
Emmanuelle Chaulet
Blanche

Blanche ve Lea tanışır tanışmaz yakın arkadaş olurlar. Lea, erkek arkadaşı Fabien’den ayrılmayı düşünür. Blanche ise Lea’nın karizmatik dostu Alexandre’dan hoşlanmaya başlar ancak ona açılamaz. Lea’nın tatile gitmesi her şeyi değiştirir ve Blanche, Fabien’i yakından tanıma fırsatı bulur.

Bir gece klubünde dansçı olarak çalışan Angela'nın en büyük hayali bir çocuk sahibi olmaktır. Fakat erkek arkadaşı Emile buna pek sıcak bakmamaktadır. Angela anne olmaya kesin kararlıdır ve bunun için Emile'in arkadaşı Alfred'e gider.

Three stories about pleasure. The first one is about a man hiding his age behind a mask to keep going to balls and fancying women - pleasure and youth. Then comes the long tale of Madame Tellier taking her girls (whores) to the country for attending her niece's communion - pleasure and purity. And lastly, Jean the painter falls in love with his model - pleasure and death.

Film Juliet'in kuzeni Rosaline’in bakış açısından anlatılan çağdaş bir versiyondur. Rosaline, Rob ile birbirleri için yaratılmış olduklarından emindir. Yıllardır ondan alacağı tek bir öpücüğün özlemi ile beklemektedir. Bu hayali nihayet gerçek olduğunda mükemmel bir his yaşar. Ancak sonrasında eski en iyi arkadaşı Juliet'i de şehre çağırır ve o da Rob'a tutulur.

Business executive Odile seeks a new, larger apartment. Her younger sister Camille, having completed her doctoral thesis in history, is a Paris tour guide. Simon is a regular on Camille's tours as he's attracted to her. However, Camille has fallen for Marc, and they begin an affair. Nicolas is also looking for an apartment, since he hopes to eventually have his family join him in Paris.

İlişkileri başladıktan bir yıl sonra Calie ve Joseph, çiftliklerinde mandıra ve şarap işleri ile uğraşırken, San Francisco'daki aile işlerini yürütmek için çiftlikten ayrılır. Callie bu değişiklikten memnun olmasa da yeni hayatına alışmaya çalışır. Bu süreç Callie ve Joseph'i zorlu bir teste tabi tutar. Callie ve Joseph arasındaki bağ, karşılaştıları zorlukların üstesinden gelmeye yetecek midir?

Molière, a down-and-out actor-cum-playwright up to his ears in debt. When the wealthy Jourdain offers to cover that debt so that Molière's theatrical talents might help Jourdain win the heart of a certain widowed marquise, hilarity ensues.

Paris'te yaşayan genç ve güzel Nathalie hayatının aşkıyla tanışarak onunla harika bir evlilik yapmıştır. Ancak kocasının talihsiz bir kazada ölmesiyle hayatı altüst olur. Kocasına duyduğu aşkı içine gömen Nathalie, hislerini gösteremeyen, içine kapanık birine dönüşür. Bir gün hiç hesapta yokken kendini çalışma arkadaşlarından biri olan Markus'la öpüşürken bulur. Kimsenin çekici diyemeyeceği, çok çirkin bir adam olan Markus'la bir geleceği olabilecek midir?

A young woman struggling to stay on top of everything in her life meets a married publisher and begins an affair with him.

Fransız yıldız oyuncu Sylvie Testud ilk kez kamera arkasına geçerek çektiği bu romantik komedide Fransız sinemasının en tanınmış iki oyuncusuna yer veriyor. Filmin adındaki kadın olan Marie, tanıştığı bir çizgi roman sanatçısıyla hoş bir gece geçiren Marie, sabah uyandığında aradan 15 yıl geçmiş olduğunu fark eder. Bu sürede çizgi romancı Paul ile evlenmiş, çok tatlı bir oğlan çocuğu sahibi olmuş, çokuluslu bir yatırım firmasının başına geçmiş, Paris'te muhteşem manzaralı bir dairede oturmaya başlamıştır. Ne var ki, bu başarı öyküsü ilk aşkına mal olmuştur ve dört gün içinde Paul'den boşanacaktır. Marie kısa zaman içinde hem bu "hafıza kaybının" üstesinden gelmeye hem de yuvasını kurtarmaya çalışacaktır.

Beş kuruşu olmayan New York’lu Mathias (Kevin Kline), babasından miras kalan büyük bir apartman dairesini satmak için Paris’e gelir. Dairede yaşlı ve kibar bir kadın (iki Oscar ödüllü Maggie Smith) ve onun fazla koruyucu kızını (Kristin Scott Thomas, “İngiliz Hasta”) bulmak onu oldukça şaşırtır. Eski Fransız kanunlarına göre, Mathilde ölene kadar dairenin mülkiyetinin onun olamayacağını öğrenir. Benzersiz bir komedi, dram ve romantizm karışımı...

Everybody has always loved Jeanne. These days, she hates herself. Up to her ears in debt, she has to go to Lisbon and sell her mother’s apartment, who passed away one year ago. At the airport, she runs into Jean, a whimsical and somewhat intrusive former high school classmate.

Manhattan'lı avukat Diane (Catherine Keener), haftasonu tatili için oğlu Jake (Nat Wolff) ve kızı Zoe (Elizabeth Olsen) ile birlikte annesi Grace'in (Jane Fonda) çiftlik evine gider Amacı, çocuklarını hiç görmedikleri anneanneleri ile tanıştırmaktır Diane de 20 yıldır annesi ile hiç konuşmamıştır İlerlemiş yaşına rağmen tam bir hippi olan Grace, kızı ve torunlarına kucak açar Kırsalda geçirdikleri zaman, Diane ve çocukları için hiç unutamayacakları bir tatil olacaktır.

Fransa'da 1960'larda "burjuva sineması" nı yıkarak yerine "modern sinema" nın temellerini atan 'anarşist' sinemacı, Yeni Dalga akımının önemli ve ilginç yönetmeni Jean-Luc Godard'ın senaryosunu yazıp yönettiği "Evli Bir Kadın", yönetmenin henüz politik filmlerine başlamadığı ilk dönem filmlerinden biridir. Godard aynı zamanda filmin anlatıcısıdır. Başrollerinde Bernard Noël, Macha Méril ve Philippe Leroy'un oynadıkları filmin siyah beyaz görüntülerini Raoul Coutard çekmiştir. Filmde, Paris'te yaşayan evli ve çalışan bir kadının başka bir adamla aşk yaşarken gebe kalması üzerine aşığı ve kocası arasında bir seçim yapma durumunda kalması anlatılır. Godard bu bildik aşk üçgeni konusu üzerinden modern kültürde kadının rolünü sosyolojik açıdan irdeler, tüketim toplumunda aşkın yerini araştırır.

Erwan, a strapping Breton who clears mines for a living, is shaken when he discovers that his father is not his father. Despite his affection for the man who raised him, he quietly sets out to find his biological father, and succeeds in locating Joseph, an endearing old codger he takes a liking to. Just when things look settled, another unexpected “bomb” hits Erwan in the form of Anna, an elusive nymph.

Aurore has separated, just lost her job, and learns that she is going to be a grandmother.

Günümüz modern ve karmaşık kadın-erkek ilişkilerinin masaya yatırıldığı romantik komedide ilişkilerin çıkmaz sokakları ve bolca aşk üçgeni mevcut. Eğlenceli aşk aksilikleriyle dolu filmin yönetmenliği ve senaristliğini de üstlenen oyuncu Emmanuel Mouret bize “aşk sanatını” öğretiyor.

Angelina, kariyerinin artık sona erdiğini düşünen bir pop yıldızıdır. genç bir hayranının dileğini gerçekleştirmek isteyen Angelina, bunun için New York’un küçük bir kasabasına gider. Angelina burada sadece kariyerini yeniden başlatmak için ilham bulmakla kalmaz, aynı zamanda gerçek aşkı bulma şansı da yakalar.

Hélène, üvey oğlu Bernard’la paylaştığı dairesinde antikalar satan bir duldur. Bernard Cezayir’de savaşta bir asker olarak hizmet verirken Muriel isimli genç bir kadının işkenceyle ölümüne tanık olmuştur ve bu yüzden eziyet içindedir. Alain Resnais’nin en güçlü klasiklerinden biri.

Bağımsız auteur yönetmen Richard Linklater'ın bu yıl Mavi Ay ile birlikte büyük bir film festivalinde prömiyerini yapan ikinci filmi Yeni Dalga, tam da adının çağrıştırdığı gibi, Fransız Yeni Dalgası’nın en bilindik filmi, Jean-Luc Godard'ın À Bout de Souffle / Nefes Nefese’sinin fikir ve yapım sürecini, üstelik zamanında devrim yaratan aynı tarz ve teknikleri kullanarak anlatıyor. Linklater, “Bu, bir adam ile etrafındakilerin önderlik ettiği kişisel bir sinema devriminin hikâyesi” diyor. Bir sinefilden bir diğerine saygı duruşu diyebileceğimiz film, Cannes'da dünya prömiyerini yaptı ve Altın Palmiye için yarıştı.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir