
Nick Nolte
Learoyd

II. Dünya Savaşı sırasında, Pasifik Cephesi'nden kaçan Amerikalı asker Learoyd (Nick Nolte), Borneo adasının balta girmemiş ormanlarında saklanır. Zamanla yerli Iban kabilesi tarafından kabul edilir ve kabile şefi olarak "Kral" ilan edilir. Learoyd, savaşın yıkımından uzakta, kabilesiyle uyum içinde yaşarken, İngiliz özel kuvvetlerinden Yüzbaşı Fairbourne (Nigel Havers) adaya gelir. Fairbourne, Japon işgaline karşı yerli halkı örgütleme görevini Learoyd'a teklif eder. Learoyd başta bu teklife mesafeli durur, çünkü kabilesini savaşın acımasızlığına sürüklemek istemez. Ancak Japonların adadaki vahşeti artınca, Ibanların özgürlüğünü korumak için direnişe katılır. Savaş stratejileri ve sadakat sorgulamalarıyla geçen mücadelede, Learoyd'un "medeniyet" ve "doğal yaşam" arasındaki ikilemi öne çıkar.

Nick Nolte
Learoyd

Nigel Havers
Capt. Fairbourne

Marilyn Tokuda
Yoo

Frank McRae
Sgt. Tenga

Gerry Lopez
Gwai

James Fox
Col. Ferguson

Marius Weyers
Sgt. Conklin

John Bennett Perry
Gen. MacArthur

Aki Aleong
Col. Mitamura
Elan Oberon
Vivienne

Wayne Pygram
Bren Armstrong
Choy Chang Wing
Lian
William Wise
Dynamite Dave

Richard Morgan
Strech Lewis
Michael Nissman
Gen. Sutherland

Mallory ve Miller geri dönüyor. Navarone'dan hayatta kalanlar başında Albay Barnsby'nin olduğu Force 10 birimiyle birlikte görevlendirilirler. Ancak Force 10'un ayrı bir görevi vardır ve diğerleri bunu bilmemektedir.

Nazi Almanya'sının tıpkısının aynısı bir başka diktatörlükte, kararları ve yönetimi ile ülkesini kırıp geçiren Diktatör Adenoid Hynkel, ülkede kendisine ikizi kadar çok benzeyen son derece saf karakterli bir Yahudi berberin yaşadığından habersizdir. Hynkel'in askerleri Yahudileri teker teker toplama kamplarına götürmek üzere toplarken Yahudi Berber'in Hynkel'e olan benzerliği nedeni ile onu Büyük Diktatör zannederler ve bu benzerlik büyük bir karışıklık yaşanmasına neden olur. Charles Chaplin'in Nazi Almanya'sını ve Hitler'i hicvettiği bu eğlenceli komedi, sinema tarihinin en başarılı hiciv örnekleri arasında yer alıyor.

II. Dünya Savaşı zamanları... Film, savaşın özellikle tüm avrupayı ve avrupadaki yahudileri kırıp geçirdiği bir ortamda katolik okulan giden iki öğrencinin aralarındaki geç başlayan erken biten dostluğun hikayesini konu alıyor. Bahsi geçen okul da bir çok yer gibi alman milislerin ablukası altındadır. Tüm bu sıkı yönetim ve baskıya rağmen okul yöneticileri isimlerini değiştirmek suretiyle üç yahudi öğrenciyi okullarında saklamayı başarırlar taki okul çalışanlarıdan biri intikam amaçlı ispiyonculuk yapana kadar...


1920'li yıllarda geçen bu filmde, bağımsız İrlanda Cumhuriyeti'nin ve Kuzey İrlanda'nın ortaya çıkışıyla sonuçlanan olaylar konu alınıyor. İngiliz askerlerinin zulmüne tanık olan Damien, zulme karşı direnen İrlandalı Cumhuriyetçilere katılır. Damien'ın ağabeyi Teddy de bu direniş grubunun liderliğini yapmaktadır. İki kardeş birlik ve beraberlik içerisinde direnişi sürdürmeye devam eder. Fakat barış anlaşmasının imzalanması ile iki kardeş ayrı saflarda yer almaya başlar.

Esir kampından kurtuluşunun ardından 10 yıl geçen Albay Braddock, bölgede başka esir asker kalıp kalmadığını kontrol etme göreviyle Vietnam'a gönderilir. Braddock için intikam zamanı gelmiştir...

Vikingler tarafından ailesi katledilen ve Kızılderililer tarafından büyütülen Ghost (Karl Urban), yıllar sonra geri dönen Vikinglere karşı savaşmak zorunda kalır. İki kültür arasında sıkışan Ghost, hem koruyucu kabilesini kurtarmak hem de geçmişinin intikamını almak için ölümcül bir mücadeleye girişir. Buzullar ve ormanlarda geçen kanlı çatışmalar, Ghost'un Viking lideri Gunnar'la yüzleşmesiyle doruk noktasına ulaşır.

Birbirlerinden sınıfları, geçmişleri, yaş ve meslekleriyle ayrılan üç eski Amerikan askeri ve onların yeniden sivil hayata ayak uydururken karşılaştıkları sorunlar üzerine dokunaklı bir savaş sonrası destan... Bu üç adam, II. Dünya Savaşı sonunda yaşadıkları kente geri dönerler; başarılı bankacı Al, güvenli yaşamına; eskiden bir garson olup savaşta hava kuvvetlerinde yüzbaşılığa yükselmiş Fred, savaş sırasında evlendiği ve pek iyi tanımadığı eşiyle endişe veren kavuşmaya; eskiden öğrenci olup savaşta kollarını kaybeden Homer ise, sevgilisinin sakatlığına vereceği tepki konusundaki şüphelerine. Bunlardan ikisi geri dönüşte başarılı olacaktır: eskiden olduğu gibi yemekli toplantılarda konuşmalar yapan Al genç bir çiftçiye teminatsız kredi vermeye çekinmez; Homer’in sevgilisi onu hayal kırıklığına uğratmaz; kimsenin kabul etmediği Fred ise toplumun dışında kalacaktır, hayatının en güzel yıllarını geride bırakmıştır...

61 yıl önce Amerikan işgal kuvvetlerin karşı Iwo Jima Adası'nı savunan Japon askerlerinin ve başlarındaki generalin hiç anlatılmamış öyküsüyle karşımıza çıkıyor. Iwo Jima'daki askerler arasında; yeni doğan kızını görmekten başka bir isteği olmayan fırıncı Saigo; becerisi ve onuruyla dünyaca tanınan Olimpiyat şampiyonu binici Baron Nishi; idealizmi henüz savaş sınavından geçmemiş eski bir askeri polis olan genç Shimizu ve teslim olmaktansa intiharı yeğleyebilecek katı bir asker olan Teğmen Ito vardı. Savunmaya önderlik eden isim ise, Amerika'ya yaptığı yolculuklarla savaşın umutsuz doğasını anlamış ama aynı zamanda Pasifik'in ötesinden gelen devasa Amerikan filosunu yenmek için gereken stratejiyi kavramış olan Tuğgeneral Tadamichi Kuribayashi idi...

Kayıp Çocuklar Şehri 1995 yapımı, Marc Caro ve Jean-Pierre Jeunet'nin yönetmenlğini üstlendiği fantastik filmdir. Göz alıcı dekorları, usta işi özel efektleri, Jean-Paul Gaultier kostümleri ve ucube karakterleriyle, çılgın bir hayal alemi.

Avusturyalı Heinrich Harrer, II. Dünya Savaşı yıllarında ülkesinden uzaklaşarak Himalayalar'a gider. Tibet yakınlarındaki yasak bölge Lhasa'ya ulaşan Harrer'ın aklı henüz hiç görmediği çocuğundadır. Tibet'e kaçan Harrer, burada çocuk yaştaki kutsal lider Dalai Lama'yla tanışır ve Tibet halkının Çin'den gördüğü zulme tanık olur. Dalai Lama ise halkının onurunu düşünmekte ve Harrer'ın da yardımıyla sürekli kendisini eğitme ve geliştirme çabasındadır.

İkinci Dünya Savaşı'nın Avrupa'yı kasıp kavurduğu yıllar... 130.000 Kuzey Afrikalı, Fransız ordusuna katılarak ülkeyi Naziler'den korumak için savaşırlar. Daha önce hiç adım atmadıkları bu toprakların özgürlüğü için savaşan bu insanlardan Said, Mesud, Abdülkadir ve Yaser kazandıkları zaferlerle kahraman ilan edilirler.

Rusların ve Kübalıların ABD'de bir kasabayı işgal etmesini ve kasaba halkını örgütlemesini buna karşılık bir kaç ABD'li gencin bu işgal ve ihanete kayıtsız kalmayıp bir dağda soğuk ve zorlu şartlarda kendilerince askeri eğitim görmesini konu alır.

Eski bir IMF ajanı olan Sean Ambrose, Chimera adlı ölümcül bir virüsü ele geçirmeye çalışmaktadır. Virüsü ve antivirüsünü kullanarak borsayı kontrolüne alarak bir servet yapmak isteyen Ambrose'un peşine Ethan Hunt düşer. Ethan, Ambrose'u bulabilmek için onun eski sevgilisi Nyah Hall'u kullanmaya karar verir. Ancak Nyah'ın büyüleyici güzelliği, Ethan'ın ona aşık olmasına ve önceliklerinin değişmesine sebep olur.

Yönetmen Stanley Kubrick, Full Metal Jacket filminde savaşın ve askerliğin, insanların duygularını nasıl yok ettiğini gün yüzüne çıkarıyor. 18 yaşındaki acemi bir askerin gözünden, acemi askerlerin Deniz Kuvvetleri'ndeki ilk günlerinden başlayarak nasıl insani duygularının yok edildiğini ve bireysellikten çıkarılıp Deniz Piyadesi olarak nasıl tekrardan yaratıldıklarını anlatıyor. Film, 1968 yılında Vietnam harekatı için yetiştirilen askerlerin ruhlarında bıraktığı zarar ve savaşın nasıl insanlık dışı bir şey olduğunu açığa çıkartıyor. Gustav Hasford'un "The Short-Timers" isimli romanından uyarlanmıştır.

Yaşadıkları hayvanat bahçesinde kendi düzenlerini kurmuş dört arkadaş hayatlarından çok mutludurlar. Aslan Kral Alex, Zebra Marty, Zürafa Melman ve Su Aygırı Gloria, şehrin ortasında kendi ormanlarını kurmuşlardır. Normal seyreden hayatları içlerinden birinin mecara arayışı yüzünden değişir. Zebra Marty merak ettiği dış dünyayı keşfetmek uğruna bir gece hayvanat bahçesinden kaçar. Onun yokluğunu fark eden arkadaşları çok sevdikleri dostlarını bulmak için yollara düşerler. Başlarına birbirinden komik olaylar gelen ekip, sonunda kendilerini Madagaskar adasında bulurlar. Ancak alıştıkları rahat düzenden uzak kalmak ve doğal yaşama uyum sağlamak onlar için pek de kolay olmayacaktır.

Film Japonlara esir düşmüş İngiliz ve Amerikalı askerlerin Singapur'daki Changi kampındaki son günlerini anlatıyor. Filmde Japonları neredeyse hiç görmüyoruz. karaborsanın, yalanın dolanın gırla gittiği, yüce askeri değerlerin, rütbelerin hiç bir anlam ifade etmediği kampın kralı amerikalı onbaşı king rolünde George Segal [ki kendisini just shoot me'nin babası olarak hatırlayabilirsiniz], king'in gerçek hayatta aynı salonlarda bulunmasının pek mümkün olmadığı kankası pete marlowe rolünde james fox ve bu ikisine beslediği düşmanlıkla ayakta duran sevimsiz teğmen grey rolünde tom courtenay harikalar yaratıyorlar.

Ünlü bir korsanın kızı olarak aynı işe soyunan güzel kaptan Morgan Adams, bir hazine haritasının parçasını bulur. Babasından kalan gemisi ve tayfalarıyla haritada sözü edilen hazineyi bulmak için yola koyulurlar.Bu arada Morgan, bir köle pazarından zeki ve yakışıklı William Shaw'u satın alarak kadrosuna ekler. Shaw'un da yardımıyla haritanın diğer yarısını ele geçirmek ve acımasız korsan Dawg Brown'dan önce hazineye ulaşmak için zorlu bir yarışa girişirler.

Eski asker Chapman’ın kız kardeşi Brezilya’da iken acımasızca saldırıya uğrar. Yakuza’larla, kardeşini ölüme terk eden yozlaşmış polisler arasında ,Brezilya’nın gecekondu bölgesinde uyuşturucu, seks ticareti,le dolu bir dünya’ya ölümüne bir savaş başlar.

Robinson Crusoe flees Britain on a ship after killing his friend over the love of Mary. A fierce ocean storm wrecks his ship and leaves him stranded by himself on an uncharted island. Left to fend for himself, Crusoe seeks out a tentative survival on the island, until he meets Friday, a tribesman whom he saves from being sacrificed. Initially, Crusoe is thrilled to finally have a friend, but he has to defend himself against the tribe who uses the island to sacrifice tribesman to their gods. During time their relationship changes from master-slave to a mutual respected friendship despite their difference in culture and religion.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir