki huysuz ihtiyarın bu 50 yıl süren didişmeleri, kasabaya çekici ve olgun bir kadının; Ariel'in (Ann-Margret) gelişiyle yeniden alevlenir...


Agnes ve Elin, İsveç'te Åmål isimli küçük kasabada yaşayan iki genç kızdır. Rahat, sempatik ve popüler bir kız olan Elin'in aksine depresif Agnes'in pek arkadaşı yoktur. Gizliden gizliye Elin'den hoşlanan Agnes bunu ifade etmenin bir yolunu bulamadıkça daha da mutsuz olmakta ve içine kapanmaktadır. Agnes'in durumundan endişelenen ailesi 16. yaş gününü kutlamak için parti düzenlerler. Başka bir partiye gitmemek için Agnes'in partisine gelen Elin ile Agnes arasında arkadaşlıktan daha farklı bir ilişki başlayacaktır. Lezbiyenlik ve arkadaşlık üzerine naif bir film olan Sev Beni, İsveçli yönetmen Lukas Moodysson'a Berlin Film Festivali'nde de ödül getirdi.

Jenna, kocası Sisto'nun baskılarından sıkılmış, kesinlikle parçası olmak istemediği bir hayat sürmektedir. En büyük hayali ise garsonluk yaparak biriktirdiği para ile bir gün kocasını terkedebilecek gücü bulabilmektir.Sahip olduğu eşsiz yeteneği sayesinde, inanılmaz lezzette ve görüntüde pastalar ve kekler yapabilmektedir. Hayatındaki zorluklarla ve sorunlarla baş edebilecek gücü, sadece kensini mutfağa atabildği zaman bulabilmektedir. Fakat hayat bir gün hiç beklenmedik bir süpriz hazırlar. Hesapsız bir şekilde gelen hamileliği bütün beklentilerinin ve umutlarının sarsılmasına neden olacaktır. Ama diğer bir yandan da, hayatında hiç hissetmediği kadar büyük bir güven duygusu ile dolmuştur içi. Doğmamış çocuğundan gelen mektuplar, önüne yepyeni bir pencere açılmasına neden olacaktır.

Birbirinden nefret eden iki kardeş Noel'i anneleriyle birlikte geçirecektir. Anne, onları bir arada tutmaya çalışır.

Yıl 1914. İnsanlık tarihinin en kanlı savaşı Birinci Dünya Savaşı başlamış. Ancak Noel Gecesi batı cephelerinden birinde müziğin de gücü ile o geceye özel bir barış ilan edilir sessizce, Almanlar ve İskoç-Fransız birlikleri arasında.

Bir fabrikadaki patlama, küçük bir kasabada zamanın durmasına yol açarken, 14 yaşındaki Masamune ve arkadaşları her şeyi altüst eden bu yeni gerçeklikle başa çıkmaya çalışır.

Genç bir kadının yeniden aşık olma çabalarını anlatan Safe Haven, The Notebook ve Dear John gibi popüler filmlerin arkasındaki yazar Nicholas Sparks’ın romanından uyarlanmıştır. Gizemli bir genç kadın küçük bir Kuzey Carolina kasabasına gelince, birbirine bağlı insanlardan oluşan kasaba halkının içine girmek istememesi kadının geçmişine dair sorular sorulmasına neden olur. Genç kadın yavaş yavaş yeni hayatına alışmaya başlar ve iki çocuklu dul bir mağaza sahibi olan Alex ile bir ilişkiye başlama cesaretini kazanır. Ancak karanlık sırlar yeni hayatına o kadar korkunç bir şekilde girer ki fedakarlığın ne demek olduğunu bir kez daha anlamak ve aşkın gücüne güvenmek zorunda kalacaktır...

Wander, Arthur Bretnik isimli özel bir dedektife odaklanıyor. Akli dengesi bozuk olan dedektif, gizemli bir ölümü araştırmak üzere Wander isimli küçük bir kasabaya gider. Kısa süre içinde bu vakanın, kızının ölümünü örtbas eden komplo ile bağlantılı olduğuna kendini ikna eder.

Will Traynor zengin, başarılı, yakışıklı, yaşamayı seven ve istediği her şeye sahip olan genç bir adamdır. Ancak talihsiz bir motosiklet kazası sonrası felç kalınca yaşama hevesini kaybetmiş, ölmeyi düşünmeye başlamıştır. Louisa Clark ise bir kafede garsonluk yapan, hayatta fazla bir başarısı ve beklentisi olmayan, her daim ablasının gölgesinde kalmış bir kadındır. Lou kafedeki işini kaybedince yeni bir iş aramaya başlar ve Will'in bakıcısı olarak çalışmaya işe alınır. Son derece kültürlü ve donanımlı biri olan Will, Louisa'yı önce küçümsese de genç kadının varlığı ona yaşama sevinci vermeye başlar. Aralarında kurulan bu arkadaşlık ve yakınlık, ikisini de çok değiştirecektir.

Bir zamanlar yüksek bir tepedeki kalede, en büyük icadının adı Edward olan bir mucit yaşıyordu. Edward, dayanılmaz bir çekiciliği olmasına rağmen mükemmel değildi. Mucidin ani ölümü onun yarıda kalmasına yol açtı: Elleri yerine uzun, keskin metal parçaları vardı. Edward, merhametli bir Avon hanımefendisinin, onu ailesiyle beraber yaşamak üzere evine götürene kadar karanlıkta yalnız yaşadı. Böylece Edward'ın Suburbia adlı pastek cennetteki fantastik maceraları başladı.

İflasın eşiğine gelen George Bailey (James Stewart) bir Noel gecesinde kendini nehre atarak intihar etmek üzeredir. Doğduğundan bu yana aynı küçük kasabada yaşayan Bailey kendisini buraya ve insanlarına adamış, hoşgörülü, güvenilir ve yardımsever bir insandır. Büyük bunalım'ı hasarsız atlatmış,babasından devraldığı konut ve finans şirketi aracılığı ile kasabalıların neredeyse tamamını konut sahibi yapmıştır. Bu arada para kazanmayı, mimar olma fırsatını,dünyayı gezmeyi, kısaca tüm hayallerini ertelemek zorunda kalmıştır. Kasabaya yaptığı bunca iyilik kötü yürekli banker Henry F. Potter (Lionel Barrymore)'ın çıkarları ile çakışır. Potter, Bailey'in sürekli peşindedir artık.Birgün aradığı fırsat çıkar ve Finans şirketine ait önemli bir miktarda para Bailey'in alkolik ve yaşlı amcası Billy Bailey (Thomas Mitchell)'in dalgınlığı sonucunda Potter'ın eline geçer. Banka müfettişlerinin yaptığı bir denetlemeden sonra şirketin açığı ortaya çıkar. Bu iflas ve tutuklanma anlamına gelmektedir...

Kanun dışı işler yapan ve acımasız biri olan Frank ve adamları yaşadıkları bölgede süren demiryolu projesi ile ilgili cinayet işlerler. Öldürdükleri Brett McBain'in eşi Jill bölgede kalmaya karar verir. Frank ile eskiden bir hesabı olan Harmonica, Jill ve başka bir kanun kaçağı olan Cheyenne ile beraber Frank ve adamlarına karşı gelmeye karar verirler.

Film, kızı bir süre önce evlerine yakın bir yerde tecavüz edilerek katledilen Mildred Hayes’in öfkeli, saldırgan hallerini yansıtıyor. Kızının cinayet davasında bir suçlu bulunmadan aylar geçer ve Mildred bunun üzerine cesur bir hamle yapar. Karayoluna yakın bir yerden üç reklam panosu kiralar ve kentin saygıdeğer polis şefi William "Bill" Willoughby'ye yönelik meydan okuyan mesajlar karalar. Mildred bu işten vazgeçmesi için yapılan bütün baskı ve zulümlere göğüs gerer ve herkese tek başına meydan okur.

Finney Shaw, 13 yaşında utangaç ama zeki bir çocuktur ve sadist bir katil tarafından kaçırılıp, çığlık atmanın pek işe yaramadığı ses geçirmez bir bodruma kapatılır. Duvarda bağlantısı olmayan bir telefon çalmaya başladığında Finney, katilinin önceki kurbanlarının seslerini duyabildiğini fark eder. Kendi başlarına gelenlerin, Finney’nin başına gelmemesi konusunda kesin kararlıdırlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.











0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir