
Tomas Milian
Commissario


Tomas Milian
Commissario

Eleonora Giorgi
Lea

Stefano Patrizi
Mario Farra

Benjamin Lev
Giovanni Etrusco
Max Delys
Luigi Morandi

Diego Abatantuono
Lucio

Venantino Venantini
Sign. Morandi

Salvatore Billa
Forger
Antonio Guidi
Luciano Baraghini
Commissario Assistant
Ruggero Diella
Supermarket Robber

Giorgio Locuratolo
Friend of Lucio
Valeria Gagliardi

Gloria Piedimonte
Friend of Lucio

Tom Felleghy
Prof. Farra

Tom Stall, sakin bir Amerikan kasabasında, örnek bir yaşam sürmektedir. Ailesine olan bağlılığı ve çevresindekilere olan saygılı davranışlarıyla tanınır. Fakat bir gün başına bela olan serserilere haddini bildirince, işler değişir. Medya aradığı kahramanı, New York kökenli bir mafya ise yıllardır aradığı katili bulmuştur.Bu küçük olayın ardından Tom'un karanlık geçmişi bir anda ortaya çıkar. Mütevazi aile babası, kendisinin ve ailesinin sağlığı için mafyanın üzerine gitmek ve müthiş bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır.

Gerilim Dolu Bu İtalyan Suç Draması, Kolombiya'nın nehir kenarındaki bir kasabada geçiyor ve bir cinayete yol açan olaylar dizisini konu alıyor. Ünlü yazar Gabriel García Márquez'in romanından uyarlanan hikâye, günümüzde, orta yaşlı bir doktorun, yirmi yıl sonra kasabaya dönüp ayrılmadan hemen önce işlenen cinayeti araştırmasıyla başlar.

Sam Bowden hayatını kanuna adamış Atlanta'da yaşayan bir avukattır. Ailesi ile birlikte sakin bir hayat süren Sam'in hayatı yakında kabusa dönüşecektir, çünkü 14 yıl önce avukatlığını üstlendiği Max Cady isimli adam, hapisten çıkmıştır ve intikam için hazırlanmaktadır. Çünkü, Max Cady acımasız bir tecavüzle suçlanıyordu, okuma yazması da yoktu. Bu yüzden Sam eline Max'in hapisten kurtaracak bir belge geçmesine rağmen yine de bunu kullanmaz ve Max Cady tutuklanır. Şimdi Max hapisten çıkmıştır. Önce küçük tehditlerle başlayan intikam hırsı, gittikçe Sam'in ailesini de etkileyecektir. Sam'in bir kadın avukat arkadaşına ilk başta tecavüz eden Max Cady, bu sayede karısı ile Sam'in arasına açar ve evlerinde tartışmalar başlar. Max'in çıktığı günlerde de Sam'in evindeki köpek zehirlenerek öldürülür. Ve bu olaylar Max Cady için sadece başlangıçtır, daha sırada 16 yaşındakı kızları Danielle vardır.

A hitman finds himself embroiled in the middle of a Mafia war between the Sicilians and the Calabrians.

Şiddetli bir rehine çağrısına yanıt verirken, Afro-Amerikalı şüpheliyi ancak daha sonra masumiyetini öğrenmek için öldüren bir polis memuru. Bunun bir tuzak olduğunu anlayan ve tepkilerle karşı karşıya kalan kişi, kendi sorumluluğunu ve onu bu noktaya getiren kökleşmiş ırkçılığı incelerken sorumlu kişinin izini sürmelidir

22 yaşındaki uyuşturucu taciri (torbacı) Chris (Hirsch), zulası annesi tarafından çalınınca ya hemen 6.000$ bulmak ya da öldürülmek seçenekleriyle karşı karşıya kalır. Çaresizliğe kapılan Chris, annesinin 50.000$ değerinde bir hayat sigortası olduğunu öğrenince babası ile birlikte onu öldürtme planı yapar ve bu iş için aynı zamanda "dedektif" olan “Killer Joe”'ya (McConaughey) başvururlar. Her zaman nakit çalışan Joe bu sefer kurallarında bir istisna yapar ve Chris'in genç ve çekici kızkardeşi Dottie'yi (Temple) para ödenene kadar "teminat" olarak alır... Tabii para ödenirse...

Yakın zamanda dul kalmış olan Sarah hayatını çok sevdiği çocuklarına adamış olan, dayanıklı bir annedir. Ancak yaşanacak olan olaylar onu bir hayli zorlayacaktır. Eşinin gizemli cinayetinin ardındaki sırları çözmeye kararlı olan Sarah, bir yandan da çocuklarını koruyabilmek için büyük bir mücadeleye girişmek zorundadır.

Polis San Pedro'da patlayan bir tekneyi araştırdığında 27 ceset ve 91 milyon dolarlık uyuşturucu parası bulur. Olaydan kurtulan iki kişi, yanıklarla dolu vücuduyla korkmuş bir Macar terörist ve Verbal Kint adında bir tetikçidir. Polisteki sorgusunda Kint, 6 hafta öncesinden başlayarak olayları anlatır.

Piyanoları akort etme konusunda titiz bir yeteneğe sahip olan yetenekli bir piyano akortçusunun, beklenmedik bir şekilde kasa hırsızlığı konusunda da yetenekli olduğunu keşfetmesi, hayatını altüst eder.

İki erkek çocuk, Ignacio ve Enrique, 60'lı yılların İspanya'sındaki bir katolik okulunda öğrencidirler. Burada geçirdikleri zaman boyunca aşkı, sinemayı ve korkuyu keşfederler. Okulun müdürü ve edebiyat öğretmeni Peder Manolo, bu keşiflerin hem şahidi olur, hem de bir parçası * Üç karakter yıllar sonra, 70'lerde ve 80'lerde, iki kez daha aynı mekanda bir araya gelecekler. Bu karşılaşmalar aralarından birinin yaşamı ve ölümü için belirleyici olacak * Pedro Almodóvar bir kez daha anavatanı İspanya'da gezdiriyor kamerası. İnsanların derilerinin altına giriyor, yaşananları ve yaşanamayanları bir arada anlatıyor * Kuşkusuz her sinemasever bir Almodovar filmini yönetmeninin kim olduğunu bilmeden izlediğinde gerek tutku ve ihtirasla yoğrulmuş karakterlerinden gerekse eski filmlerine nazaran stilize senaryosuyla bunun bir Pedro eseri olduğunu anlayabilirler.

Dedektif Lloyd Hopkins, Los Angeles Polis Departmanında görev yapan, işine takıntılı ve sıra dışı bir polistir. Bir cinayet vakasını araştırırken, olayın yalnızca tek bir suçtan ibaret olmadığını fark eder. Araştırmaları, şehrin farklı noktalarında işlenmiş bir dizi vahşi cinayetin arkasında bir seri katilin olduğunu ortaya çıkarır. Hopkins, katilin peşine düşerken hem mesleki hem de kişisel hayatı çalkantılarla doludur. Ancak karanlık bir zihinle karşı karşıya olduğunun farkında olan Hopkins, adalet için sınırları zorlamaktan çekinmez. Bu süreçte kendi ahlaki değerlerini ve polislik yöntemlerini sorgulamaya başlar.

1975 yılında Roma'daki bir Katolik erkek lisesinin üç öğrencisi, sınıf arkadaşlarını ve toplumu dehşete düşüren korkunç bir suç işler. Gerçek olaylardan uyarlandı.

When John Doe is convicted of being a vigilante serial killer, a vigilante group named 'Speak for the Dead' emerges in support of John's cause—elevating the debate about justice versus vengeance.

Avustralyalı yönetmen Justin Kurzel’in 2005 yılında çektiği Blue Tongue’dan sonraki ikinci filmi Snowtown, Cannes’da bu yıl FIPRESCI Ödülü’nü kazandı. Film, Avustralya’nın Adelaide kentinin kenar mahallelerinde iki erkek kardeşi ve annesiyle birlikte yaşayan 16 yaşındaki Jamie’nin etrafındaki şiddetten kurtulmak için farkında olmadan azılı seri katil John Bunting’le yakınlaşmasının öyküsünü anlatıyor.

Fay Forrester (Joanne Whalley Kilmer) ve erkek arkadaşı Vince Nevada'da bir soygun gerçekleştirip bir çeteye ait paraları çalarlar, bu arada Vince parayı vermek istemeyen adamı öldürür. Ancak yolda İkili birbirine düşer ve sevgilisini atlatan Fay paraları da alarak Vegas'a gider. Bu kentte özel dedektiflik yapan Jack Andrews (Val Kilmer) ise aldığı borçlar yüzünden tehdit edilmekte ve zor günler geçirmektedir, Fay bir gazete ilanında Jack'in reklamını görür ve ertesi gün bürosuna gider. Güzel kadın Jack'e farklı bir hikaye anlatarak sevgilisiyle arasının açıldığını ve onun kendisini öldürmek istediğini söyler. Jack'ten kendisini ölmüş gibi gösteren bir belge ve yeni bir kimlik ayarlamasını ister, teklif yasadışı ve çok riskli olmasına rağmen kadının bunun karşılığında önerdiği para çok caziptir. Geçmişte çok acılar yaşamış ve halende türlü sorunlarla boğuşan Jack işi kabul ettiğinde sonu karanlık ve tehlikeli olan bir yol ayrımına da girmiş olacaktır...

Günah Şehri'nin zifiri karanlık gecelerinden birinde Dwight McCarty ile karşılaşırız. Dwight işleri nasıl berbat ettiğini düşürken 'hayat' adını verdiği gri ve hissiz cehennemden kaçıp sıfırdan başlayabilmek için her şeye hazır gibidir. Bilmediği şey ise pek yakında tek aşkı Ava'nın çıkıp gelecek olmasıdır... Zamanında kalbini fazlasıyla kıran güzeller güzeli Ava, sonrasında cani milyarder Damien Lord ile evlenmiş, şimdiyse kocasından ve koruması Manute'dan kurtulmak için Dwight'ın yardımına muhtaç kalmıştır. Dwight belalarla dolu bu şehirde kimseye güvenmemesi gerektiğini unutur ve Ava'ya yardım etmek için kendini tehlikeli bir oyunun ortasına atar. Bu esnada şehrin diğer köşelerinde de karanlık yeniden uyanışa geçmiştir...

Bir cinayet ve bir aşk öyküsünü aynı anda işlerken 1940'ların çekim koşullarını yeniden canlandıran ve o dönemden kalma arşiv görüntülerini de kullanan bu birinci sınıf tarihsel gerilimin öyküsü, Joseph Kanon'ın aynı adlı romanından uyarlanmış. Amerikalı bir savaş muhabiri, bir zamanlar sevgilisi olan Alman kadını bulmak için savaş sonrası Amerikan işgali altındaki harap Berlin'e döner. Görünüşte Potsdam Konferansı'nı izlemek üzere gönderilmiştir, ancak bu arada bir Amerikan askeri öldürülür. Kahramanımız, cinayetin gizemini çözdüğünü düşünürken, fiziksel ve ahlaki açıdan büyük yıkım geçirmiş şehirde hüküm süren yozlaşma ve entrikalar hakkında acıklı bir öyküyle karşı karşıya kalacaktır.

David "Noodles" Aaronson ve arkadaşları, 1920'lerin New York'unda beraber büyümüşlerdir. 1930'larda gangster dünyasında fırtına gibi esen sıkı dostlar zamanla dağılırlar. Fakat 1960'ların sonunda Aaronson, New York'a geri dönecek ve geçmişiyle yüzleşecektir.

Bir dizi mücevher hırsızlığı meydana geldiğinde polis, bunun arkasında Kolombiyalı kartelin olduğundan şüphelenir. Pragmatik, orta yaşlı, yakın zamanda boşanmış, San Diego doğumlu dedektif Lou Lubesnick ise tamamen farklı bir şüphelinin peşindedir: çok katı kurallarla yaşadığı için yakalanmaktan kurtulan güler yüzlü, yalnız kurt bir mücevher hırsızı.

A single mother becomes Ariel Castro's first kidnapping victim, and finds herself trapped in his home with two other women for 11 years.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir