
Soumitra Chatterjee
Asim

Hindistan'da, dört orta sınıf çalışanından oluşan grubumuz, bir haftalık tatil için izine ayrılır ve yola çıkarlar. Orman kampına vardıklarında başka bir grupla karşılaşır ve kadınlarla flört etmeye başlarlar.

Dul kalan çiçeği burnunda bir baba, kızını tek başına büyütmek için bilinmezlik, korku, üzüntü ve bebek bezleriyle dolu bir serüvene atılır. Gerçek bir öyküden esinlendi.

Finbar McBride, yalnız kalmak isteyen ve bunun için terkedilmiş bir tren deposuna yerleşen sorunlu bir adamdır. Fakat depoya ondan önce gelmiş olan Olivia ve Joe ile tanıştığında, aslında ihtiyacı olanın ilginç bir arkadaşlık olduğunu anlar.Olivia, 40 yaşlarında bir oyuncudur ve evliliğinin sonuna gelmiştir. Joe ise 30’lu yaşlarında bir aşçıdır. Tek derdi insanlarla sohbet etmektir, karşısındakiler istemese bile.Hayatları beklemedikleri bir anda kesişen bu 3 insanın aralarındaki ilginç iletişim, aradıkları yalnızlığı beraber paylaşabileceklerini gösterecektir.

Charlie, 20'lerinde, annesi ve üvey babasıyla birlikte yaşayan ve hayattan pek bir beklentisi olmayan bir gençtir. Üvey babası, ciddi ilişkisi olan bir kıza aşık olunca, durumlar biraz karışacaktır. Ciddi bir ilişkisi olan Amber'la tanışınca, hayatını tekrar sorgulamaya ve ona ilgi duymaya başlar.

Tom Warshaw (Duchovny), Paris'te yaşayan bir sanatçıdır. Özel yaşamı pek de istediği gibi gitmemektedir. Eşi ve on üç yaşındaki oğlu ile ilişkisini düzeltebilmek için önce geçmişi ile hesaplaşması gerekmektedir. Bunun için hayatını değiştiren olayları yaşadığı 1973 yılı New York'una doğru zihinsel bir yolculuğa çıkar. Sorunlu bir çocuk olarak yetiştiği bu dönemde en iyi dostları zihinsel engelli Pappass (Robin Williams) ve kadın hapishanesinde tutuklu olan Lady'dir (Erykah Badu). İlk hayal kırıklıklarını, ilk aşkını ve en derin dostlukları yaşadığı bu günler, Tom'un ileriki hayatında derin izler bırakacaktır. İlk gençlik yıllarına ve büyümeye dair bu zekice filmde kahkahalarınızı ve göz yaşlarınızı tutamayacaksınız.

Filmde 1951 yılında Kore Savaşı sırasında cephenin gerisinde görev yapan ve MASH ('Seyyar Ordu Cerrahi Hastanesi' anlamına gelen 'Mobile Army Surgical Hospital' kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır) adı verilen sahra hastanelerinden birinde görev yapan ve genel olarak 'kasap' olarak adlandırılan bir grup cerrah ve yardımcı personelin serüvenleri anlatılmaktadır. Bu cerrahlar ekibinin hiç biri meslekten asker değildir. Buraya sivil hastanelerden gelmişlerdir. Dolayısı ile askeri disiplin buradaki çadır hastanelerde en son görülecek şeydir. Her gün yapılan ağır ameliyatlar, kesilen uzuvlar, ölen insanlar ve savaşın diğer acıları arasında gülmeye, eğlenmeye ve gırgırlarını geçmeye vakit bulabilirler, tabii asli görevlerini hiç aksatmadan. Aslında filmde tek bir çarpışma sahnesi yer almaz, buna rağmen MASH en büyük savaş karşıtı filmlerden biridir...

Yeniyıl ile birlikte, 32 yaşındaki bekar bir kadın olan Bridget, artık kendi hayatının kontrolünü ellerine alması gerektiğini farkeder ve bir günlük tutmaya başlar. Artık yatağının başucunda duran en provokatif, erotik ve isterik kitap kendi yazdığı olacaktır.Kendine hakim olmaya çalışsa da kendini iki erkeğin arasına sıkışmış olarak bulur. Bir tanesi gerçek olamayacak kadar doğru, diğeri ise bir o kadar yanlış ama bu yüzden de doğru.

Ricky, koruyucu ailesiyle birlikte Yeni Zelanda kırsalında mutlu bir yaşam sürmektedir. Ancak üvey annesinin ani ölümünden sonra çocuk esirgeme kurumu onu geri almaya niyetlenir. Hayatından vazgeçmeye hiç niyeti olmayan Ricky, üvey babasıyla birlikte ormanın derinliklerine doğru bir kaçış yolculuğuna koyulur..

Her geçen gün gittikçe nezih bir yer haline gelen Oakland’ta geçen film, ırk ve sınıflarla ilgili güncel bir hikaye anlatıyor. Colin yeni bir hayata başlamak için şartlı tahliyesinin son 3 gününü sakin geçirmesi gereken bir adamdır. Bir mesleği, sorumlulukları ve planları vardır. Ama hızlı konuşan çocukluk arkadaşı Miles'ın da problem mıknatısı olmak gibi bir özelliği vardır. Collin’in şartlı tahliye geri sayımı, şok edici bir suça tanıklık etmesi ile sekteye uğrar. Bu olayın ışığında ikili, hızla nezihleşip burjuvalaşan kasabalarında yabancı hissetmeye başlarken, dostlukları da rahat varoluşundan çıkarak sarsıcı bir çarpışma rotasına sürüklenir.


Massie Block ve işte kızlar okulu Octavian Country Day’den bir manzara. Massie’nin grubu, diğer adıyla Güzel Kızlar Kulübü ve gruba tartışmasız liderlik eden kişi, tüm gözleri üzerinde tutmayı başaran Massie.Florida’dan gelen yeni kız Claire Lyons, dış görünüşü ve topuksuz spor ayakkabıları ile kesinlikle Güzel Kızlar Kulübü’ne uygun biri değildi. Fakat her an her şey değişebilir.

Yönetmen Stanley Kubrick, Full Metal Jacket filminde savaşın ve askerliğin, insanların duygularını nasıl yok ettiğini gün yüzüne çıkarıyor. 18 yaşındaki acemi bir askerin gözünden, acemi askerlerin Deniz Kuvvetleri'ndeki ilk günlerinden başlayarak nasıl insani duygularının yok edildiğini ve bireysellikten çıkarılıp Deniz Piyadesi olarak nasıl tekrardan yaratıldıklarını anlatıyor. Film, 1968 yılında Vietnam harekatı için yetiştirilen askerlerin ruhlarında bıraktığı zarar ve savaşın nasıl insanlık dışı bir şey olduğunu açığa çıkartıyor. Gustav Hasford'un "The Short-Timers" isimli romanından uyarlanmıştır.

Kült klasiği filmde Ewan McGregor, eroini ve ‘kötü arkadaş’ları ardında bırakmak isteyen Mark Renton’u oynuyor. Renton, zor da olsa (akıllardan silinmeyecek bir sahne sonunda) temizlenir ve Londra’ya gider. Ama geçmişten kurtulmak o kadar kolay değildir, hele eski arkadaşları kapısında bitiverirse!

Julian Schnabel’e Cannes Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü getiren “Dalgıç ve Kelebek”, gerçek bir yaşam hikâyesinden yola çıkarak yazılan bir kitaptan uyarlandı. Geçirdiği beyin kanaması nedeniyle 43 yaşında sol gözünün görme yetisi hariç bütün bedensel fonksiyonlarını yitiren Jean-Dominique Bauby hayatı zihninde yaşamaya başlar ve dış dünyayla bağını sol gözü aracılığıyla kurar.

Magazin fotoğrafçısı Servais, film yıldızı olmak isterken ucuz erotik filmlerde rol alan şanssız Nadine Chevalier’ye kafayı takar. Başrolünde Nadine’in yer alacağı deneysel bir oyun için tefecilerden para alır. Başrolü paylaşacak olan Alman aktörünse kafası pek yerinde değildir.

Chevy Chase ve Madolyn Smith'in başrollerini paylaştığı bu eğlenceli filmde, New York'lu spor yazarı Andy Farmer, karısıyla birlikte Vermont'a taşınır. Ancak hayal ettikleri huzurlu taşra hayatı, tuhaf komşular, beklenmedik aksilikler ve komik felaketlerle dolu bir maceraya dönüşür!

Farklı karakterlere sahip olan Kyle ve Mike iyi yakın dosttur. Ancak Mike’ın bir gece Kyle’ın nişanlısıyla birlikte olması, ikisi arasındaki bağın farklılaşmasına neden olur. Yaşananlardan sonra aralarındaki dostluğun onarılamayacak şekilde kopması gerekirken, yaşanan dramatik bir olay onları yeniden bir araya getirir.

BEBEKLER, New York'ta birlikte büyümüş ve artık yetişkinliğin farklı evrelerinde olan ayrılmaz çocukluk arkadaşları Eden (Ilana Glazer) ve Dawn'ı (Michelle Buteau) konu alıyor. Kaygısız bir bekâr olan Eden, tek gecelik bir ilişkinin ardından kendi başına bebek sahibi olmaya karar verdiğinde, arkadaşlıkları büyük bir sınavla karşı karşıya kalır. BEBEKLER, kadın arkadaşlığının karmaşıklığını kahkaha, gözyaşı ve doğum sancılarıyla harmanlayarak anlatıyor. Ilana Glazer ve Josh Rabinowitz'in birlikte yazdıkları ve Pamela Adlon'un yönettiği BEBEKLER, arkadaşlık bağları ile yetişkinliğin ve ebeveyn olmanın karmaşık, öngörülemeyen zorlukları hakkında eğlenceli ve samimi bir komedi.

Hitler ve yakın arkadaşları kendilerini sığınaklarda güvene almışlardır. Aralarında Führer'in özel sekreteri Traudi Junge de vardır. Berlin artık düşmüş bir kaledir fakat Hitler, şehirden çıkmayı ve teslim olmayı kabul etmemektedir. Halkının tüm fertleri dışarıda yok edilirken o, son yolculuğuna hazırlanmaktadır. Birlikte intihar etmeden birkaç saat önce Eva Braun ile evlenirler. Cesetleri düşman eline geçmemesi için yakılır. Führer'in peşinden yıllarca sadık bir şekilde gitmiş birçok insanın durumu da farklı değildir. Berlin düşerken herkesin ölümle yaşam arasında seçim yapma saati giderek yaklaşmaktadır.

Butch Cassidy ve Sundance Kid, Hole-in-the-Wall adlı çetenin liderleridir. Butch, akıllı olan, planları yapan, düşünen; Sundance de gözü kara ve atak olandır. Batı, artık medeniyetle tanışmaya başlamıştır ki, Butch ve Sundance bir treni soyarlar. Peşlerine özel bir ekip düşer ve onlar nereye giderse gitsin, takip etmekten vazgeçmezler. Şansları yaver gidip biraz zaman kazandıklarında Butch'ın aklına yeni bir fikir gelir: Bolivya'ya gitmek.

Yıl 1791. New Orleans'ta yaşayan Louis karısını kaybetmiş olmanın üzüntüsüyle, yaşama sevincini kaybetmiştir. Lestat adındaki bir vampir, ona gecelerin yaratığı, yani bir vampir olmasını önerir. Louis bu öneriyi kabul eder.Lestat, Louis'in ölümcül kanını akıtarak onu da bir vampire dönüştürür. Ancak Louis, vampirliğe alışamaz. Açlığını gidermek zorundadır ama insanları öldürmek istemez. Ona, vampirliği Lestat öğretecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.








0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir