
Hans van Tongeren
Rien

Amateur dirt-bikers Rien and Hans–and their mechanic Eef–each fall in love with Fientje, a young woman who, with her brother Jaap, works a concession stand at the races. Everyone seeks a better life: Fientje wants out of the business and away from Jaap; and Rien and Hans aim to make their marks as pro racers, like their hero, Gerrit Witkamp.

Hans van Tongeren
Rien

Renée Soutendijk
Fientje

Toon Agterberg
Eef

Maarten Spanjer
Hans

Marianne Boyer
Maya

Rutger Hauer
Gerrit Witkamp

Jeroen Krabbé
Frans Henkhof

Peter Tuinman
Jaap

Saskia van Basten-Batenburg
Truus
Yvonne Valkenburg
Annette
Ab Abspoel
Rien's vader

Rudi Falkenhagen
Hans' vader
Hans Veerman
Eef's vader
Ben Aerden
Oude Homosexueel

Kitty Courbois
Doctor

Film, kız arkadaşının ölmekte olduğunu keşfeden 17 yaşındaki bir adamı izliyor. Genç adam bu yüzden kız arkadaşının hayatının son yılında ona bütün bir hayat vermeye karar verir.

Umut vadeden bir müzisyen yakında göreve gidecek bir askerle anlaşmalı evlilik yapmayı kabul eder. Ama sahte ilişkileri bir trajedi sonucu fazlasıyla gerçek bir hâl alır.

16 yaşındaki Hazel üç yıldır tiroid kanseriyle boğuşmaktadır ve kanser akciğerlerine de sıçradığı için yanında bir oksijen tüpüyle gezmektedir. Kanserli hastalar için oluşturulan destek grubunun bir terapi seansı esnasında Augustus isimli bir gençle tanışır. Augustus da beyin tümörüyle savaşmış ve bu yolda bir bacağını kaybetmiştir. İkili birlikte zaman geçirdikçe birbirlerine aşık olurlar. Akciğer tedavisi için hastaneye yatırılan Hazel'ın yanından bir an dahi ayrılmayan Augustus, sevgilisinin çok istediği bir hayali gerçekleştirmek için onunla birlikte yola çıkar. Planlarına göre Amsterdam'a gidecek ve Hazel'ın en sevdiği yazar olan Peter Van Houten'i bulmaya çalışacaklardır...

Film yakışıklı, zeki ve maceraperest bir insan olan Robin Cavendish'in 28 yaşında doktorlar tarafından çocuk felci teşhisi konulması sonucunda birdenbire değişen hayatını konu alıyor. Boynundan aşağısı tamamen felç olan ve nefes almak için bir makineye muhtaç olan Robin Cavendish, doktorların ilk başta umutsuz konuşmasına rağmen umudunu yitirmeyerek uzun yıllar hayata tutunmasıyla adından söz ettirmiştir.

Bridger is a young outsider who's always wanted more. He and his mother flee an abusive home, eventually finding a small town in the middle of nowhere. Once there, Bridger finds true acceptance with another misfit.

1981 yapımı Franco Zeffirelli filmi Endless Love'ın yeniden uyarlaması olan yapıtta iki gencin sınırları zorlayan bir aşk hikayesine tanık oluyoruz. David Axelrod ve Jade Butterfield tanışır ve başta aileleri olmak üzere tüm dünyaya meydan okuyacakları bir ilişkiye başlarlar. Zira Jade'in ailesi bu ilişkiye kesinkes karşıdır ve kolay kolay pes etmeye niyetleri yoktur. Artık ilişkilerinin önünde oldukça zorlu engeller vardır, ancak bu engeller ilişkilerini sadece daha karışık, karanlık ve saptantılı bir hale getirmeye yarar. Modern bir Rome ve Juliet hikayesi niteliğinde olan filmin başrollerini Alex Pettyfer ve Gabriella Wilde paylaşıyor...

Sam ve Tusker ailelerini ve arkadaşlarını ziyaret etmek için eski karavanları ile İngiltere turuna çıkmış, 20 yıldır birlikte olan bir çifttir. İki yıl önce Tusker’a erken demans teşhisi koyulduğu için birlikte geçirdikleri zaman onlar için sahip oldukları en değerli şeydir. Yolculuk devam ettikçe geleceğe dair fikirleri alt üst olur, sırlar açığa çıkar ve aşkları daha önce hiç olmadığı gibi bir testten geçer. Sonunda, Tusker’ın hastalığı karşısında birbirlerine olan sevgilerinin anlamını sorgulamak zorunda kalacaklardır.

Nelson Moss ve Sara Deever Motorlu Araçlar Bölümü'nde geçirdikleri sıkıntılı bir saatten başka ortak hiçbir yönleri yoktur. Sara, erkeklerin iyi yönlerini ortaya çıkaran çekici bir karakterdir. Nelson, sadece kar-zarar hesaplarıyla ilgilenen, işten başka birşey düşünmeyen biridir.. Sara ile tanışıncaya kadar. Birbirlerinden etkilenirler, fakat tam olarak bağlanmaya hazır olmadıklarından, pek de alışagelmiş ilişkilere benzemeyen bir birlikteliğe başlarlar. Sonunda kendi yollarına gidecekleri bir aylık bir deneme. Beklenti yok. Baskı yok. Bağ yok. İkisinin de hesaba katmadıkları nokta ise, aşık olmaktır.

Londra'daki eşcinsel bir ragbi kulübünde gerilim yüksektir. Takım nakit sıkıntısı çeker ve aralarında bölünmeler başlar. Bir gün takımın birbirine eşit derecede bağlı iki oyuncusu, bilmeden zina içeren bir ilişkiye girer. Her iki adam da kendi savunmasızlıklarını sahadaki maçoluk gösterileriyle uzlaştırarak büyüyen duygularını gizlemek zorundadır. Ya da sevdikleri kulübü yok etme riskini alırlar.

New York'ta yaşayan bir çiftin geçirdiği zorlu bir dönemi ele alan iki ayrı filmden oluşan seride, çiftin hikayesini iki farklı bakış açısından aktarılanlarla dinliyoruz. Bu filmde hikayeyi kadın karakterin gözünden izliyoruz. Ned Benson'ın ilk uzun metraj denemesi olan filmin başrolünde Jessica Chastain bulunuyor.

Azeri bir Müslüman ile Gürcü bir Hristiyanın ilişkisini beyaz perdeye taşıyan Asif Kapadia’nın son filminin başrollerini Adam Bakri ve María Valverde üstleniyor.

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Bu film 'Pire' lakaplı Henry Nash ve en yakın dostu Nicky'nin deniz kuvvetlerine katılmadan önce yaşadıkları ve delikanlılık çağlarına ait son maceralarının öyküsünü anlatıyor. Elizabeth McGovern, Nash'in gizemli sevgilisini canlandırıyor. Ay ile Yarışanlar, masumiyetin kaybı, büyüyüp yetişkin olmanın getirdiği sorumluluklar gibi birbiri ardına gelen olayların acı tatlı hikayesini anlatıyor.

Üniversiteden önce pişman olmadan ve kalp kırmadan ayrılmak üzere bir anlaşma yapan Clare ve Aidan, aşka bir şans daha verecek mi?

9 hayat..9 hikâye..Yaşamın sancılarına ve hayal kırıklıklarına göğüs geren, duygularını sarmalayan ilişkilerin esiri 9 kadın...

A pregnant New York social worker begins to develop romantic feelings for her gay best friend, and decides she'd rather raise her child with him, much to the dismay of her overbearing boyfriend.

1983 yılı yazı sırasında 17 yaşındaki Amerikalı-İtalyan Elio Perlman günlerini ailesinin İtalya'nın kuzeyindeki 17. yüzyıldan kalma villasında klasik müzik yaparak, okuyarak ve arkadaşı Marzia ile flört ederek geçirmektedir. Elio, Greko-Roma kültüründe uzmanlaşmış seçkin bir profesör olan babası ve onu elit kesim meyveleriyle, doğal lezzetlerle şımartan, çevirmen olan annesi Annella ile bir arada olmaktan ziyadesiyle memnundur. Elio'nun olgunluğu ve entelektüel birikimi, onu tam teşekküllü bir yetişkin gibi gösteriyor olsa da özellikle kalpteki konularda onun hakkında hala masum ve biçimlenmemiş olan çok şey vardır. Bir gün, doktorasını sürdüren büyüleyici bir Amerikalı bilim adamı olan Oliver Elio'nun babasına yardım etmek göreviyle yıllık yaz stajyeri olarak villaya gelir. Güneşin ışıltılarının arasında Elio ve Oliver hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir yaz boyunca yeşermekte olan arzunun güzelliğini keşfedeceklerdir.

Yaşamını çiftliklerde çalışarak kazanan Ennis Del Mar ve rodeocu Jack Twist, Brokeback Dağı'nda bir koyun sürüsüne çobanlık işine alınırlar. Dağda birlikte geçirdikleri zaman içinde her ikisi de başta duygularını inkâr etseler de birbirlerine karşı koyamazlar ve aralarında inişli çıkışlı, tutkulu bir ilişki başlar. İş bittiğinde ayrılırlar. Her ikisi de evlenip çocuk sahibi olur. Tam 4 yıl sonra Jack'in Ennis'e gönderdiği bir kart ile yolları yeniden kesişir.

Yaşadığı sakatlığın sonrasında tenisi bırakmak zorunda kalan Tashi, kendisini bir aşk üçgeninin içerisinde bulur.

Dating Amber, cinsellikleri hakkında spekülasyonları durdurmak için rol yapan iki arkadaş Eddie ve Amber'ın hikayesini anlatıyor * Ne zor şeydir gerçek kendin olamamak. Ve ne kolay şeydir, sonsuz denizlere hiç yelken açmadan ama bunun yerine çoğunlukça hüsnü kabul gören limanlarda öylece konfor içinde demirlemek. İşte Eddie bunlardan hangisini seçeceğine karar vermek zorunda. Koca dalgalarla derin denizlerde mücadele ederek; özgürlük mü? Yoksa dingin sığ sularda güvenlik içinde; tutsaklık mı?
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir