
Michel Simon
Pépé


Charlie, 20'lerinde, annesi ve üvey babasıyla birlikte yaşayan ve hayattan pek bir beklentisi olmayan bir gençtir. Üvey babası, ciddi ilişkisi olan bir kıza aşık olunca, durumlar biraz karışacaktır. Ciddi bir ilişkisi olan Amber'la tanışınca, hayatını tekrar sorgulamaya ve ona ilgi duymaya başlar.

Leo ve Angela Russo, baskıcı İtalyan-Amerikan aileleriyle çevrili Queens'te basit bir hayat yaşıyorlar. Oğulları lise basketbol takımında başarılı olunca Leo bunu gerçekleştirmeye çalışırken aileyi paramparça eder.

Köşe yazarı Darla, son yazısından dolayı büyük tepki çeker ve kovulur. Bailey ise kanser olduğunu öğrenir. Yolları kesişen Darla ve Bailey yakınlaşmaya başlarlar.'Pitch Perfect' serisi ve 'Dial a Prayer' filmlerinde de izlediğimiz Brittany Snow'a, Sam Richardson ve Anna Akana'nın eşlik ettikleri yapımın kamera arkasında Nico Raineau yer alıyor.

A group of suburban teenagers try to support each other through the difficult task of becoming adults.

A teenager living with her sister and parents in Manhattan during the 1990s discovers that her father is having an affair.

Genç bir adam, rüyasının peşinden gidip usta bir sommelier olmak ve babasının beklentilerini karşılayıp ailenin barbekü restoranını devralmak arasında sıkışıp kalır.Mamoudou Athie, Courtney B. Vance ve Niecy Nash başrollerde. Yazar-yönetmen Prentice Penny'nin ilk yönetmenlik denemesi.

Tam Y Kuşağına Göre Bir Film Alex Hakkında, Alex intihara teşebbüs edince hafta sonu bir araya gelmeye karar veren liseden 7 arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Alexe göz kulak olurken, arkadaş grubu içindeki eski aşklar ve dargınlıklar canlanacak, kötü verilmiş kararlar ortaya dökülecek, dostluklar ve ilişkiler kopma noktasına gelecek ve bütün bu yaşananlar, lise yıllarındaki naif dostluklarının nasıl böyle karmaşık ve kirli hale geldiğini sorgulamalarına neden olacaktır.

Büyüleyici ve seksi Paris, 1969.... 2001 yılı başlarında bir grup asinin sahip olduğu gizli silahı elde etmek için tehlikeli göreve gönderilen kadın süper casusun nefes kesen macerası... Bilim kurgu tarzı bu filmin setinde yönetmenin Seksi gizli ajan Dragonfly (Angela Lindvall) karakterini oynayan aktrise olan tutkusu ve ön yargısı neticesinde filmin sonu gelmez. Genç Amerikan çaylak film yönetmeni Paul (Jeremy Davies)'u filmde yaşamını belgelemek bütün dürüstlüğü ile bu düşük bütçeli filmi bitirmek için davet edilir ve ona yaşamının şansı verilir. Bütün sorunlara rağmen filmin bütün yetkilerini almayı başarır. Süper bir casus filmi yapmak için bütün inancı ile filme başladığında güzel ve seksi oyuncusunu ayartmak ve hayal gücünün ötesinde ki macerada ona katılmak için bütün riskleri alarak yeni işini tehlikeye sokar.

Broke, with nothing but her cat to her name and doors closing in her face, Paula is back in Paris after a long absence. As she meets different people along the way, there is one thing she knows for sure: she's determined to make a new start and she'll do it with style and panache.

1930’ların İtalya’sında geçen filmde hayat dolu bir Yahudi muhasebeci olan Guido Orefice (Roberto Benigni), güzeller güzeli öğretmen Dora’ya (Nicoletta Braschi) vurulur ve tüm engellere rağmen evlenirler. Ardından bir de çocuk sahibi olan çiftin hayatlarındaki tüm pürüzler ortadan kalktığında İkinci Dünya Savaşı patlak verir ve Almanlar İtalya’yı esir alır. Yahudi oldukları için toplama kampına götürüldüklerinde Guido, oğlu Giosué’ye (Giorgio Cantarini) esir kampının ve savaşın bir oyun olarak söyleyecek; oğlu, oyunu başarıyla tamamlarsa ödül olarak çok istediği bir oyuncak tankı hediye edecektir.

Usta yönetmen Istvan Szabo'nun dünya çapında ses getiren ünlü filmi. Bir Alman tiyatro oyuncusu Faust oyunundaki performansıyla beklemediği bir başarı kazanır. Bu arada, İkinci dünya savaşı Almanya'sında Naziler iktidara gelirler ve her konuda olduğu gibi, tiyatro konusunda da ülkede karmaşa yaşanır. Arkadaşları teker teker öldürülen yada ülke dışına kaçan tiyatro oyuncusu, Naziler karşısında oyununu çok iyi sergilediğinin farkına varır ve içsel bir hesaplaşmaya girer. Film gösterildiği yıl Cannes film festivalinde senaryo, Oscar ödüllerinde ise yabancı film ödüllerini kazanmıştı.


Almanya'da Nasyonal Sosyalizm'in yükselişi 'birkaç delinin komplosu' değildi. Birçok 'iyi' insan da kendilerini bir anda tamamen kontrolden çıkmış bir toplumun göbeğinde buldular. 'Good", onlardan birinin hikâyesi.

Yönetmenliğini ünlü oyuncu Mélanie Laurent’in yaptığı Nefes, okulda farklı nedenlerden ötürü popüler olan ve herkesin arkadaş olmak istediği iki kıza odaklanmaktadır. Çekici, kibar ve iyi huylu on yedi yaşındaki Charlie, okuldaki yeni kız olan Sarah ile çabucak arkadaş olur. Zapt edemediği sarı saçları ve fazlasıyla dışa dönük tavırlarıyla Sarah, çekici ve tehlikelidir. İkili, kısa zamanda en mahrem sırlarını paylaşan iki arkadaş haline gelir. Her şey yolundadır, ta ki ilişkilerinin değişmeye başlayacağı o güne kadar...

Küçük Hadji savaş sırasında Çeçen köyünde yaşayan bir çocuktur. Gözleri önünde anne ve babası öldürüldükten ve ablasını kaybettikten sonra Hadji de köydeki bir grup insanla birlikte yollara düşer. Mülteciler hep birlikte köyden kaçarken küçük çocuk kendini şehir merkezinde bulur. Carol ise Avrupa Birliği'nin Heyet Başkanı olan başarılı bir kadındır. Bölgede görevli olan Carol, küçük Hadji ile kaçtığı yerde karşılaşır ve onu koruma altına alır. Bu sırada Hadji'nin ablası Raissa da tüm imkanlarıyla kardeşini aramaktadır. Hikayenin bir diğer kahramanı olan Kolia ise 20 yaşındaki bir Rus gencidir. Kolia esrar taşırken yakalanıp orduya asker olarak gönderilince dünyanın daha önce hiç görmediği bir yanıyla tanışacaktır.


Şubat 1943: Nazi rejimine karşı yapılan bir el ilanı eyleminde genç üniversite öğrencisi Sophie Scholl kardeşi Hans ile birlikte Münih Üniversitesi’nde tutuklanır. Gestapo’nun günler süren sorgusu, direnişci ile sorgu memuru Robert Mohr arasında psikolojik düellolara dönüşür. Sophie, önce kendisi ve kardeşinin özgürlüğü için savaşır, sonunda direniş örgütü Beyaz Gül’ün diğer üyelerini korumaya yönelik itiraflarda bulunur, ancak kendi hayatını kurtarabilecekken bile inandıklarını inkar etmez * müthiş üzücü gerçek bir hikâye.

Mutlak güç, mutlak yozlaşmayı getirir. Topluma önderlik eden dört insan, özel olarak seçilen genç kız ve oğlanları sistematik bir biçimde aşağılayarak onlardan yararlanır ve işkence eder... Bir dizi müstehcen öyküyle başlayan bu sefahat dolu işkence, dinsel bir tören havasının ardına gizlenmiştir. Filmin gelişimi cinsel sapıklıktan sadizme, işkenceden ölüme kadar amansızca uzanır. İşkencelerin alacağı bir zevk yoktur, acımaları da... Pasolini'nin son filminde bir ölüm kokusu, çöküş ve umutsuzluk sancıları içinde kıvranan insanlığa soyutlanmış son bir ağıt yatar. Faşizme karşı zehir zemberek bu film, kasvetli bir tür vasiyettir sanki...

II. Dünya Savaşı sırasında Adolf Hitler’e karşı düzenlenen başarısız suikast girişimini konu alan, Tom Cruise’un başrolde olduğu tarihi bir gerilim filmidir. Film, Nazi rejimini içeriden çökertmeyi amaçlayan Alman subaylarının cesur planını anlatır. Albay Claus von Stauffenberg (Tom Cruise), Nazi rejiminin işlediği katliamları gördükten sonra Hitler’e karşı harekete geçmeye karar verir, planın adı ise “Operasyon Valkyrie”’dir. Bu operasyon, Hitler’e suikast düzenleyip ardından Valkyrie adlı acil durum planını kullanarak Nazi rejimini içeriden devirmeyi hedefler.

1943 Berlin'i, akıllı ve cesur bir Yahudi kadın olan Felice sahte bir isimle hayatını sürdürmekte olup aynı zamanda gizli bir örgüte üyedir. Lilly ise kendini bir yandan 4 çocuğuna adamış bir anne öte yandan bir Nazi subayının sadakatsiz eşidir. Bir süre sonra aradığı sevgiyi Felice ile aralarında alevlenen tutkulu bir aşkta bulacaktır. Öte yandan Gestapo da Felice'in peşindedir ve 1944'ün ağustosunda bir gün Lilly'nin dairesinde ortaya çıkacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.









0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir