
Anne Baxter
Tacey Cromwell

The "one desire" of ex-gambler Clint Saunders and bar woman Tacey Cromwell is to escape their shady former lives and settle down to respectability. With Clint's younger brother and an orphaned girl in tow, the couple moves to a Colorado mining town where their love is tested by Judith Watrous, daughter of the town banker, who has her sights on Clint.

Anne Baxter
Tacey Cromwell

Rock Hudson
Clint Saunders

Julie Adams
Judith Watrous

Carl Benton Reid
Senator Kenneth A. Watrous

Natalie Wood
Seely Dowder

William Hopper
'Mac' MacBain

Betty Garde
Mrs. O'Dell
Barry Curtis
Nugget Saunders

Adrienne Marden
Marjorie Huggins
Fay Morley
Flo

Vici Raaf
Kate
Lynn Millan
Bea

Smoki Whitfield
Sam

Howard Wright
Judge Congin

Edward Earle
Mr. Hathaway

Köklü ve zengin bir aileden gelen Oliver Barrett IV,aile geleneğini devam ettirerek kendisinden öncekiler gibi Harvard Üniversitesinde hukuk okumaktadır.Bir gün Radcliffe Kolejinde müzik öğrencisi olan işçi sınıfından Jennifer Cavalleri 'ye aşık olur.Çift evlenmeye karar verir,ancak Oliver'in babası Oliver Barrett III bu evliliğe onay vermez ve oğlunun harçlığını keser ayrıca onu mirasından da mahrum edeceğini söyler.Oliver'ın babasının maddi desteği olmadan Harvard'a devam etmesi çok zordur.Hayata sıfırdan başlamak zorunda kalan yeni evli çift Oliver'in okul masraflarını karşılamak için farklı işlerde çalışmaya başlarlar.Bu arada çocuk istedikleri halde gebe kalamayan Jennifer'in yapılan tetkikler sonucunda lösemi hastası olduğu anlaşılır.

Dawson ve Amanda lisede birbirlerine aşık olan ancak yolları ayrıldıktan sonra bir daha görüşmeyen iki eski aşıktır. Lise bitmiş ve aradan 20 yıl geçmiştir. Şimdi en sevdikleri arkadaşlarından birini kaybetmişler, cenaze töreni için birlikte büyüdükleri kasabaya geri dönmüşlerdir. Yıllar sonra yaşanan bu büyük buluşma, bu süreçte akıllarından çıkaramadıkları büyük aşklarını yeniden alevlendirmeye yeter. Ne var ki 20 yıl önce yakalarını bırakmayan, ayrılmalarına neden olan güçlerin bugün çok daha büyük tehlikeler yarattığı gerçeğiyle karşılaşırlar.

Bridger is a young outsider who's always wanted more. He and his mother flee an abusive home, eventually finding a small town in the middle of nowhere. Once there, Bridger finds true acceptance with another misfit.

18 yaşındaki Noah, bir süre önce varlıklı İngiliz iş adamı William'a âşık olan annesiyle birlikte Amerika'dan Londra'ya taşınır. Noah, William'ın serseri oğlu Nick'le tanışır ve çok geçmeden onunla arasında kaçınılmaz bir çekim olduğunu fark eder. Noah yazı yeni hayatına uyum sağlamaya çalışarak geçirirken trajik geçmişi ilk kez âşık olduğu günlerde peşini bırakmayacaktır.

Sır: Hayal Etmekten Korkma merkezine, üç çocuğunu tek başına ve çok çalışarak büyütmeye çalışan Miranda Wells'i ve ailesini alıyor. Güçlü bir fırtına hayatına yıkıcı bir meydan okuma ve gizemli bir adam, Bray Johnson'u getiriyor. Kısa bir süre sonra Bray'in varlığı ailenin ruhunu yeniden canlandırıyor ancak kendisinin taşıdığı bilmedikleri bir sır vardır ve bu sır her şeyi değiştirebilir.

Yazar olma basamaklarını tırmanan Nick Carraway 1920'lerde eğlence hayatının gözdesi konumuna yükselen New York'a gelir. Kendi Amerikan rüyasının peşindeyken tesadüfen milyoner Jay Gatsby ve onun çevresiyle yolları kesişir. Carraway'nin alkolün su gibi aktığı, göz kamaştırıcı partilerle tanışması fazla zaman almaz. Öte yandan bu büyülü Amerikan rüyasının çöküşü de yaklaşmaktadır. Dışarıdan görkemli görünen bu hayatın örtbas etmeye çalıştığı gerçekler su yüzüne çıkacaktır...

1800'lü yılların klasiği olarak anılan aynı isimli romandan uyarlanan film daha önceki uyarlamalara kıyasla ziyadesiyle beğeni toplamıştır. Pip son derece yumuşak kalpli ve iyi huylu biridir. Aynı zamanda saf bir yanı da vardır. Kız kardeşi ise bir hayli aksidir. Pip, kız kardeşi ve onun demircilik yapan kocası ile birlikte yaşamaktadır. Bir gün kilisenin mezarlığında iki kaçak kürek mahkumu ile burun buruna gelir. Mahkumlara evden yiyecek ve zincirlerinden kurtulabilmeleri için alet temin eder, ancak mahkumlar tekrar yakalanırlar. İki mahkumdan vicdanlı olanı evden kaybolan yiyeceği kendisinin çaldığını söyleyerek suçu üstlenir ve Pip’i suçlanmaktan kurtarır. Artık Pip ile aralarında bir bağ kurulmuştur. Bu davranış onları sevginin anlam kazandığı bir noktaya taşıyacaktır.

Enerjik tıp öğrencisi Gabby Holland’ın, kadınların karşı koyamadığı Travis Shaw’a komşu olması, ikiliyi asla hayal edemeyecekleri romantik bir yolculuğa sürükler. Travis, oldum olası bir kadınla ciddi bir ilişki yaşamanın rahat yaşam tarzını kısıtlayacağına inanmaktadır. Gabby ise uzun soluklu bir ilişki yaşamakta olduğu erkek arkadaşıyla hayatını birleştirmek üzeredir. Ta ki karşı koyulmaz bir arzu, aykırı çiftin itinayla planlanmış hayatlarını alt üst edene kadar… Fırtınalı bir flört evresinin ardından Gabby ve Travis evlenip, el ele yürüyen ve her kararı birlikte alan bir aile kurar, bir gün içlerinden biri hayatlarının en önemli seçimini tek başına yapmak zorunda kalana kadar…

Sosyetik bilinçli Bayan Bennet (Mary Boland), kocasının (Edmund Gwenn) isteksiz yardımıyla, beş kızına, uygun ve zengin birer koca arayışına girişir. Bayan Bennet'in inatçı kızı Elizabeth (Garson) zengin ve yakışıklı, ama bir o kadar da alaycı ve kaba Bay Darcy'e (Olivier) aşık olunca, başından beri zor olan planlar daha da zorlaşır. Ancak bu zeka, görgü ve aşk dolu hikayede Elizabeth, Bay Darcy'nin kalbini sadece kendi koşullarıyla kazanacaktır. İlk başta kendisine gösterdiği ilgisizliğin intikamını tatlı bir şekilde aldıktan sonra.

Genç bir tıp öğrencisi olan Shaw, asi bir dövme sanatçısı olan Rule’a, onu gördüğü ilk andan beri aşıktır. Ancak Rule, Shaw’ı hiç o gözle görmemiştir. İtiraflarla dolup taşan unutulmaz bir gece, aralarındaki ilişkiyi sorgulamalarına yol açar: Bu iki zıt karakter büyük bir aşk mı yaratacaklar, yoksa birbirlerinin hayatını zindana mı çevirecekler?

10 yaşındaki Cathy ve 16 yaşındaki ağabeyi Hindley’in babaları uğultulu tepelere 12 yaşında kimsesiz bir çocuk alır. Bu çocuk onların hayatını sonuna kadar değiştirecektir. Bu çocuk onlara tanrının bir lütfudur. Ancak baba Earnshaw öldüğünde Hindley onu evden kovar. Ama Cathy ve Heatcliff çok iyi dosttur. Kaderlerini kendileri belirleyeceklerdir ve kuşaklar boyu sürecek bir intikam planı yapacaklardır. Tutku, takıntı ve her insanı yok eden bir aşk hikayesi…

New York Times’ın en çok satan yazarlarından Katherine Center’in romanından uyarlama. Libby (Leslie Bibb), kocasının ani ölümünden sonra, her şeyi aşırı eleştiren annesinin yanına taşınır. Hiç beklenmedik bir anda, uzun süre ayrı kaldığı için yabancılaştığı teyzesi Jean, Libby için bir çıkış planı önerir: Jean’ın Texas Hill Country’deki çiftliğinde bir iş ve yaşaması için bir yer. Düşünüp vazgeçmeye zaman bırakmamak için, Libby hemen minivanı toplar, çocukları alır ve yola koyulur. Jean Teyze’nin çiftliğindeki hayat beklediğinden daha gizemli ve heyecanlı hale gelir. Özellikle de aksi çiftlik müdürü James’le (Josh Duhamel) tanıştıktan sonra. Libby, aslında sadece bir çılgın anneyi diğer bir çılgın anneyle takas etmiş olmayabileceğinin farkına varır. Belki de aslında kendisi ve küçük ailesini tekrar hayata döndüreceği yeri bulmuştur.

Zalim ablası tarafından büyütülen zavallı yetim Pip, Magwitch isimli bir mahkumla mezarlıkta yaşadığı korkunç deneyimden sonra ve tuhaf Bayan Havisham’la güzel ama çıkarcı yeğeni Estella’ya yaptıkları utanç verici ziyaretler yüzünden büyük umutları olması mümkün olan bir çocuk değildir. Estella isimsiz bir hayırsever tarafından servete kavuşturulana dek Pip’e işkence etmiştir. Unutulamaz karakterle dolu Büyük Umutlar entrika, aşk ve paranın satın alamayacağı mutluluğa dair bir hikaye. John Irving’e göre, Büyük Umutlar İngiliz dilinde yazılmış bir roman için, konusu fazla mükemmel kurgulanmış bir eserdir. J. Hillis Miller ise Büyük Umutlar’ın Dickens’ın dünyayı algılama şeklinin en kapsamlı ve en yoğun örneği olduğunu ve Pip’in örnek bir Dickens kahramanı olabileceğini belirtmiştir...

Karısını öldüren bir otomobil kazasında kör olan bir romancı, suçlanan iş adamının ihmal edilmiş eşiyle ilişkisi üzerine hayat ve yazı tutkusunu yeniden keşfeder.

Babalarının ölümünün ardından aile servetinden mahrum kalan Elinor ve Marianne Dashwood, anneleri ve küçük kız kardeşleriyle birlikte daha mütevazı bir yaşam sürmek üzere taşraya yerleşir. Birbirinden farklı karakterlere sahip iki kardeş, yeni çevrelerinde aşk ve evlilik konusunda zorlu seçimlerle karşı karşıya kalır. Duygularını kontrol altında tutmaya çalışan Elinor ile kalbinin sesini dinleyen Marianne, yaşadıkları hayal kırıklıkları ve karşılaştıkları toplumsal baskılar arasında mutluluğu bulmaya çalışır.

17 yaşındaki Isabella, babası Charlie ile birlikte yaşamak üzere küçük bir kasaba olan Forks'a taşınır. Burada 108 yaşında bir vampir olup 17 yaşında görünen sınıf arkadaşı Edward ile tanışır. Edward'ın romantizmden uzak durmaya çalışmasına rağmen birbirlerine aşık olurlar. Kasabaya üç göçebe vampir geldiğinde Edward'ın ailesi, hayatı tehlikeye giren Isaella'yı kurtarmak için çalışırlar.

Northanger Abbey ise catherine adlı genç kızımızın etrafında dönüyor. On çocuklu geniş bir ailenin üyesi olan caty kendisini fazlaca romanlara kaptırmış bir karakter. Zengin tanıdıkları sayesinde Bath ‘e gider ve orda yeni insanlarla tanışır. Arkadaşlıklar kurar ,aşk ı bulur ama çoğu zamanda kim iyi kim kötü anlamadığımız içimizdeki şüpheden kurtulamadığımızı caty’ in gözü ile veren sıradan bir romantik film.

Anneleri ölümcül bir ciğer hastalığına yakalanan iki kardeşten büyük olanı bir bakım evine, diğeri ise (ingemar) dayısının bir başka kentteki evine gönderilir. Ağabeyi, hastalıklarla boğuşan annesi ve çok sevdiği Sickan ile birlikte yaşamaktadır. Ağabeyi sürekli olarak onu hakir görmekte ve onunla eğlenmektedir. Ingemar da onunla pek anlaşamamaktadır. Yaz tatili esnasında annesinin yalnız kalmasının daha iyi olacağı düşünüldüğünden dayısının yanına yollanır. Ingemar içinde bulunduğu yepyeni ve taptaze ortamda kendi hayatının dönüşümünü seyretmeye başlayacaktır. Yaz biterken ise artık anlatacağı çok şeyi olacaktır.

400 yıllık zaman dilimini hiç yaşlanmadan, iki farklı cinsiyette yaşayan İngiliz aristokrat Orlandonun öyküsü. Sally Potterın cinsel kimliği sorguladığı filmde, Kraliçe Elizabethin haznedarı bir erkek olarak hayata başlayan Orlando, inişli çıkışlı, arayışlar içerindeki yolculuğunun ortasında mucizevi bir şekilde bir kadına dönüşüyor. Virginia Woolfun romanından uyarlanan, fantastik öğelerle bezenmiş, keskin mizah ve çarpıcı imgelerle yüklü bir macera

Octave dünyanın hâkimidir; Octave reklâm metni yazarlığı yapmaktadır. Yarın ne isteyeceğinize bugün o karar verir. Onun için, "insan bir üründür, tıpkı diğer ürünler gibi". Octave dünyanın en büyük reklâm ajansında çalışmaktadır: Ross & Witchcraft, nam-ı diğer "La Ross". Paraya para demez, etrafı kızlarla çevrilidir ve kokainin hasını kullanır. Yine de içi rahat değildir... * * İki olay Octave’ın hayatını altüst edecektir. Ajansın en güzel kızı olan Sophie ile yaşadığı aşk ve reklâm filmi satmak için gittiği süt ürünleri devi Madone şirketindeki bir toplantı. Yetenekli Octave, aklını oynatır ve bu büyük reklâm kampanyasını sabote ederek kendisini yaratmış olan sisteme isyan etmeye karar verir. * * Octave, ajans patronlarının pazarlık ettiği Paris, antidepresan etkisi altında reklâm filminin çekildiği Miami, Saint-Germain-des-Pres ve Orta Amerika’nın bilinmeyen bir adası arasında altın kafesinden kurtulmayı başarabilecek midir?
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir