
Clovis Cornillac
Yann Le Guellec

Yann and Rose are young, they love and want to have a child. Nine months later ... still no baby in sight. They then show great imagination and try everything ... no matter what it is. But they wish so hardly to be three that, is not likely they finish all alone?

Clovis Cornillac
Yann Le Guellec

Olivia Bonamy
Rose Abadi

Marianne Denicourt
Lili Magellan

François Vincentelli
Franck Magellan

Pierre-François Martin-Laval
Loïc Le Guellec

Elise Larnicol
Gwenaëlle

Philippe Harel
Professeur Albert

Martin Lamotte
Alfredo

Annick Blancheteau
Francisca

Brice Fournier
Professeur Antoine

Jean-François Stévenin
Malo

Jade Phan-Gia
L'anesthésiste

Alice Pol
L'étudiante

Lu, a conformist woman in her forties, learns that her 15-year partner has been having extramarital affairs. Starting from scratch, she gets involved in an unexpected relationship with a young womanizer.

Aileden kalma gizli tarifleriyle restoran işleten iki yakın arkadaş Sal ve Vince'in arası bilinmeyen bir nedenden dolayı yıllar önce bozulmuştur. O günden sonra Küçük Italya bir daha hiç aynı olmamış Pizza Napoli Vince'in Pizzası-En İyisi ve Sal'ın Pizzası-Daha İyisi olarak ikiye bölünmüştür. Şimdi artık aradan yıllar geçmiştir ancak ikili hâlâ birbirlerini sabote etmeye devam etmektedir. Ancak sanıldığı gibi ailenin her üyesi birbiriyle savaş halinde değildir. Pizza fırınları yanar ve en iyi pizzayı pişirmek için amansız bir yarış başlar. Nikki ve Leo'nun aşkları bu amansız yarışın kurbanı mı yoksa kazananı mı olacaktır?

Priscilla Çöller Kraliçesi'nin yönetmeni, on yıl aradan sonra bu şen şakrak komediyle yeniden karşımızda. 1920'ler Amerika'sının eğlenceli ve kışkırtıcı havasını yansıtan filmin ana karakterleri, Amerikalı Larita, varlıklı bir İngiliz aristokrat ailesinin vârisi John ve onun aşırı gelenekçi annesi Veronica'dır. John, yeni eşi Larita'yı İngiltere'deki aile evine getirir. Ama Veronica'nın, yeni gelini görür görmez tüyleri diken diken olur. Larita ne kadar çaba gösterse boştur. Evliliğini kurtarmak isteyen Larita ile konumunu, itibarını ve iktidarını korumak isteyen Veronica arasında çıkacak çatışmada zekâlar yarışacaktır.

Antoine, a history teacher in his early 50s, learns that he has become very hard of hearing. Unable to own up to his handicap, he resigns himself to living in his bubble, even though his entourage finds his behavior increasingly odd. His encounter with Claire, widow and mother of a young girl who has stopped speaking, will lead him to open up to the world.

Eş bulmak için göçmen ebeveynleri tarafından baskı gören iki Hintli-Amerikalı, bir yaz düğününden sağ çıkmak için flört ediyormuş gibi yapar, ancak ebeveynlerinin istediği kişiyle kim olduklarını dengelemeye çalışırken kendilerini birbirlerine aşık olurken bulurlar.

Veronica (Kathleen Robertson), birbirine taban tabana zıt iki erkekle aşk yaşamaktadır: Abel (Johnathan Schaech), zeki, duyarlı ve entelektüel bir erkek; Zed (Matt Keeslar) ise vahşi, tutkulu ve hayvani çekiciliği olan bir maceraperest. İkisi de Veronica’ya delicesine aşıktır ve zamanla bu üçlü, aynı çatı altında yaşamaya başlar. Başlarda her şey mükemmel görünse de, iki erkek arasındaki dostluk, Veronica için amansız bir rekabete dönüşür. Ancak Veronica, bu durumdan pek de rahatsız değildir – sonuçta kendisine bir tanrıça gibi davranılmaktadır! Her şey, Veronica’nın annesinin ideal damat adayı olarak gördüğü Ernest (Eric Mabius) ile tanışmasına kadar sorunsuz devam eder. Artık Veronica’nın önünde zor bir seçim vardır: Beyni mi, yoksa bedeni mi? Yoksa bu üçlü düzen bir şekilde devam edebilir mi?

With varying degrees of success, recently divorced friends Dave, Vic and Donny are trying to move on with their lives. Vic feels vilified by his ex-wife's parents, while Donny has a shaky bond with his teen daughter, Emma. Dave, meanwhile, has an enviable problem -- he has more dates than he can handle. As they confront their post-marital challenges, the men take solace in one another's plights.

Sacha partiler vermeyi seven, arkadaşlarına ve tutkuyla çaldığı piyanoya düşkün bir adamdır. Geceleri bir jazz kulübünde çalarak, çapkınlıkta da nam yapmıştır. Anın tadını çıkartarak yaşayan Sacha için sabah çalar saat, sigorta ödemesi, vergi taksidi gibi dertler yoktur. Ona tam tersi bir hayat süren Charlotte'un ise 3 çocuğu, eskittiği 2 kocası ve tüm bu karmaşada yönetmesi gereken bir de kariyeri vardır. Bir aşk hikayesi ve yeni bir ilişki hayatında ihtiyacı olan en son şeydir. Hayatlarındaki her şey birbirine zıt olan bu iki insan beraber olmaları için hiçbir neden yokken karşı karşıya gelirler...

Kral Edvard (Chris Geere) ve Kraliçe Paige (Kam Heskin), Saygon Prensesi Myra'nın (Ase Wang) düğününe katılmak için Asya'ya doğru yola çıkar Saygon'a vardıklarında Myra'nın düğün konusunda kafasının karışık ve çok ümitsiz olduğunu görürler Zira müstakbel kocası Kah'ı (Prinya Intach) hiç sevmemektedir Myra'nin kalbi fil terbiyecisi Alu (Amarin Cholvibul) için atmaktadır Edvard ve Paige, Myra'nın babasını, kızının sevdiği erkekle evlenebilmesi için ikna etmeye çalışır...

Belgeselci ve "arkadaşlık uygulamaları" bağımlısı olan Zoe, sürekli yanlış kişileri seçmektedir. Zoe’nun çocukluk arkadaşı ve aynı zamanda komşuları olan Kazım için ise sonsuz aşkın sırrı basittir: Ailesinin izinden giderek görücü usulü evlenmek. Zoe Londra’dan Lahor’a uzanan, görücü usulü evlilik hikayesini filme alırken bir taraftan da aşkı bulmanın yolları hakkında farklı bir bakış açısı kazanır.

Antoine works in a bar in Paris. One evening on his way home from work, he intervenes when a man tries to commit suicide. He feels strangely guilty about having saved the man's life and constantly tries to help him, make things better. No matter what Antoine does, he can't get Louis's mind off Blanche, the woman of his dreams, his sole obsession, the reason why he wanted to die... Antoine decides to look for her, but doesn't let Louis know.

A fussy celebrity caterer, a blind woman, a tour-bus guide and an inexperienced wedding planner search for love.

Sarhoşken utanç verici bir e-posta gönderen umutsuz romantik Wes, yeni aşkı okumadan önce bu mesajı silmek için en iyi arkadaşlarıyla Meksika'ya gider.

Günümüz modern ve karmaşık kadın-erkek ilişkilerinin masaya yatırıldığı romantik komedide ilişkilerin çıkmaz sokakları ve bolca aşk üçgeni mevcut. Eğlenceli aşk aksilikleriyle dolu filmin yönetmenliği ve senaristliğini de üstlenen oyuncu Emmanuel Mouret bize “aşk sanatını” öğretiyor.

Film, hayatını bulaşık yıkayarak kazanmaya çalışan yazar bozuntusu Leo Palamino'nun hikayesini anlatıyor. Kendisini en yakın arkadaşı için terk eden eski karısı, Leo'nun kusurlarını anlatan 'Neden Berbatsın' isimli bir blog yayınlamaktadır. Otuzuna yaklaşan Leo hayattaki konumundan pek memnun değildir, ta ki hayallerinin kadını Colette ile onun düğününde tanışana kadar. Artık onu kazanmak için her şeyi yapacaktır.

Nice Girl Like You, erkek arkadaşı tarafından pornofobik olmakla suçlandıktan sonra korkularıyla yüzleşen bir kadının hikayesini konu ediyor. Keman sanatçısı olan Lucy Neal, erkek arkadaşı tarafından pornofobik olarak suçlandıktan sonra bunun doğru olmadığını kanıtlamak için harekete geçer. Lucy, bu süreçte, kendini keşfetmesine neden olacak bir yapılacaklar listesi hazırlar.

Para sıkıntısı çeken bir dolandırıcı, kripto para zengini bir kadınla yakınlaşır. Acaba kadın, adamın hayallerindeki kurban mıdır yoksa dolandırıcı dolandırılmak üzere midir?
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir