
Maria Dizzia
Dr. Sullivan

İleri teknoloji bilimcisi iki akademisyen ve aynı zamanda sevgili olan Dr. Julian Reed ve Dr.Barbara Sullivan; buldukları eski bir DNA'yı kullanarak, yeni bir Neandertal yaratma fikrinden bir türlü kurtulamazlar. Üniversite yöneticilerinin reddettiği bu düşünceyi, yaşama geçirme cüretkarlığından geri durmazlar ve 35.000 yıl sonra, “William” adını verdikleri ilk yürüyen Neandertal dünyaya gözlerini açar. William; yarı 'normal', yarı 'fen bilgisi deneyi' ürünüdür. Yabancı olduğu bir dünyada var olmayı öğrenmeye çalışan, insan sevgisi ve yakınlık kurma deneyimleri konusunda eğitimli olan William'ın güçlü ve benzersiz öyküsü; düşman bir dünyada, sevgiyi bulma ve kendi kimliğini ortaya koyma savaşıdır. Bu savaş; O’nu ve sevdiklerini, nasıl bir sonuca götürecektir!

Maria Dizzia
Dr. Sullivan

Will Brittain
William

Waleed Zuaiter
Dr. Reed

Susan Park
Sarah

Beth Grant
Dr. Thomas

Paul Guilfoyle
President Clayborn

Jerry Wasserman
Chairman Douglass

Ted Cole
Ted

David Nykl
Principal Bernstein

Noel Johansen
Dr. Winslow

Callum Seagram Airlie
William, age 10

Christian Convery
William, age 5

Diana Pavlovská
Darlene

Gaalen Engen
Dr. Rowley

Dee Jay Jackson
Officer Jerry


John Murdock, bir sabah nasıl geldiğini bilmediği yabancı bir otel odasında uyanır ve vahşice işlenmiş cinayetlerin katili olarak arandığını fark eder. Hafızasını kaybetmiş olduğu için cinayetleri işleyip işlemediğini dahi hatırlıyamamaktadır. Yeraltında yaşayan garip canlılarla karşılaşır. The Strangers olarak tanımlanan, zamanı durdurma ve dünyanın fiziksel yapısını değiştirme gücüne sahip olan bu yaratıklar, direkt olarak insan beynine hakim olabilmekte ve olayları istedikleri şekilde yönlendirebilmektedirler. Bu yaratıkların bir şekilde yokedilmesi gerekmektedir ve bunu yapabilecek tek kişi de Murdocktur. Esrarengiz Dr. Schreber'in yardımıyla bir adım ileri giderek çocukluğundan ve karısı Emma ile ilgili anılardan birşeyler hatırlamaya başlayan Murdock, bu anılar sayesinde suçlandığı cinayetlerle ilgili kendisine yardımcı olacak bir takım ipuçları elde etmeyi başarır.

Yakın gelecekte Cameron Turner'ın ölümcül bir hastalığa yakalandığı teşhis edilmiştir. Karısını ve oğlunu kederden korumak için deneysel bir çözüm sunulur. Sevgi, kayıp ve fedakârlığa dair bu düşündürücü keşifte kaderlerini değiştirmek kararında zorlanır.

After the death of his father, a brilliant college student returns to his family home where he learns that the horrors from his childhood aren't as dead and gone as he once thought.

Crawford , resonator adlı cihazı denerken (manyetik alanla öteki boyuta geçiş sağlıyor) yılan şeklinde bir canlının saldırısına uğrar. Makinenin çalışmasının sevinci ile hemen Dr. Edward'a olayı bildirir. Dr. Edward ise makineyi kendisi de denemek isteyip neler olacağını görmek istemektedir. Makineyi uzun süre çalıştırarak kendisini tehlikeye atan Edward, ötelerden gelen yaratık tarafından öldürülür. Olay üzerine Crawford suçlanıp, akıl hastanesine kaldırılır. Kendisine yardım etmek isteyen Dr. Katherine, Crawford'ın anlattığı olay hakkında araştırma yapmak için akıl hastanesinden çıkartıp Crawford'ın aynı olayla tekrar yüzleşmesini sağlamak istemektedir.

Rebecca ve Tommy 9 yaşında birbirlerine aşık olurlar. Yaşadıkları sahil kasabasında tüm vakitlerini birlikte geçirmeye başlarlar. Ta ki Rebecca'nın ailesi Japonya'ya taşınmaya karar verinceye kadar. 12 yıl sonra Rebecca Tommy'yi bulmak için kasabaya geri döner ve iki aşık hemen kenetlenirler. Sanki doğuştan aşıktırlar birbirlerine. Ancak, Tommy bir araba kazasında ölünce, Rebecca hayata nasıl devam edeceğini bilemez. Bu, insan klonlamanın - toplum tarafından onaylanmasa da - yasal olduğu bir dönemdir. Rebecca, anne ve babasının tüm itirazlarına rağmen, Tommy'nin bir klonunu doğurmaya karar verir. Womb, bunu izleyen 20 yılın hikâyesi...

Clive ve Elsa bilim dünyasının iki süper starıdır. Uzmanlık alanları DNA kopyalamak ve farklı canlıların DNA’larını birleştirerek hybrid yaratıklar yaratmaktır. Bilime olan aşkları da en az birbirlerine olan aşkları kadar güçlüdür. Ancak çalışmalarını artık bir adım daha ileriye taşımanın zamanı geldiğine inanmaktadırlar: insan DNA’sını kopyalamak.



Mağaralarda yapılan kazı çalışmaları sonucunda dinozorların yaşadığı tarih öncesi çağa ait bazı sivrisinek fosilleri bulunur. Milyarder John Hammond öncülüğündeki bilim adamları, son derece ilginç ve karmaşık testler deneyerek bu sivrisinek fosillerindeki kan örneklerini almayı başarırlar.Dinazorların DNA zinciri bir Afrika kurbağasıyla birleştirilerek 65 milyon yıl önce yaşamış bu korkunç yaratıklar yeniden yaratılır. Hammond hükümetten kiraladığı bir adada klonladıkları bu vahşi hayvanlar için elektrikli tellerle çevrili bir hayvanat bahçesi kurmuştur. İhtiyar Hammond, bir hafta sonunda Doktor Allen gibi bazı işinde uzman bilim adamlarını Jurassic Park adını verdiği bu hayvanat bahçesini test ettirmek için adaya getirir. Ancak embriyolarını ele geçirmek isteyen biri, güvenlik sistemini devre dışı bırakınca serbest kalan dinozorlar adada dehşet saçmaya başlar...

Seth Brundle, karizmatik bir karakteri olan, hafif çılgın bir bilim adamıdır. Kadın gazeteci Veronica Quaife, maddenin teleportasyonu yani ışınlanma üzerinde çalışan bu genç dahiyi haber konusu yapmıştır. Genç kadın Brundle'ın ilk defa bir canlıyı ışınlamayı başardığı zafer anına şahit olur. Ancak ışınlanma modülüne Brundle ile birlikte girmiş olan küçücük bir sinek, herkesin gözünden kaçmıştır. Genç bilim adamı ve güzel gazeteci arasında gelişen duygusal yakınlaşma, kısa süre içinde Brundle'da gelişen ruhsal ve fiziksel farklılıklar tarafından gölgelenecektir. Brundle'ın moleküler yapısının bir sineğinkiyle birbirine karışmış olduğu anlaşıldığında, iki sevgilinin gözleri önünde gerçekleşen acı verici trasformasyon süreci, zamana karşı bir yarışa dönüşür. 1958 tarihli kült yapımın David Cronenberg tarafından bu tekrar çekimi, yeteri kadar özgün olduğu gibi, içerdiği duygusal ve dramatik gerilimle de göz dolduruyor. Üstelik selefi, hiç de fena sayılmayacak bir eserken...

Bir üniversitede hocalık yapan biyolog Lena’nın (Natalie Portman) asker eşi Kane (Oscar Isaac), bir görev için “Area X” adlı bir bölgeye gider ve bir yıl sonra geri döner. Ancak döndüğünde tamamen bitik durumdadır ve komaya girer. Lena, eşini bu hale getiren şeyin ne olduğunu merak eder ve “Area X”te araştırma yapmak amacıyla gidecek, tamamı kadınlardan oluşan bir keşif ekibine gönüllü olarak katılır. Bir biyolog, bir psikolog, bir acil tıp teknisyeni, bir jeomorfolog ve bir fizikçiden oluşan bu keşif ekibi, doğanın kanunlarının geçersiz olduğu tamamen mutasyona uğramış bir bölgeye adım atacaklardır ve onları nelerin beklediği belli değildir.

Ebeveyn olmanın sıkı bir şekilde kontrol edildiği yakın gelecekte, bir çiftin çocuk sahibi olma hakkı için yaptırdığı yedi günlük seçilim psikolojik bir kâbusa dönüşür ve onları yaşadıkları toplumun temellerini ve insan olmanın gerçekte ne anlama geldiğini sorgulamaya zorlar.

Covenant adlı bir gemi, sakin ve bilinmeyen bir gezegene iniş yapar. Tayfa, başlangıçta gezegeni keşfedilmemiş bir cennet olarak görse de, karanlık kendini gösterdiğinde ekibin fikri değişecektir.

Bilim tarihinin en korkunç deneyinin kontrolden çıkmasının hikayesi... Araştırmacı bilim adamı Eddie Jessup, başka bilinç düzeylerinin günlük hayatımız kadar gerçek olduğuna inanmaktadır. Duyuları azaltarak ve sonra da kuvvetli halüsinasyon gösterici uyuşturucular kullanarak bu alternatif düzeyleri açığa çıkartmaya çalışır.

In Los Angeles, a colorful assortment of bohemians try to make sense of their intersecting lives. The moody Dark Smith, his bisexual girlfriend, her lesbian lover and their shy gay friend plan on attending the wildest party of the year. But they'll only make it if they can survive the drug trips, suicides, trysts, mutilations and alien abductions that occur as one surreal day unfolds.


Zac Hobson, Flashlight Projesi üzerine çalışan bir bilim adamıdır. Dünyanın etrafını saracak yeni bir enerji dalgası üzerine deney yapmakta olan Hobson, bir sabah uyandıktan kendini sessizliğin ortasında ölü bir şehirde bulur. Etrafta yaşayan bir canlı kalmamıştır. İşyerine gittiğinde, Flashlight Projesi’nin tamamlandığını anlar * Craig Harrison'ın romanından uyarlanmış * filmde bilim-kurgu, psikoloji ve felsefe iç içe geçmiş. Tanrıcılık oynamak insanlara fazla gelen bir şey öte yandan merak duygusu ve anlam peşinde koşmaktan da kendini alamıyor.

Evan Michaels, çok gerçekçi rüyalardan müzdarip bir adamdır. Geçmişteki iki yaşantısından anılarını rüyalarında gören Evan, günün birinde Cognomina isimli gizli bir örgütü keşfeder. Cognomina örgütü yüzyıllardır varlığını sürdüren çok gizli bir örgüttür ve yıllar boyunca reenkarne olarak dünyaya gelen kadın ve erkeklerden oluşmaktadır. Bu örgütün üyeleri zamanın değişimleri konusunda ajan olarak çalışmaktadır. Fakat çok güçlü bir düşman zamanın hassas dengelerini tehdit etmektedir. Dünyanın kaderini değiştirecek isim ise sayılamayacak kadar fazla hayat yaşayan ancak bunların birer rüya olduğunu zannettiği için şizofrenik hale gelen bir adam olacaktır...

Yaşamın ötesini merak eden tıp öğrencileri, ölümle yaşam arasındaki çizgiyi kontrol altında tutarak, öte tarafa kısa süreli ziyaretler yapmaya karar verirler. Beden fonksiyonlarını durdurarak ölümü görme imkanı yakalayan gençler, bu deneyimin karanlık yönleriyle de hesaplaşmak zorunda kalacaklardır.Yönetmenliğini Joel Schumacher'in yaptığı film artık bir kült yapım olarak kabul ediliyor. Her ne kadar yönetmene özgü bazı muhafazakar ve tartışmalı mesajlar içerse de, ciddi anlamda özgün bir film.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir