
Troy Donahue
Hoyt Brecker



Umut vadeden bir müzisyen yakında göreve gidecek bir askerle anlaşmalı evlilik yapmayı kabul eder. Ama sahte ilişkileri bir trajedi sonucu fazlasıyla gerçek bir hâl alır.

New York'lu genç çift, üniversitede başlayan aşklarından evliliğe ve ilk çocuklarının doğumuna doğru adım atarken hayatlarında beklenmedik bir değişim, kıtalar ve hayatlar boyu süren yankılanmalar yaratır. Oscar Isaac, Olivia Wilde, Antonio Banderas, Annette Bening, Olivia Cooke gibi yıldız isimlerin yer aldığı filmde yönetmen Dan Fogelman, gündelik yaşamın tehlikelerini ve mükafatlarını, kuşaklararası bir hikaye ile anlatıyor.

Charlie, erkek kardeşi Sam'in ölümünü bir türlü atlatamamaktadır. Onun ölümünden duyduğu suçluluk duygusu, Charlie'yi kardeşine en yakın olacağı mekana götürür. Charlie, yasını bundan böyle mezarlıkta çalışarak atlatacaktır. Kader onu mucizenin gerçekleşeceği yere kendi ayakları ile götürmüştür, Charlie kardeşi Sam ile yeniden karşılaşır.Her gece mezarlıkta Sam ile buluşan Charlie'nin hayatına Tess'in girmesi, tüm dengeleri değiştirecektir. Charlie ya gerçek hayatı seçecek ya da kardeşi Sam ile fantastik dünyasında yaşamayı tercih edecektir.

San Francisco businessman Harry Graham and his wife and business partner, Eve, are in the process of adopting a child. When private investigator Mr. Jordan uncovers the fact that Graham has another wife, Phyllis, and a small child in Los Angeles, he confesses everything.

Bir hırsızın kızı olan küçük Moll, annesinin idam edilmesinden sonra bir manastırın bakımına verilir. Ancak, kötü bir rahibinin davranışları, bir genç kız olarak Moll'un isyan etmesine neden olur ve Moll kendisini Londra'nın tehlikeli sokaklarında bulur.

1960 'lı yıllarda Avustralya 'nın ücra köşelerinden birinde bulunan bir Katolik yetimhanesinde yaşayan dört çocuğa Güney Avustralya sahilllerinden birinde tatil yapma şansı doğar.Bu çocuklara 'Aralık Çocukları' adı takılmıştır,çünkü dördü de yetimhaneye bu ayda gelmişler ve doğum günlerini de bu ayda kutlamaktadırlar.Geldikleri tatil beldesinde,çocuksuz çiftlerden birinin evlat edinmek üzere çocuk aradıkları söylentisi dolaşmaktadır.Gerçek bir aileye kavuşma umudu içerisindeki çocuklar bu çifte kendilerini beğendirebilmek için bir rekabet içine girerlerken, arkadaşlıkları da yeni bir sınavdan geçecektir.

Jets'in üyesi Tony'nin (Richard Beymer) Sharks'ın liderinin kız kardeşi Maria'ya (Natalie) aşık olmasıyla iki grup arasında bir şiddet patlaması olur ve filmin kalpleri kıran finalinde pek çok masum kan dökülür.

Gray Wheeler (Jennifer Garner) nişanlısının ani ölümü ile sarsılmıştır. Arkadaşları sayesinde yaşadığı sıkıntılı durumu atlatmaya çalışır. Her şeyini bildiğine inandığı görünürde mükemmel olan nişanlısı hakkında gizli kalan gerçekler ortaya çıkmaya başladıkça, Gray bir yalanı yaşamış olduğunu fark eder. Bir yandan tanıdığı sandığı erkeğin farklı yüzünü görmek, bir yandan da asla aşık olmayacağını sandığı bir erkek için duyguları ile aşk, Gray'in yaşamı kadar karmaşıklaşır.

Amerika... 1963 yazı... Catskill Dağları'nda bir yaz kampında dans öğretmenliği yapmakta olan yakışıklı Johnny Castle, iş dışında kalan vakitlerinde diğer dansçılarla dans etmektedir. Kampta ablası ve ailesi ile beraber tatil yapmakta olan ve "Baby" olarak tanınan genç bir kız kendisine eğlence aramaktadır. Gerçekleşen büyük tesadüflerin de yardımıyla Baby, Johnny'e aşık olur ve zamanla onun hem sevgilisi hem de dans partneri olur.

14 yaşındaki kızı Grace'in, çok sevdiği atının sırtındayken kaza geçirmesi üzerine, bir dergi editörü olan annesi Annie, kızının kaderinin atıyla ayrılamaz biçimde bağlantılı olduğunu fark eder ve Atlara Fısıldayan Adamlar olarak bilinen sorunlu atları tedavi etmeleriyle tanınan at uzmanı seyislerden birini bulabilmek amacıyla bir kampanya düzenler. Sonunda Tom Booker (Robert Redford) adlı bir seyisin Montana'da bu işi yaptığını ve çalışmalarıyla adeta efsaneleştiğini öğrenir. Bunun üzerine kızı Grace ile Pilgrim adlı atını yanına aldığı gibi karavanıyla Montana'ya doğru yola çıkar.Tom Booker, bu kaza sonucunda darmadağın olan hayatları kurtarmak için çaba gösterirken şefkatli at bakıcısıyla kızın annesi arasında sevgi çiçekleri filizlenmeye başlayacak ve bunun sonucunda hem harika hem de trajik sonuçlara yol açacak bir aşk doğacaktır.

Kızılderili genç bir kadın, köklü bir ailenin içine girer, iki kardeşi kendine aşık eder ve kanlı bir biçimde sonuçlanan bir tutkunun mimarı olur... Yönetmen King Vidor'dan çok yapımcısı David O'Selznick'in damgasını taşıyor... O'Selznick, "Rüzgar Gibi Geçti"de kazandığı başarıyı bu filmde de devam ettirmek istemiş fakat büyük bir hüsranla yüzleşmek zorunda kalmıştı. Niven Bush'un romanından uyanlanan filmde, Jennifer Jones "En İyi Kadın Oyuncu", Lillian Gish "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" dallarında Oscar'a aday gösterildi.

Natalie Babbitt'in aynı isimli ödüllü romanından uyarlanan film, bir kızın büyülü yaz tatili ve onun hayatını sonsuza kadar değiştirebilecek bir sırrın anlatıldığı zamanın ötesinde bir hikaye. Güçlü oyuncu kadrosuyla da dikkat çeken bu filmde, Oscar ödüllü oyuncular William Hurt, Sissy Spacek ve her yaştaki izleyicinin gönlünde taht kuracak Ben Kingsley rol alıyor. Genç Winnie Foster, düzenli ver her zaman kurallarla şekillendirilen hayatından sıkılmıştır, ta ki o yaza kadar. Bir kaza onun kaderini değiştirir ve Tuck ailesiyle tanışmasını sağlar. Bu içten fakat bir o kadar da farklı aile sanki zamanın içinde sıkışmış gibi görünmektedir. Tuck ailesi, Winnie'ye hayatı nasıl dolu dolu yaşaması gerektiğini gösterirken, birden sorduğu sorularla Tuck'ların dünyasını tehdit eden gizemli bir yabancı ortaya çıkar. Artık Winnie eskiden yaşadığı hayat ile simdi yaşadığı hayat arasında bir seçim yapmak zorundadır.


Genç bir kadının ölen kız kardeşine bıraktığı, komik itiraflar içeren sesli mesajlar yanlışlıkla bir yabancının telefonuna yönlendirilir ve bu kişi, uzaktan kadına âşık olur.

Joe Green, kısa bir süre önce ailesini kaybeden genç bir kızdır. Ailesinin yokluğu ile baş etmeye çalışan Green, Long Island'daki bir at ve hayvan çiftliğinde yaşayan dayısının yanına gönderilir. Yeni yaşamına uyum sağlamaya çalışan genç kız, burada bulunan Black Beauty adındaki ailesinden uzaklaştırılmış vahşi bir at ile farklı bir bağ kurar.

Olivia Wilde ve Seth Rogen'ın canlandırdığı ev sahibi çift, Edward Norton ve Penelope Cruz tarafından canlandırılan yeni bir çifti akşam yemeğine davet eder. Başlangıçta nazik ve sıradan bir sosyal etkileşim gibi görünen gece, misafir çiftin ilişkilerine dair yaptıkları sıra dışı açıklamalar ve sundukları "davet" ile yön değiştirir. Ev sahiplerinin kendi ilişkilerindeki çatlaklar, misafirlerin kışkırtıcı tavırları ve kuralları belirsiz oyunlarıyla derinleşirken; karakterler arasındaki gerilim, fiziksel ve psikolojik sınırların sorgulandığı bir noktaya evrilir.

Kitap editörü Margaret, sınır dışı edilerek ülkesi Kanada'ya gönderilmesi gündeme gelince hemen aklını çalıştırır ve yıllardır çile çektirdiği ezik asistanı Andrew ile nişanlı olduğunu hükümet yetkililerine bildirir. Ancak asistanı, bu yalana ortak olmak için kendince bazı koşullar öne sürer. Zoraki çiftimiz, damat adayının ailesiyle tanışmak için Alaska'nın yolunu tutmak zorunda da kalacaktır. Büyük şehirde daima kontrollü bir kadın olan Margaret, orada karşılaşacağı birbirinden komik durumlar karşısında sudan çıkmış balığa döner.

San Fernando Valley'de sıradan bir günde ölmek üzere olan bir baba, genç karısı, bir erkek bakıcı, kaybolmuş ünlü bir oğul, aşık bir polis, dahi bir çocuk, eskiden dahi bir çocuk olan bir adam, bir şov programı sunucusu ve yabancılaşmış bir kız bir hikayenin farklı parçalarında yerlerini alacaklardır. Bu insanlar, unutulmaz bir heyecanla sonlanacak bu gün içinde, şans, hareket, geride bırakılan zaman ve rastlantılar yumağında adeta birbirlerinin hayatlarının içinden zikzaklar çizerek geçecek ve birbirlerini çözümleyeceklerdir.

Memleketi Texas'tan henüz gelmiş olan Pinky Rose (Sissy Spacek), Güney Kaliforniya'nın çöller bölgesinin sıcak su kaplıcalarıyla tanınan bir kasabasının yaşlılara hizmet veren tedavi merkezinde işe başlar. Bu utangaç ve çocuksu görünümlü kızı yine kendisi gibi Texaslı olan daha kıdemli bir çalışan Millie Lammoreaux (Shelley Duvall) eğitecektir. Kısa bir süre sonra da Pinky ekonomik nedenlerle Millie'nin yanına taşınır ve kirayı paylaşmaya başlarlar. Pinky, sözde popüler, sözde sofistike ve güya hızlı bir yaşantı sürüyor gibi gözüken bu kızı bir idol olarak görür ve ona özenip onun gibi davranmaya başlar. Oysa anlamadığımız bir nedenle Millie her ne kadar dışa dönük bir davranış şekli gösterse de çevresinde çok sevilen bir insan değildir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.











0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir