
Lillian Gish
Eldest Sister

The physician's death orphans his two adolescent daughters. Their older brother is able to convert some of the doctor's small estate to cash. But it is late in the day, and with the banks closed he stores the money in his father's household safe. The slatternly housekeeper, aware of the money, enlists a criminal acquaintance to crack the safe. She attempts to get into the adjacent room where the sisters tremble in fear, but finds that the door is locked. The drunken housekeeper menaces them by brandishing a gun through a hole in the wall.

Son Adam 1924 Almanya yapımı siyah beyaz dramatik filmdir. Özgün adı Der Letzte Mann olan bu sessiz film ABD'de The Last Laugh (Son Gülüş) adıyla gösterime sunulmuştu.Senaryosunu Carl Mayer'in yazdığı filmi sessiz Alman sinemasının yaratıcı sinemacısı F.W. Murnau yönetmiş, başrolünde ise Emil Jannings oynamıştı. Çoklarına göre Murnau'nun başyapıtı sayılan bu film çevrildiği yıl o zamana kadar yapılmış en iyi film olarak değerlendirilmişti. Filmin görüntülerini dönemin en önemli görüntü yönetmenlerinden Karl Freund çekmiştir. Freund kamerayı o denli devrimci ve kıvrak bir üslupla kullanmıştı ki, Carl Mayer senaryoyu yeni kamera hareketlerine göre yeniden yazmak zorunda kalmıştı.

Lincoln Uluslararası Havaalanı, şiddetli kar fırtınası altında mücadele ederken iki kriz birden patlak verir. Uçuş operasyon müdürü Mel Bakersfeld, havaalanını çalışır halde tutmaya çalışırken özel hayatındaki sorunlarla boğuşmaktadır. Aynı anda, Trans Global Airlines'ın bir uçağında patlayan bomba, uçağın kontrolünü tehlikeye atar. Pilot Kaptan Vernon Demerest ve hostes Gwen Meighen, hasarlı uçağı indirmek için mücadele eder. Havaalanı personeli, pisti açmak ve uçağın güvenli inişini sağlamak için zamanla yarışırken, kaçak yolcu rolündeki Helen Hayes'in performansı filme komik bir dokunuş katar. Felaket anlarındaki insan direnci ve profesyonel sorumlulukların çarpışmasını konu alan film, aynı adlı romandan uyarlanmıştır ve 1970'lerin felaket filmleri modasını başlatan klasiklerdendir. Helen Hayes, filmdeki rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar'ını kazanmıştır.

Carla bir emlak bürosunda çalışan otuzlarının ortasında genç bir kadındır. Utangaç bir yapıya sahip olan Carla doğuştan sağırdır fakat bu mesleğini yapmasına ve aşk özlemiyle yanıp tutuşmasına engel değildir. Hatta özrü Carla'ya müthiş bir yetenek kazandırmıştır, dudak okuyarak insanların dediği her şeyi anlayabilmektedir. Sonunda Carla küçük çaplı bir hırsız olan Paul'e aşık olur ve onu çalıştığı şirketi soymaya ikna etmeyi başarır. İlk denemeleri başarılı geçen çift Carla'nın yeteneğini kullanarak daha büyük bir soygun planlar.

Annelerinin alkolikliğinden ve onun kötü erkek arkadaşlarından bıkan iki kız kardeş, annelerini öldürmenin planı yapmaya başlarlar.

Dr. Mabuse psikoloji konusunda üstün yeteneklerle donatılmış, hipnoz ve zihin kontrolü alanlarındaki güçleri sayesinde ise suç dünyasında aktif olarak boy gösteren kişilerden birine dönüşmüştür. Geceleri Berlin'in yeraltı kumar dünyasına adım atan Dr. Mabuse bu yeteneklerini buralarda kullanmaktadır. Suçlulardan topladığı örgütü ise Spoerri isimli bir kokain bağımlısı, tetikçisi ve şoförü Georg, Hawasch, Fine ve kendisine aşık olan Cara Carozza isimli dansçıdan oluşmaktadır. Dr. Mabuse planlarını uygulamaya geçtikleri son işlerini tamamlamaya çalışırken peşine Dedektif Wenk takılacaktır... Usta yönetmen Fritz Lang'ın yönetmenliğini yaptığı film, Doktor Mabuse karakterinin başrolde yer aldığı Dr. Mabuse serisinin ilk filmi.

Unhappily married Richard Mason concocts a meticulous scheme to kill his shrewish wife so that he'll be free to marry her sister.

Tom and Mae Garvey are a Tennessee farming couple battling violent floods to save their land. In addition to natural disasters, the Garveys fight to stop a selfish land developer and a local corporation from foreclosing on their farm. While Mae stays at home to care for their children and tend to the crops, Tom finds work as a scab at a steel mill to preserve his family's property.

Sinema tarihinin ilk 10 filminden biri... Dünya sinemasının başyapıtları arasında, tüm zamanların en önemli filmi olan Potemkin Zırhlısı; 1905 devrimi yansıtan devrimci bir film olmasının yanında, büyük usta Eisenstein'ın sinema sanatında devrim yaratan bir çalışmasıdır. Potemkin Zırhlısı'nda, tarihin en baskıcı rejimlerinden Rus Çarlığına karşı halkın ayaklanması ve dayanışması yalın ama sarsıcı bir dille anlatılmaktadır. Eisenstein, Potemkin Zırhlısı'nda, sinema tarihinde bir ilki gerçekleştirdi ve filmin baş kahramanı olarak "yıldızlar" yerine, halk kitlelerini seçti. Bolşevik devrimi, sanatın tüm alanında olduğu gibi, sinema sanatında da büyük bir canlanma yarattı. Ve çeşitli sinema akımları bu dönemde özgün örneklerini sundu. Sinema ustası Dziga Vertov'un sinema kuramı ve biçemi Sinema-Göz'e karşı Einsestein, Sinema-Yumruk kuramını geliştirdi ve ilk örneğini Potemkin Zırhlısı'yla verdi..


Emekli bir gözetleme uzmanı olan Wong Tak-Chung (Jackie Chan), Makao polisi tarafından, yüksek teknoloji kullanan tehlikeli bir suç çetesini yakalamak üzere göreve çağrılır. Genç polis memuru He Qiuguo (Zhang Zifeng) ile bir araya gelen Wong; suç lideri “The Shadow” olarak tanınan Fu Longsheng (Tony Leung Ka-fai) ve çetesini adalete teslim etmek için eski taktiklerle — gözetleme, zeka, strateji — modern teknolojiyi harmanlayarak bir kedi-fare oyunu başlatır.

Hapisten yeni salıverilmiş ünlü soyguncu, Alman asıllı suç üstadı Doc Erwin Riedenschneider (Sam Jaffe) Cincinnati'ye gelerek vakit kaybetmeden yeni bir soygunun hazırlıklarına başlar. 'İçerde'yken bir mücevher şirketini soymak için kusursuz bir plan yapmıştır, ama bunun için bir ekip toplaması ve para kaynağı bulması gerekir. Para kaynağı için düzenbaz avukat Alonzo D. Emmerich'e (Louis Calhern) başvurur. Ekibin diğer elemanları ise at çiftliği alma hayalleri kuran İrlanda asıllı meteliksiz kabadayı Dix (Sterling Hayden), soygunda şoförlük yapacak olan kafe sahibi kambur Gus (James Whitmore) ve kasa açma uzmanı Louis'dir (Anthony Caruso). Bir de bu kişiler arasında ara buluculuk yapan at yarışı oynatan kumarhane sahibi Cobby (Marc Lawrence) vardır....

Savaş gazisi Albay Lee Gunner, uzun süre cephede kaldıktan sonra çocuklarıyla yeniden bağlantı kurmak için iki oğlunu amcaları Jon'la birlikte kamp gezisine çıkarır. Jon bir tuzak teline takılıp bir patlama başlattığında yolculuk ters gider ve büyük bir uyuşturucu operasyonunun ortasında şiddet yanlısı bisikletçilerden oluşan bir çeteyi alarma geçirir. Gunner'ın seçkin dövüş becerilerini öngöremeyen çete üyeleri birer birer ortadan kaldırılır. Bu sırada çocuklar yardım istemeye çalışsalar da sonunda kendilerini çetenin elebaşı Kendric Ryker'ın oğlu ve tüm örgütü hapishaneden yöneten Dobbs'un kollarına bırakırlar. Kendinden başka sığınacak kimsesi olmayan öfkeli Gunner, iki oğlunu kurtarmak için ortalığı kasıp kavurur, ta ki zirveye çıkıp Ryker'la yüzleşene kadar.

Hapisten yeni çıkmış olan yankesici hırsız Skip McCoy (R.Widmark) New York metrosunda kalabalıktan da istifade ederek gözüne kestirdiği Candy’nin (J. Peters) çantasından cüzdanını çalar. Cüzdanda erkek arkadaşı Joey’e (R. Kiley) son kez kuryelik yapan Candy’nin de bilmediği, şirketlerden şantajla para sızdırmak için gizli formüller içeren bir mikrofilm vardır. Tüm bunlardan habersiz Skip’in eline geçmiştir. Metroda Candy’i takip eden federal ajanlar, hırsızlığa şahit olmuş, mikrofilm ilgili adrese ulaşmayınca da Skip’in elinde olduğunu tüm hırsızları çalışma şekillerinden, polisten iyi tanıyan Moe Williams (T. Ritter) sayesinde anlamışlardır. Herkes Skip’in peşindedir artık.

When housewife Trina wins the lottery, her comfortable life with her dentist husband John slowly deteriorates, in part by her own increasing paranoia and partly by the machinations of villainous acquaintance Marcus.

Babasının kalıntılarını aramak için dalış yapan Jay Gardiner, dev bir ispermeçet balinası tarafından yutulur ve oksijeni tükenmeden balinadan kurtulmaya çalışır.

1929 ekonomik bunalımı; yirminci yüzyılın başından itibaren inanılmaz bir süratle kapitalistleşmeye başlayan ve adeta tepe noktasına ulaşan bir ekonominin büyük çöküşünü ifade etmektedir. Bu çöküş Amerika’nın gelişmiş serbest piyasa ekonomisine entegre olmuş tüm ülkeleri derinden etkilemiş dolaylı olarak da olsa ikinci dünya savaşına ön ayak olmuştur. Krizin yarattığı işsizlik, yoksulluk kısacası açlık muazzam boyutlara ulaşınca kanunsuz işlerde büyük bir patlama olmuştur. Özellikle kaçakçılık had sayfaya çıkmış, çıkar çatışmaları bugün gangster(yaşça büyük olanların deyimiyle gangaster) diye adlandırılan yapıyı oluşturmuştur. Haraç, kadın ticareti, alacak tahsili, kumarhane işletmeciliği gibi klasik yöntemlere ilaveten sendikacılık, içki ve silah kaçakçılığı gibi yeni yaklaşımlar ortaya çıkmış, belli bir forma bürünmüş yarı-düzenli suç şebekeleri peyda olmuştur...

Bir anne, kaybolan 3 yaşındaki oğlunu tüm çabalarına rağmen bulamaz ve zamanla ümidini kaybeder. Ancak oğlu dokuz yıl sonra, ailenin yeni taşındığı kasabada ortaya çıkar.

Dehşetin Bedeli, günümüzde kült bir film sayılmasına rağmen ilk gösterildiğinde eleştirmenler tarafından pek hoş karşılanmamıştı. Filmde, Nikaragua’daki bir petrol kuyusuyla ilgili özel bir operasyonda görev alan dört uluslararası suçlunun izini sürüyoruz. Bu tekinsiz adamlar, kontrol altına alınmayan bir yangın çıkınca, iki kamyona paylaştırılan 6 sandık nitrogliserini balta girmemiş ormanda kilometrelerce taşımak zorunda kalırlar.

When hired killer John Gant rides into Lordsburg, the town's folk become paranoid as each leading citizen has enemies capable of using the services of a professional killer for personal revenge.

Bir grup suçlu, bir mücevher deposunu soyarlar. Polis o kadar çabuk peşlerine düşer ki aralarında bir muhbir olduğundan şüphelenirler. Soygundan hemen sonrasıyla başlayan film, olayın öncesine dönüp soygunun planlanması aşamasını anlatıyor. Ünlü karakter oyuncularından oluşan kadroyu da bu bölümde tanıyoruz.Bol aksiyon, kan ve şiddet içeren, klasikleşmiş bir Tarantino yapımı...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.









0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir