
Rupert Grint
Malachy

"İki erkek. Bir kız. Oyun başlasın."
Üç kafadar, Luke, Malachy ve Michelle, bol içki, uyuşturucu, araba hırzılığı gibi çeşitli heyecan verici faaliyetler yapabilecekleri bir haftasonu macerasına çıkarlar. Genç olmanın getirdiği saflıkla, bu tehlikeli haftasonunu bir oyun gibi algılamaktadırlar. Ancak bir müddet sonra, başlarının bu kısa sürede ne kadar derde girdiğinin farkına varırlar. Normal yaşamlarına dönebilmek için, herşeyi göza alan gençler, içinde bulundukları durumdan bir türlü kurtulamazlar...

Rupert Grint
Malachy

Robert Sheehan
Luke

James Nesbitt
Crilly
Niamh Quinn
Donna

Paul Kennedy
Chris

Conor MacNeill
Fanta
Greer Taylor Ellison
Bun

Kimberley Nixon
Michelle

Kathy Kiera Clarke
Emma

Lalor Roddy
Smiley
Kat Kirk
Sharon
Paul Garrett
Bob
Paul Caddell
Swimming Instructor
Richard Orr
Uncle Joe
Bronach Lawlor
Jessica

A socialite marries a prominent novelist, which spurs a violent, obsessive, and dangerous jealousy in her.

Üç arkadaş Lewis, Sheriff ve Tony, Malezya'da tatil yaparken, Sheriff ile Tony kariyer için New York'a döner. Lewis ise orangutanlarla çalışmak üzere Malezya'da kalır. İki yıl sonra, geçmişteki eylemleri nedeniyle Lewis'in uyuşturucu bulundurmaktan tutuklandığını ve idam cezası aldığını öğrenirler. Arkadaşlarının önünde zor bir seçim vardır: Malezya'ya dönüp cezayı paylaşmak ya da Lewis'in ölümüne seyirci kalmak.

A fiery Spanish woman is about to marry a kind British man when she meets a Brazilian actor who ignites in her a flame of lust she can't ignore.


23 yaşındaki Ann (Sarah Polley), okulda temizlik yaparak kocasına destek olan iki çocuk annesi bir kadındır. Annesinin bahçesindeki bir karavanda yaşayan, ailesi uğruna gidemediği üniversitede temizlik yapan Ann hayata karşı çok umutsuzdur. Genç kadının etrafı, işsiz kocası, yaşadığı hayatı tasvip etmeyen annesi ve 10 senedir görmediği babasıyla çevrilidir. Bir gün, sadece birkaçaylık ömrü kaldığını öğrenir.My Life Without Me , ölümüne yaklaşan genç bir kadının, eline kalemi kağıdı alıp, belki biraz bencilce, ama fazlasıyla diğerkâm tutkularını kelimelere dökmesinin etrafında şekilleniyor.

Herkes gençlik yıllarında masalsı bir aşk hikayesini hak eder. Ancak ne yazık ki, durum 17 yaşındaki Simon Spier için biraz karışık. O, henüz ailesine ve arkadaşlarına gay olduğu gerçeğini açıklayabilmiş değil. Üstelik sorunları, onların tepkilerinden korkmakla da kalmıyor. İnternet üzerinden konuştuğu bir sınıf arkadaşına da aşık. Ancak kimliğini gizli tutan bu sınıf arkadaşının kim olduğu hakkında hiçbir fikri yok! Bu iki sorunun çözümü de hayatını değiştirecek adımlar atmasından geçiyor...

Bridger is a young outsider who's always wanted more. He and his mother flee an abusive home, eventually finding a small town in the middle of nowhere. Once there, Bridger finds true acceptance with another misfit.

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Üniversiteden önce pişman olmadan ve kalp kırmadan ayrılmak üzere bir anlaşma yapan Clare ve Aidan, aşka bir şans daha verecek mi?

Danimarka'nın banliyölerinde yaşayan ve akşamları aynı kursa giden 6 kişinin, beklentileri ve sonucunda yaşadıkları hayal kırıklıkları karşısında tutunacak dal olarak İtalyanca'yı görürler. Karısının ölümüyle hayatının yönünü kaybetmiş genç bir rahip, inanılmaz derecede sakar bir kasiyer, cinsel organını kullanmadığı için köreldiğine inanarak iktidarsız olduğunu düşünen bir otel memuru, bulunduğu ülkenin dilini konuşamayan güzel bir İtalyan garson, sivri dili ile başına dert açan futbol delisi bir restoran müdürü ve annesinin hastalığıyla boğuşan hüzünlü bir kuaför.


Artık ünlü bir yönetmen olmuş Salvatore, 30 yıl sonra bir arkadaşının öldüğü haberi üzerine doğduğu kasabaya geri döner. Kasabaya geldiğinde eski anıları canlanan Salvatore, Cinema Paradiso adlı sinemada projeksiyoncu olarak çalışan Alfred ile ilişkilerini hatırlar. Küçük bir çocuk olan Salvatore, günlerini Alfred'in yanında geçirmekte, filmlerle ilgili konuşmakta ve Alfred'in sinema konusunda deneyim ve bilgilerinden yararlanmaktadır. Babacan tavırlarıyla Salvatore'nin hayatında önemli bir yere sahip olacak Alfred sayesinde sinemaya olan aşkını ve tutkusu keşfedecektir.

1983 yılı yazı sırasında 17 yaşındaki Amerikalı-İtalyan Elio Perlman günlerini ailesinin İtalya'nın kuzeyindeki 17. yüzyıldan kalma villasında klasik müzik yaparak, okuyarak ve arkadaşı Marzia ile flört ederek geçirmektedir. Elio, Greko-Roma kültüründe uzmanlaşmış seçkin bir profesör olan babası ve onu elit kesim meyveleriyle, doğal lezzetlerle şımartan, çevirmen olan annesi Annella ile bir arada olmaktan ziyadesiyle memnundur. Elio'nun olgunluğu ve entelektüel birikimi, onu tam teşekküllü bir yetişkin gibi gösteriyor olsa da özellikle kalpteki konularda onun hakkında hala masum ve biçimlenmemiş olan çok şey vardır. Bir gün, doktorasını sürdüren büyüleyici bir Amerikalı bilim adamı olan Oliver Elio'nun babasına yardım etmek göreviyle yıllık yaz stajyeri olarak villaya gelir. Güneşin ışıltılarının arasında Elio ve Oliver hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir yaz boyunca yeşermekte olan arzunun güzelliğini keşfedeceklerdir.

Louisa May Alcott’ın aynı adlı klasik romanından beyazperdeye uyarlanan film, İç Savaş sonrası Amerika'da yaşamlarını sürdürmeye çalışan dört kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Meg (Emma Watson), Jo (Saoirse Ronan), Beth (Eliza Scanlen) ve Amy March (Florence Pugh) birbirinden tamamen farklı karaktere sahip dört kız kardeştir. Çocukluk dönemlerini geride bırakıp kadınlığa geçiş süreçlerinde kardeşler türlü dertlerle boğuşur. Babaları Amerikan İç Savaşı'na katılan dört genç kız, anneleri ile birlikte yaşam mücadelesi vermeye başlar. Bu zorlu süreçte en büyük kazançları birbirlerinin yanında olmalarıdır.

Jarrett pek çok soygundan ustalıkla çıkmış bir isim.ve bu soygunlarda tek güvendiği kişi annesi.bir tren soygunu esnasında adamlarından birisi bir cinayet işleyince tüm ipuçları Jarrett i işaret ediyor neticesinde Jarrett daha az ceza almak için başka bir suçu üstüne alıyor ve hapse giriyor.polis teşkilatından bir polis bu Jarrett ve çetesinin suçlarını ortaya çıkarabilmek için en deneyimli polislerini mahkum kılığında hapse gönderiyor.amac bellli.polis memuru önce Jarrett in hapishanede güvenini kazanacak ve böylece yakınlaştıktan sonra da onun sırlarını elde etmeye çalışacak.ama Jarrett her şeye oldugu gibi bunda da önsezgilerini kullanacaktır.bu arada Jarrett hapiste iken çetesindeki adamlarından bir tanesi annesini öldürür ve sevgilisini de bu işe oartak eder.

Hafızası ile ilgili sorunlar yaşayan yaşlı Zev’in acıklı hikayesini anlatan film bir dramı temel alıyor. Zev, 70 yıl önce Amerika’da sahte bir kimlikle yaşayan Nazi bekçisinin, ailesini katlettiğini keşfediyor. Tüm zorluklara rağmen Zev, bakım evindeki yaşlı arkadaşı Max’in de yardımıyla çok gecikmiş olan adaletin sağlanmasını görev ediniyor. Bu olayları ise şaşırtıcı tesadüflerle dolu kıtalararası bir yolculuk takip ediyor. Zira Zev bu süreçte en büyük düşmanının kendi hasarlı hafızası olduğunu öğreniyor.

Auburn, Güney Dakota’da 3 hafta önce bir soygun yaşanmıştır. Yaşanan soygun 5 kişilik bir ekibin işidir. Polislerin sistemli çalışması ile soygunculardan 4’ü yakalanmış ve hapse atılmıştır. Ancak ekibin 5. üyesi kayıptır. Polis her yerde ekibin 5. elemanı olan yaralıdır ve kanundan kaçmak için ölümü bile göze almıştır. Ancak kurtarıcısı hiç ummadığı biri olacaktır. İşitme engeli bulunan küçük bir çocuk olan Wesley, yaralanan adamı güvenli bir sığınağa taşır. Orada yaralarını sarar ve iyileşmesi için başında bekler. Zaman içinde bu küçük çocuk ve tehlikeli kanun kaçağı arasında sıradışı bir arkadaşlık oluşur. Wesley iyileşmesine yardım ettiği bu gizemli yabancıya bir hayli bağlanmıştır. Ancak polis Wesley’nin kapısına dayanıp onu sorular sormaya başladığında asıl tehlike başlayacaktır. Bir taraf seçmek zorunda kalan Wesley, yeni arkadaşı için işleri daha da kötü hale getirme potansiyeline sahiptir...

New Orleans’lu iş insanı Michael Courtland’ın hayatı, başarısız bir kaçırma kurtarma girişimi sırasında eşinin ve kızının trajik biçimde öldürülmesiyle altüst olur. Yıllar sonra İtalya’yı ziyaret ettiğinde, eşine tıpatıp benzeyen Sandra Portinari ile tanışır ve ona âşık olur.

Genç ve öfkeli bir Marlon Brando, 50'lerin bu kült klasiğinde beyaz perdeyi fethediyor. Brando'nun canlandırdığı Johnny, küçük, uyuşuk bir California kasabasını ele geçiren motosikletli çetenin lideridir. Deri ceketli genç motorcu, kasabanın en güzel kızı Kathie'ye âşık olana kadar sadece yıkımla ilgileniyor gibidir. Ancak Johnny'nin şanssızlığı, psikopat rakibi Chino tarafından tehdit edilmesi ve bunun üstüne, kasaba halkının düşmanlığı ve önyargılarıdır.

An English mother and her teenage son spend a week preparing the sale of their remote holiday house in the South of France. Fifteen-year-old Elliot struggles with his dawning sexuality and an increasing alienation from his mother, Beatrice. She in turn is confronted by the realisation that her marriage to his father, Philip, has grown loveless and the life she knows is coming to an end. When an enigmatic local teenager, Clément, quietly enters their lives, both mother and son are compelled to confront their desires and, finally, each other.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir