
Héctor Alterio
Don Alejandro

In a town near Salamanca, an eccentric widower, aged 60, is captivated by an imp, a precocious 13 year old. Alejandro is wealthy and alone, passing time with music, chess, and his shotgun. Gregoria (Goyita) the daughter of a weak-willed policeman and his bullying wife, is a budding naturalist who conspires to meet Alejandro. Even though he knows the village is talking, Alejandro spends time with Goyita, on walks, horseback rides, and dinners. He's enchanted and tells his friend the village priest that he's living for the first time. Goyita makes new demands on Alejandro, and he must decide how to be true to his ethics and to this Platonic yet highly-charged relationship.

Hapiste geçen 12 yılın ardından hayatına çeki düzen vermek için ninesinin yanına taşınan eski Amerikan futbolu yıldızı Eddie Palmer, sorunlu bir aileden gelen Sam adlı komşu çocuğuyla sıra dışı bir bağ kurar. Fakat Eddie’nin geçmişi yakasını bırakmayacak, yeni ailesiyle hayatını tehlikeye sokacaktır.

Gelsomina 14 yaşında bir genç kızdır. İki kız kardeşi ve ailesiyle birlikte İtalya'nın Toskana bölgesinde yaşamaktadır. Sessiz sakin bir hayat sürerlerken Gelsomina Martin'le tanışır. Almanya'dan suç işleyen gençlerin ıslah edilebilmesi için düzenlenen bir programla İtalya'ya gelmiş olan bu genç, Gelsomina'nın ve ailesinin dünyasını adeta baş aşağı edecektir.

Yessica is a rebellious girl who forms an unlikely friendship with quiet schoolmate Miriam. Yessica's home life is ruled by her brutal stepfather and her amoral stepbrother, Jorge, while Miriam shares a calm, loving household with her mother. The girls' friendship is shattered after Jorge arranges to have one of his friends rape Yessica.

15 yaşındaki Tyson ilk kez devlet okuluna gittiğinde hayatı sonsuza dek değişir. Tyson, şampiyon maraton koşucusu Aklilu ile arkadaş olur. Otizminin kendisini engellemesine asla izin vermeyen Tyson, babasının onayını kazanma umuduyla ilk maratonunu koşmaya kararlıdır. Beklenmedik bir arkadaşının ve ebeveynlerinin yardımıyla; kendine olan inancı ve ilk adımı atma cesareti ile her şeyin mümkün olduğunu öğrenir.

Parlak bir geleceği olan genç bir adam, neredeyse ölümcül bir kaza geçirir ve beklenmedik bir hayvan arkadaşının yardımıyla yeni hayatını yeniden yaratır.

Serebral palsili oğluna yardım etmek için her şeyi göze alan Bárbara, deneysel bir tedavi için ailesini Hindistan'a götürür.

Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.

94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.

Spor yazarı Erik, evsiz bir adam olan Champ'i sokaklardan kurtarmaya karar verir. Ancak bu kararırın ardında Champ'in kim olduğuna dair gizi ortaya çıkarmak vardır. Erik bunun gizli kalamayacak bir sır olduğunu ve Champ'in öldüğüne inanılan efsanevi boksör olduğunu düşünmektedir. Champ'in efsanesini diriltirken, onun bireysel macerasında babası ile olan ilişkisinin önemini anlayacaktır. Champ'in yaşamıyla ilgili gerçeklere daldıkça, kendi yaşamında geri plana attığı, yüzleşmekten korktuğu ilişkiler ortaya çıkacaktır. Erik kendi yaşamı ve ailesiyle olan ilişkisini gözden geçirecek ve uzun zamandır hiç yapmadığı bir şekilde kendisiyle yüzleşecektir.

After a suicide attempt, Lane has moved into her country house to recuperate. Her best friend, Stephanie, has come to join her for the summer. Lane's mother, Diane, has recently arrived with her husband Lloyd, Lane's stepfather. Lane is close to two neighbors: Peter, and Howard. Howard is in love with Lane, Lane is in love with Peter, and Peter is in love with Stephanie.

Pete Bell, a college basketball coach is under a lot of pressure. His team isn't winning and he cannot attract new players. The stars of the future are secretly being paid by boosters. This practice is forbidden in the college game, but Pete is desperate and has pressures from all around.

A street smart runner develops an intense rivalry with an equally ambitious wealthy young athlete.

Futbolcu Santiago Munez'in hikayesi, dinamik ve aksiyon dolu bu muhteşem film ile devam ediyor. Newcastle United'ın popüler oyuncusu, her futbolcunun rüyası Real Madrid'e transfer olunca UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki zorlu mücadelede David Beckham, Zinedine Zidane, Raul, Guti ve Iker Casillas gibi dev oyuncularla aynı sahada oynama şansını yakalar. Zafer, alkış ve para ile tanışan Santiago, aynı zamanda başarının çirkin yüzünü de keşfeder. Tüm ömrü boyunca uğruna çalıştığı ve sevdiği her şeyi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Bir inanç krizinin ardından çıktığı spiritüel yolculuk, tanınmış fundamentalist vaiz Carlton Pearson'ın değer verdiği her şeyi riske atar.

Büyük beğeni kazanan bir yarı otobiyografi olan Amarcord, 1930larda Mussolini hakimiyetinden hemen önce küçük bir Adriyatik köyündeki yaşam üzerine odaklanmaktadır. Bahar geldiğinde köyde bir festival düzenlenir ve yeni yaşamı kutlamak için sembolik bir şenlik ateşi yakılır. Meydandaki bu buluşma, film boyunca gerçekleşecek birçok buluşmanın ilkidir. Her bir araya geldiklerinde, topluluğun renkli üyeleri kendilerini bütünüyle ortaya koyup tuhaf kişiliklerinden övünç duyarlar. Fesat hâkim olur her yerde. Filme yayılan kaotik hava filmde açık bir olay örgüsü görülmesini zorlaştırır. Amarcord gerçeküstü birkaç sekansa bölünür ve bunlardan birkaçı rengârenk köy ortamında oradan oraya dolaşıp duran Titta adlı genç bir adamın çevresinde gelişir. Siyaset ve aile ilişkileri grotesk bir uyumsuzluk ortamında birbirine karışır. Amarcord 1975 yılındaki En İyi Yabancı Film Akademi Ödülü de dahil tam 13 ödül kazandı.

Yanlış anlaşılmalar sonucunda hapse düşen iki kafadar ile onları kurtarmaya çalışan avukat bozuntusu kuzen ve sevgilisinin komik hikayesini anlatıyor.

Orson Welles‘in başyapıtlarından “Muhteşem Ambersonlar“, aynı zamanda yönetmenin en talihsiz filmlerinden birisi. Yapımcı firmanın marifetiyle yarısından çoğu kurguda yok edilerek (148 dakikadan 88 dakikaya indirildi) gösterime sokulan “Muhteşem Ambersonlar“, aristokrat bir ailenin çöküşünü ve güç dengelerinin bozulması yüzünden bir anda sınıf düşmesini anlatıyor. George Amberson Minafer (Tim Holt) aristokrat bir ailenin, güç-budalası haline gelmiş oğlu. Bir mucit olan Eugene Morgan (Joseph Cotten) George’un annesine aşık oluyor, ancak kadın çok daha zengin bir adam olan Wilbur Minafer’ın (Donald Dillaway) büyüsüne kapılıyor. Yıllar sonra Eugene şehre geri dönüyor, üstelik yeni bir icadın, otomobilin yaratıcısı olarak... Welles’in ölümünden sonra bilgisayarla renklendirilen filmin kurgusunu ileride birçok başarılı filme imza atacak olan Robert Wise yapmıştı.

Zoolog olan ailesi tarafından Afrika'da büyüyen, okula gitmeyen, sadece evde özel eğitim alan Cady, en güçlünün hayatta kaldığı ilkesini yaşayarak öğrenmiştir. Ancak 15 yaşına gelip liseye başladığında orman kanunlarının yepyeni bir boyut kazandığını farkeder. Okulun en popüler kızının eski sevgilisine aşık olunca işler Cady için epey karışacaktır.

Kocasının bütün isteklerini kusursuz bir şekilde yerine getiren güzel ve mükemmel bir ev hanımı Laura... Yakışıklı, başarılı ve baştan çıkarıcı şekilde ince düşünceli Martin... Dışarıdan bakıldığında kusursuz bir evliliğe sahip olduğu düşünülen bu çiftin kapalı kapılar ardındaki yaşantıları bambaşka... Laura'nın yaşamını hasta ruhlu obsesif kocası Martin cehenneme çevirince bu baskıya dayanamayan kadın sıradışı bir planla kocasından kaçmanın bir yolunu bulur. Fakat sapkın kocasının nefesi her an ensesinde olacaktır...

Bill Gillespie, Güney Amerikada küçük bir kasabada polis şefidir. Sonradan bölgenin şerifi konumuna gelir. Bill, suç olaylarını çözmeye ve suçluları yakalamaya çalıştıkça bir takım hileli küçük-kasaba politiklerini de kullanmak zorundadır. Bu süreçte dedektif Virgil Tibbs ve polis yüzbaşısı Bubba Skinner’dan destek almaktadır. Irk meselesine dair gerilim bölgede artmaktadır. Film Rod Steiger’a En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar getirmiştir. Ayrıca film 1967’de yılın en iyi uyarlama senaryo, en iyi kurgu ve en iyi ses dallarında ödül sahibi olmuştur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.








0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir