
Lorielle New
JB Divay

Seven students answer an advertisement to participate in an experiment to explore how the sensation of pain can be eliminated. Arriving at a secluded institute, they are welcomed by mysterious scientist JB Divay. Initially, JB's fascination with hypnosis, clocks and cactus plants are dismissed by the group as mere eccentricities. But as the students begin to disappear one by one, they begin to question JB's true intentions.

John Harker, gizemli ve kolay kolay ele geçmeyen Kont Drakula'yla bir emlâk anlaşması yapmak için Transilvanya'ya gönderilir. Ama ev sahibi bir vampir, insanların kanıyla beslenen bir hortlaktır ve taşınma fikri ona pek de cazip gelmemektedir. Yüzlerce yıllık cehennemi, hayaletlere özgü bir varoluşun ardından, tek istediği huzura ermektir. Yine de, John'ın genç eşi Mina'nın fotoğrafını görüp heyecanlanınca, gemiyle batıya doğru yolculuğa çıkar.

On their way to Mexico, six students are stranded in a small town where years before a tragedy took place.

The Nun’da yaşanan olaylardan dört yıl sonra Rahibe Irene, yaşadığı travmayı atlatmaya çalışır. Bu sırada garip olaylar ve açıklanamayan ölümlerle ilgili söylentiler yayılmaya başlar ve kısa süre sonra Irene, iblisle ilk karşılaştığı manastıra geri çağrılır. Tuhaf olayları araştırmaya başlayan Irene, Valak'ın geri döndüğünü ve her zamankinden daha güçlü olduğunu keşfeder. Irene korkularının üstüne gidip, iblisle yüzleşmelidir.

Yüzü bandajlarla kaplı, siyah gözlükler takmış gizemli bir adam, İngiltere'nin küçük bir köyündeki bir hana yerleşir. Aslında bu kişi görünmez olmanın formülünü bulmuş ve kendi üzerinde denemiş bir bilim insanıdır. Ancak o artık Görünmez Adam'dır zira ilacın etkisi geri çevrilememektedir. Esrarlı adam kaldığı han odasında gizlice deneyler yaparak bir çözüm arar. Ne var ki onu görünmez yapan ilaç aynı zamanda kurbanını yavaş yavaş delirtmektedir de. Bu durum Görünmez Adam'a korkunç suçlar işletecektir.

Filmde Bodega sahiline saldıran farklı türlerden kuşların yol açtığı dehşet konu ediliyor. San Francisco’da bir evcil hayvan dükkanında başlayan ve bir aşk üçgeniyle ilerleyen film, bir doğumgünü esnasında kuşların saldırıya geçmesiyle devam eder. Yönetmen Alfred Hitchcock Kuzey Kalifoniya’da tatil yaparken gazetede gördüğü bir haberden oldukça etkilenir. Haberde kıyı evlerine doğru saldırıya geçen deniz kuşlarından bahsedilmektedir. Bu olay ile Daphne du Maurier’in kısa bir öyküsü yönetmenin kafasında birleşince, Kuşlar filminin temelleri de atılmış olur.

Tuhaf bir sis bulutuna maruz kalan Scott Carey küçülmeye başlar. Kafası karışık doktorlarla ve de durumdan hiç hoşlanmayan kedisiyle yaşadığı enteresan maceralar sonucunda kendisini yanlışlıkla evinin bodrumuna kilitlenmiş halde bulur. Bundan sonra yaşamı, bir hayatta kalma savaşına dönüşür. Boyunun yarattığı engellere karşı tek silahı, kıvrak zekasıdır.

İki köylüyü öldürdükten sonra ormanda dolaşan canavar, yakalanıp hapse atılır. Zincirlerini kırarak kaçar ve kör bir keşişle (O.P. Heggie) karşılaşır. Keşiş, keman çalarak canavarı sakinleştirir ve konuşmayı öğretir. Ancak iki avcının keşişin kulübesine gelmesiyle canavar mezarlığa kaçar. Burada, eksantrik bilim insanı Dr. Pretorius (Ernest Thesiger) ile karşılaşır. Pretorius, canavara bir eş yaratmak için Dr. Henry Frankenstein'ı (Colin Clive) ikna etmeye çalışır. Frankenstein başta reddetse de, canavarın eşi Elizabeth'i (Valerie Hobson) kaçırmasıyla fikrini değiştirir. Yaratılan eş (Elsa Lanchester), kabarık saçlı grotesk bir güzelliktir, ancak canavarı görünce çığlık atarak reddeder. Canavar, laboratuvarı yok ederek kendini, eşini ve Pretorius'u öldürürken, Frankenstein'ların kaçmasına izin verir. Elsa Lanchester, hem canavarın eşini hem de romanın yazarı Mary Shelley'yi canlandırıyor.

Michael Powell'in kariyerini mahveden kötü şöhretli filmi Peeping Tom'da (Röntgenci), kameranın saldırgan bir obje olarak kullanımı filme rahatsız edici bir hava katmıştır. Mark Lewis (Carl Boehm) isimli bir genç, kendisini kadınlara belgesel yönetmeni olarak tanıtır. Ancak kamerasının içinde, filme aldığı kişiyi öldürmek için kullandığı sivri uçlu bir metal vardır. Bu durumu, filmin başında kameranın vizöründen görerek tanık olduğumuz sinir bozucu cinayet kaydıyla öğreniriz.

Mimar Walter Craig, şehrin dışında bir çiftlikte verilmekte olan bir partiye davetlidir. Çiftliğe vardığında daha önce bu eve geldiği hissine kapılır. Dahası partiye katılan insanların hepsine de kendisine tanıdık gözükmektedirler fakat hiçbiri Walter’la daha önce karşılaşmamıştır. Daha sonra Walter hepsine, onlarla daha önce tanıştığını ve sürekli tekrarlanan bir rüyanın içinde olduğunu söyler. Ona göre güzel ve sakin bir biçimde başlayan bu rüya, bir noktadan sonra korkutucu bir hal almaya ve içinde çıkamadığı bir kabus haline dönüşmektedir.

Baron Victor Frankenstein hayatın gizemini keşfetti ve kendini insanın kanını donduracak olaylar zincirinin akışına bıraktı; Korkunç suratlı lanetlenmiş bir yaratık ve öldürmeye karşı bir eğilim. Christopher Lee, Frankenstein'ın Laneti"nin "herşeyi başlatan film" olduğunu söyledi. İngilterenin Hammer stüdyolarından çıkan bu heyecan verici klasik film, Lee ve Peter Cushing'in (Victor) birlikte oynadığı bir dizi korku hiti başlattı.

Bir benzin istasyonu görevlisi olan Sam, ormanda cani eski erkek arkadaşından kaçan Emily'den yanlışlıkla bir çağrı alır. Kaçmaya çalışırken gözlüğünü kaybeden Emily, hayatta kalmak için Sam'in görme yeteneğine güvenmek zorundadır.

Set in 1990, a lonely bachelor named David searches for an escape from the day-to-day drudgery of caring for his aging mother. While seeking a partner through a video dating service, he discovers a strange VHS tape called Rent-A-Pal. Hosted by the charming and charismatic Andy, the tape offers him much-needed company, compassion, and friendship. But Andy's friendship comes at a cost, and David desperately struggles to afford the price of admission.

May asla uyum sağlayamamıştır ve büyüme çağında korsan bantı ile kapatılmış tembel gözü ise işleri kolaylaştırmamıştır. Yetişkin biri olduğunda bile tek arkadaşı annesi tarafından hediye olan bir bebektir... Ta ki Adam'ı görene kadar. Onun güzelliğinin özellikle de ellerinin güzelliğinin büyüsüne kapılır ve hayatında ilk kez bir ilişki kurmaya çalışır. Ancak çok geçmeden insanların yüzde yüz mükemmel olmadıklarını anlar... yalnızca bazı uzuvları mükemmeldir!

At a secluded summer camp, timid and introverted 12-year-old Morgan is thrust into a waking nightmare when a once-fabled campfire tale becomes real. As a mysterious figure descends upon the camp, Morgan and his newfound friends must embark on a treacherous journey and uncover a sinister reality buried beneath the surface.

A bachelor party becomes a savage fight for survival when the groomsmen unwittingly unleash a fabled predator upon the festivities.



Nosferatu 1922 yılında Almanya'da çekilen Alman Dışavurumculuğu akımının başyapıtlarından ve korku sinemasının sayılı klasiklerindendir. F. W. Murnau'nun yönettiği filmde Max Schreck, vampir Kont Orlok rolündedir. Filmin orjinal Almanca adı Nosferatu, eine Symphonie des Grauens yani Nosferatu, Bir Dehşet Senfonisi'dir. Film, 1921 yılı ile 1922 yılı arasında çekilmiştir. Bram Stoker'ın Drakula romanının uyarlamasıdır ve telif ödenmeden yapıldığı için yayından kaldırılmıştır. Nosferatu filminde, Bram Stoker'ın filminden farklı olarak vampir Kont Orlok'tur. Bram Stoker'ın Drakula'sında ise vampir kontun adı Drakula'dır. Thomas Hutter, Almanya'nın Bremen'e bağlı Wisburg adlı küçük bir kasabasında, karısı Ellen ile birlikte yaşamaktadır. Transilvanya'da yaşayan Kont Orlok'tan bir mektup gelir. Bazı sembollerle dolu bu mektubu, Renfield adlı kişi Hutter için okur. Hutter, zengin Kont Orlok ile emlak anlaşması yapmak için Transilvanya'ya gidecektir.

Kaliforniya'nın küçük bir yerleşimi olan Santa Mira'nın sakinleri, bir süredir yakınlarının tuhaf davranışlar göstermesinden şikayetçidir. Doktor Miles Bennell olayı soğukkanlılıkla araştırmaya başlar. Mantıklı bir adam olan doktorun ilk başlardaki kuşkucu tavırları, kaçınılmaz gerçeğe yaklaştıkça yerini panik ve dehşete bırakır. Zira tüm işaretler, uzak bir gezegenden gelen bitkisel bir takım istilacıların, insanların vücutlarını yok ederek onların yerini almaya başladığını göstermektedir. Santa Miralıların çoğu uykudayken, uzaylı taklitleriyle değiştirilmektedirler. Üstelik artık uzaylılar çoğunlukta olduklarından, kimin gerçek kimin taklit olduğunu anlamanın mümkün olmadığı bir kaos başlamıştır. İnsanlık için hiç umut yoktur...

Roman yazarı Ohm Bauman, anne ve babasının küllerini savurmak için ücra bir otele çekildiğinde, balayı süitine dadanan bir cadı hakkındaki hikayelerin etkisine girer. Rahatsız edici görüntüler ve şok edici bir kayboluş, onu geçmişinin karanlık köşeleriyle yüzleşmeye zorlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.









0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir