
Kate Beckinsale
Lindy
"Bir şok içindesiniz."
Öfke kontrolünü sağlamakta sorunlar yaşayan ve cinayet işlemek isteyen bir yapıya sahip olan bir kadın, bu sorununu elektrot kaplı bir yelek giyerek kontrol altına almaya çalışır. Genç kadın, elektrotlu yelek sayesinde yaşamına normal bir şekilde devam edebilmektedir. Ancak aşık olduğu ilk adamın öldürülmesi, genç kadının öfkesini bastıran yeleği çıkarmasına neden olur. Sevdiği adamın katil ya da katillerini bulmak için her şeyi göze alan kadının öfke problemi, onun cinayetin baş şüphelisi haline gelmesine neden olur.

Kate Beckinsale
Lindy

Stanley Tucci
Dr. Ivan Munchin

Bobby Cannavale
Detective Vicars

Jai Courtney
Justin

Laverne Cox
Detective Nevin

Constantine Gregory
Driver Curtis

Ori Pfeffer
Delacroix

David Bradley
Gareth Fizel

Susan Sarandon
Woman with No Name
Lewis Ian Bray
Doug

Nathan Cooper
Nerd #3
Joseph Grogan
Another Nerd
Sophie Sanderson
Andy
Steven Osborne
Barry Kasparzki
Tom Xander
Toby Kasparzki

Los Angeles sokaklarında geceleri yasa dışı yarışlara katılan Dominic Toretto, bir dizi soygunun şüphelisidir. Polis teşkilatının başarılı polislerinden Brian O'Conner da Toretto'yu yakalamak için onun sokak yarışı çetesine katılır. Ancak zamanla çete üyeleri ile samimi hale gelirken diğer yandan Toretto'nun kız kardeşine aşık olur. Artık Los Angeles polis memuru Brian O'Conner sadakatinin kime olduğuna karar vermelidir.

Sıra dışı yönetmen Quentin Tarantino'nun büyük beğeni kazanan dördüncü filmi olan, acımasız bir ihaneti ve destansı bir kan davasını konu alan heyecan ve gerilimi yüksek Kill Bill: Volume 2'de Gelin (Uma Thurman, Pulp Fiction), intikamına kaldığı yerden devam etmektedir... Çoktan listesinde ki beş isimin ikisini haklayan Gelin'in onur mücadelesi son hızıyla sürmekte ve artık kendisinin başlatmadığı ancak bitirmeye kararlı olduğu bu ölüm kalım savaşının sonlanması gerekmektedir. Tüm dünyada ses getiren aksiyon dolu nükteli bu film, mutlaka görülmesi gereken bir yapım.

Ailesi gözünün önünde katledildikten sonra bir ölüm makinesi olarak yetiştirilen işitme engelli bir genç adam intikam peşine düşer.

Zee, "Ölülerin Kraliçesi" olarak bilinen korkulan bir tetikçidir ancak genç ve kör bir kadını öldürmeyi reddettiğinde hem suç meslektaşları hem de kararlı bir polis dedektifi tarafından avlanır.

Anthony Lowe (Van Damme) çalıştığı birimde çok da sevilmeyen bir polistir. Düzenlediği basın operasyonu başarısızlıkla sonuçlanır. Hem tüm New Orleans'ı haraca kesen Callaghan (Stephen Rea) ellerinden kaçmıştır hem de iki polis memuru hunharca öldürülmüştür. Lowe, öç almaya and içer. Callaghan ile geçmişten kalan bir hesapları da vardır. Lowe, bir yandan mafyayla boğuşurken diğer yandan da sorunlu evliliğini kurtarmaya çalışmaktadır. Eşi Valerie (Selina Giles) hamiledir. Ama çocuk başkasındandır. Mafyanın acıması yoktur. New Orleans sokakları daha önce hiç tanık olmadığı bir kan gölüne dönüşecektir

The Virtuoso, akıl hocasına olan borcunu ödeyebilmek için yeni bir görev üstlenen profesyonel bir suikastçıya odaklanıyor. Hedefinin izini sürmek ve öldürmekle görevlendirilen suikastçıya, diğer görevlerinin aksine bu görevi için fazla istihbarat verilmez. Hedefinin ne ismi ne de fotoğrafı verilir, yalnızca saat beşte küçük bir kasabadaki bir lokantada olacağı söylenir. Virtüöz, avını bulmak ve görevini tamamlamak için insan avına başlar. Hedefi, lokantadaki herhangi bir müşteri olabilir: Buna lokantanın gizemli garsonu da dahildir. Garson, suikastçının aradığı av olmasa bile görevi tehdit edebilecek ve adamın hayatını tehlikeye sokabilecek bir dikkat dağınıklığına sebebiyet vermektedir

Güzelliğinin ardında büyük bir sır saklayan Eve, göründüğünden çok daha tehlikeli biridir. Genç kadının ona bakanlardan sakladığı başka biri yüzü vardır. Eve aslında bir suikastçıdır. Para karşılığında suikastler düzenleyen genç kadın, yüksek profilli, iyi para getiren işler için bütün dünyayı dolaşarak cinayetler işlemektedir. Yaşam tarzı şu an için ona iyi getiriler sağlamıştır ancak aldığı son işle birlikte her şey değişecektir. Eve'in son görevi hiç ummadığı şekilde ters gider. İşin geldiği son noktada Eve, kendini kaçmak zorunda bulur. Artık Eve bütün yeteneklerini hayatta kalabilmek için kullanmak zorunda kalacaktır...

Rus mafyasıyla istemeden giriştiği olayların üzerinden dört yıl geçmişken Hutch, hala suç örgütüne 30 milyon dolar borçludur ve bu borcu, uluslararası suçlulara karşı aralıksız gerçekleştirdiği suikastlarla ödemektedir. "İşinin" aksiyon kısmını oldukça çok sevse de Hutch ve eşi Becca, artık tükenmiş ve birbirlerinden tamamen uzaklaşmış durumdadır. Bu yüzden çocukları ile hep birlikte kısaca bir tatile gitmeye karar verirler.

Alaycı üç arkadaş, görüşme yaptıkları bir sürü aday arasından sonunda yeni bir kiracı seçer. Ancak kiracıyı odasında ölü bulduklarında keşfettikleri tomarlarca para, ‘sorun’u polis karıştırmadan kendi aralarında ‘halletmek’ için bir mazeret olur. Peki bu yanlarına kalacak mıdır? Seyredin ve görün!

The Hitman's Bodyguard'ın devamı niteliğinde çekilen film, ilk filmden dört yıl sonrasında geçmektedir. Michael Bryce, terapistinin önerisi ile korumalığa ara verir ve kendini yarı emeklilik durumunda bulur. Ancak daha doğru düzgün dinlenemeden Darius Kincaid'in eşi Sonia, Michael'ı tekrar çatışmanın tam ortasına çeker.

Takıntılı bir interpol ajanı olan Louis Salinger ve Manhattan Bölgesi avukatı Eleanor Whitman, dünyanın en güçlü bankalarından birine adaleti getirmeyi amaçlamaktadır. Kara para aklama, silah ticareti dahil birçok yasal olmayan işlemleri su yüzüne çıkarırlar. Salinger ve Whitman'ın araştırmaları, onları Berlin'den Milano'ya oradan New York'a ve son olarak İstanbul'a götürür. Kendilerini uzun soluklu global bir kovalamanın içinde bulurlar. Salinger ve Whitman'in terörü finanse etmeye devam eden bankanın amansızca peşini bırakmamaları, hayatlarını riske sokacaktır.

Film, üst düzey suçluların tutulduğu gizli bir CIA üssüne getirilen çok aranan bir suçlunun, hücresinden kaçarak üssün kontrolünü ele geçirmesi sonrası bu sefer kendilerinin hapis kaldığı tesiste mücadele veren CIA ajanı Abby'nin hikâyesini anlatıyor.

Deneyimli bir kağıt fabrikası yöneticisi, acımasız iş piyasası tarafından işten çıkarılıp aşağılandıktan sonra çaresiz kalır ve onurunu geri kazanmak adına şiddete başvurur.

Chicago'da bir apartman dairesindeki masanın üzerinde, içi 2 milyon dolarla dolu bir çanta vardır... Ceasar (Joe Pantoliano) çete için yasa dışı elde edilmiş bu parayı aklamayı başarır. Violet (Jennifer Tilly) onun çekici metresidir. Corky (Gina Gershon) ise eski bir dolandırıcıdır. Ceaser gibi kalitesiz bir adamla bu kadar parayı bir araya getiren nedir: Tabii ki vücutları için ölünebilecek kadınlar. Corky ve Violet çok yakında, birine hayatı pahasına güvenmenin anlamını, Ceaser da kadınlar hakkında bir kaç şey öğrenecektir. Sonunda hepsi bir tek soruda birleşecektir... KİME GÜVENEBİLİRSİN?

Birbirinden uzak iki hayatın kesişmesiyle sapkın bir tek gecelik ilişkinin, bir seri katilin kanlı cinayetler zincirine dönüşmesiyle her şey beklenmedik bir biçimde şekilleniyor.

New recruit Justin Rosa must monitor arms-smuggling cartel member Eddie Flynn — and keep him alive at all costs. When a SWAT team descends on Flynn’s home, Rosa breaks protocol and contacts the gangster directly to save his life. As gunmen break into the Wire Room and chaos erupts, Mueller and Rosa make a final, desperate stand against the corrupt agents and officials who seek to destroy evidence and kill them both.

Teröristlerin bomba saldırısını araştıran polisler, Gordy Brewer'i bu işe karışmaması için uyarırlar. Fakat gelişen korkunç olaylar onu bu işe karışmasını sağlamıştır. Karısı ve çocukları patlamadaki kurbanlardandır. Yükselen heyecanı ve herkesle savaşan tek kahraman, hareket yüklü bir gerilim olan Ölümüne Takip'i daha da heyecan verici kılıyor. Superstar Arnold Schwarzenegger, Brewer adlı El Lobo diye anılan bir teröristi bulmak isteyen Los Angeleslı bir itfaiyeciyi oynuyor.

Miami’nin önde gelen mafya tetikçisi Cuda (Banderas), patronu Estelle’in (Kate Bosworth) siber seks kaçakçılığı işine bulaştığını ve arkadaş olduğu genç bir kız olan Billie’yi (Zolee Griggs) tehlikeye attığını öğrenir. Cuda, hayatını ve ailesiyle ilişkisini kurtarmak için kendi suç örgütünü yıkmaya karar verir. Genç dövüşçü Stray (Mojean Aria) ile iş birliği yaparak Billie’yi kurtarmaya çalışır, ancak bu süreçte mafyanın hedefi haline gelir. Film, Cuda’nın kefaret arayışını ve fedakârlıklarını konu alıyor. Banderas’ın güçlü performansı öne çıksa da, klişe bir hikâye ve yavan senaryo eleştirilmiştir.

Bu kez üzerinde deney yapmak için yanlış kişiyi seçtiler.Karısını korkunç bir trafik kazasında kaybeden Luke Gibson gözünü bir hastanede açar; ancak hayatı yıkımın eşiğindedir. Ölümcül bir mikroçip aracılığıyla üretici firmanın yetkilisi (Val Kilmer) tarafından yakından izlenen Gibson, hiç hatırlamadığı bir geçmişten çeşitli imajlar görmektedir.

Haksız yere suçlanan oğlu için adaleti kendi sağlamaya karar veren, yas içindeki bir diyakoz, yozlaşmış polis çetesine karşı mücadele verir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir