
Jean-Louis Trintignant
Elias

A movie producer, director and assistant take the Trans-Europ-Express from Paris to Antwerp. They get the idea for a movie about a drug smuggler on their train and visualize it while taping the script.

Ailesi ile ilgili acil bir durum için yola çıkan Darby, kar fırtınası yüzünden yolda kalır. Bu durum üzerine Darby, bir grup erkekle birlikte otoyol dinlenme alanında sığınak bulmaya çalışır. Otoparktaki bir minibüste kaçırılmış bir kıza rastlayan Darby, onları kaçıranın kim olduğunu bulmaya çalışırken kendisini korkunç bir ölüm kalım meselesinin içinde bulur.

Münzevi ve tartışmalı yazar Bruce Cogburn, saplantılı bir hayran tarafından saklandığı yerden çıkarılır ve romancıyı kaçabileceğini düşündüğü bir geçmişle yüzleşmeye zorlar. Cogburn'ün karşılaştığı manipülasyon ve zihinsel işkencenin arkasında kimin olduğunu araştırması, işlerin her zaman göründüğü kadar net olmadığı ve geçmiş eylemlerin korkunç sonuçlara yol açabileceğini anlamasını sağlar.

1930'lu yıllarda İstanbul ve Paris arasında sefer yapan ünlü Şark Ekspresi' nde bir cinayet işlenir.Amerikalı bir milyoner trende ölü bulunur.Trende çok sayıda yolcu arasında ünlü Belçikalı dedektif Hercule Poirot' da bulunur.Trenin kara saplanıp durması, Poirot' ya yerel yetkililer duruma el koymadan önce cinayeti çözmesi için birkaç saat zaman verecektir.Türkiye' de bazı televizyon kanallarında Doğu Ekspresi'nde Cinayet adı ile de gösterilmiştir...

Gördüğünüz her şeye inanamazsınız. Güzel bir genç kadın, Hollywood'daki muhteşem evinin penceresinde baştan çıkarıcı bir striptiz gösterisi yapar. Yükselmeye çalışan genç bir aktör, onu dışarıdan izler. Aniden, kadının vahşi bir cinayete kurban gitmesine tanık olur. Bu cinayetten sorumlu olan psikopat katili ararken, araştırmaları onu porno filmlerin sapkın dünyasına götürür.

Tom Welles takip konusunda uzmanlaşmış bir özel dedektiftir. Sıradan bir şekilde evden yönettiği işi, karısı Amy ve bebekleri Cindy ile birlikte Harrisburg Pensilvanya'da sürdürdüğü sıradan yaşamı ile efsanelerden uzak bir kahramandır. Ta ki sekiz milimetrelik bir film bobini hayatına girinceye kadar.

İkiz kardeşler, annelerinin kır evine vardıklarında yüzünün bandajlarla sarılı olduğunu fark ederler. Anneleri kozmetik ameliyata bağlı olduğunu ifade eder. Davranışları giderek daha dengesiz ve sıra dışı hâle gelince oğlanların kafasında, bandaj altındaki kadının hiç anneleri olmadığı yönünde rahatsız edici bir şüphe belirir.

6 yaşındaki bir kızın parçalanmış cesedi bir su birikintisinde bulunur. Kız, Claudia'nın kayıp kızı olarak teşhis edilir, ancak kimliğini kanıtlayan sadece iki şey vardır: adının yazılı olduğu bir bileklik ve sağ bacağının solundan 3 cm uzun olması. Diğer tüm izler silinmiştir. 5 yıl sonra, sakinleştirici bağımlısı Claudia, kızı olduğunu iddia eden biri tarafından aranır: "Onlar beni öldürmeden gel ve bul beni!" Başka gizemli ipuçları da ortaya çıkınca, Claudia kızının hala hayatta ve tehlikede olduğuna inanır. Yıpranmış bir eski polis ve bir parapsikoloji muhabiriyle birlikte gerçeği bulmak için karanlık bir yolculuğa çıkar.

Betty Elms, ünlü bir oyuncu olabilmek umuduyla geldiği Los Angeles'ta, Kanada'ya taşınmaya karar veren teyzesinin yaşadığı apartman dairesine taşınır. Daireye yerleşmek için geldiğinde bir trafik kazası geçiren ve hafızasını kaybettiği için orada saklanan Rita'yı bulur. Betty kendisi ile ilgili her şeyi unutmuş bu kadına yardım etmeye karar verir. Bilinç ve bilinçaltı birbirlerine karışır. Bütün bu hayatlar birbirine girer.

Angela üniversitede, sinema bölümünde öğrencidir ve bitirme tezini 'Görsel Medyada Şiddet' konusunda seçmiştir. Okulun arşivini tararken bulduğu bir filmde yaşanan gerçek cinayeti polise bildirmek yerine, kendi araştırmasını başlatır. Araştırmasını derinleştirdikçe uğraştığı sadece tezi olmayacaktır.

An L.A. District Attorney attempts to take an unwilling murder witness back to the United States to testify against a top-level mob boss. Frantically attempting to escape two deadly hitmen sent to silence her, they board a Vancouver-bound train only to discover that the killers are onboard with them. For the next 20 hours, as the train hurls through the beautiful but isolated Canadian wilderness, a deadly game of cat and mouse ensues in which their ability to tell friend from foe is a matter of life and death.

Kirsty üvey annesi Julia ve babası Larry ile büyük yeni bir eve taşınmaktadırlar. Kirsty başta karşı çıksa da evi görünce hoşuna gitmiştir. Julia'nın, Larry'nin kardeşi Frank ile bir ilişkisi vardır ve uzun zamandır Frank'ten haber alamamıştır heryerde onu hayal etmektedir. Larry bir gün ev eşyalarını yerleştirirken elini incitmiştir çatı katında Julia'yı bulduğunda yere birkaç damla kan akmıştır oradan ayrıldıklarında ise Frank uğraştığı karabüyünün etkisinden kurtulmuş ve canlanmıştır. Buna sebep olan bir kutu Cehennemin kapılarını açıp Helllraiser'ı çağırmaktadır.



Başrolünde Oscar ödüllü oyuncu Charlize Theron'un oynadığı Reon Flux, 25. yüzyılda yeryüzünün tek hayat olan şehrinde totaliter kurallara karşı dövüşen bir yeraltı savaşçısını anlatıyor. Reon, bu kusursuz ve insanı bunaltacak kadar steril olan hükümeti devirmek isteyen asilerin en büyük umududur. Tam hükümet liderini ortadan kaldırmak üzereyken Aeon, dünyanın geleceğini tamamen değiştirecek olan bir dizi ürkütücü sırlar perdesini aralar. MTU'nin büyük beğeni toplayan animasyon serisinden esinlenerek beyazperdeye taşınan bu sürükleyici aksiyon-gerilimi sakın kaçırmayın.


Gerçek hikayelere dayanan filmde, Paul Bernardo (Collins) ve karısı, Karla Homolka (Prepon), üç çocuğun kaçırılması, istismarı ve cinayeti konu alınıyor.

Casey Wells, Los Angeles şehir merkezinin acımasız sokaklarında yaşadığı inanılmaz olayların üstüne bir sünger çekmiş ve yeni yerleştiği sakin bir mahallede suç ve suçlulardan oluşan o eski günlerinden uzak yaşamaktadır. Bir perşembe günü, eski ortaklarından Eckhart elinde çok dikkatini çeken garip bir bavulla çıkagelir. Casey'in o sakin yaşantısı bir anda sona ermiştir. Karşısına uyuşturucu kaçakçıları, insanı çıldırtan davranışlı güzeller güzeli bir kadın ve pis işlere bulaşmış polisler çıkar. Ama onu öldürmek niyetiyle gelirler. Casey, o eski günlerinde yaptığı gibi kurnazca hilelere ve kendine has bazı oyunlara başvurarak onlardan kurtulmaya çalışır. Eğer onlardan kurtulmayı başarır ve ertesi güne sağ çıkabilirse, eski ortağının uyuşturucu kaçakçılarından çaldığı ve bavulunda sakladığı milyonlarca doların da sahibi olabilecektir...

2012 Londra Olimpiyatları öncesinde geçen film, ailesinin sevgisini ve güvenini geri kazanmaya çalışan eski bir mahkum olan Liam'ı takip ediyor. Politika, finans ve polis teşkilatında üst düzey bağlantıları olan Clifford Cullen tarafından yönetilen yerel bir suç örgütünün elindeki her şeyi kaybetti. Liam'ın kurtuluş dürtüsü, onu bir komplo, suç ve yolsuzluk ağına yakalandığını görüyor.


Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.










0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir