
Ross Kettle
Joe


Dünyanın en ölümcül suikastçilerinden olan Raizo’yu konu alıyor. Raizo, çocukken varlığı bile bir söylence olarak kabul edilen gizli örgüt Ozunu Klanı tarafından sokaklardan alınıp bir ölüm makinesi olmak üzere eğitilmiştir. Arkadaşının klan tarafından acımasızca öldürülmesini bir türlü unutamayan Raizo, örgütten kaçar ve ortadan kaybolur. Şimdi intikamını almak için hazırlık yaparak beklemektedir. Berlin’de APT ajanı olan Mika Coretti, birçok siyasi cinayeti Uzak Doğu’daki bir yeraltı örgütüne bağlayan yüklü bir para davasıyla karşılaşır. Amiri Ryan Maslow’un emirlerini hiçe sayan Mika, cinayetlerin ardındaki gerçeği öğrenmek için çok gizli dosyaları karıştırmaya başlar. Araştırmaları, onu hedef hâline getirir ve Ozunu Klanı onu öldürüp sonsuza dek susturması için Takeshi’nin liderliğinde bir suikast ekibi gönderir.

Herkesi mücadele et ve kimseye güvenme. Bu iç mutluluk hayatının ardından şiddetyi vahşi bir hareket tarafından paramparça edilen dövüş sanatları ustası Casey Bowman tarafından uygulanan hayatta kalma şifresi. Intikam yemini etmiş, korkusuz Amerikan, gizli bir bilge ve kurnaz Senseimizin yardımıyla Rangoon'a Bangkok Osaka katilini izler. Onun tek ipucu ise: boyunları dikenli tel ile izlenmiş insanlar. Hayatta kalmak için hem de intikamını almak için mücadele eden, Casey onun jilet gibi tepkiler netleştirmesi gerekecek ve hatta kendi ölümünün sahtesini bile derin bir meditasyon kullanarak, bir sonraki seviyeye yaptığı savaş becerileri alacak. Onun hedefi ise onun uzaktan ormanda fabrika da pişmiş ölümcül meth sokaklara getiren uyuşturucu kralı Goro. Onun nihai çatışmaya hazırlamak için, Casey nihayet isim Ninja layık görünmez bir savaşçı haline gelmelidir. O gerçekten hiç kimseye güvenemez. Ama onun köşelice avını beklenmedik bir biçimde gelişir. Casey'nin açtığı savaş başlangıçtır.

After being slain by a group of criminals, a man is reborn with animal-like superpowers and makes it his mission to right the wrongs of his city.

Müttefik güçleri, Nazileri Almanyanın içlerine doğru itmeye başlamışken, Amerikan savaş pilotu albay Joseph Ryan'ın uçağı düşürülür ve kendisi de esir kampına yollanır. Kamptan kaçmaktan çok orada yaşamaya çalışması nedeniyle kendisine "Von Ryan" ismi takılır. Fakat zamanla, komutayı İngiliz subaydan devralır ve İtalya'dan İsviçre'ye giden bir treni kaçırmanın da dahil olduğu cesur bir kaçış planı hazırlar. Tabi Naziler her zaman peşlerinde olacaktır. Heyecandan yerinizde duramayacağınız müthiş finaline kadar tamamıyla macera, kovalamaca ve olağanüstü italya manzaralarından oluşan Oscar adayı mükemmel bir macera.

Karayipler'e yaptıkları bir gezi yapan bir çiftin hayatları beklenmedik bir şekilde kabusa dönüşür. Talihsiz kadın, kocasının bir anda ortadan kaybolmasıyla dehşete kapılır. Kocası, kimliğini bilmediği kişiler tarafından kaçırılmış ve kaçıranlar yüklü bir miktarda para ödemedikleri takdirde kocasını bırakmayacaklarını söylemişlerdir. Bunlara kendisinin sebep olduğunu düşünen kadın, ağır bir suçluluk duygusuna kapılır.

Bu orijinal animasyon antolojisi, insanlık tarihinin en dişli üç savaşçısının izinden gidiyor: Genç oğlunu kanlı bir intikam yolculuğuna gönderen bir Viking akıncısı, feodal Japonya’da Samuray kardeşine karşı acımasız bir taht mücadelesine girişen bir ninja ve dünya dışı bir tehlikeyi araştırmak üzere gökyüzünü mesken tutan bir II. Dünya Savaşı pilotu

George "Iceman" Chambers (Michael Jai White, 7 farklı Karate dalında Siyah kuşak sahibi), ün ve para için dövüşmeye alışmış bir boksördür. Dünya Ağırsiklet Dövüş Şampiyonu olmuştur. Ancak, profesyonel spor hayatı sona erince kendini işsiz ve beş parasız bulur... Menajerinin Rusya'da bir reklam kampanyasına katılma teklifini kabul eder. George, ne olduğunu bile anlayamadan, kendini Rusya'nın en karanlık ve korkunç hapishanesinde bulur. Hapishane aynı zamanda yenilmez bir dövüşçü olan Yuri Boyka'ya (Scott Adkins) da ev sahipliği yapmaktadır. Mafya babası Gaga, Boyka ile George'u bir maçta karşı karşıya getirmek ister. George özgürlüğünü kazanmak için katil ruhlu yenilmez Boyka'yı yenmek zorundandır. Bu ringden kim sağ çıkacaktır?

Bir İdam Mahkumu Kaçtı, sinemada minimalizmin tadına varmak isteyenler için en iyi başlangıç noktası. Filmin büyük bölümü, Fontaine'i (François Leterrier) hücresinde yalnız başına, kendisi gibi tutsak olanlarla iletişim kurarken ve özgürlüğüne doğru adım adım ilerlerken gösterir. Tüm Bresson filmleri gibi bu film de, Bresson'un uzun çalışmalardan sonra geliştirdiği, "sinematograf" üzerine kuramlarını ortaya koyar: Dramatiklikten tamamen uzak bir oyunculuk sergileyen amatör oyuncular; görüntü dışı seslere ve onların aktardığı bilgiye olağanüstü bir vurgu; son ve görkemli ana kadar müziğin kullanılmaması. Fransız sinemasının diğer muhteşem hapishane filmleri olan Jaques Becker'in Le trou (Delik, 1960) ve Jean Genet'nin Un chant d'amour (Aşk Şarkısı, 1950) filmleri gibi, Bir İdam Mahkumu Kaçtı da insan ruhunun çektiği acıların ve kurtuluşa yönelten dürtülerin olağanüstü güçlü bir alegorisini sunar..

Bir inşaat mühendisi olan Philippe Gerbier, Fransız Direnişi'nin en önemli liderlerinden birisidir. Kendisinden haz etmeyen bir cani tarafından yaptığı tüm gizli işler gün yüzüne çıkarılır. Gerbier bunun neticesinde bir esir kampına düşer. Bir süre sonra kamptan kaçarak kendisine bunları yaşatan vatan hainini bulmaya karar verir. Fransız Sineması'nın devrimci yönetmenlerinden Melville'in Joseph Kessel'in romanından uyarladığı Gölgeler Ordusu, sinema tarihinin en önemli başyapıtlarından biri olarak gösteriliyor.

Cehennem Melekleri'nde, bir Güney Amerika ülkesinin kural tanımaz diktatörünü yıkmak ve diktatörlük rejimini sona erdirmek için ülkeye gizlice sızan bir grup paralı askerin hikayesi anlatılıyor...Yeni görevleri nedeniyle ülkeye gizlice giriş yapan özel birlik kısa sürede hiçbir şeyin kendilerine anlatıldığı gibi olmadığını fark eder. Akabinde ekip kendini büyük bir yanılsama ve ihanet içinde bulur. Olaylar kontrolden çıkmaya başladığında ve masum hayatlar tehlike altına girdiğinde bu ekip çok daha büyük bir düşmana karşı mücadele etmeye başlar. Bu kardeşler takımını yok etmek adına onları bu görevin içine sokmuş olan ve geleceklerini tehdit eden kişiye karşı…


A peaceful ex-ninja's life shatters when his son's kidnapping forces him back into violence amid an American-Japanese criminal drug war.

An aerobics instructor becomes a ruthless assassin after being possessed by a slain ninja's spirit, leading to a showdown with a martial arts expert.

Japonya'da Ninjtsu öğrenen Casey ustası tarafından New York'a gönderilir. Görevi son ninjanın efsanevi silahı Yoroi Bitsu'yu korumaktır.


Mike Fallon (Scott Adkins) alanında bir numaralı bir kiralık katildir en önemli özelliği öldürdüğü insanları normal ölmüş gibi göstermektir. Yani öldürdüğü kimi kurbanı trafik kazası geçirmiş kimisi balkondan düşmüş kimisi intihar etmiş gibi göstermektir. Mike ; bu işi yaparken kız arkadaşı ölünce durumdan oldukça fazla şüphe duyacak ve bir şekilde düşmanları tarafından öldürüldüğünü düşünerek karşısına bir orduyu alacak şekilde savaş çıkartacaktır.

II. Dünya Savaşı’nın karmaşasında, suçlular, firariler ve uyumsuz askerlerden oluşan bir grup müttefik askeri, askeri hapishaneye götürülürken Nazilerin pususuna düşer. Kaçmak için fırsat bulan bu sert mahkumlar, Fransız kırsalına dağılır. Ancak Nazilerin çaldığı bir V2 roketiyle ilgili gizli bir göreve rastladıklarında, bu sıradışı ekip bir seçim yapmak zorunda kalır: kendi canlarını kurtarmak mı, yoksa savaşın seyrini değiştirmek mi?

Fransız gizli servisinin müthiş başarılı, bir o kadar esprili, kadınlar için çekici ve aynı zamanda çok zeki ajanı Hubert 'OSS 117'ye (Jean Dujardin) hükümeti tarafından çok önemli bir görev verilir. Mısırda kendisinden haber alınamayan arkadaşı ajan Jack'in ortağı olarak bir iş adamı kılığında Mısır'a gidecektir. Burada Amerikalılarla Ruslar mücadele içinde, İngilizler Süveys kanalı üzerinde hak iddia etmekte, kökten dinciler ise terör estirmektedir. Oss 117, Jack'e ne olduğunu anlamak, ülkede barışı sağlamak ve Orta Doğuyu güvenli bir hale getirmek üzere adeta bir casus yuvası halindeki Mısır'a doğru yola çıkar.

Max, Finlandiya’da komünistlerle çarpıştıktan sonra Nazi yönetimindeki Norveç’e döner. Nazilerle mücadele eden Norveç direnişine katılır. Max yakalanınca İskoçya’ya kaçar. Norveç’e döndükten sonra ise büyük bir göreve kalkışır. Alman gemilerini bombalayacaktır. Bu film bir direniş savaşçısının gerçek öyküsüdür...

Marv, aşık olduğu kadınla ilk kez bir geceyi beraber geçirdikten sonra ne yazık ki ertesi sabah onun, yanı başında öldüğünü görür. Ancak konumları gereğince söz konusu cinayetin esas zanlısı pozisyonuna düşen Marv, polis tarafından aranırken kendisi de esas katilin peşine düşmüştür. Bir yandan kaçıp diğer yandan kovalarken yeterince zor bir işin içine girmiştir bile.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir