
Elise Bauman
Alma Beltran

Marketing whiz Alma Beltran and Christmas tree whisperer Charlie Freemont cross paths when Charlie finds the perfect tree for the Maine Governor's Holiday Celebration — right in Alma's back yard. While they initially spar, romantic sparks soon begin to fly between the two women as the enchanting tree and some Christmas fairy dust from the town's pâtissière extraordinaire bring out the best in them and spark each other to take leaps of faith and fight for love and Christmas magic.

A young working girl with a blue-collar background is surprised when her new fiancé announces he is actually a prince of a small sovereign country in Europe. After the couple quickly takes off to spend the holidays at his family’s sprawling, royal castle, she must work hard to win over her disapproving and unaccepting future mother-in-law—the Queen—and find out if love truly can conquer all.

Noel yaklaştıkça, tatil ruhu eksik bir kariyer odaklı Chicago uygulaması geliştiricisi Amelia Hughes (Anderson), Noel'in anlamını yeniden keşfetmek için onun küçük memleketi Noel Deresi döner. Orada, çocukluğunun en iyi arkadaşı olan Mike (Huszar) ve onun bir çocukken tatil sezonu boyunca ailesinin ailesini parçaladığı Amelia'nın babası olan ebedi Harry (Weber) ile yeniden bir araya geliyor. Yerel tatil festivallerine katılırken - ve Mike için düşmeye başlarken - Amelia kendini Noel ruhunu hisseder ve Harry'nin Noel Arifesi geleneğini küçük, özel uçağında muhtaç çocuklara oyuncak teslim etme geleneğini dört gözle bekler. Bu arada, Harry eski kız arkadaşı Pamela (Kari Matchett) ile olan ilişkilerini onarmaya başlar. Fakat Harry'nin oyuncağı oyuncak teslimatı için hazırlamaya yardım ettiği için, Şok Amelia, ebeveynlerinin beklenmedik bir şekilde tatil için kasabada ortaya çıktıklarını öğrenir ve babası ve Harry uzun süredir devam eden kan davası devam ederken ezilir.



John (Jack Lemmon) ve Max (Walter Matthau), çocukluklarından beri bıkmadan usanmadan birbirleriyle didişen iki eski arkadaş ve aynı zamanda iki yakın komşudur. İki huysuz ihtiyarın bu 50 yıl süren didişmeleri, kasabaya çekici ve olgun bir kadının; Ariel'in (Ann-Margret) gelişiyle yeniden alevlenir...

Frédérique, zengin ve güzel bir kadındır. Bir gün tesadüfen karşılaştığı, Paris’te sokak ressamlığı yapan sarışın bir kızı Saint Tropez’deki villasına gelmeye ikna eder. Bu andan itibaren genç kız, marjinal ve burjuva ev sahibi tarafından hiç düşlemediği bir yaşama dahil edilmeye çalışılacaktır..


Yıl 1914. İnsanlık tarihinin en kanlı savaşı Birinci Dünya Savaşı başlamış. Ancak Noel Gecesi batı cephelerinden birinde müziğin de gücü ile o geceye özel bir barış ilan edilir sessizce, Almanlar ve İskoç-Fransız birlikleri arasında.

"Bak Şu Konuşana" serisinin üçüncü filmiyle yine izleyicilerini kırıp, geçiriyor. Serinin son filmi olan "Bak Şimdi Konuşana"da, Ubriacco Ailesi'nin maceraları devam ediyor... James, uluslararası bir kozmetik firmasının başarılı yöneticisi Samantha'nın özel pilotluğunu üstlenir. Mollie ise evde çocuklarla uğraşmaktadır. Tam bu sırada James, eve bir köpek getirir. Bu da yetmezmiş gibi Samantha da onlara bir köpek hediye eder. Bir sokak köpeği olan Rocks ile süslü ve keyif düşkünü Daphne, çok geçmeden birbirlerine karşı oldukça kuvvetli duygular beslemeye başlarlar. Mikey ve Julie aileye yeni katılan köpeklerle çok iyi anlaşırlar. Çünkü onlarda konuşabilmektedirler.

Genç bir kadının yeniden aşık olma çabalarını anlatan Safe Haven, The Notebook ve Dear John gibi popüler filmlerin arkasındaki yazar Nicholas Sparks’ın romanından uyarlanmıştır. Gizemli bir genç kadın küçük bir Kuzey Carolina kasabasına gelince, birbirine bağlı insanlardan oluşan kasaba halkının içine girmek istememesi kadının geçmişine dair sorular sorulmasına neden olur. Genç kadın yavaş yavaş yeni hayatına alışmaya başlar ve iki çocuklu dul bir mağaza sahibi olan Alex ile bir ilişkiye başlama cesaretini kazanır. Ancak karanlık sırlar yeni hayatına o kadar korkunç bir şekilde girer ki fedakarlığın ne demek olduğunu bir kez daha anlamak ve aşkın gücüne güvenmek zorunda kalacaktır...

Başarılı oyuncu Eric Roberts’in saplantılı bir doktor rolünde yer aldığı bu gerilim dolu filmin yönetmenliğini ve senaristliğini Doug Campbell üstleniyor. Bir doktorun genç bir hastasına olan saplantısı tehlikeli bir boyut haline gelir.

Bir haydut çetesi bir gruptan kaçar ve kimsenin silah taşımadığı, içki içmediği veya küfür etmediği küçük bir kasaba olan Refuge'a gider. Kasaba aslında Purgatory'dir ve barışçıl sakinlerin tümü, Cennete kabul edilmeden önce kendilerini kurtarması gereken Doc Holiday ve Wild Bill Hickok gibi ünlü ölü kanun kaçakları ve suçlulardır...

Raimund, düzenli ama monoton hayatını kanıksamış bir Latince öğretmenidir. Kırmızı paltolu bir kadını tam nehre atlayacakken kurtarınca, kadın da onun hayatını kurtarır. Anlık bir kararla kadının binmesi gereken trene bindiğinde, kendini Lizbon´da, kadının okuduğu kitabın yazarının peşinde bulur. Raimund, takıntılı bir dedektif gibi parçaları birleştirdiğinde, 1970´lerin faşist Salazar Lizbon´unda bir arkadaşlık, ihanet, baskı ve devrim hikâyesi oluşturacaktır. Pascal Mercier´in uluslararası çoksatan romanından uyarlanan Lizbon´a Gece Treni, ülkeler ve tarih arasında dolaşan polisiye bir yapboz, romantik bir dram...

Sevdiği kadının aşkını kazanabilmek uğruna bir erkeğin yapabileceklerinin defalarca sınandığı hikayelere yeni bir örnek de, Matthew Vaughn'un son filmi Yıldız Tozu ile geliyor.Tristran, aşkının kalbini kazanabilmek için onun için kayan bir yıldızı yakalayacağına söz verir. Ama sevgilisi Yvaine ile çıktıkları bu yolda, korsanlar ve cadılarla dolu büyük tehlikeler onları beklemektedir.

Louisa May Alcott’ın aynı adlı klasik romanından beyazperdeye uyarlanan film, İç Savaş sonrası Amerika'da yaşamlarını sürdürmeye çalışan dört kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Meg (Emma Watson), Jo (Saoirse Ronan), Beth (Eliza Scanlen) ve Amy March (Florence Pugh) birbirinden tamamen farklı karaktere sahip dört kız kardeştir. Çocukluk dönemlerini geride bırakıp kadınlığa geçiş süreçlerinde kardeşler türlü dertlerle boğuşur. Babaları Amerikan İç Savaşı'na katılan dört genç kız, anneleri ile birlikte yaşam mücadelesi vermeye başlar. Bu zorlu süreçte en büyük kazançları birbirlerinin yanında olmalarıdır.

Joe Fox, kitap marketleri zinciri sahibi bir patrondur. Kathleen Kelly ise işlettiği küçük kitapçı dükkanı ile Fox'un acımasız rekabetine karşı koymaya çalışan küçük bir işletme sahibidir. Kader, bu 2 ayrı insanı internette karşı karşıya getirir.

Since a bitter winter storm stole the life of Gerda's mother, she and her father have sadly continued to run the remote hotel they call home. Lonely and isolated, Gerda's only joy is Kai, the handsome bellboy. A mysterious guest with an icy stare arrives at the hotel one night, wrapped in fur and diamonds. By daybreak, the "Snow Queen" has vanished with Kai! Gerda embarks on a journey of morphing seasons, fantastical creatures, and long-frozen mysteries in a desperate quest to find her stolen love.

Bir hava durumu spikeri olan Phil Connors, yapımcısı ve sevimli kameramanı ile birlikte Pennsylvania'daki Punxsutawney kasabasına geleneksel Groundhog Day şenliklerini görüntülemek için gönderilir. O gün, belki de Phil'in hayatının en kötü günüdür, ama bundan beteri de vardır: Phil'in karabasanı, her gün tekrarlanır. Artık her gün, onun için Groundhog Day yeniden yaşanmaktadır. Phil, o gün olacak her şeyi bildiği için bunun avantajlarını kullanmayı zamanla öğrenir. Ama, hayatının kadının kalbini kazanması için daha yapması gereken çok şey vardır.

Notting Hill ve Bridget Jones's Diary'nin yapımcılarından romantizm rüzgarları. Birbirinden ünlü oyuncuları ve olağanüstü müzikleriyle film uzun süre akıllardan çıkmayacak. Beklenmedik, heyecanlı, karşılıksız, tutkulu, uygunsuz, engellenemez, anlatılamaz...Noele'e tam 1 hafta kala Aşk Her Yerde. Karı-koca, sevgili, baba-oğul, rock yıldızı ve menajeri arasında birbirinden farklı tam on hikayenin içinde.

İflasın eşiğine gelen George Bailey (James Stewart) bir Noel gecesinde kendini nehre atarak intihar etmek üzeredir. Doğduğundan bu yana aynı küçük kasabada yaşayan Bailey kendisini buraya ve insanlarına adamış, hoşgörülü, güvenilir ve yardımsever bir insandır. Büyük bunalım'ı hasarsız atlatmış,babasından devraldığı konut ve finans şirketi aracılığı ile kasabalıların neredeyse tamamını konut sahibi yapmıştır. Bu arada para kazanmayı, mimar olma fırsatını,dünyayı gezmeyi, kısaca tüm hayallerini ertelemek zorunda kalmıştır. Kasabaya yaptığı bunca iyilik kötü yürekli banker Henry F. Potter (Lionel Barrymore)'ın çıkarları ile çakışır. Potter, Bailey'in sürekli peşindedir artık.Birgün aradığı fırsat çıkar ve Finans şirketine ait önemli bir miktarda para Bailey'in alkolik ve yaşlı amcası Billy Bailey (Thomas Mitchell)'in dalgınlığı sonucunda Potter'ın eline geçer. Banka müfettişlerinin yaptığı bir denetlemeden sonra şirketin açığı ortaya çıkar. Bu iflas ve tutuklanma anlamına gelmektedir...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.










0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir