
Bud Abbott
Blackie Benson

When a barnstorming stunt pilot decides to join the air corps, his two goofball assistants decide to go with him. Since the two are Abbott & Costello, the air corps doesn't know what it's in for.

Bud Abbott
Blackie Benson

Lou Costello
Heathcliff

Martha Raye
Gloria Phelps / Barbara Phelps

Carol Bruce
Linda Joyce

William Gargan
Craig Morrison

Dick Foran
Jinx Roberts

Charles Lang
Jim Joyce

William B. Davidson
Gonigle

Truman Bradley
Butch

Loring Smith
Major Barstow

William Forrest
Colonel

Freddie Slack
Pianist
Marvin Bailey
The Six Hits
Vince Degen
The Six Hits
Howard Hudson
The Six Hits

Shakespeare´in klasik komedisinin bu çağdaş yorumunu sinemaya uyarlayan, televizyon ve sinema dünyasının en büyük, kült yönetmenlerinden Joss Whedon. Whedon´ın Buffy, Angel ve The Avengers gibi daha önceki projelerinden izleyicilere tanıdık gelecek birçok oyuncunun kadrosunda yer aldığı film ABD´de haziran ayında gösterime girecek. Özgün metne sadık kalarak sadece on iki günde çekilen bu karanlık, seksi ve kimi zaman absürd aşk hikâyesinin kahramanları, dünyanın en uyumsuz âşıkları Beatrice ve Benedick. Film Benedick ve arkadaşı Claudio´nun yurtdışındaki bir seferden zaferle dönüşüyle açılır. Sivri dilli Benedick, Claudio´ya aşk meseleleri hakkında takılıp durur. Benedick aşkı küçümsemektedir, tıpkı yıllardır düşmanı bildiği Beatrice gibi. Gözünü aşk bürümüş Claudio evlenmeye karar vermişken Benedick ile Beatrice de "tatlı savaş"larını hakaretlerle sürdürür...

Malibu'ya yaz gelirken Dil Balığı Takımı, Uluslararası Beachmaster Yarışmasına ev sahipliği yapmak üzere plaja geri döner ve beklenmedik bir şekilde yarışmaya katılır.

Nazi Almanya'sının tıpkısının aynısı bir başka diktatörlükte, kararları ve yönetimi ile ülkesini kırıp geçiren Diktatör Adenoid Hynkel, ülkede kendisine ikizi kadar çok benzeyen son derece saf karakterli bir Yahudi berberin yaşadığından habersizdir. Hynkel'in askerleri Yahudileri teker teker toplama kamplarına götürmek üzere toplarken Yahudi Berber'in Hynkel'e olan benzerliği nedeni ile onu Büyük Diktatör zannederler ve bu benzerlik büyük bir karışıklık yaşanmasına neden olur. Charles Chaplin'in Nazi Almanya'sını ve Hitler'i hicvettiği bu eğlenceli komedi, sinema tarihinin en başarılı hiciv örnekleri arasında yer alıyor.

Soğuk Savaş döneminde Ruslara saldırmak için bahane aramakta olan çılgın general Jack D. Ripper, Rusların 'Amerikan halkının vücut sıvılarını kirlettiği' gerekçesiyle SSCB'ye sürpriz bir nükleer saldırı yapmaya karar verir. Nükleer silahlarla yüklü bir Amerikan uçağı Rus sınırına yakın bir bölgede Soğuk Savaş döneminin tipik devriye uçuşlarından birini yapmaktayken mürettebat Ripper'dan SSCB'ye saldırı emrini alır. Fakat Rus büyükelçisi DeSadesky, Amerikan makamlarına Rus savunma teknolojisinin geldiği son noktanın ürünü olan 'Doomsday Device'dan bahsettiğinde ve başkanın danışmanlarından eski Nazi bilimadamı Dr. Strangelove, buluşun olduğunu doğruladığında durum daha da tehlikeli bir hal alır. 'Doomsday Device', SSCB'ye yapılacak herhangi bir nükleer saldırıda dünyadaki tüm canlıların yok olmasına sebep olacak bir silahtır.

Artık sessiz filmlerin dönemi kapanmaktadır ve konuşmaların yeraldığı sesli filmlere geçilirken, ünlü bir sahne yıldızı, en iyi arkadaşı, olası kız arkadaşı ve kurnaz oyuncu arkadaşı bu zorlu geçiş dönemine yakalanmışlardır.

Lorelei ve Dorothy taşradan büyük şehire gelmiş iki genç kadındır. Bir müzikholde dansçılık ve şarkıcılık yapan bu iki genç kadın Paris'e giden bir transatlantikte iş bulurlar. Çok geçmeden Lorelei ve Dorothy'nin etrafını zengin adamlar sarar. Zengin bir koca bulmayı isteyen Lorelei ve Dorothy aşkın anlamını öğreneceklerdir.

The Beatles'ın ilk filmi olan siyah beyaz, A Hard Day's Night, videocliplerin birleşimi gibi gözükse de grubun meşgul günlerinden birini izlermişcesine kişiyi içine alıyor ve ne kadar eğlenceli insanlar olduklarını anlamamızı sağlıyor.

Audrey Hepburn'den ilk başrolünde Oscar'lı bir performans Tam 10 dalda Oscar'a aday olan ve Audrey Hepburn'e En İyi Kadın Kadın Oyuncu ödülünü kazandıran Roma Tatili, bir modern zaman prensesinin kraliyet dayatmalarına karşı gelerek tek başına Roma'yı keşfe çıkmasının hikayesini anlatıyor. Burada gazeteci kimliğini saklayarak ilginç hikayeler peşinde koşan Amerikalı bir gazeteciyle tanışıyor. Ancak planı ikilinin birbirine aşık olmasıyla suya düşüyor.

Prof. Barbenfouillis başkanlığında bir grup astronom Ay'a gitmek üzere planlar yaparlar. Sonuçta dev bir toptan gönderilen mermi şeklindeki uzay gemileri ile hedeflerine ulaşırlar. Ancak burada Aylılar tarafından kaçırılıp Ay kralının sarayına götürülürler... George Méliès'in çoğu Jules Verne'e dayanarak yaptığı yüzlerce kısa filmden bu en ünlüsü, -açıkça H.G.Wells'in First Men in the Moon'undan da esinlenerek- sinema tarihinin ilk bilim kurgu filmi olarak haklı bir üne sahiptir. Méliès'in filmleri janra ait klişelerin tümüne sahiptir neredeyse; çılgın bilim adamları, dehşet verici icatlar, roketler vs vs.. Roketin Ay'a varışını simgeleyen sempatik sekans, kuşkusuz sinemanın en bilinen sahnelerinden birine vesile olmuştur.

Stil ve varlığın, mizah ve insanlığın muhteşem bir bileşimi! 42 yaşındaki Manhattan yerlisi Isaac Davis işinden nefret etmektedir. 17 yaşında Tracy adında hiç sevmediği kız arkadaşı ve evlilikleri hakkında bir kitap yazan Jill adında lezbiyen bir eski karısı vardır. Ve Isaac onu boğazlamak istemektedir. Ancak en iyi arkadaşının seksi ve entellektüel metresi Mary ile tanışınca, Isaac tepeden tırnağa şehvetle dolar * Manhattan, New York aşığı Allen’ın kendi şehrine, semtine yazdığı bir aşk mektubu gibidir, kendi dünyasına bir güzellemedir. Manhattan, 70’ler sonu Amerikası’nın güvensizliğini başarıyla yakalamış bir film. Eskisinden daha çok kazanan, daha fazla özgürlüğe ve seçme hakkına sahip olan şehirliler, suçluluk ve güvensizlik duygularıyla boğuşuyorlar. Bu zeka eseri, dengeli, aynı zamanda hüzünlü siyah/beyaz komedi en sevilen filmler arasındaki yerini hep korudu.

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde, bir kont bir haftasonu av partisi düzenler. Ne var ki av partisi efendilerle hizmetçiler arasında bir köşe kapmacaya dönüşür, ahlaksızlıkta ve zalimlikte birbirleriyle yarıştıkları, acımasız ve umutsuz bir ahlak tablosu çizer. İzleyicinin gözünün yaşına bakmadan drama dönen bu güldürüde, kırda tavşanların katledilmesi, 1940 ilkbaharındaki çatışmaların habercisi değilse de, duyguları konusunda fazlasıyla hilekar bir toplumun aptalca şiddete yönelmesini yansıtır. Dünyanın sonu, en azından bir dünyanın sonu yakındır, der bize bu acı ve karanlık trajikomedi. İlk gösterime girdiği sırada anlaşılmayan, uzun zaman boyunca yerden yere vurulan, yasaklanan, kesilen film savaş sonrasında sinemaseverler tarafından yeniden keşfedilmiş ve övgülere boğulmuştur * "Oyunu kuralına göre oynayan oyunda kalır" ana fikriyle şekillenen hikaye

Meşhur Groucho Marx, Kaptan Geoffrey Spaulding rolünde! Sosyetik Mrs. Rittenhouse’un evinde Spaulding’in şerefine bir parti verilmektedir ancak parti sırasında değerli bir resim çalınır. Film bu noktadan sonra komedi skeçleri, kelime oyunları ve görsel espriler ile dolu çılgın bir maceraya dönüşür.

A fledgling producer finds himself at odds with his workers, financiers and his greedy ex-wife when he tries to produce live musicals for movie-going audiences.

Ahbap çavuşlarımız, Florida'daki yapılaşma çılgınlığı sırasında otel işletirken, bir yandan açık artırmayla arazi satıp bir yandan da mücevher hırsızlarıyla uğraşıyor. Kendilerine has komedi üsluplarıyla tanınan Marx Kardeşler’i tüm dünyada şöhrete ulaştıran ve eski dublajlarda Arşak Palabıyıkyan, Kıvırcık ve Torik olarak isimlendirilen “Üç Ahbap Çavuşlar” efsanesini başlatan film.

Jeff Wilson, the owner of a small circus, owes his partner Carter $10,000. Before Jeff can pay, Carter's accomplices steal the money so he can take over the circus. Antonio Pirelli and Punchy, who work at the circus, together with lawyer Loophole try to find the thief and get the money back.

A detective is hired to protect the life of a singer, who has recently inherited a department store, from the store's crooked manager.

13 yaşındaki Nate Foster, büyük bir Broadway yıldızı olmayı hayal ediyor. O ve en iyi arkadaşı Litty, "Lilo and Stitch: The Musical" için seçmelere katılmak üzere New York'a cesur bir yolculuk düzenler.


Bayan Marple, bir tren yolculuğundayken, yanından geçen diğer trende işlenen cinayete tanık olur. Olayı hemen polise ihbar etse de kendisine inanan olmaz. Çünkü polis ceset bulamamıştır. Polise göre ortada ceset olmadığına göre cinayette söz konusu değildir. Fakat bayan Marple bu olayın peşini bırakmaya niyetli değildir. Yaptığı küçük çapta bir araştırmanın ardından, Ackenthorpe malikanesinin cinayet ile ilgili bir ev olduğu kanısına varan Marple, daha iyi araştırma yapabilmek için eve aşçılık ve temizlik işinde çalışmak üzere girer…

St. Louis 1903. Smith ailesinin Easter ve küçük Tootie de dahil olmak üzere 4 güzel kızı vardır. 17 yaşındaki Easter yan taraflarındaki daireye yeni taşınan John’a aşık olmuştur. Mr. Smith New York’da daha iyi bir pozisyon için transfer olduğunda tüm aile şok olur. Çünkü bu onların St. Louis’den ayrılması anlamına gelmektedir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir