
Jade Charbonneau
Bernadette

In 1988, in Saint-Élie-de-Caxton, an 11-years-old boy is worried for his grandmother's life. Worn out by illness, the old storyteller tries to convince her grandson that Death no longer exists. Her story will bring back to life the extraordinary people from the village in 1927 who, by using rocambolesque tricks, will eliminate Death that threatens them. From now on, Death will coincide with the birth of legends.

Jade Charbonneau
Bernadette

Marc Messier
Méo / Docteur Cossette

Céline Bonnier
La Stroop / Infirmière

Guillaume Cyr
Riopel / Forgeron / Livreur de pharmacie

Émile Proulx-Cloutier
Toussaint Brodeur / Livreur de fleurs

Marie-Ève Beauregard
Lurette

Pier-Luc Funk
Curé Neuf

Sonia Cordeau
Jeannette Brodeur

Geneviève Schmidt
Madame Gélinas

Oscar Desgagnés
Petit Fred

Michèle Deslauriers
Grand-mère Bernadette

Roy Dupuis
La Mort

Luca Asselin
Doublure Mort
Antoine Bergeron
Junior Gélinas
Vincent Champagne
Ésimésac

Üniversitede tarih profesörü olan John Oldman aniden işini bırakıp başka bir yere taşınma kararı aldıktan sonra iş arkadaşları bunun ardında yatan sebebi öğrenmek için evinde toplanırlar. Bu erken emeklilik için ortaya koyduğu sebep herkesi şok eder: Taşınması gereklidir çünkü John hem yaşlanamaz hem de bundan dolayı ölümsüzdür. O bir mağara adamıdır ve yaklaşık 14.000 yıldır hayattadır.


Yakın arkadaş olan Glen ve Terry, Glen'in arka bahçesinde gizemli bir kristal kaya parçası bulduklarında, hemen çimlerin altını kazıp daha değerli taşlar aramaya başlarlar. Ancak bunun yerine, korkunç şeytani bir kötülüğün bulunduğu yeraltı odası olan Kapı'yı ortaya çıkarırlar. Gençler, çeşitli korkunç deneyimler yaşadıkça, ne tür bir kötülüğü serbest bıraktıklarını anlarlar. Şeytani takipçiler banliyöyü istila ederken, çocuklar Kapı'yı sonsuza kadar kilitleyebilecek sırrı keşfetmek zorundadır... eğer çok geç değilse.

Tanrı'nın varlığını ve hayatın anlamını sorgulamakta olan Faust gerçeği aramaya karar verir ve bu yolculuğu esnasında arzularına yenik düşmeye başlar. Mephisto ise Faust'a gençlik ve dirilik olan gerçekliği vaat etmektedir. Faust, kanıyla bu gençlik anlaşmasını imzaladığında şeytanın yüzü Mephisto'nun laneti tarafından kuşatılmaya başlayacaktır. Biçimsel özellikleriyle Alman Ekspresyonizmi'nin sinema tarihine yön veren filmleri arasında yer alan Faust, kuşkusuz hala tecrübe edilmesi gereken seyir deneyimlerinin başında gelmektedir.

Kral Sigmund'un oğlu Siegfried, Solucanlar Kralı Gunter'in güzel kız kardeşi Kriemhild'i duyar. Worms'a giderken bir ejderhayı öldürür ve Hort adında bir hazine bulur. Gunther'in Krimhild'i kazanmasına yardım eder, onu görünmez yapan bir maske çok işine yarar. Ama Brunhild, Kriemhild'i lanetlediği için ona gerçekte ne olduğunu anlatır. Şimdi Brunhild, Siegfried'in kellesini istemektedir. Gunther ona bu iyiliği yapacak mıdır?

Bir tanrı olarak doğmuş, ancak insan gibi yetiştirilmiş olan Perseus, ailesini yeraltı dünyasının kinci tanrısı Hades’e karşı korumak konusunda çaresizdir. Kaybedecek hiç birşeyi kalmayan Perseus, Zeus’un güçlerini ele geçirebilecek ve dünyaya cehennemi yaşatabilecek Hadese karşı, çok tehlikeli bir görevi yönetmeye gönüllü olur. Şeytanlarla ve korkunç canavarlarla olan savaşı kazanmanın tek yolu tanrı olarak güçlerini kabul etmek ve kendi kaderini çizmektir. Film, tanrıların tanrısı Zeus ile onu kendine rakip olarak gören yer altı tanrısı Hades’in mücadelesi ile birlikte Zeus’un oğlu Perseus’un, Medusa ve Kraken Canavarını aşıp Prenses Andromeda’yı kurtarma serüvenini anlatmaktadır. Ayrıca filmde 1925 yılında çevrilen The Lost World filminde ilk kez kullanılan Stop-Motion yönteminin artık son kullanıldığı örneklerinden biridir.

Londra sokaklarında büyümüş Arthur (Charlie Hunnam), efsanevi kılıç Excalibur'u saplandığı yerden çıkarana dek kral soyundan olduğunu hiç bilmemiştir. Ancak iş kılıcı çıkarmakla bitmez, kılıcı doğru kullanmayı da bilmesi gerekmektedir. Ancak bu şekilde ailesini katlederek tahta çıkan acımasız amcası Vortigern'i (Jude Law) yenmesi mümkün olabilecektir.

Bridget'in erkek arkadaşı Josh yakın arkadaşlarıyla birlikte Bridget'in çalıştığı sinemada 1970'li yıllara ait kült bir korku filmini izlemek için gece matinesine gelirler. Bu film kanlı bir katliam yapmış ve 5 yıl önce akıl hastanesinden esrarengiz bir şekilde kaçmış kaçık ünlü bir yönetmenin filmidir. Filmi izlemeye başladıklarında arkadaşlarının ölümlerini filmin sahnelerinde görürler. İlk başta sinema salonundakiler bunun bir kamera şakası olduğunu sanırlar. Fakat zaman geçtikçe hepsi bunun şaka olmadığını ve filmin bir parçası haline geldiklerini anlarlar. Ölümlerin basit bir cinayet olmadığını hepsinin doğaüstü güçler tarafından yapıldığını çok geçmeden anlayacaklardır.

Before they can complete renovations on their new country inn, a widowed father and his young daughter are visited by a strange group of tourists. He soon makes a chilling discovery: they are disaster junkies from the future who visit the past to witness history's greatest catastrophes—and his small town is their next stop.

In the early 20th century a village experienced a series of inexplicable murders. All the victims were young men who had been turned to stone. The perpetrator of these deaths was a being so repulsive that she transformed the onlooker using the power of her deadly stare. Much of the time the creature took the form of a beautiful and seductive woman, but during periods of the full moon she becomes a living horror, vicious and deadly. A professor has come to investigate the deaths, bringing with him his beautiful assistant whose knowledge of the Gorgon is more intimate than anyone would ever realise.

Meşhur korku roman yazarı Clive Barker'ın imzasını attığı Books of Blood'tan uyarlanan film, uzay ve zaman ögelerinin birbirine girdiği üç farklı hikayeyi anlatıyor. Daha önce keşfedilmeyene doğru bir yolculuk yapılıyor. Filmde Anna Friel, bir psikolog olan Mary'yi canlandırıyor. Mary, 7 yaşındaki oğlunu lösemiden kaybetmiştir. Yeni sevgilisi Simon, Mary'nin ölü oğlu ile konuşması konuşabileceğini söyler. Robertson ise Jenna'ya hayat veriyor. Jenna, sesten iğrenme rahatsızlığı olan misfoniden muzdariptir. Annesinin onu çiftliğe geri göndereceğini öğrenince Los Angeles'ın yolunu tutar. Üçüncü hikayede ise bir katilin hikayesi anlatılıyor. Katil paha biçilemez bir kitap bulur. Bu sayede eşi ile birlikte kirli işlerden emekliye ayrılabilecektir. Bu karaktere ise Yul Vazquez hayal veriyor.

Çok çok eski zamanlarda bir masal ülkesinde, nazik kralın yerine acımasız ve zalim bir varis geçmek üzeredir. Bu sırada bir manastırda, şövalye olma hayalleri kuran aşçı yamağı Geoff, son kalan ejderhanın sırrını keşfeder ve genç ve tecrübesiz canavarla bir dostluk kurar. Efsaneye göre ejderhanın kalbinin ölümsüzlük vaat etmesi nedeniyle yeni kral bu kalbe sahip olmak için deliye dönmüştür. Geoff ise bu zulme karşı direnmeye karar verir.

The ultimate weapon, claimed to be safe for mankind, produces global side-effects including time slides and disappearances. The scientist behind the project and his car are zapped from the year 2031 to 1817 in Switzerland where he meets Dr. Victor Frankenstein, Mary Shelley and others.

Yıl 1791. New Orleans'ta yaşayan Louis karısını kaybetmiş olmanın üzüntüsüyle, yaşama sevincini kaybetmiştir. Lestat adındaki bir vampir, ona gecelerin yaratığı, yani bir vampir olmasını önerir. Louis bu öneriyi kabul eder.Lestat, Louis'in ölümcül kanını akıtarak onu da bir vampire dönüştürür. Ancak Louis, vampirliğe alışamaz. Açlığını gidermek zorundadır ama insanları öldürmek istemez. Ona, vampirliği Lestat öğretecektir.

Kasabaya sanki başka bir dünyadan gelmiş izlenimi veren tuhaf bir sis tabakasının çökmesi üzerine korku ve panik içinde süpermarkete sığınan kasaba halkı arasında David Drayton ve küçük oğlu Billy de vardır.Koyu ve kalın sis tabakasının içinde esrarengiz bazı yaratıkların pusuya yatmışçasına gizlendiğini ilk fark eden David olmuştur. Bu dünyaya ait olmayan öldürücü, korkutucu yaratıklardır bunlar… Kurtuluş ise marketteki herkesin hep birlikte hareket etmesine bağlıdır. Ancak insan doğası hesaba katılınca hep birlikte hareket edebilmeleri mümkün müdür?Markete sığınan kasaba halkının korkuya kapılarak paniklemesi üzerine mantık devre dışı kalırken David kendisini en çok neyin korkuttuğunu merak etmeye başlamıştır: Sisin içinde pusuya yatmış canavarlar mı, yoksa marketin içindeki, daha düne kadar arkadaşı, komşusu bildiği insanların sergilediği tutarsız davranışlar mı?

İç savaşın kıyısındaki Moldova’ya askeri destek için giden Amerikan askerleri esrarengiz bir şekilde öldürülmeye başlar. Anlam verilemeyen bu ölümleri araştırması ve mantıklı bir çözüm üretmesi için DARPA mühendisi Dr. Mark Clyne birliğe katılır. Olaylar hiç de umdukları gibi gelişmez ve kendilerini çok taraflı bir ölüm kalım savaşının içinde, anlam veremedikleri bir düşmanla savaşırken bulurlar.

Tüm arzularını tatmin edebilecek bir adamın hayalini kuran Alex, Jane, ve Suki; Darly Van Horne (Jack Nicholson) adında gizemli bir adamın kasabaya taşınması ile uzun süren yalnızlıklarından uyanırlar... Bu esrarengiz adam onların aradığı şeytandır... Üç kadına da aynı anda yakınlık gösteren bu adam kadınların içindeki “cadılığı” ortaya çıkarır... Oscar’a aday gösterilen Kasabanın Cadıları sıra dışı bir kara komedi.

Konusu 1914'de geçen filmde, bir meteorolog, mahsur kalarak sıkıştığı okyanus ortasındaki ıssız bir adada deniz fenerinin bekçisiyle beraber hayatta kalmaya çalışır. Çünkü adada yalnız değildirler...

Yılbaşında çocukları cezalandırdığına inanılan eski bir pagan kahramanının hikayesini anlatan korku komedi filmi.

Charles Dexter Ward, a wealthy scientist, uses an ancient diary and human remains to begin a terrifying and bloody pursuit for immortality.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir