
Jean-Pierre Darroussin
Gabriel Lecouvreur, 'le Poulpe'

Gabriel, dit Le Poulpe (The Octopus) is a laid-back private investigator who works on cases for his own pleasure. He is drawn to the fictional Loire Valley port of Angerneau, with his lover Clotilde who has been summoned by the police concerning the defacement of a deceased relative's grave. Since Angernau is her home town, she wants to leave it as soon as possible to avoid old acquaintances, but Gabriel stumbles on intriguing events concerning the cargo of a ship in port.

Jean-Pierre Darroussin
Gabriel Lecouvreur, 'le Poulpe'

Clotilde Courau
Cheryl

Julien Rassam
Transvestite

Stéphane Boucher
Taxi driver

Julie Delarme
Sandra
Aristide Demonico
Pedro

James Faulkner
Thomas
Céline Cailleau
Chéryl's friend

Jean-François Gallotte
Bar boss 1

Nicolas Jouhet
Jaguar driver

François Levantal
Assailant on the train

Bruno Lochet
Policeman
Martine Logier
Marie-Jeanne Desanges

Philippe Nahon
Bar boss 2

Milo, sınırda yaşayan bir tetikçidir. Bir iş üzerinde çalışıyorken kafasının içine giren bir şey kontratındaki taahhüdü yerine getirmesine engel olunca Milo, işverenlerinin gazabından kurtulmak için kenti terk etmek zorunda kalır. Lastik eldivenlere takıntısı olan acımasız bir meslektaşı tarafından takip edilen Milo’nun yolu, Galler’deki bir köye düşer ve kahramanımız burada köyün halkı tarafından fırıncı sanılır. Milo’nun düşmanlarından gizlenmesini mümkün kılan yanlış anlaşılmayı sürdürmesi için gerçekten fırıncılık yapması gerekmektedir ve Milo fırının başına geçmesiyle beraber yeni işinin başına gelen en güzel şey olduğunu fark eder. Fırının başındayken tüm kaygılarından arınmaktadır. Fırıncılık, Milo için bir terapiden farksızdır.

Jules Winnfield ve Vincent Vega, mafya babası patronları Marsellus Wallace’tan çalınan bir çantayı geri almaya giden iki profesyonel tetikçidir. Wallace aynı zamanda Vincent’a, kendisi birkaç gün sonra şehir dışındayken karısını dışarı çıkarmasını söyler. Butch Coolidge, bir sonraki maçını kaybetmesi için Wallace’tan para alan yaşlı bir boksördür. Honey Bunny ve Pumpkin, yer değişikliğine ihtiyaçları olduğuna karar veren soyguncu bir çifttir. Görünüşte birbirleriyle alakası olmayan bu insanların hayatları, hem heyecanlı hem de eğlendirici bir sinema filmi macerasında nefes kesici bir şekilde birleşecektir.


Marv, aşık olduğu kadınla ilk kez bir geceyi beraber geçirdikten sonra ne yazık ki ertesi sabah onun, yanı başında öldüğünü görür. Ancak konumları gereğince söz konusu cinayetin esas zanlısı pozisyonuna düşen Marv, polis tarafından aranırken kendisi de esas katilin peşine düşmüştür. Bir yandan kaçıp diğer yandan kovalarken yeterince zor bir işin içine girmiştir bile.

14 milyon dolarlık bir kontrat yüzünden herkes John Wick’in peşine takılmıştır. Her türlü hizmeti alması yasaklanır, diğer bütün üyelerle iletişimi kesilir. Continental Hotel’in yöneticisi Winston Scott O’na kaçıp kaybolması için bir saat zaman verir. John, New York’tan çıkmak ve hayatta kalmak için hizmet sektörünü kullanacak, bunları yaparken de dövüşerek ve öldürerek kendini aklama yoluna devam edecektir.

When John Doe is convicted of being a vigilante serial killer, a vigilante group named 'Speak for the Dead' emerges in support of John's cause—elevating the debate about justice versus vengeance.

After killing her husband, Peggy Gravel and her murderous maid Grizelda wind up in the crazy town of Mortville, where Queen Carlotta presides over a sleazy collection of misfits.

Fay Forrester (Joanne Whalley Kilmer) ve erkek arkadaşı Vince Nevada'da bir soygun gerçekleştirip bir çeteye ait paraları çalarlar, bu arada Vince parayı vermek istemeyen adamı öldürür. Ancak yolda İkili birbirine düşer ve sevgilisini atlatan Fay paraları da alarak Vegas'a gider. Bu kentte özel dedektiflik yapan Jack Andrews (Val Kilmer) ise aldığı borçlar yüzünden tehdit edilmekte ve zor günler geçirmektedir, Fay bir gazete ilanında Jack'in reklamını görür ve ertesi gün bürosuna gider. Güzel kadın Jack'e farklı bir hikaye anlatarak sevgilisiyle arasının açıldığını ve onun kendisini öldürmek istediğini söyler. Jack'ten kendisini ölmüş gibi gösteren bir belge ve yeni bir kimlik ayarlamasını ister, teklif yasadışı ve çok riskli olmasına rağmen kadının bunun karşılığında önerdiği para çok caziptir. Geçmişte çok acılar yaşamış ve halende türlü sorunlarla boğuşan Jack işi kabul ettiğinde sonu karanlık ve tehlikeli olan bir yol ayrımına da girmiş olacaktır...

Yıllardan beri yaptıkları uyuşturucu ticareti, genç kızları kaçırıp hamile bırakıp çocuklarını eşcinsel çiftlere satmaları ve porno sektöründe bir marka olma yolunda ilerlemeleri nedeniyle bu sıfatı hak ettiklerini düşünen Connie ve Raymond Marble çifti, Divine’a dışkı yollayıp karavanını ateşe verince iki taraf arasındaki savaş başlamış olur. Bundan sonrası ise birbirlerine üstün olduklarını kanıtlamak için yapacakları akla hayale gelmeyecek iğrençlikler silsilesidir.

2012 Londra Olimpiyatları öncesinde geçen film, ailesinin sevgisini ve güvenini geri kazanmaya çalışan eski bir mahkum olan Liam'ı takip ediyor. Politika, finans ve polis teşkilatında üst düzey bağlantıları olan Clifford Cullen tarafından yönetilen yerel bir suç örgütünün elindeki her şeyi kaybetti. Liam'ın kurtuluş dürtüsü, onu bir komplo, suç ve yolsuzluk ağına yakalandığını görüyor.

Chip'in problemi güzel kadınlara hayır diyememesi. Bu zayıflık kız arkadaşının 68.000 doları çalmasına yardım etmeyi kabul ettiğinde onu bir baş belası haline getiriyor.

Pauline has her own way of doing road safety: as a trainer in a point recovery center during the day, she becomes a serial killer of drivers at night.

Mike Fallon (Scott Adkins) alanında bir numaralı bir kiralık katildir en önemli özelliği öldürdüğü insanları normal ölmüş gibi göstermektir. Yani öldürdüğü kimi kurbanı trafik kazası geçirmiş kimisi balkondan düşmüş kimisi intihar etmiş gibi göstermektir. Mike ; bu işi yaparken kız arkadaşı ölünce durumdan oldukça fazla şüphe duyacak ve bir şekilde düşmanları tarafından öldürüldüğünü düşünerek karşısına bir orduyu alacak şekilde savaş çıkartacaktır.

Marty, yazmakta olduğu Yedi Psikopat isimli kitabını bitirmek isteyen bir yazardır. Billy, Marty için akla gelebilecek her şeyi yapabilecek yakın bir arkadaştır. Billy ve Hans’ın çaldığı köpeğin sahibi, psikopat bir katil olan Charlie ise, ne yapacağı tahmin edilemeyen saldırgan özellikleri olan bir adamdır. Marty, yazmakta olduğu kitabını bitirebilmek için yaşanan bu olaylardan gerekli ilhamı alacaktır. Fakat kariyeri için gerekli ilhamı alıp, hayatta kalabilecek midir?

Akıl hastanesinden kaçmış olan Christina (Cloris Leachman) peşine düşen kötü adamlardan kaçarken yolda Mike Hammer'a otostop çeker. Daha doğrusu resmen arabanın önüne kendini atar. Hammer (Ralph Meeker) başına geleceklerden habersiz Christina'yı arabasına alır ve Los Angeles'a gitmeye başlar. Kadının büyük bir sır sakladığı her halinden bellidir. Hammer her şeye karşın gideceği yere kadar kadını bırakıp, olası bir belanın içine girmek istememektedir. Ancak kötü adamlar hem Hammer'ı hem de kadını yolun ortasında yakalar ve kadını öldürürler. Aslında Hammer'ı da arabasıyla uçuruma iterler ama Hammer mucizevi şekilde kurtulur ve olayların içine girer. Aslında her şey gizemli, kapalı bir kutunun etrafında dönmektedir... Kiss Me Deadly öncelikle noir tanımına birebir uyan çok sağlam bir film. Özellikle açılış sahnesi mükemmel. Jeneriklerin ters bir şekilde akışı ve arka planda kadının nefesleri daha en baştan izleyiciyi huzursuz ediyor...

Başarılı tetikçi Joe Flood (Dave Bautista) ölümcül bir hastalığa yakalanınca işleri kendince çözmeye karar verir ve kendisine suikast yapılması talebinde bulunur. Ancak tuttuğu tetikçiler aynı zamanda eski kız arkadaşını da (Sofia Boutella) hedef alınca, çok geç olmadan suikastçı meslektaşlarından oluşan bir orduyu savuşturmak ve hayatının aşkını geri kazanmak zorunda kalır.

Oyun tutkunu olan ve bu alışkanlığı nedeniyle belalı bir bahisçiye borçlanan taksi şoförü Stretch, borçlarını ödeyebilmek için bir milyarderden gelen oldukça tuhaf bir görevi kabul eder ve böylece hayatının en tuhaf gecelerinden birini yaşamaya başlar.

Alman yönetmen Uwe Boll'un, Amerikan hükümetinin kriminal yapısına karşı insanlığı uyandırmak amacıyla, siyasi bir platform olarak kullanmak için, para yerine, bir TV istasyonunu ve içindekileri rehin alan bir adamın hikayesini anlattığı, Rampage serisinin devam filmi.

Anthony Lowe (Van Damme) çalıştığı birimde çok da sevilmeyen bir polistir. Düzenlediği basın operasyonu başarısızlıkla sonuçlanır. Hem tüm New Orleans'ı haraca kesen Callaghan (Stephen Rea) ellerinden kaçmıştır hem de iki polis memuru hunharca öldürülmüştür. Lowe, öç almaya and içer. Callaghan ile geçmişten kalan bir hesapları da vardır. Lowe, bir yandan mafyayla boğuşurken diğer yandan da sorunlu evliliğini kurtarmaya çalışmaktadır. Eşi Valerie (Selina Giles) hamiledir. Ama çocuk başkasındandır. Mafyanın acıması yoktur. New Orleans sokakları daha önce hiç tanık olmadığı bir kan gölüne dönüşecektir

Karayipler'e yaptıkları bir gezi yapan bir çiftin hayatları beklenmedik bir şekilde kabusa dönüşür. Talihsiz kadın, kocasının bir anda ortadan kaybolmasıyla dehşete kapılır. Kocası, kimliğini bilmediği kişiler tarafından kaçırılmış ve kaçıranlar yüklü bir miktarda para ödemedikleri takdirde kocasını bırakmayacaklarını söylemişlerdir. Bunlara kendisinin sebep olduğunu düşünen kadın, ağır bir suçluluk duygusuna kapılır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir