
Jan-Michael Vincent
Kyle

Ambitious young Jodie wants more out of life than the small Texas country town she lives in has to offer. Jodie realizes that in order to pursue her dreams she will have to leave Texas and move to the big city. However, her shiftless factory worker boyfriend Kyle wants to stay in Texas.

Jan-Michael Vincent
Kyle

Kim Basinger
Jodie

Michael Parks
Royce

Gailard Sartain
Johnny Bob

Sierra Pecheur
Mama

John Chappell
Daddy
Tanya Tucker
Caroline

Daryl Hannah
Loretta

Cisse Cameron
Royce's Wife

Ted Neeley
Wesley

Lewis van Bergen
Ransom
Curtis Credel
Dale
Scotch Byerley
Aaron

Richard Lineback
Larry

Richard Moll
Top Gun

Orson Welles‘in başyapıtlarından “Muhteşem Ambersonlar“, aynı zamanda yönetmenin en talihsiz filmlerinden birisi. Yapımcı firmanın marifetiyle yarısından çoğu kurguda yok edilerek (148 dakikadan 88 dakikaya indirildi) gösterime sokulan “Muhteşem Ambersonlar“, aristokrat bir ailenin çöküşünü ve güç dengelerinin bozulması yüzünden bir anda sınıf düşmesini anlatıyor. George Amberson Minafer (Tim Holt) aristokrat bir ailenin, güç-budalası haline gelmiş oğlu. Bir mucit olan Eugene Morgan (Joseph Cotten) George’un annesine aşık oluyor, ancak kadın çok daha zengin bir adam olan Wilbur Minafer’ın (Donald Dillaway) büyüsüne kapılıyor. Yıllar sonra Eugene şehre geri dönüyor, üstelik yeni bir icadın, otomobilin yaratıcısı olarak... Welles’in ölümünden sonra bilgisayarla renklendirilen filmin kurgusunu ileride birçok başarılı filme imza atacak olan Robert Wise yapmıştı.

1970'lerin ortasında, güzellikleriyle komşu oğlanları kendilerine aşık eden beş yeniyetme kız kardeş olan Lisbon kızları, Michigan'ın durgun bir mahallesinde yaşarlar. Aşırı koruyucu anne ve babaları (James Woods ve Kathleen Turner) yüzünden tecrit içinde yaşayan kızlar, banliyö manzaralarının üzerinde süzülen ışıltılı ve ulaşılmaz düşler gibidirler. Ancak okulun en yakışıklısı Trip Fontaine (Josh Hartnett), Lux Lisbon'ı (Kirsten Dunst) ve kız kardeşlerini mezuniyet balosuna gitmeye ikna edince, oğlanların romantik fantezileri bir anda gerçekleşmenin eşiğine gelir – ta ki hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir olaylar zincirinin içine çekilinceye kadar.

Amerika'nın banliyösünde "Madam Bovary"nin yankıları. Sarah, bir reklam müdürü ile yaptığı sevgisiz bir evliliğin içinde savrulurken kızı ile parkta, havuzda uzun saatler geçirerek daha fazlasını elde etmek istemektedir. Brad, bir belgesel yapımcısı ile evli olan olgunlaşmamış bir ev erkeğidir. Ronnie, hapisten henüz çıkmıştır ve yaşlı annesi May ile birlikte yaşamaktadır. Larry emekli bir polistir ve Ronnie'nin kaçmasına engel olmuştur. Sarah ve Brad kesişirler. Ronnie ile Larry'nin şeytanları vardır. Brad'in bar için çalışması gerekir ve Larry işini kaybeder. Ronnie'nin annesi de oğlunun bir kız arkadaşa ihtiyacı olduğunu düşünmektedir. Sarah, daha fazla bu mutsuz hayatın içinde sıkışık yaşamak istememektedir. Film boyunca tüm bu karmaşık hikayelerin, her birini nereye götüreceği merak konusu olur.

Umut vadeden bir müzisyen yakında göreve gidecek bir askerle anlaşmalı evlilik yapmayı kabul eder. Ama sahte ilişkileri bir trajedi sonucu fazlasıyla gerçek bir hâl alır.

Ağır sanayi işçileri Bill ve Abby güneye doğru daha iyi bir iş bulmak için yola çıkarlar. Yanlarında manevi kardeşleri saydıkları Linda da bulunmaktadır. İki kardeş olduklarını söyleyen Bill ve Abby büyük bir çiftlikte mevsimlik işçi olarak çalışmaya başlarlar. Toprak sahibinin Abby’ye olan duygularının farkında olan ve onun ölümcül bir hastalığa sahip olduğunu şans eseri öğrenen Bill, zengin olmanın yolunu bulduğunu düşünür. Gerçekten de kardeş gibi davranarak çiftlikte kalan ve ardından toprak sahibi ile evlenen Abby, bir süre sonra Bill ve eşi arasında kalmaya başlar. Abby’ye aşık olan Bill ise gün geçtikçe bu evlilikten rahatsızlık duyacak ve olmadık işlere başvuracaktır.

Dawson ve Amanda lisede birbirlerine aşık olan ancak yolları ayrıldıktan sonra bir daha görüşmeyen iki eski aşıktır. Lise bitmiş ve aradan 20 yıl geçmiştir. Şimdi en sevdikleri arkadaşlarından birini kaybetmişler, cenaze töreni için birlikte büyüdükleri kasabaya geri dönmüşlerdir. Yıllar sonra yaşanan bu büyük buluşma, bu süreçte akıllarından çıkaramadıkları büyük aşklarını yeniden alevlendirmeye yeter. Ne var ki 20 yıl önce yakalarını bırakmayan, ayrılmalarına neden olan güçlerin bugün çok daha büyük tehlikeler yarattığı gerçeğiyle karşılaşırlar.

Bridger is a young outsider who's always wanted more. He and his mother flee an abusive home, eventually finding a small town in the middle of nowhere. Once there, Bridger finds true acceptance with another misfit.

Nelson Moss ve Sara Deever Motorlu Araçlar Bölümü'nde geçirdikleri sıkıntılı bir saatten başka ortak hiçbir yönleri yoktur. Sara, erkeklerin iyi yönlerini ortaya çıkaran çekici bir karakterdir. Nelson, sadece kar-zarar hesaplarıyla ilgilenen, işten başka birşey düşünmeyen biridir.. Sara ile tanışıncaya kadar. Birbirlerinden etkilenirler, fakat tam olarak bağlanmaya hazır olmadıklarından, pek de alışagelmiş ilişkilere benzemeyen bir birlikteliğe başlarlar. Sonunda kendi yollarına gidecekleri bir aylık bir deneme. Beklenti yok. Baskı yok. Bağ yok. İkisinin de hesaba katmadıkları nokta ise, aşık olmaktır.

New York Times’ın en çok satan yazarlarından Katherine Center’in romanından uyarlama. Libby (Leslie Bibb), kocasının ani ölümünden sonra, her şeyi aşırı eleştiren annesinin yanına taşınır. Hiç beklenmedik bir anda, uzun süre ayrı kaldığı için yabancılaştığı teyzesi Jean, Libby için bir çıkış planı önerir: Jean’ın Texas Hill Country’deki çiftliğinde bir iş ve yaşaması için bir yer. Düşünüp vazgeçmeye zaman bırakmamak için, Libby hemen minivanı toplar, çocukları alır ve yola koyulur. Jean Teyze’nin çiftliğindeki hayat beklediğinden daha gizemli ve heyecanlı hale gelir. Özellikle de aksi çiftlik müdürü James’le (Josh Duhamel) tanıştıktan sonra. Libby, aslında sadece bir çılgın anneyi diğer bir çılgın anneyle takas etmiş olmayabileceğinin farkına varır. Belki de aslında kendisi ve küçük ailesini tekrar hayata döndüreceği yeri bulmuştur.

Dönemin liste başı olmuş hit şarkıları eşliğinde izleyeceğiniz filmi sakın kaçırmayın! Büyüleyici dans figürleri ve çoşku dolu müziklerle dolu Footloose, büyük şehir çocuğu Ren McCormick'in kendi halinde sessiz sakin bir kasabaya gelmesiyle kasabada yaşanan ahlak çatışmasını anlatıyor. Kasabanın ileri gelenleri için gençlik çoşkusu ve dans yasaklanması gereken şeylerdir. Ren yakın arkadaşı Willard ve başkanın kızı ile bu topluluğa kaşı bir ayaklanma başlatır.

Kate Mercer ve kocası evliliklerinin 45. yılını kutlayacak olan bir çifttir. Kate bunu partiyle kutlamayı planlamaktadır ve hazırlıklara başlamıştır. Bu esnada kocasına bir mektup gelir. Mektupta ilk aşkının cesedinin İsviçre Alplerindeki buzullar içerisinde bulunduğu yazmaktadır. Bu durum evliliklerinde yeni bir dönemin başlamasına neden olacaktır.

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Üniversiteden önce pişman olmadan ve kalp kırmadan ayrılmak üzere bir anlaşma yapan Clare ve Aidan, aşka bir şans daha verecek mi?

Will Traynor zengin, başarılı, yakışıklı, yaşamayı seven ve istediği her şeye sahip olan genç bir adamdır. Ancak talihsiz bir motosiklet kazası sonrası felç kalınca yaşama hevesini kaybetmiş, ölmeyi düşünmeye başlamıştır. Louisa Clark ise bir kafede garsonluk yapan, hayatta fazla bir başarısı ve beklentisi olmayan, her daim ablasının gölgesinde kalmış bir kadındır. Lou kafedeki işini kaybedince yeni bir iş aramaya başlar ve Will'in bakıcısı olarak çalışmaya işe alınır. Son derece kültürlü ve donanımlı biri olan Will, Louisa'yı önce küçümsese de genç kadının varlığı ona yaşama sevinci vermeye başlar. Aralarında kurulan bu arkadaşlık ve yakınlık, ikisini de çok değiştirecektir.

Yetenekli bir şarkıcı, Atlanta müzik dünyasını bırakarak Tennessee'deki küçük bir kasabada hayata yeniden başlar. Burada yeni bir amaç edinip aşkı bulsa da geçmişinden kaçamaz.

This film chronicles the life of Lane Frost, 1987 PRCA Bull Riding World Champion, his marriage and his friendships with Tuff Hedeman (three-time World Champion) and Cody Lambert.

Dusty tüm duman ve ışık efektlerinden bıkmıştır. Ünlü ve mutlu olmasını sağlayan şeyin ne olduğunu merak eder. Eksik görünen şeyi bulmak için yürüyüşe çıkar. Kendini ve müziğini yeniden bulur.

Mac adında yeri yurdu pek belli olmayan country şarkıcısı ve küçük Teksas kasabasında tanıştığı genç dulu (Tess Harper) anlatan bu duygusal filmde Akademi Ödüllü Robert Duvall başrolde. Tam ilişkileri gelişirken, Mac'in karanlık geçmişi sorunlar yaratır. Müzik yıldızı eski eşi (Betty Buckley) Mac'in uzun süredir görmediği kızı (Ellen Barkin) ile ortaya çıkıverir. Mac'in acı veren geçmişi onu bilinmeyen bir geleceğe mi sürükleyecek - yoksa yoluna devam edip yeni bir hayat mı kuracak?

İpleri koparmaya hazırlanın! Boston'lu ergen Ren MacCormack (Kenny Wormald) kendisini bekleyen ağır kültür şokundan habersiz güneyde küçük bir kasabaya taşınır. Trajik bir kaza nedeniyle kasabanın ileri gelenlerinden Shaw Moore (Dennis Quaid) tüm kasabada yüksek sesle müzik dinlemeyi ve dans etmeyi yasaklamıştır. Asi MacCormack, katı Moore'a meydan okumakla kalmayıp bir de güzel kızına (Julianne Hough) aşık olunca kasabada işler birbirine karışır. İzleyicilerin ve eleştirmenlerin büyük beğenisini kazanan filmi izlerken "dans etmeden duramayacaksınız!

Hayatlarında yön bulmaya çalışan iki tutkulu insan Sebastian ve Mia'nın yolları, Los Angeles'ta trafiğin sıkışık olduğu bir gün kesişir. Her ikisi de sanat tutkunu olan bu iki insan, hayallerini gerçekleştirme yolunda düşe kalka ilerlemektedir. Sebastian Wilder geleneksel jazzın kolonlardan yükseldiği bir kulüp açma hayalinde, Mia Dolan ise kafesinde çalıştığı film platosunda kendine uygun tüm oyunculuk seçmelerine katılarak bir rol kapma telaşındadır. Bu iki insanın kalpleri birbiri için atmaya başladığında ortaya çıkan manzarayı hayat şartları bozacak, onları yavaş yavaş hayallerinden uzaklaştırmaya başlayacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir