
Mark Dacascos
Ryan Beckett

"İnsanlık, dünyanın son günleri ile karşı karşıya..."
Kimsenin asla tahmin edemeyeceği bir olay gerçek olur. Yeryüzünde yapılan güçlü nükleer denemeler, korkunç bir sonuca yol açar ve dünyanın ekseni değişir. Yeniden uyanan volkanlar, dev dalgalar, ve kasırgalar gibi korkunç felaketler birbirini kovalar. Ve en önemlisi dayanılmaz bir sıcak... Dünya yavaş yavaş güneşe doğru kaymaktadır ve yakında ne uygarlıklardan, ne de insanlıktan eser kalmayacaktır. Tam bu noktada bilim adamı Prof. Mathew Sallin'in aklına çılgınca bir fikir gelir: Los Angeles'ta nükleer bir bomba patlatmak....

Mark Dacascos
Ryan Beckett

John Rhys-Davies
Dr. Matthew Sallin

Tamara Davies
Julie McGrath

Mark Rolston
Special Agent Kellaway

Rutger Hauer
US President Nelson
Rayne Marcus
Faith Beckett

G.W. Bailey
General Moore

Thomas F. Duffy
Anderson

Sam Lloyd
Fingers

Michael Jace
MacVaughn

Jeffrey Johnson
Styles

Billy Maddox
Norris

Alex Datcher
Janet Hill
Cathleen Kaelyn
Tara Beckett

Joel West
Zero

Mitch Buchannon, believed to have died in a boating accident survived and only has amnesia, he has been recovering in a Los Angeles hospital. His new fiancée, Allison Ford, resembles his old lover, Lt. Stephanie Holden who died years ago.

Dünyanın kaderi onun ellerinde. ABD Ordusu mensubu bir kadın yüzbaşı, okyanusun ortasında kendi komutasındaki füze savunma istasyonu eş zamanlı ve koordineli bir saldırıya maruz kalınca uzun yıllar aldığı taktik eğitimini ve askerî uzmanlığını kullanmak zorunda kalır.

Cehennem Melekleri, her türlü silahı kullanma becerisi ile donanmış dünyanın son savunma hattıdır. ABD ile Rusya arasında nükleer bir çatışma çıktığında Barney Ross'un liderliğindeki paralı asker grubu, olaya müdahele etmesi için çağrılır. Ancak onların bu görevin üstesinden gelebilmesi için ekibin genişletilmesi gerekir. Ekine katılan yeni üyeler, yeni tarz ve taktiklerle gruba yeni bir anlam kazandıracaktır.

Laszlo Antonov liderliğindeki iyi eğitilmiş suçlulardan oluşan küçük bir ordu, bir kanalda 400 insanı rehin alır. Kanalı havaya uçurmayı planlayan ekibin planlarını engellemek ve rehinelerin hayatını kurtarmak için Özel Hava Servisi biriminden Tom Buckingham görevlendirilir. Hayatını tehlikeye atarak zorlu bir mücadeleye girişen Tom, suçluları durdurup, rehinelerin hayatını kurtarmayı başarabilecek midir?

Bir bilgisayar hatası sonucu Birleşik Devletler’in Moskova’ya yönelik nükleer saldırısı iptal edilemez. Bunun üzerine Başkan zararı tazmin etmek için New York’un bombalanmasını teklif eder... Stanley Kubrick’in “Dr Strangelove”ından sadece birkaç ay sonra vizyona girdiği için ne yazık ki fazla hasılat yapamamış, kadri kıymeti bilinememişti. Şimdi oturup seyrettiğinizde yürek hoplatmayı ve Soğuk Savaş korkularını yeniden canlandırmayı başaran filmde, akla hayale sığmayanı gerçekleştiren Başkan rolündeki Fonda tüyler ürpertici derecede soğukkanlı. Fail Safe , dönüşü olmayan nokta Eugune Burdick ve Harvey Wheeler'in Türkçeye (kıyamete iki saat)adıyla çevrilmiş romanından, Sidney Lumet tarafından yönetmenliği yapılmıştır.

Dünya Savaşı sırasında hüküm giymiş bir Nazi savaş suçlusunun kızı olan Alicia'yla Amerikan Hükümeti adına casusluk yapması için temasa geçilir. Aşk, gerilim ve tutku gibi Hitchcock temaları etrafında dönen film, ustanın en iyi filmlerinden birisi olarak kabul ediliyor. Film diğer Hitchcock filmleri gibi gerilim türünde olsa da; alt metin olarak asıl aşkı ele alıyor. Filmde Grant, ajan rolünde; Bergman da Almanya vatandaşı olan, babası kirli işlere karışmış, babasının yaptığı pis işleri öğrendiğinde Amerika hükümetine çeteye sızan birini canlandırıyor.

After the fall of Tobruk in June 1942, U.S. Army sergeant Joe Gunn leads his tank into the Sahara desert, in order to evade advancing Rommel's forces and reach Allied lines. Along the way he picks up few Allied soldiers, but soon they are running out of water. They find water at the ancient well, but the well is a goal of an entire German battalion. Despite the impossible odds, Sergeant Gunn decides to defend the well.

Beklenmedik bir trafik kavgası sonucunda oğlu ağır yaralanan öfkeli bir baba, duygusal çalkantılar ve intikam hırsı nedeniyle karanlık bir yola sürüklenir.


Mücevherle kaplı bir Faberge yumurtasını araştıran Ajan 009 öldürülünce, İngiliz Gizli Servisi, yerine James Bond'u görevlendirir.Yumurtanın peşinden Hindistan'a giden Bond, yumurtayı açık arttırmada alan Prens Kamal Khan'ı takibe alır. Kısa sürede, Khan ve çılgın Rus generali Orlov'un Avrupa'da patlatacakları bir nükleer bomba ile yeni bir dünya savaşı başlatmayı planladıklarını ortaya çıkarır.Olayların ortasında kalan bir sirkin güzel yöneticisi Octopussy'nin de katkılarıyla korkunç planı engellemek Bond'a düşecektir.

Jack Ryan (Ben Affleck), CIA uzmanı olarak, üçüncü dünya savaşını çıkartmaya çalışan ve ellerinde bir nükleer bomba bulunan teröristleri engellemeye çalışmaktadır. Teröristlerin amacı, bombayı patlatmak ve bunu Rusların yaptığı izlenimi bırakarak Amerika'nın karşılık vermesini sağlamaktır. Tom Clancy'nin popüler romanından uyarlanan film, özellikle içerdiği nükleer patlama sahnesi ve Amerikan başkanının yaralı görüntüleri yüzünden Beyaz Saray'dan çok tepki topladı.

When Jesse Stone looks into the murder of a teen-age girl whose body is found floating in a local lake, it brings him up against the Boston mob and into the affluent world of a bestselling writer who exploits troubled teens.

Film, Hollandalı bira devi Heineken'in sahibi Alfred "Freddy" Heineken'in kaçırılıp fidye istenmesi sürecini tüm ayrıntılarıyla anlatıyor. Heineken'i efsane Galli aktör Anthony Hopkins canlandırıyor.

Geçmişten gelen Kötü bir Büyücü ile savaşmak için , bir psikiyatrist Dünyanın Yeni Yüce Sihirbazının olur.

Amerikan tarihindeki önemli olaylardan birine güncel bir bakış açısı getiren Demir Çeneli Melekler, Amerikan kadınlarına oy hakkı kazandırmak için hayatlarını riske atmaktan kaçınmayan ve Hilary Swank'ın canlandırdığı cesur, başarılı ve genç eylemci Alice Paul ve Frances O'Connor tarafından canlandırılan Lucy Burns'ün gerçek yaşam hikayelerini anlatıyor.

Eski Sovyetler Birliği topraklarında nükleer savaş başlıkları taşıyan bir tren kaza yapar. Bu olay Amerikalı dahi nükleer uzmanı Dr. Julia Kelly'nin dikkatini çeker. Olayı biraz araştırınca bunun çalınan savaş başlıklarını örtbas etme operasyonu olduğunu fark eder. Kayıp nükleer başlıkları bulmakta görevlendirilirken Dr. Kelly'ye yardım etmek üzere özel operasyonlar birliğinden Albay Thomas Devoe yardımcı olacaktır. Ancak diplomatik geleneklere uygun davranmakta olan Dr. Kelly'nin aksine Albay Devoe son derece acımasız ve sert bir yapıdadır. Aralarındaki çelişkilere rağmen birlikte çalışmak zorunda olan bu ikili, nükleer başlıkları tek tek ele geçirirlerse de son nükleer başlığın Birleşmiş Milletler binasına konacağı haberini alınca zamana karşı müthiş bir yarış başlar.

Akademi Ödüllü Akira Kurosawa (The Seven Samurai, Ran) kariyerinin en samimi draması'(Los Angeles Times) nı sunuyor. Görsel olarak muhteşem, dokunaklı ve enfes bir destan. Nagasaki'yi çevreleyen göz kamaştırıcı kırsal alanlarda yaşanan bu hikaye, bir zamanlar savaşla parçalanmış bir Japon Ailesinin Amerikalı kuzenleriyle (Richard Gere) karşılaşmaları sonrası kendi iç hesaplaşmaları. Nagasaki ailesinin yaşlı reisi Sachiko Murase uzun yıllar boyunca 2.Dünya Savaşı'ndan kalan korkularıyla yaşamıştır. Daha önce görmediği erkek kardeşinin ortaya çıkmasıyla, Amerika'ya karşı duyduğu hisler ve peşini bırakmayan geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır. Kardeşini ve ailesini görmeye gitmeyi reddetmesine rağmen oğlu Clark (Gere)'ın ziyarete gelişiyle Sachiko ve ailesi şaşırtıcı ve duygusal günler geçirirler. Bir affediş öyküsü olan Rapsody In August, 'görsel olarak görkemli' (The New York Times), 'zorlayıcı' (Boxoffice) ve 'dokunaklı ve muhteşem' (Time)!

Yıllardır süren bir hesaplaşma, Donovan ailesinin geçmişini tamamen açığa çıkarır. Ray'i bugün olduğu kişi yapan koşullar nihayet gün ışığına çıkarken, Donovanlar kendilerini geçmişle yüzleşmek için Boston'a geri dönmüş bulurlar. Her biri şiddet dolu yetiştirilme tarzlarının üstesinden gelmek için mücadele eder, ancak kader onlara karşı acımasızdır ve sadece birbirlerine duydukları güçlü sevgi onları bu mücadelede ayakta tutar.

J.G Ballard'ın oto-biyografik romanından uyarlanan "Güneş İmparatorluğu", Shangai'in Japon istilasına uğradığı 1941 yılında başlıyor. Zengin bir ailenin mutluluk içinde yaşayan genç üyesi Jim Graham şehirde yaşanan büyük kaos sırasında ailesini kaybediyor ve her gün onlarca insanın öldüğü bu karmaşada yapayalnız kalıyor. Uçaklara büyük bir ilgi duyan ve hep uçmayı hayal eden Jim, sonunda Soo Chow toplama kampına gönderiliyor ve burada geçirdiği aylar boyunca yepyeni insanlarla tanışarak, yaşamın ailesinin kendisine sunduğu kadar toz pembe olmadığının farkına varıyor.

"Başrolde Oscar ödüllü Judie Dench ile uzun yıllar KGB için çalıştığı açığa çıkan bir İngiliz ajanının hikayesi. Joan Stanley, emekliliğin sakinliğini sürmekte olan ve tek başına yaşayan bir kadındır. Bir gün şok edici bir şekilde İngiliz Gizli Servisi evine baskın düzenler ve Joan’u göz altına alır. Atom bombasının yapımına dair detaylar da dahil olmak üzere gizli bilgileri yıllarca Sovyet hükümetine vermesiyle suçlanmaktadır. Sorgulama devam ettikçe Joan, tüm yaşamını ve inançlarını şekillendiren dramatik olayları yeniden yaşayacaktır."
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir