
Elio Germano
Giorgio Rosa

Genç bir mühendis olan Giorgio Rosa, hayatının zor bir döneminden geçmektedir. İşinden kovulan Giorgio, ailesinin artık kendisi ile konuşmaması ve hayatının aşkının onu terk etmesiyle başa çıkmaya çalışır. Tam da bu sırada Giorgio, imkansız gibi görünen bir düşüncesini hayata geçirmeye karar verir. Zor gözükse de denizin ortasında kendi adasını inşa eden Giorgio, adasını bir ulus olarak ilan eder. Bu durum üzerine İtalyan Hükümeti, idealist Giorgio’nun adasının İtalya'nın bir numaralı düşmanı olduğuna karar verir.

Elio Germano
Giorgio Rosa

Matilda De Angelis
Gabriella

Fabrizio Bentivoglio
Franco Restivo

François Cluzet
Jean Baptiste Toma'

Tom Wlaschiha
W.R. Neumann

Luca Zingaretti
Giovanni Leone

Leonardo Lidi
Maurizio Orlandini

Fabrizio Rongione
Monsieur Carlozzi

Marco Pancrazi
Bruno Spaggiari

Andrea Pennacchi
Ulisse Rosa

Alberto Astorri
Pietro Bernardini
Violetta Zironi
Franca

Christian Ginepro
Poliziotto

Frank Gerrish

Christian Stamm
The reporter

Üniversiteli dört çılgın gencin 1800 millik bir yol serüveninde başlarından geçen acayip durumlar anlatılıyor. Dörtlünün elemanlarından biri, aşk hayatını yoluna sokmak için bu uzun yolu göze almıştır. Karakterelrin karşıtlığı ve uyumsuzluğu üzerine kurulu olan film, bir tür yanlışlıklar komedisi ve sulusepken bir mizah anlayışına sahip.

Necchi (bir bar sahibi), Perozzi (bir gazeteci), Melandri (mimar) ve Mascetti (kırık bir soylu) Floransa'da yaşıyor. En genç yaşlarından beri arkadaş oldular ve karşılaştıkları tüm insanlara karmaşık ve korkunç şakalar düzenleyerek ya da sadece Toskana çevresinde dolaşırken her boş zamanı birlikte geçirdiler. Bu çılgın gezilerden biri askeri-profesör Sassaroli tarafından işletilen hastanede sona eriyor. Melandri karısına aşık olur ve onu kocasından, hatta Sassaroli'nin kendisinin zevkine kadar çalar. İlişki sürmeyecek, ancak Profesör arkadaş takımının beşinci üyesi olacak ve şakalar daha da karmaşık ve güçlü hale geliyor.

Bir grup özel güvenlik görevlisinin Orta Doğu'da bir üsse düzenlenen saldırıyı engellemeye çalışırken yaşadıkları zorlukları ve tehlikeleri konu alır. Özel bir güvenlik şirketinin çalışanları, önemli bir alanda bulunan bir petrol tesisine yapılan terör saldırısını önlemek için görevlendirilir. Bu görev sırasında, karşılaştıkları düşmanlar, onları öldürmek için ellerinden geleni yapacak kadar acımasızdır.

Frantisek Louka (Zdenek Sverak), Çekoslovakya'da devlet konservatuarında çello çalan bir bekardır. Orkestradaki işini kaybedince para kazanmak için cenazelerde çalmaya ve mezar taşlarını boyamaya başlamıştır. Ancak borcu gittikçe büyüyünce arkadaşı Mr.Broz (Ondrej Vetch), Rus bir kadınla evlenmesi için onu ikna eder. Kadın Louka'yla Çekoslovakya vatandaşı olabilmek için evlenir ancak evlendikten sonra Batı Almanya'daki sevgilisine kaçar. Geride bıraktığı beş yaşındaki oğlu Kolya (Andrej Chalimon)'nın anneannesi ölünce, Kolya üvey babasıyla yaşamak için Çekoslovakya'ya gelmiştir. Huysuz ihtiyar Louka ile sevilmeyip de ne yapılası Kolya'nın öyküsü..

Nick Naylor, büyük bir sigara şirketinin sözcüsü olarak sigara üreticilerinin ve sigara tiryakisi olan insanların haklarını savunmaktadır. Ama bu iş sanıldığı kadar kolay değildir. Sigaranın sağlığa verdiği korkunç zararlar, kullanıcılar tarafından bile bilinen bir gerçektir. Sigaranın bu olumsuz imajını düzeltmek için yeni bir çalışma başlatan Nick, karşısında sağlık örgütlerini ve amansız bir senatörü bulur. Bunların hiçbirinden gözü korkmayan Nick için kırılma noktası, oğlunun ona bakış açısının değişmesi olacaktır.Kurnaz yapısı ve hiciv dolu senaryosu ile oldukça beğeni toplayan film, Amerika'dan son yıllarda çıkan en iyi komedilerden biri olarak değerlendiriliyor.

Jan, Jule ve Peter, zenginlerin adaletsiz güçlerine son vermek için bir plan yaparlar. Önceden belirledikleri zenginlerin evlerine girip, onların eşyalarıyla ilginç çalışmalar yapmaktadırlar. Yine bu eylemlerinden biri sırasında, evine girdikleri Hardenberg tarafından fark edilince, yakalanmamak için zengin adamı kaçırırlar. İşler ciddileşir. Kafadarlar için durum gitgide daha da zorlaşır * Adaylıkları ve katıldığı festivallerle adından söz ettiren film, on bir yıldan sonra, Cannes Film Festivali Altın Palmiye ödülüne aday gösterilen ilk Alman filmi.

Tracy başarılı ve hırslı bir öğrencidir. Son hedefi ise Carver Koleji öğrenci başkanı olmaktır. Okulun sevilen öğretmeni Jim ise Tracy'nin başarıyı bir saplantı haline getirdiği düşüncesiyle onun karşısına bir rakip çıkarır. Öğrencilerden birini başkanlığa adaylığını koyması ve çalışması için ikna eder. Ancak Tracy'yi durdurmaya çalışmasının diş macunu tüpe geri doldurmaya çalışmaktan pek bir farkı yoktur.

We are all equal before the law, but some are just more equal than others. Antonio is a trainee lawyer who dreams of joining his mentor’s prestigious firm. But Salvatore “Toti” Bellastella, the Prince of the Forum, is also an exploitative tyrant! He asks Antonio any kind of task: from being his assistant to driver, from paralegal to personal cook! When Antonio brilliantly passes the bar, he gets the offer of becoming a partner in the firm, but there is still one condition: he must marry Isabel, Toti’s lover, an Argentinian girl who needs the Italian citizenship. It looks like just another little “favor” for his boss. So Antonio accepts… and he’s really in a sea of trouble.

86 yaşındaki Irving Zisman (Johnny Knoxville), en benzersiz yoldaşları ile birlikte Amerika boyunca seyahat etmektedir, yani 8 yaşındaki Grandson Billy (Jackson Nicoll) ile birlikte. Yol boyunca Irving genç ve etkileyici Billy’i çocuk yetiştirme terimine anlam katacak insanlarla, yerlerle ve durumlarla tanıştırır. İkili erkek striptizcilerle, canı sıkılmış çocuk güzellik yarışması adaylarıyla (ve onların aynı derecede sıkkın anneleriyle), cenaze evi yasçılarıyla, bisikletçi bar patronlarıyla ve bir sürü masum vatandaş ile karşılaşırlar. Gerçek olmayan durumlardaki gerçek insanlar, tam bir komedi yaratmaktadır...

Three years after her relationship with Giovanni, Monica is in prison and has to ask his ex for help.

Michael ve küçük arkadaşlarının kötü kalpli uyuşturucu satıcısı Mr. Big’e karşı verdiği mücadeleyi konu eden film senaryosu başlamadan önce canlı Man in Mirrror performansı ve Michael’ın müzikal geçmişinin bir özetiyle giriş yapılan Moonwalker filmi MJ’in film adına yaptığı en akılda kalan projesi olmuştur. MJ’in Bad Dünya Turunu sürdürdüğü 1988 yılında sinemalarda gösterime giren Moonwalker efektleri ve animasyon çalışmalarının yanı sıra Smooth Criminal videosunu da bünyesinde barındırmaktadır. Esasında Michael, Smooth Criminal için uzun bir klip çekmeyi düşünmüş ve çapı büyüyen projeyi daha sonra bir filme dönüştürmeye karar vermiştir. Moonwalker filmi de böyle bir gelişim ile ortaya çıkmıştır.

Dinleyicilerinin bir kısmı ona hayrandı, geri kalanları ise ondan nefret etmeye bayılıyorlardı. Programlarında banyo yaparken canlı yayına katılıp çılgın fantezilerini anlatanlara kadar herkese yer vardı. Radyo da yasaklı sözcükler kuralı uygulanırken bu sansürü ilk kıran ve dinleyicileri ile işbirliği yapıp parolalarla konuşan yine o oldu. Howard Stern'ün kendi yazdığı kitaptan beyazperdeye uyarlanan otobiyografik filmin başrolünü doğal olarak Howard Stern'ün kendisi üstlenmiş. Radyodan sonra televizyona çıkan Stern, kendi hayatı dahil her şeyi açıkça konuşabildiği için Amerika'nın en çok sevilen ve aynı anda nefret edilen insanlarından biri.

BEBEKLER, New York'ta birlikte büyümüş ve artık yetişkinliğin farklı evrelerinde olan ayrılmaz çocukluk arkadaşları Eden (Ilana Glazer) ve Dawn'ı (Michelle Buteau) konu alıyor. Kaygısız bir bekâr olan Eden, tek gecelik bir ilişkinin ardından kendi başına bebek sahibi olmaya karar verdiğinde, arkadaşlıkları büyük bir sınavla karşı karşıya kalır. BEBEKLER, kadın arkadaşlığının karmaşıklığını kahkaha, gözyaşı ve doğum sancılarıyla harmanlayarak anlatıyor. Ilana Glazer ve Josh Rabinowitz'in birlikte yazdıkları ve Pamela Adlon'un yönettiği BEBEKLER, arkadaşlık bağları ile yetişkinliğin ve ebeveyn olmanın karmaşık, öngörülemeyen zorlukları hakkında eğlenceli ve samimi bir komedi.

Sundance Film Festivali’nde 2005 yılında olay yaratan bağımsız bir yapım.Beverly Hills ‘te yaşayan 15 yaşındaki aktris Kimberly, iki arkadaşını sanat tarihi öğretmeniyle cinsel ilişkiye girmeleri konusunda ikna eder. Bununla da kalmaz gazeteci Emily’yi de bu durumun herkes tarafından duyulmasını sağlaması için etkisi altına alır.Zekânın nelere sebep olabileceğini, melek yüzün ardındaki karakterin durumu akıcı bir biçimde anlatıyor bize yönetmen Siega.

Dört yakın arkadaş, macera dolu bir tatil için Tayland’a gider. Ancak onların keyifli geçmesini umdukları tatilleri, içlerinden birinin kötü şöhretli bir uyuşturucu lordu tarafından kaçırılmasıyla kabusa döner. Onlar hayatta kalmak ve birbirlerini korumak için savaşırken, benzersiz becerilerini kullanacaklar ve kalpleri hızlandıran bir hayatta kalma savaşında şiddetli sadakatlerini açığa çıkaracaklar.

Judah Ben Hur zengin yahudi bir prenstir. Bir gün çocukluk arkadaşı Messela ile buluşup konuşurlar ve hasret giderirler. Bu konuşmaların sonunda iki taraf siyasi fikirlerini ortaya döktüklerinde tartışmaya başlarlar. Ben Hur arkadaşına hiç bir koşulda destek vermeyeceğini söyler. Bunun üzerine arkadaşı Messela onu kürek mahkumu olarak sürgüne gönderir. Zengin hayatına veda eden prens bu olay üzerine intikam yemini edecektir.

Stil ve varlığın, mizah ve insanlığın muhteşem bir bileşimi! 42 yaşındaki Manhattan yerlisi Isaac Davis işinden nefret etmektedir. 17 yaşında Tracy adında hiç sevmediği kız arkadaşı ve evlilikleri hakkında bir kitap yazan Jill adında lezbiyen bir eski karısı vardır. Ve Isaac onu boğazlamak istemektedir. Ancak en iyi arkadaşının seksi ve entellektüel metresi Mary ile tanışınca, Isaac tepeden tırnağa şehvetle dolar * Manhattan, New York aşığı Allen’ın kendi şehrine, semtine yazdığı bir aşk mektubu gibidir, kendi dünyasına bir güzellemedir. Manhattan, 70’ler sonu Amerikası’nın güvensizliğini başarıyla yakalamış bir film. Eskisinden daha çok kazanan, daha fazla özgürlüğe ve seçme hakkına sahip olan şehirliler, suçluluk ve güvensizlik duygularıyla boğuşuyorlar. Bu zeka eseri, dengeli, aynı zamanda hüzünlü siyah/beyaz komedi en sevilen filmler arasındaki yerini hep korudu.

Yıldız Savaşları: Bölüm III - Sith'in İntikamı'nda Klon Savaşları'nın başlangıcından yıllar sonra soylu Jedi Şövalyeleri, Ayrılıkçılara karşı verilen galaksiler arası savaşta, büyük bir klon ordusunu yönetmektedir. Karanlık Sith'lerin bin yıllık galaksiye hükmetme komplosu açığa çıkarken Cumhuriyet düşer ve küllerinden Galaktik İmparatorluk doğar. Jedi savaşçısı Anakin Skywalker'ı gücün karanlık tarafı aldatır ve böylece İmparator'un yeni öğrencisi olur: Darth Vader. Çoğu Jedi katledilirken Obi-Wan Kenobi ve Usta Yoda, saklanmak zorunda kalır.

Britanya İmparatorluğu donanmasının en parlak dönemini yaşadığı 18. yüzyıl sonlarında geçen filmde. Bounty gemisinin mürettebatı aylar süren kötü muamelenin sonunda isyan çıkarır. Fletcher Christian’ın liderliğindeki mürettebat, acımasız Kaptan Bligh’ı denize bırakır. Kaptan olağanüstü şaşırtıcı bir gayretle limana geri dönmeyi başarırken, Bounty’ ise çeşitli zorluklarla mücadele ederek Güney Pasifik’e yelken açar.

1930'lu yıllarda yoksul Avustralya yerlilerinin çocukları esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmaktadır. Kaçırılan bu masum çocuklar vatanlarından uzakta bir yerlerde bir köle kampına götürülür ve oradan zengin ailelere hizmetçi olarak satılır. Sorgusuz sualsiz kaderlerine boğun eğmek durumunda kalan çaresiz çocuklardan üçü bu zulme boyun eğmeme konusunda kararlıdırlar. Elele veren üç küçük kız kendilerinden beklenmeyecek bir cesaret göstererek bu izbe kamptan kurtulmaya çalışacaklardır. Tavşanları uzaklaştırmak için set edilen bir çiti izleyerek ilerleyen üç kız özgürlüğe giden yolun meşakatlerini tecrübe ederler. Phillip Noyce tarafından yönetilen dokunaklı yapıt konusunu gerçek bir hikayeden alıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir