
Tupac Shakur
Self (archive footage)

Last Man Standing takes a look at Death Row and how L.A.’s street gang culture had come to dominate its business workings, as well as an association with corrupt LA police officers who were also gang affiliated. It would be this world of gang rivalry and dirty cops that would claim the lives of the world’s two greatest rappers: Tupac Shakur and Biggie Smalls.

Tupac Shakur
Self (archive footage)

The Notorious B.I.G.
Self (archive footage)

Suge Knight
Self (archive footage)

Snoop Dogg
Self (archive footage)
Pam Brooks
Self
Russell Poole
Self (archive footage)

Bernard Parks
Self (archive footage)

Dr. Dre
Self (archive footage)

Sean Combs
Self (archive photos)

Voletta Wallace
Self (archive footage)
David Kenner
Self (archive footage)
Delores Tucker
Self (archive footage)
Greg Kading
Self

Yönetmen Charles Ferguson, İç İşler ile, hâlâ dünyayı kasıp kavurmakta olan 2008 ekonomik krizinin perde arkasındaki akıl almaz gerçekleri ilk defa gözler önüne seren bir filme imza atıyor. Faturası 20 trilyon doları aşan kriz, milyonlarca insanı evsiz ve işsiz bırakarak mağdur etti. Film, derinlemesine araştırmaların yanı sıra finans dünyasının önemli isimleriyle, politikacılarla ve gazetecilerle yapılan dudak uçuklatıcı röportajlar üzerinden arsız bir endüstrinin gelişimini takip ediyor. Aynı zamanda da siyasetin, düzenlemelerin ve akademinin yozlaşmasıyla sonuçlanan yıkıcı ilişkiler ağını açığa çıkarıyor. Matt Damon tarafından seslendirilen film yalnızca ABD ile sınırlı kalmıyor, İzlanda, İngiltere, Fransa, Singapur ve Çin'e de giderek, her birimizin hayatını etkilemekte olan yoz ve açgözlü sistemin resmini bir bütün olarak çiziyor. Bu, olayları parça parça gazetelerde okumaktan çok farklı bir his; uyandırıyor, sarsıyor.

Oscar sahibi Amerikalı yönetmen, yapımcı ve oyuncu Ron Howard'ın yönetmenliğini üstlendiği Beatles belgeseli, ikonik grubun 1963'ten 1966 yılına kadarki konserlerinden derlenen bir çalışma. 250 konserlik bir arşiv olarak dikkat çeken belgeselde daha önce görülmemiş röportajlar, hikayeler ve konser görüntüleri yer alıyor.

Ünlü sinema ustası Wim Wenders, Ry Cooder'ın biraraya getirdiği Küba'nın 90 yaş grubu müzisyenlerden oluşan "Buena Vista Social Club" ın turne ve konser görüntülerini filme aldığı bu belgeseliyle Oscar adayı olmuş ve kendinden çok sözettirmişti...

A celebration of the musical work of a group of session musicians known as "The Wrecking Crew." a band that provided back-up instrumentals to such legendary recording artists as Frank Sinatra, The Beach Boys, and Bing Crosby.

George Michael ile Andrew Ridgeley, 70'lerdeki dostluklarından 80'lerin pop ikonluğuna uzanan Wham! kariyerlerini arşiv röportajları ve görüntüleri eşliğinde yâd ediyor.

Pop müziğin en sevilen ve tartışılan isimlerinden; 200 milyon albümle müzik tarihinin en çok satan kadın şarkıcısı, parlak kariyerine sinemayı da ekleyen skandalların kadını, henüz 48 yaşında ölen Whitney Houston... Oscar’lı yönetmen Kevin Macdonald’ın dünya prömiyerini Cannes’da yapan bu çok yönlü müzik belgeseli, yalnız yıldızın ölümünden kariyerinin neden yalpaladığına, geçmişinden yıldız oluşuna merak edilen birçok noktayı ele alıyor. Hiç gün yüzüne çıkmamış özel filmleri, ailesi ve en yakınlarıyla yapılan röportajlar, demo kayıtlar ve pek bilinmeyen sahne performanslarını bir araya getiren Whitney, sadece bu benzersiz sanatçının hayatına değil ABD müzik endüstrisine ve toplumuna de göz atıyor.

Daft Punk Unchained is the first film about the pop culture phenomenon that is Daft Punk, the duo with 12 million albums sold worldwide and seven Grammy Awards. Throughout their career Thomas Bangalter and Guy-Manuel de Homem-Christo have always resisted compromise and the established codes of show business. They have remained determined to maintain control of every link in the chain of their creative process. In the era of globalisation and social networks, they rarely speak in public and neither do they show their faces on TV. This documentary explores this unprecedented cultural revolution revealing a duo of artists on a permanent quest for creativity, independence and freedom.

Katy Perry “Eğer kendiniz olursanız, yapamayacağınız hiçbir şey yoktur!” düşüncesinin canlı kanıtı! Gerçek Katy Perry’e bir bakın ve bu büyük hayallere sahip sıradan California’lı kızın nasıl dünyanın en büyük yıldızlarından biri olduğunu öğrenin. Bu “ilham verici hikaye,” Katy Perry’nin gençlik hayallinin nasıl gerçekleştiğini göreceğiniz bir fırsat!

A backstage and on-stage look at Justin Bieber during his rise to super stardom.

JONAS BROTHERS, Disney Digital 3-DTM formatında çekilen bir Walt Disney Pictures rock belgeseli olarak beyazperdede yerini alacak. Bu filmde kardeşlerin kırmızı-ateşli Burning Up konser turnesinde yer alan DEMI LOVATO ve TAYLOR SWIFT gibi konukların performanslarından görüntüler, özel sahne arkası bölümleri, konser dışı sahneler, daha önce duyulmamış bir şarkı ("Love Is on Its Way"), coşkulu kaydanlar ve bolca JB tarzı mizah görebilirsiniz. Böylece hayranları KEVIN, JOE ve NICK’in hayatlarının daha önce hiç görmedikleri kesitlerine tanık olacak.

1970'lerin başında yozlaşmış New York Polis Teşkilatı'nda görevli dürüst bir polis memurunun gerçek hikâyesine dayanan filmde New York Polis teşkilatına yeni katılmış olan devriye polisi Frank Serpico'nun rüşvet çarkına açtığı savaş anlatılmaktadır.

Kadınlara düşkün uyuşturucu bağımlısı bir polisin sıradışı maceralarını anlatan filmde, Harvey Keithel'ın performansı gerçekten görülmeye değer. Polis örgütünde görevli bir teğmen, uyuşturucu satar, hayat kadınlarıyla ilişki kurar ve genç kızları elde etmek için mevkiinden yararlanmak ister. Harvey tecavüze uğrayan bir rahibe ile ilgili soruşturmayı yürütürken kendi yaşam biçimini de sorgulamaya başlar. Büyük oyuncu Harvey Kietel'in adeta "one-man-show"a soyunduğu, oldukça sert ve sarsıcı bir film. Rüşvet alan, ahlaksız, üçkağıtçı, esrar bağımlısı ve kumarbaz bir polisin, sona doğru hızla yuvarlanışını anlatan film, epey tepki toplayan görüntüleri televizyonlarda epey makaslanmıştı. Tecavüze uğrayan bir rahibenin davasını araştıran polis kahramanımızın iç dünyasında yaptığı yolculuk gerçekten etkileyici...

Günümüzün İtalyan suç ailelerine içerden bir bakış. Roberto Saviano'nun romanından yola çıkılarak yapılan filmin dünya prömiyeri, Kuzey Amerika'da yapılan Toronto Film Festivali'nde gerçekleştirildi.Garrone yönetmenliğindeki Gomorra, eleştiri oklarını mafya ilişkilerini ‘karizmatikleştiren’ düşünce yapısına yöneltiyor.Garrone, yeni filminde bizleri özellikle edebiyat ve film dünyasında idealize edilen karizmatik mafya tipinin sahici yüzü ile buluşturuyor. Böylelikle karşımıza uzun zamandır vizyon salonlarında görmediğimiz nitelikle, son derece sert ve etkili bir mafya filmi çıkıyor.

Gabriel, Bobby ve Costa, Hamburg’daki çokkültürlü bir mahalle olan Altona’dan arkadaştır. Hapisten yeni çıkan Gabriel, yasadışı işleri bırakmak ister ama diğerleri küçük suçlar işlemeye devam etmektedir. Yeraltı dünyasının karanlık liderleri ve ilişkileri, üç arkadaşın arasını bozar.

John Smith, içki yasağı günlerinde, ahlaksız bir silahşördür. Yaptığı işler onu Teksas'taki Jericho kasabasına sürükler. Burası yabancıları kucaklayan ve umut vaadeden bir kasaba olarak bilinmektedir. Oysa John vardığında, Jericho'yu, iki rakip çetenin sokak savaşları sürdürdüğü ve masum insanların yarısından çoğunun terkettiği bir hayalet kasaba olarak bulur.Bunu bir fırsat olarak görür ve iki taraflı oynayarak, kendisine kiralık bir silahşör olarak iyi bir para ve şan kazanma hevesiyle hareket eder. Oysa giderek tek başına kalacak ve hayatını kurtarmak en önemli gaye haline gelecektir.

Kimliğini, silahını ve görevini bencilce kullanan Terence McDonagh (Nicholas Cage), New Orleans'ta görev yapan tam anlamıyla 'kötü örnek bir polis memurudur. Aynı zamanda kokain bağımlısı da olan Terence, genç ve güzel bir hayat kadını olan Frankie Donnenfeld (Eva Mendes) ile sevgiyle örülü bir ilişki içerisindedir. Terence, boş zamanlarında sivil olarak barların önünde bekleyip, kokain taşıyan çiftleri çevirerek kendisi için kokain temin ettikten sonra kadınları taciz etmektedir. Bu sırada şehirde dönen büyük uyuşturucu pazarlığı tüm New Orleans Polis Teşkilatı'nı harekete geçirir. Daha önceki bir görev sırasında ömrü boyunca rahatsızlık yaşayacağı bir sakatlık geçiren ve sürekli ilaç kullanmak zorunda olan Terence, bu sebeple hafif görevlere verilmektedir ve New Orleans'ı kasıp kavuran bu uyuşturucu operasyonunda yer almak için gönüllü olur. Ancak, Terence'in amacı, bu çeteyi yakalayıp şehri temizlemekten ziyade kendisi için kokain ve para sağlamaktır.

Çocukken yaşadığı trajik kayıptan beslenen milyarder Bruce Wayne, adaletin izini sürmek ve suçun doğasını anlamak için dünyayı dolaşır. Yozlaşmanın ve suçun pençesindeki şehri Gotham'a döndüğünde, adaletin mevcut sistem içinde sağlanamayacağını anlayarak suç dünyasına korku salacak yeni bir sembol yaratır: Batman. Zekası, disiplinli eğitimi ve ileri teknoloji teçhizatıyla Gotham'ı tehdit eden karanlık güçlere karşı amansız bir mücadele başlatır.

Fargo', 'O Brother, Where Art Thou?' ve 'Intolerable'’ın yaratıcılarından Amerika’lı gangsterlerin hayatına karmaşık ve görsel bir bakış geliyor. MILLER’S CROSSING’de rakip çeteler, katil galerileri ve tetikçiler yeralıyor. Leo İrlanda’lı bir gangster ve politik patrondur, güvendiği teğmeni ve danışmanı anti-kahraman Tom’un yardımıyla bir Doğu şehrini yönetmektedir. Ama şehir üzerindeki kontrolleri, Johnny Casper (adında bir İtalyan patron ve acımasız yardımcısı Eddie Dane tarafından zorlanır.

Eylül 1971'de, hırsızlar Londra'daki Baker Street'te bulunan bir bankanın kasasına tünel kazarak girdiler ve milyonlarca Sterlin değerinde nakit para ve mücevherin bulunduğu kasaları yağmaladılar. Çalınanların hiçbiri bulunamadı, kimse tutuklanmadı. Soygun sadece birkaç gün manşetlerde kaldı ve sonra Birleşik Krallık hükümetinin basına "D Uyarısı" yaparak susturmasıyla ortadan kalktı.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir