
Brighton Sharbino
Faith


Brighton Sharbino
Faith

Lou Diamond Phillips
Warden Tono

Jason London
David
Candice Michele Barley
Anna

Dean J. West
Blake

C. Thomas Howell
Jim Craft

Arthur Marroquin
Corey (as Arthur Bryan Marroquin)

Keon Motakhaveri
Justin
Tanner Fontana
Oliver

Marco St. John
Judge Jacobs
Grayson Barraco
Michael

Brian Matney
Minister Thomas

Kamille McCuin
Tonya

Susan LaBrecque
Joan

Earl Heard
Earl Bic

Swiss girl Adelheid 'Heidi' is orphaned young. Aunt Detie brings her to grandpa Alp and his wife, who live isolated in the Alps since his murder charge. Heidi soon takes to the wild country, especially accompanying young goatherd Peter. Grandpa refuses to send her to school in the city, but aunt Detie returns and forces him to give in. She's sent to a posh lady in Frankfurt, where she'll be a companion for crippled daughter Clara after school hours.

A runaway orphan, young Sonora, persists in a menial job mucking stables in Doc Carver's travelling stunt show. Her great wish is to become a death-defying "diving girl," but Doc refuses her pleas. Undaunted, Sonora's gutsy resolve finally convinces him to give her a break. On the brink of stardom, however, a cruel twist of fate threatens to destroy her dream.

Kaykaycı Kız öz güven, cesaret ve kendi yolunu çizmenin yarattığı büyük etkiyi konu alan bir yetişkinliğe geçiş hikâyesi. Hindistan'ın Racastan bölgesindeki ücra bir köyde geçen film, burada geleneklere ve ailesine karşı sorumluluklarına bağlı bir hayat yaşayan genç Prerna'nın (ilk oyunculuk deneyimiyle Rachel Saanchita Gupta) öyküsünü aktarıyor. Bir gün, Londra'da büyüyen ve bir reklam şirketinde yöneticilik yapan Jessica (Amy Maghera), vefat eden babasının çocukluğunu araştırmak için köyü ziyaret eder. Jessica ve köye kaykayıyla gelen eski arkadaşı (Jonathan Readwin) sayesinde Prerna ve köydeki diğer çocuklar, heyecan verici yeni bir macerayla tanışır.

Ben Crane, yara almış olan yarış atlarının bir şans daha hak ettiklerine inanmaktadır. Kızı Cale ile birlikte bir atın bakımını üstlenerek önceki sahibi tarafından kurban edilmesine engel olurlar. Söz konusu kısrağın çiftliğe gelmesi aslında baba ve kızı için yitirmiş oldukları aile bağlarını yeniden inşa etmek için büyük bir fırsattır. Bacağı kırık kısrak Sonya, belki de yarış pistine dönmek için bir şansa daha sahip olabilir. Elbette Cale, Ben ve babasının çabaları ile gerçek anlamda mucizeler bile yaratılabilir.

Katy McLaughlin desires to work on her family's mountainside horse ranch, although her father insists she finish boarding school. Katy finds a mustang in the hills near her ranch. The headstrong 16 year old then sets her mind to tame a mustang and prove to her father she can run the ranch. But when tragedy happens, it will take all the love and strength the family can muster to restore hope.

Sonsuza kadar sürecek bir dostluğun hikayesini anlatan bu filmde ;Carrie’nin (Sursok) hayatı, büyük şehir yaşamından kopup Wyoming’de babasıyla (Warbutton) yaşamak için bir at çifliğine yerleşmesiyle alt üst olur. Fakat aynı kendisi gibi özgür ruhlu, güçlü karakterli ve asi bir yabani at olan Flicka’yla tanışmasının ardından her şey değişir.

Flicka and Toby help out a struggling stable owner and her teenage daughter.

Sevimli köpek Bailey, farklı bedenlerde birçok hayat yaşasa da eninde sonunda soluğu Ethan’ın yanında alır. Artık ailelerinin yeni bir üyesi vardır; CJ. Ethan’ın torunu olan CJ ile arasında güzel bir bağ kuran Bailey, CJ’in annesinin onu evden götürmesi ile hüsrana uğrar. CJ’in ne zaman kendisine ihtiyacı olsa soluğu yanında alan sevimli köpek, hayat değiştirmeye devam etse de CJ’in peşini bırakmaz.

Young Cedric Errol and his widowed mother live in genteel poverty in 1880s Brooklyn after the death of his father. Cedric's grandfather, the Earl of Dorincourt, has long ago disowned his son for marrying an American. But after the death of the Earl's remaining son, he decides to accept Cedric as his heir.

Anna Sewell imzalı romandan uyarlanan film, Siyah İnci adlı atın etrafında şekillenen hikayesiyle yediden yetmişe herkese hitap ediyor.

Vahşi Afrika’da henüz yeni doğan bir aslan doğaya egemen düzenin kökünden sarsılacağı bir döneme tanıklık etmek üzeredir. Doğanın kralı olan babasının tacının veliahtı olan Simba, kötülüklerle ve kötü hayvanlarla dolu ormanlarda günden güne daha fazla öğrenecek ve daha fazla büyüyecektir. Simba’nın sorumluluklarını üstlenme ve sorunları çözme becerisi, ormanın yeni kurallarını belirleyecektir.

Beklenmedik bir bağ kuran dört arkadaşın evlerini bulma yolculuğuna eşlik edin.

Joe Green, kısa bir süre önce ailesini kaybeden genç bir kızdır. Ailesinin yokluğu ile baş etmeye çalışan Green, Long Island'daki bir at ve hayvan çiftliğinde yaşayan dayısının yanına gönderilir. Yeni yaşamına uyum sağlamaya çalışan genç kız, burada bulunan Black Beauty adındaki ailesinden uzaklaştırılmış vahşi bir at ile farklı bir bağ kurar.

Büyük beğeni kazanan bir yarı otobiyografi olan Amarcord, 1930larda Mussolini hakimiyetinden hemen önce küçük bir Adriyatik köyündeki yaşam üzerine odaklanmaktadır. Bahar geldiğinde köyde bir festival düzenlenir ve yeni yaşamı kutlamak için sembolik bir şenlik ateşi yakılır. Meydandaki bu buluşma, film boyunca gerçekleşecek birçok buluşmanın ilkidir. Her bir araya geldiklerinde, topluluğun renkli üyeleri kendilerini bütünüyle ortaya koyup tuhaf kişiliklerinden övünç duyarlar. Fesat hâkim olur her yerde. Filme yayılan kaotik hava filmde açık bir olay örgüsü görülmesini zorlaştırır. Amarcord gerçeküstü birkaç sekansa bölünür ve bunlardan birkaçı rengârenk köy ortamında oradan oraya dolaşıp duran Titta adlı genç bir adamın çevresinde gelişir. Siyaset ve aile ilişkileri grotesk bir uyumsuzluk ortamında birbirine karışır. Amarcord 1975 yılındaki En İyi Yabancı Film Akademi Ödülü de dahil tam 13 ödül kazandı.

Los Angeles gettolarında birlikte büyüyen üç arkadaşın öyküsünü anlatan film, kenar mahallede yaşanan olaylara içten bir bakış atmasıyla benzerlerinden ayrılıyor. Kardeş gibi Doughboy ve Ricky Baker birbirlerine benzememekle birlikte her an birlikte takılmaktadırlar. Üçüncü kişi ise Tre'dir. Üçlü şiddet ve uyuşturucunun konuştuğu mahallerinde kendilerini ispat etmeye çalışır. 90'lı yılların başında gettoda yaşayan siyah gençler arasında yükselen nefreti, şiddete olan eğilimi, doğasına yakın bir şekilde sunuyor film. Yönetmen bu filmi 23 yaşında çektiği için sinema dünyasının yeni dahilerinden biri olarak selamlandı ve henüz 24 yaşındayken Oscar ödülüne aday oldu.

Young Travis Coates is left to take care of the family ranch with his mother and younger brother while his father goes off on a cattle drive in the 1860s. When a yellow mongrel comes for an uninvited stay with the family, Travis reluctantly adopts the dog.

17 yaşlarında iki arkadaş; Julio ve Tenoch, hayali bir kumsala doğru bir yolculuk planlarlar ve kendilerinden büyük olan Luisa ile birlikte yolculuğa başlarlar. Meksika yapımı bir yol filmi olan yapım, gençlerin çıktıkları yolculuktaki deneyimlerine odaklanan ve yaşadıkları dünya ile birlikte kendilerini ve birbirlerini keşfetmelerini anlatan, günümüz Meksikasını ele alan son derece önemli bir film.

1970'lerin ortasında, güzellikleriyle komşu oğlanları kendilerine aşık eden beş yeniyetme kız kardeş olan Lisbon kızları, Michigan'ın durgun bir mahallesinde yaşarlar. Aşırı koruyucu anne ve babaları (James Woods ve Kathleen Turner) yüzünden tecrit içinde yaşayan kızlar, banliyö manzaralarının üzerinde süzülen ışıltılı ve ulaşılmaz düşler gibidirler. Ancak okulun en yakışıklısı Trip Fontaine (Josh Hartnett), Lux Lisbon'ı (Kirsten Dunst) ve kız kardeşlerini mezuniyet balosuna gitmeye ikna edince, oğlanların romantik fantezileri bir anda gerçekleşmenin eşiğine gelir – ta ki hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir olaylar zincirinin içine çekilinceye kadar.


Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir