
Mia Wasikowska
Miss Novak

Miss Novak joins the staff of an international boarding school to teach a conscious eating class and forms a strong bond with five students that eventually takes a dangerous turn.

Mia Wasikowska
Miss Novak

Sidse Babett Knudsen
Miss Dorset

Amir El-Masry
Mr. Dahl

Elsa Zylberstein
Elsa's Mother

Mathieu Demy
Elsa's Father

Ksenia Devriendt
Elsa
Luke Barker
Fred

Florence Baker
Ragna
Samuel D Anderson
Ben
Gwen Currant
Helen

Amanda Lawrence
Miss Benedict

Sam Hoare
Fred's Father

Camilla Rutherford
Fred's Mother

Keeley Forsyth
Ragna's Mother

Lukas Turtur
Ragna's Father

Son derece muhafazakar İngiliz, Edith Swan ve yerel halk, komik küfürlerle dolu kötü mektuplar almaya başlayınca kabadayı, ağzı bozuk İrlandalı göçmen komşusu Rose Gooding suçlanır. İsimsiz mektuplar ülke çapında bir kargaşaya yol açar ve bir dava başlar. Ancak Polis Memuru Gladys Moss liderliğindeki kasabanın kadınları suçu kendileri araştırmaya başladıkça bir şeylerin ters gittiğinden şüphelenirler ve bu suçlu Rose olmayabilir.

Muriel Bayen, a divorced beautician and mother of two, loves to tell stories. She is a huge fan of this singer Vincent Lacroix, in fact she is a dedicated fan. One day Vincent knock on her door and ask for her help.

Sevgilisi evlenme teklifini reddedince Steven yeni bir eve taşınır. Sıra yeni evine kablolu televizyon bağlatmaya gelince bunu en ucuz hatta bedava yoldan halletmeye karar verir. Bunun için de çatlak Douglas'ı çağırır.

Rumulus dahi zenci bir piyanist iken Stuyvesant adlı biri tarafından gözlendiği saplantısı ile paranoyak olmuş ve bir parktaki mağaranın içine yerleşmiştir.. Evsiz denmesine kızmaktadır zira evi mağarasıdır.. Bu arada mağarasının önündeki ağacın üstünde bir ceset bulur ve katilleri aramaya baslar..

Orta yaşı çoktan geçmiş, evli ve çocuklu Amerikalı aktör Bob bir reklam çekimi için Japonya’ya gelir. Tokyo’da kaldığı otelde bir başka Amerikalı ile fotoğrafçı kocasının peşinden buraya gelmiş olan sevimli ama ciddi Charlotte ile tanışır. Dillerine ve kültürlerine uzak oldukları bu insanların ülkesinde fazlasıyla yabancı olan ve iletişimsizlik denizinde boğulan bu iki yabancı, bir Tokyo haftasonunda birdenbire yakınlaşacaklardır.

43 yaşındaki kuaför Suze Trappet, ağır hasta olduğunu öğrendikten sonra henüz 15 yaşındayken bırakmak zorunda kaldığı çocuğunu aramaya karar verir. Çılgın bürokratik yolculuğu sırasında, aşırı coşkuya eğilimi olan kör bir arşivci olan Bay Blin ve tükenmişlik yaşayan elli yaşında bir adam olan JB ile tanışır. Suze’un uzun süredir kayıp olan çocuğunu arayan garip üç kişi, şehirde komik ve hareketli, karmaşık bir yolculuğa çıktı.

Down-on-his-luck Hollywood producer Barry 'Dutch' Detweiler attempts to lure Fedora, a famous but reclusive film actress, out of retirement, only to discover the horrifying truth behind her success.

A man takes his wife and their teenage children on a road trip down memory lane while facing divorce.

Fred Bartel is the charismatic boss of a trendy Parisian communication agency, Happy Few. After a heated tax audit, he was forced by the administration to relocate overnight his company in La Courneuve. Fred and his team meet Samy, a young suburb who will quickly propose to teach them the rules and practices to adopt in this new environment.

Roman yazarı Mavis Gary, boşandıktan kısa bir süre sonra, doğup büyüdüğü Minnesota'daki küçük kasabasına geri taşınır. Geçmişte kalan eski sevgilisini tekrar görmeyi uman Mavis onun artık evli ve çocuklu bir erkek olduğunu görecektir...

1962 yılında hem Cannes hem de Venedik Film Festivallerinden ödülle dönen, aynı yıl George Meliee ödülünün de sahibi olan Beşten Yediye Cleo, Vardanın yönetmenlik adına ilk başarısı. Kanser olduğu gerçeğiyle yüzleşen genç ve güzel bir Fransız pop şarkıcısı Cleonun öyküsü. Kendince geri dönüşleriyle hayatını irdelediği doksan dakikayı Cleoyla birlikte yaşıyoruz. Aynı zamanda Cleonun hayata dair sorularıyla da karşı karşıya kalıyoruz: Böyle bir zamanda ne yapılabilir?, Nasıl yapılır? Cleo, bu soruların cevaplarını ve kişisel ilişkilerini sorguluyor. Bu soruların cevaplarını hem bugünde, yaşadığı hayatta hem de yeni tanıdığı insanlarda arıyor. Kanser psikozunun, korkusunun çevrelediği filmde zaman ilerledikçe değişik insan yüzlerinin geçtiği Paris sokaklarına, içeriğini kaybetmiş hareketsiz ve durgun bir zamana dönüyoruz...

Öz güveni yüksek yeni arkadaşından ve annesinin asi geçmişinden ilham alan 16 yaşındaki utangaç bir kız, okulundaki cinsiyetçiliğe isyan eden bir dergi çıkarır.


İşitme engelli küçük bir çocuk olan Wesley, aile çiftliğindeki terk edilmiş bir samanlıkta saklanan yaralı bir kanun kaçağıyla karşılaşır. İkili arasında zamanla sıra dışı bir bağ kurulurken, polisin kaçak adamın peşine düşmesiyle işler tehlikeli bir hal alır.

Misanthropic novelist François writes gripping crime stories – “Agatha Christie meets The Scarlet Pimpernel” – but outside of the swashbuckling imaginary world of his Marquis la Rose-novels, life is far from thrilling. His partner Colette, a professor at the Sorbonne and world-renowned expert on Alfred Hitchcock, is tired of watching François sit around their apartment in his pyjamas and yearns for the excitement of the classic films she watches with her students. When Colette begins to suspect their flamboyant actor neighbour of murdering his wife, the couple’s mundane lives are turned upside down – and their stale relationship is jolted back to life.

Davey Gordon, a New York City boxer at the end of his career, falls for dancer Gloria Price. However, their budding relationship is interrupted by Gloria's violent boss, Vincent Rapallo, who has eyes for Gloria. The two decide to skip town, but before they can, Vincent and his thugs abduct Gloria, and Davey is forced to search for her among the most squalid corners of the city, with his enemy hiding in the shadows.

Doktorlarını kaybeden dört akıl hastasının başından geçen çılgın olayları işleyen dayanılmaz bir komedi macera... Islah olmaz yalancı ve saldırgan teşhirci Billy (Michael Keaton) ve psikolojik tedavi grubundaki arkadaşları New York'ta kayboldular. Temizlik budalası Henry (Christopher Lloyd), Kendisini İsa sanan Jack (Peter Boyle) ve içe kapanık şizofren Albert (Stephen Furst) hep birlikte "delice" bir maceraya atıldı. Kayıp doktorlarını iki namussuz dedektifin elinden kurtarmak için, müthiş dörtlü sokaklara döküldü!

Jack, ağzı çok iyi laf yapan herkesi ikna edebilen bir temsilcidir. Günün birinde Jack'in yaşadığı evin bahçesinde Bodhi ağacının çıkmasıyla Jack'in hayatı zindana döner. Jack'in her konuşmasında Bodhi ağacında bir yaprak eksilir ağaçta son yaprağın düşmesi demek hem Jack'in hem Bodhi ağacının yok olması demektir. Jack, artık konuşmayı bırakıp insanlarla iletişim kurabileceği bir yol aramak zorundadır.

Paranormal konulara düşkün Dr. Peter Venkman ve 3 kafadar akademisyen arkadaşı bir işe yaramadıkları gerekçesiyle Columbia Üniversitesi'nden atıldıklarında kendi işlerini kurmaya karar verirler ve hayalet avcılığı şirketi Ghostbusters doğar.TV reklamları sayesinde isimlerini duyurup, New Yorkluları şehrin orasına burasına musallat olmuş hayaletlerden kurtarmaya başlarlar. Bir gün güzel viyolonselist Dana Barrett tarafında kiralandıklarında, genç kadına ait evin, New York'u istila etmeye başlayan kötü ruhlar tarafından dünyaya giriş kapısı olarak kullanıldığını anlarlar. İşler kontrolden çıkar.1984'te, o zamana dek yapılmış en pahalı komedi filmi olarak vizyona girdiğinde çılgınlık derecesinde sevilmiş olan Hayalet Avcıları; Dan Aykroyd ve Harold Ramis'in birlikte yazdıkları dahice senaryo kadar, Bill Murray ve Rick Moranis gibi komedyenlerin usta oyunuyla da unutulmazlar arasına girmiş bir yapım.

1989-1990 yılları arasında çok sayıda insanı öldürerek, dünyanın ilk kadın seri katili olarak ünlenen Aileen Wuornos'un gerçek hikayesi.Yakalandıktan sonra, 1992'de 7 kişiyi öldürmekten suçlu bulunan Wuornos'un öyküsü ABD ve dünya kamuoyunu epey meşgul etmişti. Aynı zamanda bir lezbiyen de olan ve hayat kadınlığı yapan Wuornos, kurbanlarını ilişkiye girdiği insanlar arasından seçiyordu. Dehşet verici kadın katilin kurbanlarını ormana götürüp sakladığı ortaya çıkmış, ancak benzer şekilde öldürdüğünden şüphe duyulan 2 kişinin daha cesedi bulunamamıştı. Wuornos'un eski kadın aşığı mahkemede aleyhine tanıktık etmiş; avukatının sanığın çocukluğunda maruz kaldığı kötü muamele ve tacizi hafifletici neden olarak öne sürmesi jüriyi ikna etmemiş ve 2003'te gerçekleşen idamına karar verilmişti.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir