
Emma Quer
Helen Payne (as Mery Kerr)


Emma Quer
Helen Payne (as Mery Kerr)

Concha Valero
Margaret (as Josephine Varney)
Carlos Martos
Frederick Payne
Juan Zanni
Dr. Gerard (as John Zanni)
Henry Ragoud
Satanista jefe

Diana Conca
Elizabeth
Sylvia Alain
Óscar Daniel
Peter
Asunción Vitoria
Doctora abortista
Miguel R. Giner
Hombre del ascensor (as R. Giner)

Montserrat Miralles
Ana

Antonio Chamorro
Sr. Bruckner (uncredited)

Teresa Manresa
Isa Gerard (uncredited)

Santi Pons
Hermano Olivier (uncredited)
Elisa Ripoll
Chica llorando (uncredited)

Bir sokaktaki bir evde küçük bir kıza alışılmadık şeyler olur. Son çare olarak onu kurtarması için bir adam çağrılır. Bu adam şeytan çıkarmaktadır.Washington D.C.deki bir kadın oyuncu, 12 yaşındaki kızının davranışlarında ve görünüşünde dramatik ve tehlikeli değişiklikler fark eder. Bu sırada Georgetown Üniversitesi'nde genç bir rahip, annesinin ölümcül hastalığı ile uğraşırken inancından şüphe duymaya başlamıştır.

A woman wakes up injured in a basement surrounded by corpses. To survive, she pretends to be dead while a grotesque ritual unfolds in the house above.

An orphaned girl is rescued from a satanic ritual and taken to Saint Catherine Institute for homeless youth. There she will learn new skills while facing demons that stalk her.

Gözlerden uzak bir barda, birbirlerini tanımayan bir grup insan, gece vakti oraya hapsolurlar. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra barın altında gizli bir sığınak olduğunu keşfederler. Bu sığınakta insan etiyle beslenen korkunç yaratıklar yaşamaktadır ve yaratıklar barda kapalı kalmış grubun kokusunu almıştır. Şimdi bu et-obur canavarların kol gezdiği bardan kurtulmak için el ele vermek zorundadırlar. Aliens filminde yaratıkları dizayn eden, görsel efektlerdeki başarısıyla Hollywood’da adını duyuran ve Blade serisinin ilk filmini yöneten Stephen Norrington, bu filmde de yaratığı tasarlayan ekipte yer alıyor...

A matriarchal witch passes on her sinister inheritance to her grand-daughter, triggering the most horrific curses.

A series of down-on-their-luck individuals enter the decrepit and spine-chilling Rialto theater, only to have their deepest and darkest fears brought to life on the silver screen by The Projectionist – a mysterious, ghostly figure who holds the nightmarish futures of all who attend his screenings.

Freddy peşinizdeyken uykuya direnmek mi kabusunuzda onunla yüzleşmek mi daha iyi olur? Tüm zamanların en tüyler ürpertici filmlerinden Elm Sokağı Kabusu, ikinci filmiyle geri dönüyor. Elm Sokağı sakinleri, kabuslarına girdiği gençleri uykuda öldüren Freddy'den kurtulalı beş yıl olmuştur. Ancak sokağa taşınan Jesse ile birlikte Freddy de tekrar ortaya çıkar. Eğer Jesse'nin bedenini ele geçirebilirse Freddy canice katliamlarına devam edebilecektir. Elm Sokağı'nı uykusuz geceler beklemektedir. Elm Sokağı Kabusu'nun ardından çevrilen bu film en az ilki kadar orijinal ve korkutucu. Şeytani Freddy'nin öyküsü özel efektler ve zekice bir senaryo ile izleyenlerin kanını dondurmaya devam ediyor.

On the surface it's believed to be another urban legend - a supernatural being from the afterlife is violently killing anyone who cheats on their significant other in the small college town of Silvercreek, Pennsylvania. But the town's unusually high suicide rate is finally convincing both locals and college students that everything is not as it seems. When Maeve - a female college student - sleeps with Charlie, the married man of the host family she is staying with, both sense the deadly curse is closing in on them. Unable to get anyone to believe them, Maeve and Charlie seek out a local history student to help find answers and figure out a way to defend themselves. It all comes undone, however, as several people are horrifically killed by the savage being - one-by-one at a rapid pace. Eventually, Maeve, Charlie and the few survivors band together in an attempt to defeat the monster once and for all.

Milton, a college dropout, was only supposed to cook meth for one day. Broken out of rehab by a brash young woman and her trigger-happy ("ex") boyfriend and driven to a remote cabin the woods, Milton finds himself drawn into a dangerous love triangle gone haywire. The couple's deadpan half-truths spin around Milton like a song on repeat. They seem to read him like an open book, until a mysterious message opens his eyes to his cursed existence. With unlimited ammunition, any hunting tool they could desire, and an ever-growing body count, for what did Milton really sign up?

Meşhur korku roman yazarı Clive Barker'ın imzasını attığı Books of Blood'tan uyarlanan film, uzay ve zaman ögelerinin birbirine girdiği üç farklı hikayeyi anlatıyor. Daha önce keşfedilmeyene doğru bir yolculuk yapılıyor. Filmde Anna Friel, bir psikolog olan Mary'yi canlandırıyor. Mary, 7 yaşındaki oğlunu lösemiden kaybetmiştir. Yeni sevgilisi Simon, Mary'nin ölü oğlu ile konuşması konuşabileceğini söyler. Robertson ise Jenna'ya hayat veriyor. Jenna, sesten iğrenme rahatsızlığı olan misfoniden muzdariptir. Annesinin onu çiftliğe geri göndereceğini öğrenince Los Angeles'ın yolunu tutar. Üçüncü hikayede ise bir katilin hikayesi anlatılıyor. Katil paha biçilemez bir kitap bulur. Bu sayede eşi ile birlikte kirli işlerden emekliye ayrılabilecektir. Bu karaktere ise Yul Vazquez hayal veriyor.

Karen, a young psychiatric nurse, boards the last subway train of the night only to have it stop in the middle of the tunnel. Suddenly, her nightmare begins: a mysterious cult has decided that it's the end of the world and the only way to save the souls of the living is to kill them in cold blood. As those around her are brutally murdered, Karen and a handful of survivors must face the homicidal cult, supernatural forces, and their own fears of Armageddon in order to survive.

Genç, içine kapanık bir sihirbaz olan Max’ın yolu Cadılar Bayramı gecesinde uğursuz Soytarı'yla kesişir. Kendisini bir anda ölümcül bir kabusun içerisinde bualan Max, sihri fazlasıyla gerçek olan ve numaraları her zaman kanla sonuçlanan katili alt etmek zorundadır. Ancak bunu yapmak hiç de kolay değildir çünkü her hareketin bir bedeli, her tercihin bir sonucu vardır.

Birbirinden uzak iki hayatın kesişmesiyle sapkın bir tek gecelik ilişkinin, bir seri katilin kanlı cinayetler zincirine dönüşmesiyle her şey beklenmedik bir biçimde şekilleniyor.

Charles Dexter Ward, a wealthy scientist, uses an ancient diary and human remains to begin a terrifying and bloody pursuit for immortality.

Gizemli bir vebanın gezegeni mahvetmesinin ardından yıllar sonra hayatta kalan bir grup insan intikamcı serseri ve aç "yaratıklardan kendini korumak zorundadır...Düşük bütçeli ama aksiyon dolu bir film.Bazı noktalarda 28. Gün ve Ben Efsaneyim gibi yapımlara benzerlik gösteriyor.Türün meraklıları mutlaka beğenecektir.

The Divide, "The Fallout" olarakta bilinen film, New York’ta nasıl olduğu bilinmeyen çok büyük ve gizemli bir patlama ile başlamaktadır. Bu yapımda kıyamet sonrası hayatta kalmayı başaran 8 kişilik bir grubun mahsur kaldıkları sığınakta kurtarılmayı beklerken birbirlerine düştükleri gerilim yüklü dakikaları konu almaktadır.

Jamir Morgan suratında kalp şeklinde doğum lekesi olan genç bir adamdır; ancak Londra’nın doğu yakasındaki caddelerde şeytani güçlerin olduğunu keşfeder.

Her biri çölde yolculuk eden beş gezginin kesişen yollarına dair beş farklı korku hikayesi. Yolcuların her biri, en karanlık sırları ve en korkunç kabusları ile yüzleşecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir