
James Finlayson
Hillory, the new husband

Nanette sends a letter to her family telling of her new husband, Hillory. When Hillory arrives to meet the family, he gets insulted by each member, including the dog, and loses his wig. After having dinner with the family, Nanette's former lover returns, and Hillory must confront him

Two families embark on a pleasant Sunday picnic but manage to run into a variety of issues with their temperamental automobile. Each incident requires repeated exits and reboardings by Laurel, Hardy, their wives and grouchy, gout-ridden Uncle Edgar.

Laurel ve Hardy bu kez balık işinde. Balık satmak için şehir geziyorlar. Stan, balıkları kendisinin yakalayabileceğini ve insanlara satarken kâr edebileceklerini söyler. Ollie bu fikirden hoşlanır, böylece hurdalıkta bir tekne alırlar ve bazen başarısızlıkla sonuçlanırlar. Sonunda tekneyi tamir ettiklerinde, tüm operasyon güneye kayar.

Stan and Ollie play door-to-door Christmas tree salesmen in California. They end up getting into an escalating feud with grumpy would-be customer James Finlayson, with his home and their car being destroyed in the melee.

Stuck in a traffic jam, Dante and Randal discuss the prospect of a flying car.

Charlie (Little Fellow), kırlarda dolaşırken bir ağacın altında oturup karnını doyurmak ister. Bu sırada oradan geçen bir aylak, ona çaktırmadan ekmeğini alıp yerine bir tuğla bırakınca aç kalan Charlie ot yemek zorunda kalır. Aynı hırsız biraz sonra yakınlardaki bir çiftlikten gelen Edna' ya saldırdığında Charlie yanındaki tuğlayı hırsıza vurarak kızı kurtaracak, bu esnada da ona aşık olacaktır. Hırsız yakınlardaki arkadaşlarını da çağırıp yeniden onlara saldırır; ama Charlie onları döverek göle atmayı başarır. Böylece Charlie, kendisine minnettar kalan Edna tarafından çiftliğe götürülür ve orada çalışmaya başlar. Sakarlıkları ile her yeri karıştırırken çiftliği soymak için gelen hırsızları yeniden alt eder ve bu esnada yaralanır; onun bakımını üstlenen Edna' nın da yakınlığını kazanır. Fakat bir gün Edna' nın bir nişanlısı olduğunu fark edecek ve onlara sorun olmak istemediği için kısa bir veda mektubu yazarak gizlice çiftlikten ayrılacak ve ait olduğu yaşama geri dönecektir

Bir bankada temizlikçi olarak çalışan Charlie, orada sekreterlik yapan Edna' ya aşıktır; fakat ona aşkını ilan ettiğinde Edna, biraz da onu küçümsediği için bu hareketine sinirlenir. Charlie ise morali bozuk bir şekilde işine geri döner ama temizlikten yorulduğu bir sırada uyuyakalır. Rüyasında bankayı soymaya gelen üç hırsızı büyük bir cesaretle alt ederek hem patronunun takdirini hem de Edna' nın kalbini kazanır. Edna' ya sarıldığı anda uyanan Charlie aslında Edna'ya değil paspasa sarıldığını fark edecektir.

Two disruptive theater patrons, the wealthy drunk Mr. Pest (played by Charlie Chaplin) and the rowdy working-class Mr. Rowdy (also played by Chaplin), attend a live vaudeville theater production. Their constant antics, seat-hopping, and physical altercations quickly overshadow the acts on stage and plunge the entire theater into absolutely hilarious chaos.

Buster and a woman are mistakenly married and her initially unfriendly family begins to treat him nicely when they come to believe he has a large inheritance awaiting him.

Edna, anne ve babası ile birlikte parkta vakit geçirmektedir. Bir ara karısı ve kızının uyumasını fırsat bilen baba ordan ayrılarak başka bir bayana kur yapar. Bu sırada rastladığı Charlie tarafından göle atılır. Parkta boş boş gezen Charlie, yalnız kalan anne kızın yanına gider, sohbet esnasında onlar tarafından çaya davet edilir. Edna'dan hoşlanan ve bu fırsatı kaçırmayan centilmen Charlie, evde hanımlarla çay içip sohbete başlar. Bu sırada Edna'nın babası gelir ve parkta kendisini göle atan adamı evinde görünce deliye döner. Üst kata kaçan Charlie, Edna'nın kıyafetlerini giyer; hatta inandırıcı olabilmek için bıyıklarını bile keser. Bu hoş hanımdan(!) etkilenen Edna'nın babası ona kur yapmaya başlar. Son sahnelerde Charlie'nin gerçek kimliği ortaya çıkar.

Nazi Almanya'sının tıpkısının aynısı bir başka diktatörlükte, kararları ve yönetimi ile ülkesini kırıp geçiren Diktatör Adenoid Hynkel, ülkede kendisine ikizi kadar çok benzeyen son derece saf karakterli bir Yahudi berberin yaşadığından habersizdir. Hynkel'in askerleri Yahudileri teker teker toplama kamplarına götürmek üzere toplarken Yahudi Berber'in Hynkel'e olan benzerliği nedeni ile onu Büyük Diktatör zannederler ve bu benzerlik büyük bir karışıklık yaşanmasına neden olur. Charles Chaplin'in Nazi Almanya'sını ve Hitler'i hicvettiği bu eğlenceli komedi, sinema tarihinin en başarılı hiciv örnekleri arasında yer alıyor.

Soğuk Savaş döneminde Ruslara saldırmak için bahane aramakta olan çılgın general Jack D. Ripper, Rusların 'Amerikan halkının vücut sıvılarını kirlettiği' gerekçesiyle SSCB'ye sürpriz bir nükleer saldırı yapmaya karar verir. Nükleer silahlarla yüklü bir Amerikan uçağı Rus sınırına yakın bir bölgede Soğuk Savaş döneminin tipik devriye uçuşlarından birini yapmaktayken mürettebat Ripper'dan SSCB'ye saldırı emrini alır. Fakat Rus büyükelçisi DeSadesky, Amerikan makamlarına Rus savunma teknolojisinin geldiği son noktanın ürünü olan 'Doomsday Device'dan bahsettiğinde ve başkanın danışmanlarından eski Nazi bilimadamı Dr. Strangelove, buluşun olduğunu doğruladığında durum daha da tehlikeli bir hal alır. 'Doomsday Device', SSCB'ye yapılacak herhangi bir nükleer saldırıda dünyadaki tüm canlıların yok olmasına sebep olacak bir silahtır.

Büyük bir mirasın sahibi olan Tracy Lord, çapkın kocası C.K. Dexter Haven'i evlendiklerinden kısa bir süre sonra başından atar. Boşanmadan iki yıl geçmiştir ve Tracy bu sefer toplumda saygı gören biri olan George Kittredge ile evlenme hazırlıklarına başlar. O sırada Dexter bir dergi için çalışıyordur. Kendini kardeşinin arkadaşı olarak tanıtan yazar Mike Connor ve fotoğrafçı Liz Imbrie ile saklı kalanları ortaya dökmek için düğünden bir gün önce Tracy'nin malikanesine gider. Altı Akademi ödülüne aday gösterilen ve iki ödül alan film, 1955'te Ulusal Film Dairesi tarafından korunmaya alınmıştır.

Şarlo, 19. yüzyılın sonunda Klondike’de maceraperestlerle birlikte karlı dağlarda altın bulma umuduyla yola çıkar. Şiddetli bir fırtınada terk edilmiş bir kulübeye sığınır ve burada iki altın avcısıyla daha karşılaşır. Şehre eli boş döndüğünde Georgia adında bir kadınla tanışacak, aşık olacaktır.

Audrey Hepburn'den ilk başrolünde Oscar'lı bir performans Tam 10 dalda Oscar'a aday olan ve Audrey Hepburn'e En İyi Kadın Kadın Oyuncu ödülünü kazandıran Roma Tatili, bir modern zaman prensesinin kraliyet dayatmalarına karşı gelerek tek başına Roma'yı keşfe çıkmasının hikayesini anlatıyor. Burada gazeteci kimliğini saklayarak ilginç hikayeler peşinde koşan Amerikalı bir gazeteciyle tanışıyor. Ancak planı ikilinin birbirine aşık olmasıyla suya düşüyor.

Güneyli bir demiryolu mühendisi olan Johnny Gray, General adını verdiği tren motorunu neredeyse kız arkadaşı Annabelle Lee kadar sevmektedir. Sumter Kalesi'nden İç Savaş'ın ilk ateşleri açılınca Johnny orduya yazılmak ister. Fakat mühendis olarak daha faydalı olduğuna karar verilir. Johnny reddedilmiştir. Annabelle onu bir korkak olduğunu düşünüp terk eder.


En önemli Shakespeare uyarlamalarından biridir ve Orson Welles’in belki de son başyapıtıdır. Bu filmde her şeyden biraz var: komedi, sanatsal kamera açıları, heyecan verici savaş sahneleri ve Orson Welles’in Shakepeare’in hikayelerinden keşfettiği akıcı hikaye anlatımı. İmkansızlıklar film kalitesini düşürmüş olsa da, bu filmi bir başyapıt olmaktan alıkoymuyor.


Bu film, minyonların Hollywood'u nasıl fethettiği, film yıldızı olup her şeylerini kaybettikleri, dünyaya canavar saldıktan sonra yarattıkları kaostan dünyayı kurtarmak için nasıl bir araya geldiklerinin çılgın, saçma ve tamamen gerçek hikayesidir.

Latin kökenli bir Amerikalı genç babasını bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle birinci dereceden cinayetle suçlanır ve mahkeme önüne çıkarılır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir