
Vittoria Scognamiglio
Cashier


Vittoria Scognamiglio
Cashier

Jacques Nolot
50-Year-Old Man
Sébastien Viala
Projectionist

Olivier Torres
L'homme à la robe jaune

Lionel Goldstein
L'homme à l'imper noir

Frédéric Longbois
L'homme à l'éventail
Fouad Zeraoui
L'homme qui a cu sa dose
Jean-Louis Coquery
L'homme nu

Raphaëline Goupilleau
SDF

Arben Bajraktaraj
SDF
Pascal Varley
SDF

Frédéric Franzil
Gigolo

Djemel Barek
Mohamed Niéri
Patrick Perlman
Jean

Henüz 22 yaşında olan Nana, aktris olma hayalleriyle evliliğini ve çocuğunu bırakır. Fakat güzel Nana için işler hiç de yolunda gitmez. Bu başladığı yeni hayatında kendini bir anda sokaklarda fahişelik yaparken bulur. Sonuç ise kamera hareketleri, kurgusu, ses ve müzik kullanımı, diyalogları ile Godard'ın eteğinde ne varsa döktüğü şiirsel bir başyapıt. Bir düş(üş)ün hikayesi...

Luis Molina ve Valentin Arregui, Güney Amerika'daki bir hapishanede hücre arkadaşıdırlar. Trans bir birey olan Luis, ahlaksız davranışlardan suçlu bulunmuş, Valentin ise siyasi bir mahkûmdur. Luis gerçeklikten kaçmak için romantik filmler icat ederken, Valentin içinde bulunduğu durumu aklından çıkarmamaya çalışır. Birlikte geçirdikleri zaman boyunca iki adam birbirlerini anlamaya ve saygı duymaya başlarlar.

Arriving from all over the Eastern Bloc, the men who loiter around the Gare du Nord train station in Paris are scraping by however they can, forming gangs for support and protection, ever fearful of being caught by the police and deported. When the middle-aged, bourgeois Daniel approaches a boyishly handsome Ukrainian who calls himself Marek for a date, he learns the young man is willing to do anything for some cash.

Léo, a 22-year-old homeless sex worker searches for genuine love on the streets of Strasbourg.

Twenty-something Freddy is becalmed in a podunk French village where the only sign of life is the local amateur brass band and youth aimlessly roaming around the countryside on scooters. He has an intense sexual connection with his girlfriend but has no joy or passion to give her. When she falls for a handsome Arab youth a tragedy unfolds.

Jean is young, gay, and promiscuous. Only after he meets one or two women, including Laura, does he come to realize his bisexuality. Jean has to overcome a personal crisis and a tough choice between Laura and his male lover Samy.

The dawn of the 20th century: L’Apollonide, a luxurious and traditional brothel in Paris, is living its last days. In this closed world, where some men fall in love and others become viciously harmful, the women share their secrets, their fears, their joys and their pains.

İki kız kardeş, karşı cinse merak duydukları ergenlik döneminde, ailece, şirin bir Fransız beldesinde tatile çıkarlar. Tatilde hukuk fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi yakışıklı bir İtalyan genci olan Fernando ile tanışırlar. Fernando bir gece Elena’yı, Anais ile paylaştığı odada baştan çıkarır ve Elena ilk cinsel deneyimini yaşar. Hem kız kardeşini hem de bu ilişkiyi kıskanan Anais’e bir köşede sessizde olanı biteni izlemek düşer. Kız kardeşi Elena, erkek vücudunu keşfederken, Anais de şişmanlığıyla yüzleşerek her geçen gün daha da çok içine kapanmaktadır.

Çıtı pıtı garson Johnny yalnız ve aşk özlemi ile bir kamyon durağında hem çalışmakta hem de yaşamaktadır. Bayağı patronu Boris onun gay olduğu hakkında uyardığı halde, çöp kamyonu sürücüsü Krassky ile aralarında bir aşk gelişir. Belki onun çocukçu görünüşü sebebiyle, Krassky de kızdan hoşlanır. Her ikisi de Krassky'nin erkek arkadaşı Padovan'ın büyüyen kıskançlığının - bir gerginliğe kadar - farkında olmazlar.

Erotizmin sert bir toplum eleştirisi ile birleştiği, Cannes film festivalinde eleştirmenlerden özel ödül alan, seyircinin estetik ve entellektüel beklentilerini sonuna kadar karşılayan, baştan çıkarıcı bir film. Paris'in göbeğinde yaşayan striptizci Nathalie ve barmen Sandrine, sadece erkeklere yaşam hakkı tanıyana modern hayatın acımasızlığı ile yüzyüzedirler. Sürekli kaybeden taraf olmaktan sıkılan iki kadın para, güç ve kariyer sahibi olmak için birbirlerine destek olmaya karar verirler. Hedefleri doğrultusunda doğru ya da yanlış dinlemen her şeyi yapmaya hazır olan iki kadının arasında önüne geçilmez bir cinsel çekim oluşur. Cinselliklerinin sınırlarını test eden ikili bu düzen içinde hayatta kalmak için ellerindeki silahı, seksi kullanmaya karar verirler. Erkeklerin iktidarı elinde tuttukları düzende Sandrine ve Nathalie dişiliklerini kullanarak hayal edemeyecekleri kadar yukarıya çıkarlar.

Lester Burnham, çevresindeki insanlar tarafından sevilmediğini ve horgörüldüğünü düşünmektedir. Karısı Carolyn, bunca yıllık evliliklerinden sonra sanki ondan nefret eder gibi davranmaktadır. Kızı Jane, onu küçük görmektedir. Patronu ise sürekli onun girişimlerini baltalamaktadır. Yıllardır gizlemekte olduğu tutkuları sonucunda Lester, hayatında birkaç küçük değişiklik yapmaya karar verir. Böylelikle orta yaş krizini de kolaylıkla atlatabileceğine inanmaktadır. Aldığı kararlar sonucunda giderek özgürleştikçe ve mutlu olmaya başladıkça karısıyla kızını daha çok sinirlendirmeye başlar.

Mektuplar aracılığıyla kimliği gizli bir şekilde anlatılan The Perks of Being a Wallflower, 90'lı yıllarda lise birinci sınıf öğrencisi olan Charlie'nin hikayesini anlatmaktadır. Duygusal ve utangaç olan Charlie, bir yandan değişen çevresini gözlemlerken bir yandan da en iyi arkadaşı Michael'ın yakın zamandaki intiharıyla uğraşmaktadır. İngilizce öğretmeni Bill, ona okuması için fazladan kitaplar vererek hayata katılmayı öğretmeye çalışır ve Bill'in çabaları Charlie'nin deneyimleriyle açığa çıkacaktır. Hikaye boyunca Charlie; kendisini unutmasına sebep olan kötü bir çocuklukla, kürtaj, uyuşturucu ve seksle uğraşarak, eşcinsellik ve etrafındakilerin yargılarına maruz kalarak yaşama katılmaya çalışır. Charlie çocukluğun basitliği ve yaklaşmakta olan gelecek fikri arasında sıkışıp kalmıştır, etrafındaki dünyayı izlemek ve ona katılmak arasında sıkışıp kalmıştır, arkadaşları ve ailesinin sorunlarının ortasında sıkışıp kalmıştır…

Daha kendi hayatını bir düzene oturtamamışken genç yaşta baba olması Calum'u altüst eder. Karısından ayrılır, işlerini tam olarak yoluna koyamaz, filmin ortalarında kızıyla yaptığı bir konuşmada da anlarız ki çok fazla para da kazanamamaktadır. Zaten kızı Sophie ile birlikte okullar açılmadan gittikleri yaz tatilini de oldukça ucuza getirmiştir. Bir baba-kız ve büyüme hikâyesi, anıların hüznü ve sevinciyle dolu, zamanın hızla geçişine dair sade, incelikli bir dram... Sophie, tam 20 yıl önce Fethiye'de bir tatil köyünde babasıyla geçirdiği tatilin unutulmaz anlarını geçmişe duyduğu melankoliyle anar. Babasını tanıdığını düşünse de yıllar sonra hatırladıklarıyla gerçekliğin arasında boşluklar kalır.

İnsan ilişkileri ve insanın kendini keşfetmesi hakkında bir film olan Ay Işığı, genç siyahi bir adamın çocukluğundan yetişkinliğe kadar Miami'nin zor bir mahallesinde, hayatta kendine yer edinme savaşını ve büyüme hikayesini anlatıyor. Chiron'un hayatının 3 ayrı dönemini anlatan film kahramanın annesi ile ilişkisine, okul hayatına, romantik ilişkisine, iş hayatına ve uyuşturucu satıcılığı yapan Juan ile olan ilişkisine değiniyor.

Ülkesi ve kendisi sürekli tehdit altında olan genç kral, uzun yıllar sürecek savaş eğitiminden geçirilen, küçük çocuklardan oluşan bir özel birlik kurar. Yıllar sonra bu birliğin komutanı kralın gözdesi olur. Ülkenin ileri gelenleri veliaht edinmesi için krala baskı uygular. Kraliçeye karşı cinsel çekim duymayan kral, gözdesini kraliçe ile birlikte olması için zorlar. İlk başta her ikisi için zor olan bu durum yerini yasak bir aşka bırakır. Artık kraldan gizli gizli buluşmalar gerçekleştiren aşıklar geri dönülmez bir yola girdiklerinin farkına vardıklarında kıskançlığıyla köpüren kralı karşılarında bulacaklardır * 133 dakikalık bir şölen sizleri bekliyor... Ayazda Bir Çiçek, sarayda dönen entrikaları, dövüş sahneleri ve imkansız aşkıyla beni büyüledi diyebilirim.

Milanolu bir sanayici, durup dururken fabrikasını işçilerine hibe eder. Film, bu garip cömertliği doğuran olayları anlatır. Bundan kısa süre önce, sanayicinin evinde kalmak üzere yakışıklı ve garip bir delikanlı gelmiştir. Delikanlı ev sahiplerinden hiçbir talepte bulunmaz, ama bütün ev halkı onun cazibesine kapılmakta gecikmez. Bir süre sonra misafir aniden evden ayrılınca, burjuva ailesinin üyelerinin ve köy kökenli hizmetçilerinin hayatı altüst olur.

Bağımsız auteur yönetmen Richard Linklater'ın bu yıl Mavi Ay ile birlikte büyük bir film festivalinde prömiyerini yapan ikinci filmi Yeni Dalga, tam da adının çağrıştırdığı gibi, Fransız Yeni Dalgası’nın en bilindik filmi, Jean-Luc Godard'ın À Bout de Souffle / Nefes Nefese’sinin fikir ve yapım sürecini, üstelik zamanında devrim yaratan aynı tarz ve teknikleri kullanarak anlatıyor. Linklater, “Bu, bir adam ile etrafındakilerin önderlik ettiği kişisel bir sinema devriminin hikâyesi” diyor. Bir sinefilden bir diğerine saygı duruşu diyebileceğimiz film, Cannes'da dünya prömiyerini yaptı ve Altın Palmiye için yarıştı.

Bir arkadaşlarının Fransız Rivierası'ndaki müstakil evinde tatil yapmakta olan Marianne (Romy Schneider) ve Jean-Paul (Alain Delon), mutlu ve huzurlu bir çifttir. Ancak bu sessiz ortam, Marianne'in eski sevgilisi ve Jean-Paul'ün dostu Harry'nin (Maurice Ronet) beklenmedik ziyaretiyle bozulacaktır. Üstelik Harry yalnız değildir, eski bir ilişkisinden olan ve varlığından daha yeni haberdar olduğu 18 yaşındaki kızı Penelope (Jane Birkin) de yanında gelmiştir. Başlarda herkes birbiriyle iyi geçinse de, zamanla bu 4 yetişkin insanın arasındaki ilişki karmaşık sonuçlar doğuracaktır.

Elias 14 yaşında ve aslında tüm dünyası okulla sınırlı. Ta ki, karşı eve yaşıtı Alexander taşınana kadar! Onunla tanıştığında, Elias daha önce hiç hissetmediği yepyeni ve heyecan verici duygularla tanışır. İlk kez gerçekten âşık olduğunu fark eder ve her boş anını yeni arkadaşıyla geçirmek ister! Alexander bir gün Elias'a açılır ve aslında erkeklere ilgi duyduğunu söyler. Elias ise içindeki bu yoğun duyguları bastırır, çünkü çevresinin tepkisinden korkmaktadır. Alexander'a olan hislerini saklar ve yalan söylemeye başlar. Ta ki dedesiyle yaptığı bir konuşma ona gerçekten ne istediğini hatırlatana kadar.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir