
Perry Dizon
Sito

The Philippines, 1972. Mysterious things are happening in a remote barrio. Wails are heard from the forest, cows are hacked to death, a man is found bleeding to death at the crossroad, and houses are burned. Ferdinand Marcos announces Proclamation No. 1081, putting the entire country under martial law.

Perry Dizon
Sito

Roeder Camanag
Tony

Hazel Orencio
Pacita

Karenina Haniel
Joselina

Reynan Abcede
Hakob

Mailes Kanapi
Heding

Ian Lomongo
Lt. Perdido

Joel Saracho
Father Guido

Evelyn Vargas
Ms. Acevedo

Noel Sto. Domingo
Horacio

Teng Mangansakan
School Principal

Ching Valdes-Aran
Babu

Bambi Beltran
Bai Rahma
Dea Formacil
Tinang
Kristian Chua
Narsing

A pair of teenagers in Western Australia looking to escape the monotony of life in a small town take up surfing lessons from a guy named Sando.

Yıldız bir oyun kurucu olan LeMarcus James ve takım arkadaşı Emmett Sunday, kolej futbolu ulusal şampiyonluk maçından üç gün önce, okulları için bedenlerini ve sağlıklarını tehlikeye atan öğrenci-sporculara eşitlik, saygı ve adil ücret sağlanana kadar rekabet etmeyeceklerini bildirerek grev çağrısında bulunur. Milyarlarca dolar tehlikedeyken baş antrenörleri ve onların çeşitli paydaşlar, geçerli üniversite atletizm sistemini korumak veya yok etmek için zamana karşı savaşmak zorunda kalır.

1999 baharında, bir grup eski arkadaş 20. yıl buluşmalarını kutlamak için bir araya gelir. Aralarında soğuk ve mutsuz bir adam olan Yeong-ho da vardır. Yeong-ho'nun depresyonunun ciddiyeti, bir demiryolu köprüsüne tırmanıp atlayacak gibi göründüğünde ortaya çıkar. Bu kritik anda, Yeong-ho'nun geçmişinden yedi önemli anı zihnini doldurur.

Vietnam sonrası sendromunu en iyi anlatan filmlerden birisi Avcı. Savaş sonrası herşeyin bittiğine ve artık herşeyin iyi olacağına inanmak isteyen bir kaç arkadaşın sivil yaşama uyum sağlayamamaları öykünün odak noktasını oluşturuyor. Savaşın insanlar üzerindeki tahribatı ile bir savaş karşıtı film olmasının yanısıra, Michael Cimino'nun karakterler üczerinde yaptığı usta çalışmayla da öne çıkan bir film. Birlikte savaştığı ve aynı kasabaya döndüğü arkadaşına yardım etmek için elinden geleni yapan Robert De Niro'nun varlığını ve usta oyunculuğunu da vurgulamadan geçmemek gerek. Bu arada, filmde savaşın anlamsızlığını vurguluyan Rus ruleti sahnesi çok beğenilmiş ve konuşulmuştu...

Freidoune arabası bozulduğu için durduğu küçük bir köyde Zahra ile tanışır. Daha doğrusu, gazeteci olduğunu anlayan Zahra, onunla konuşabilmek için ısrarla peşine takılır. Yeğeni Soraya bir gün önce aynı köyde yaşadığı insanlar tarafından vahşice katledilmiştir. Ölmeden önce yeğenine söz veren Zahra, bunun köyün sırlarının arasına gömülmemesi için elinden geleni yapmaya kararlıdır. Tek umudu da bu gazetecinin elindedir, dinlemeli ve bu küçücük köyün büyük günahını tüm dünyaya anlatmalıdır. 15 Ağustos 1986; Soraya sadakatsizdir! Soraya suçludur! Cezası ölümdür! Ve ölene kadar taşlanmalıdır!

Nebraska’nın Falls şehri, Brandon Teena (Hilary Swank) adındaki delikanlıyla ilgili dedikodularla çalkalanıyordu, tüm kadınların olduğu gibi tüm kasabalının da dikkatini ve ilgisini çekmişti. Karizmatik kişiliği ve masum yüzünün arkasında kocaman bir sır gizliyordu. O herkesin olduğunu zannettiği kişi değildi. Her genç insan gibi hatalar yapıyordu ve bu hatalarını da çok pahalıya ödemek zorundaydı. Yeni sevgilisi Lana ve gözü pek arkadaşı John arasındaki sınırları yanlışlıkla aşınca sır, bir vahşetle ortaya çıktı. Brandon Teena; hararetli bir aşık, toplumdan dışlanmış kimsesiz bir hayalperest, cesur bir hırsız ve haksızlığa uğramış trajik bir suçluydu. Bu filmdeki rolü Hilary Swank’a bir Oscar ödülü kazandırdı, ancak Chloe Sevigny aday olduğu 'En İyi Yardımcı Aktrist' dalında ödül alamadı.

In 17th-century Tuscany, a church play is performed for the benefit of young aristocrat Cosimo. In the play, a grotesque old woman gives birth to a beautiful baby boy. The child's older sister is quick to exploit the situation, selling blessings from the baby, and even claiming she's the true mother by virgin birth. However, when she attempts to seduce the bishop's son, the Church exacts a terrible revenge.

Dennis Pack için para aklamak ve şantaj yapmak çocuk oyuncağıdır. Doğru fiyata cinayet bile işleyebilecek olan Dennis'ten kimse şüphelenmemektedir. Çünkü o bir polistir. Müfettiş Raymond, bu bozulmuş polisi adalete teslim etmeye kararlıdır.

Güney Afrika Cumhuriyeti'nin ırkçı ayrımcılık sisteminin sona ermesinin ardından Başpiskopos Desmond Tutu ülke çapında bir soruşturmanın başına getirilir. Tutu dava için, işlediği cinayetler ve acımasızlığı ile nam salan, ancak artık affedilmek isteyen bir katil tarafından azami güvenlikli bir cezaevine çağırılır. Acımasız hapishane duvarlarının içindeki Tutu, kurnaz katil ile tehlikeli ve hayat değiştirebilecek bir savaşa girecektir...

Güçlü Maya Krallığı, gittikçe yayılan şehirler kurarak, gökyüzünü delen piramitler yaparak ve olağanüstü kültürel ve bilimsel başarılar elde eden etkileyici gelişmiş bir toplum inşa ederek Amerika’da 1000 yıldan fazla bir süre hüküm sürdü. Ondan sonra, tarihin ışıltısı içinde, bu dünya çöktü. Bütün bunlardan geriye kalan ormanlarla kaplı birkaç piramit ve boşuna umut veren bir gizem oldu. Şimdi, Maya uygarlığının sona ermesinden 500 sene sonra, yönetmen Mel Gibson, felaketin kıyısındaki bir dünyada kendisi için en fazla önem taşıyan şey olan ülkeyi kurtaracak olan bir adamın macerası üzerine kurulan belirli bir zamanı olmayan bir efsanede olduğu gibi her şeyi gözler önüne seren modern bir film macerası yaratmak için asla keşfedilmemiş bu ülkeyi derinlemesine araştırıyor.

Tár, dünya çapında sanatının en iyilerinden biri olarak kabul edilen ve büyük bir Alman müzik orkestrasının ilk kadın şefi olmayı başaran Lydia Tár'ın hayat hikayesini konu ediyor.

Mutsuz bir geçmişi olan bir daire ve tekin olmayan sakinleriyle bir apartman Roman Polanski'nin gerilim filmi Kiracı'nın mekanını oluşturuyor. Polanski'nin canlandırdığı Trelkovsky'nin sıradan memur hayatı, yeni bir binaya taşınmasıyla birden bire değişir. Binanın diğer sakinleri ve eski kiracıların trajik kaderleri paranoyalarına yenilerini ekler. Trelkovsky'nin gerçekleri ortaya çıkacak mıdır yoksa bütün bunlar yalnızca hayal ürünü müdür?

Dünya tarihinin kanlı sayfalarından bir yaprak: Vietnam Savaşı. Beş Amerikan askeri, yerli halktan bir kızı kaçırarak tecavüz eder. İçlerinden sadece biri, bunu reddetse de, diğerlerine engel de olmaz. Genç kızın daha sonra öldürülmesiyle olayın asla kapanmayacak insani boyutu açılacaktır. Tek bir olay üzerinden, genel olarak savaşın insanı acımasızlaştıran yönlerini eleştirel bir gözle ele alan Brian De Palma imzalı film, savaş karşıtı filmler arasında önemli yeri olan bir çalışma.

Donald Webster (Riddaway) , Ken Hutchison (Norman Scutt) David ve karısı Amy, şehirdeki karmaşadan ve artan toplumsal şiddet olaylarından kaçarak Amy'nin doğup büyüdüğü kasabaya yerleşmeye karar verirler. Fakat kaçtıkları şiddet, hiç beklemedikleri bir şekilde onları bu küçük İngiliz kasabasında bulacaktır.Yeni taşındıkları eve bir garaj yaptırabilmek için tuttukları dört işçi, Amy'nin yıllar evvel erkek arkadaşı olan Charlie tarafından yönetilmektedir. Ama çok geçmeden bu grup, genç çiftin başına bela olur. David'le sürekli dalga geçerek Amy'ye de sarkıntılık ederler. David, son derece sakin bir tavırla olaylarla başa çıkmaya hatta kendini onların arasına kabul ettirmeye çalışsa bile korkunç olayların önüne geçmeyi başaramaz.

Senaryosunu Quentin Tarantino'nun yazdığı filmi Oliver Stone yönetmiş ve bunun yüzünden araları açılmıştı. Mickey ve Mallory birbirlerini seven ama 'doğuştan katil' olan iki aşık. Yaşadıklarını öldürerek hissedebiliyorlar belki de. Ancak 90'ların giderek çığrından çıkan medyası da onları kahraman gibi göstermekten geri kalmıyor. Böylece iki doğuştan katil yolculukları sırasında arkalarında onlarca ölü bırakarak yollarına devam ediyorlar. Yakalandıklarındaysa medya yine kurtarıcıları olarak çıkıyor karşılarına...

Duncan Vizla, dışarıdan normal bir adam olarak görülse de aslında gerçek çok farklıdır. Duncan dünyanın en iyi suikastçısı olan Kara Kaiser’dir. Ancak suikast günleri geride kalmış ve tehlikeli dünyasına veda etmiş olan Duncan, sakin bir yaşam sürmeye karar vermiştir. Ancak eski işvereninin verdiği bir karar emeklilik planlarını sekteye uğratacaktır. Eski işvereni Duncan'ın hayatta kalmasının şirket için tehlike arz ettiğine karar verince, Duncan'ın peşine suikastçılar takılır. Duncan'dan daha genç, daha hızlı ve acımasız katillerden oluşan bir ordu artık Duncan'ı susturmak için hiçbir engel tanımayacaktır. İstemediği halde suç hayatına geri dönen Duncan, bir kez daha Kara Kaiser olmak ve hayatta kalmak için mücadele etmek zorundadır...

Ben (Aaron Johnson) kendini dine adamış bir Budist ve yardımseverdir. En iyi arkadaşı Chun (Taylor Kitsch) ise eski bir paralı askerdir. Uyuşturucu satıcıları gibi görünmemelerine rağmen, birlikte en iyi kalite esrar satarak rahat rahat geçinebiliyorlardır. Böylesine karlı bir iş dışında paylaştıkları başka bir şey daha vardır: Ophelia (Blake Lively). Ortak sevgilileri Ophelia iki genç ve hırslı girişimciyi idare edebilecek bir kadındır. Ancak Ben ve Chun kendilerini dünyanın üzerinde hissederken, onlara mutluluk veren kanunsuz, zevke düşkün hayatlarının korkunç yan etkileri ortaya çıkmaya başlar. Meksikalı Baja karteli ikiliden pay ister. Kartel Ophelia’yı kaçırır ve Ben ve Chun'ı şartlara uymazlarsa sevgililerini öldürmekle tehdit eder. Çaresiz uyuşturucu satıcıları sahtekâr bir narkotik ajanından (John Travolta) yardım istemek zorunda kalırlar.

Birbirlerini tanımayan ve kariyerleri çok farklı ilerleyen üç polisin kaderi dramatik bir şekilde buluşur. Emekliye ayrılmayı düşünen Eddie Dugan, suçluluk duygusundan sıyrılamayan ve çözümü alkolde bulan deneyimli bir polis memurudur. Evliliğinde sorunlar olan yedi çocuk sahibi Sal ise, hayatını düzene sokmak için artık herşeyi göze almıştır. Gizli kimlikle görev yapan Clarence "Tango" Butler, hapisten yeni çıkmış kanundışı arkadaşı Caz için sadakat sınavından geçmektedir.

Julian, Los Angeles'taki orta yaşlı kadınlara hizmet veren bir jigolo. Julian, bir politikacının karısı olan Michelle ile ilişkiye giriyor. Karşılığında para almadan, kadına aşık oluyor ancak bir süre sonra müşterilerinden birisi öldürülüyor. Bunun üzerine dedektif Sunday olayı incelemeye başlıyor ve Julian'dan müşterileri hakkındaki en mahrem sırları öğrenmeye çalışıyor.

The true story of WWII's notorious Sobibor Nazi death camp, where a courageous inmate orchestrates and leads the escape of over 300 prisoners.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir