
Julie Delpy
Marion

New York'ta yaşayan genç çift Jack ve Marion tatillerini Avrupa'da geçirmeye karar verirler. Son derece romantik Venedik tatilinin ardından ikili Marion'un ailesinin yaşadığı Paris'te 2 gün geçirmeye karar verir. Aşıklar şehri Paris fikri Jack'i başta heyecanlandırsa da işler hiç de beklendiği gibi gitmez. Marion'un zamanında şehrin yarısı ile çıkmış olduğunu şaşkınlıkla öğrenen Jack, Fransızların seks konusundaki rahatlığı karşısında da şaşkına döner. Komik olayların birbiri ardına sıralandığı iki günün ardından aşıklar bir yol ayrımına gelirler.

Julie Delpy
Marion

Adam Goldberg
Jack

Daniel Brühl
Lucas

Adan Jodorowsky
Mathieu

Alexandre Nahon
Manu

Albert Delpy
Jeannot

Alexia Landeau
Rose - Marion's Sister
Vanessa Seward
Vanessa

Marie Pillet
Anna - Marion's Mother

Charlotte Maury-Sentier
Robbed Lady

Thibault De Lussy
Gaël
Sandra Berrebi
Sandra
Arnaud Beunaiche
Edouard

Ludovic Berthillot
Racist Taxi Driver

Chick Ortega
First Taxi Driver

Büyük bir mirasın sahibi olan Tracy Lord, çapkın kocası C.K. Dexter Haven'i evlendiklerinden kısa bir süre sonra başından atar. Boşanmadan iki yıl geçmiştir ve Tracy bu sefer toplumda saygı gören biri olan George Kittredge ile evlenme hazırlıklarına başlar. O sırada Dexter bir dergi için çalışıyordur. Kendini kardeşinin arkadaşı olarak tanıtan yazar Mike Connor ve fotoğrafçı Liz Imbrie ile saklı kalanları ortaya dökmek için düğünden bir gün önce Tracy'nin malikanesine gider. Altı Akademi ödülüne aday gösterilen ve iki ödül alan film, 1955'te Ulusal Film Dairesi tarafından korunmaya alınmıştır.

Lu, a conformist woman in her forties, learns that her 15-year partner has been having extramarital affairs. Starting from scratch, she gets involved in an unexpected relationship with a young womanizer.

Ailesi ve çevresi tarafından "geri zekâlı" olarak betimlenen Patty ile hayatını punk rock kültürü üzerine kurmuş, otoritenin her türüne karşı çıkan Simon bir gün şans eseri karşılaşır. İşte her şey bu karşılaşma ile değişecektir. Sürekli uymak zorunda hissettiği düzenden bir kaçış arayan ve hiçbir düzene uymak zorunda hissetmeyen iki kişi bir araya gelince sanki yaşam anlam kazanır.

Sovyetler tarafından Paris'e gönderilen gizli ajan Ninotchka, burada tanıştığı Leon'dan etkilenir ve işler amacını aşar. Mücevher satmak ve bilgi toplamak için gönderildiği Paris'te kapitalist bir iş adamı olan Leon ile filmlerdeki gibi bir aşk yaşayan genç kadın, bakalım görevini tamamlayabilecek mi?

After a disastrous first date, wild-child Nicole and socially-anxious Max vow to lose each other’s numbers until they learn that their dogs found a love match, and now puppies are on the way! The hilariously mismatched Nicole and Max are forced to become responsible co-parents, but may end up finding love themselves.

Bart, mesleğinde yer edinmeye çalışan bir yazardır. Bir gün şans eseri Vienna adında esrarengiz bir kadınla tanışır. Kısa sürede birbirlerinden etkilenen Bart ve Vienna’nın birbirlerinden sakladıkları sırlar, onların yeni bir başlangıç yapmasına engel olacak mıdır?

Film Charlie Bello'nun ilk ve son kez aşık olmasını anlatır. Sakin ve sevimli bir genç olan Charlie'nin hayatına eğlenceli ve çılgın Jordan girer. Jordan renkli olduğu kadar ruhsal olarak da dengesiz biridir. Charlie ise her geçen gün Jordan'a daha fazla aşık olmaktadır.Birbirinden farklı iki kişinin aşk hikayesini anlatan Hırçın Sevgilim / My Sassy Girl, 2008 yılında Golden Trailer Awards'da en iyi romatik film dalında Golden Trailer ödülünü kazanmıştır. Aynı zamanda, Güney Kore sinemasının en eğlenceli filmlerinden biri olan Hırçın sevgilim / My Sassy Girl, kendi ülkesinde büyük gişe başarısı kazanmış ve ardında Hollywodd'a transfer olan keyifli bir film.

Yeni terk edilmiş Owen ile romantizme hâlâ inanan Allie, şehirde basit bir kaçamaklardan fazlasını arayan belki de tek bekârlardır. Karşılaştıkları anda aralarında bir kıvılcım doğar; ancak yanlış anlaşılmalar ve beklenmedik yan maceralar gecelerini karmaşık hâle getirir ve onları sürekli birbirlerinden uzak tutar. Şehir boyunca hem birbirlerine doğru hem de birbirlerinden kaçarken, aslında aradıkları şeyin sandıklarından çok daha yakın olabileceğini fark edebilirler.

Jenny, New York'ta dokuz yıldız sevgilisiyle birlikte yaşayan genç bir kadındır. 20'li yaşlarının sonunda olan Jenny, 30'una basmadan önce San Francisco'dan hayallerinin gerçekleşmesini sağlayabilecek bir iş teklifi alır. Ancak bu teklif onun tüm yaşamını değiştirecektir. Dokuz yıllık erkek arkadaşından ayrılmak zorunda kalacak ve eski hayatını geride bırakmak için arkadaşlarının da desteğiyle mücadele etmek zorunda kalacaktır.

Brooklyn'li bir lise öğretmeni olan Gordon Kinski, kız arkadaşı şef Sophie Tremblay'e, şef Ruby Collins'in sahibi olduğu Chateau Frontenac'ta 3 yıldızlı bir Michelin restoranı için sınava gireceği memleketi Quebec'e kadar eşlik eder.

Veronica (Kathleen Robertson), birbirine taban tabana zıt iki erkekle aşk yaşamaktadır: Abel (Johnathan Schaech), zeki, duyarlı ve entelektüel bir erkek; Zed (Matt Keeslar) ise vahşi, tutkulu ve hayvani çekiciliği olan bir maceraperest. İkisi de Veronica’ya delicesine aşıktır ve zamanla bu üçlü, aynı çatı altında yaşamaya başlar. Başlarda her şey mükemmel görünse de, iki erkek arasındaki dostluk, Veronica için amansız bir rekabete dönüşür. Ancak Veronica, bu durumdan pek de rahatsız değildir – sonuçta kendisine bir tanrıça gibi davranılmaktadır! Her şey, Veronica’nın annesinin ideal damat adayı olarak gördüğü Ernest (Eric Mabius) ile tanışmasına kadar sorunsuz devam eder. Artık Veronica’nın önünde zor bir seçim vardır: Beyni mi, yoksa bedeni mi? Yoksa bu üçlü düzen bir şekilde devam edebilir mi?

Jessica James'le tanışın! Genç, güzel, esprili ve üstelik başarılı bir yazar! New York'ta yaşayan ve takdir gören bir tiyatro oyunu yazarı olan Jessica James'in önemli bir derdi vardır. 5 yıllık ilişkisi yeni biten Jessica, kendisini bir anda yeni model sosyal medya flörtlerinin içinde bulur! Facebook, Tinder ve OkCupid gibi sosyal medya mecralarında sevgili arayanların arasında oldukça "demode" kalan Jessica James'in yeni flört çağıyla mücadelesini kahkahalarla izleyeceksiniz!

Zoe adında bir kadın sürekli hayatla mücadele içine girmiş ve çoğu şeyi başaramamış biridir. Umutunu hiç kaybetmez iş ve aşk konusunda hep kaybeden kadın aşık olmak hiç istememiştir çünkü onuda eline yüzüne bulaştıracağını düşünmektedir. Bir gün tanıştığı bir erkeğe aşık olacaktır fakat aşık olduğu kişi evlidir. Hayat Zoe'yi bir kere daha sınavdan geçirecektir kolay olan hiçbir şey zaten hayatında yoktur.

Sarhoşken utanç verici bir e-posta gönderen umutsuz romantik Wes, yeni aşkı okumadan önce bu mesajı silmek için en iyi arkadaşlarıyla Meksika'ya gider.

Nice Girl Like You, erkek arkadaşı tarafından pornofobik olmakla suçlandıktan sonra korkularıyla yüzleşen bir kadının hikayesini konu ediyor. Keman sanatçısı olan Lucy Neal, erkek arkadaşı tarafından pornofobik olarak suçlandıktan sonra bunun doğru olmadığını kanıtlamak için harekete geçer. Lucy, bu süreçte, kendini keşfetmesine neden olacak bir yapılacaklar listesi hazırlar.

Alfred Hitchcock'un yönetmenliğini yaptığı bu filmde evliliklerinin sahte olduğunu öğrenen bir çiftin hikâyesini anlatılıyor.

Paris'te garsonluk yaparak, kendine özgü bir dünyada yaşayan saf, çekingen ve masum bir kızdır Amelie. Annesinin beklenmedik ölümü, babasının soğuk tavırları ve yaşadığı travmalar sonucu, sevimli ve boş şeylerle uğraşarak kendisine eğlence yaratmaya çalışsa da aslında hayatı sıkıcı bulduğu için kendisini son derece yalnız hissetmektedir. Bu kısır döngü Amelie’nin evde bulduğu bir kutuyu ve onun aracılığıyla sahibini keşfetmesiyle birlikte bir anda bıçak gibi kesiliverir... Amelie aşık olmuştur.

Audrey Hepburn'den ilk başrolünde Oscar'lı bir performans Tam 10 dalda Oscar'a aday olan ve Audrey Hepburn'e En İyi Kadın Kadın Oyuncu ödülünü kazandıran Roma Tatili, bir modern zaman prensesinin kraliyet dayatmalarına karşı gelerek tek başına Roma'yı keşfe çıkmasının hikayesini anlatıyor. Burada gazeteci kimliğini saklayarak ilginç hikayeler peşinde koşan Amerikalı bir gazeteciyle tanışıyor. Ancak planı ikilinin birbirine aşık olmasıyla suya düşüyor.

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde, bir kont bir haftasonu av partisi düzenler. Ne var ki av partisi efendilerle hizmetçiler arasında bir köşe kapmacaya dönüşür, ahlaksızlıkta ve zalimlikte birbirleriyle yarıştıkları, acımasız ve umutsuz bir ahlak tablosu çizer. İzleyicinin gözünün yaşına bakmadan drama dönen bu güldürüde, kırda tavşanların katledilmesi, 1940 ilkbaharındaki çatışmaların habercisi değilse de, duyguları konusunda fazlasıyla hilekar bir toplumun aptalca şiddete yönelmesini yansıtır. Dünyanın sonu, en azından bir dünyanın sonu yakındır, der bize bu acı ve karanlık trajikomedi. İlk gösterime girdiği sırada anlaşılmayan, uzun zaman boyunca yerden yere vurulan, yasaklanan, kesilen film savaş sonrasında sinemaseverler tarafından yeniden keşfedilmiş ve övgülere boğulmuştur * "Oyunu kuralına göre oynayan oyunda kalır" ana fikriyle şekillenen hikaye

Yeniyıl ile birlikte, 32 yaşındaki bekar bir kadın olan Bridget, artık kendi hayatının kontrolünü ellerine alması gerektiğini farkeder ve bir günlük tutmaya başlar. Artık yatağının başucunda duran en provokatif, erotik ve isterik kitap kendi yazdığı olacaktır.Kendine hakim olmaya çalışsa da kendini iki erkeğin arasına sıkışmış olarak bulur. Bir tanesi gerçek olamayacak kadar doğru, diğeri ise bir o kadar yanlış ama bu yüzden de doğru.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir