
Rachel G. Whittle
Theresa Wade


Rachel G. Whittle
Theresa Wade

Terese Aiello
Madison Dupree

David A. Cole
Thom Wade

Tenea Intriago
Destiny Dupree

Brett Baker
Ethan Dupree
Tony Beard
Tony
Heather Campos
Heather

Josh Carpenter
Francis
Joy Christie Di Cresce
Pam

Sherri Eakin
Hospital Receptionist

Jamie Gliddon
Casey
Charlie Elizabeth Hillis
Baby Isla
Denzel Johnson
Luke

Ariadne Joseph
Officer Jones

Escalante Lundy
Eddie

Psikolojik dengesi bozulan bir annenin çocuklarına yaptığı işkenceyi konu alan film gerçek bir hikayeden alınmıştır. Filmdeki erkek çocuk karakteri annesinden korunmak için amansız bir mücadeleye girer.

Universal Studios’un klasik canavarlar mirasından Werewolf: The Beast Among Us’ta bir canavar 19. Yüzyıl Avrupa’sında bir kasabada ay ışığı altında terör estiriyordur. Genç bir adam ise sevdiklerini bu dile getirilemeyen felaketten korumaya çalışmaktadır. Kasabanın doktoru (Stephen Rea) ile yaptığı çalışmalar esnasında, Daniel (Guy Wilson) kurt adam saldırılarının korkunç sonuçlarına tanık olur. Yaratığın dehşet saçan ünü ödül avcılarını, heyecan peşinde olanları ve şarlatanları kasabaya çekince, Daniel bu acımasız canavarı yok etmeye karar verir. Bunun üzerine gizemli bir yabancı (Ed Quinn) ve yetenekli kurt adam avcılarından (Stephen Bauer, Adam Croasdell) oluşan ekibi canavarı yakalamak için kasabaya geldiklerinde, Daniel annesinin (Nia Peeples) tüm itirazlarına rağmen onlara katılmayı teklif eder. Ancak gruptakiler kısa süre içinde bu yaratığın daha önce karşılaştıkları tüm yaratıklardan daha güçlü daha zeki ve daha tehlikeli olduğunu anlarlar..

Şizofren annesinin intiharından sonra babasıyla Chicago'da şehrin biraz dışındaki küçük bir kasabaya taşınan Rose, yeni taşındığı evde bazı gizemler keşfeder ve bu gizemleri araştırmaya koyulur. Ama Rose, annesinin ölümünden sonra sakinleştirici ilaçlar kullanmaya başladığı için, babası kendisine pek inanmamaktadır.

Genç bir kadın olan Nina, yetenekli bir balerindir. Eski bir balerin olan ve dans konusundaki hırsını kendisine aşılayan annesi ile New York’ta yaşayan Nina’nın hayatı danstan ibarettir. Bale yönetmeni Thomas Leroy, sahneye koyduğu Kuğu Gölü Balesi’nin baş dansçısını yeni sezonda değiştirmeye karar verir. Zarif, masum ve saf Beyaz Kuğu ile kötülüğün, şehvetin ve bilinmezliğin temsilcisi Siyah Kuğu'yu aynı anda canlandırabilecek bir balerin arayan yönetmenin ilk tercihi Nina olur. Ancak rolü almak için elinden geleni yapan Nina’nın karşısında güçlü bir rakibi vardır. Nina, Beyaz Kuğu rolü için harikalar yaratsa da genç kadının Siyah Kuğu performansı pek de başarılı değildir. Rakibi Lily ise Siyah Kuğu rolü için iyi bir performans sergiler. Lily ve Nina arasındaki rekabet, çalışmalar boyunca ilginç bir dostluğa dönüşür. Bu süreçte Nina, hayatının mahvolmasına neden olan karanlık tarafıyla yüzleşmeye başlar.

Tim, yirmili yaşlarında genç biridir. Kız arkadaşı Jessica'yla olan ilişkisi giderek ciddileşmektedir. Ancak, çocukluğundan kalan bazı sorunlar onu ürkütmektedir. Gün geçtikçe kendini kötü hisseden Tim, çocukluğunda babasıyla ilgili başından geçen korku dolu olayların etkisinden bir türlü kurtulamamaktadır.Yıllar sonra annesinin öldüğünü öğrenen Tim doğduğu kasabaya geri döner. Çocukluğunda psikolojik tedavi gördüğü hastaneye giden Tim, bu kabuslardan kurtulmak için doktorlarına başvurur. Doktorlar, bu olayların etkisinden kurtulabilmesi için ona korkularıyla yüzleşmesi gerektiğini söyler. Tim de ürktüğü bu evde bir gece geçirmeye karar verir.

Paul ve Jessie Duncan'ın çok sevdikleri 8 yaşındaki oğulları Adam, trajik bir kaza sonucu ölür. Cenaze hazırlıkları yapmakta olan üzgün çift, Dr. Richard Wells adlı gizemli birinden inanılmaz bir teklif alır; oğullarını klonlayarak yaşama döndürmek...Doktorla şeytani bir anlaşma yaparak teklifi kabul eden çift, Riverton adlı küçük bir kasabaya taşınarak buradaki klinikte hazırlıklara başlarlar. Adam bir kez daha doğar ve büyür. 8 yaşına gelene kadar herşey normaldir, fakat bundan sonra gariplikler başlar

Collingwood ailesi tatil için bir dağ evine giderler. Ailenin kızı Mari, orada Paige ile arkadaş olur. Fakat bir çete tarafından iki arkadaş kaçırılır ve Mari ellerinden kurtulmaya çalışırken vurulur. Çete üyeleri kendilerine sığınacak bir ev ararken tesadüfen Mari'nin ailesinin evini bulur. Herşey ortaya çıktığında failler kurban durumuna düşecektir. The Last House On The Left, 1972 tarihli, Wes Craven imzalı kült korku filminin yeniden yapımı.

Eski bir New York Times muhabiri olan David ve garip yeni komşusu Robert kazara bisikletiyle bir kıza çarptığında kabus gibi bir akşam yaşanır. Vızıldayan ve kafası karışan David, Robert'ın kariyerini korumak için onu olay yerinden kaçmaya ve kızı ölüme terk etmeye ikna etmesine izin verir. Robert pişmanlık duymuyor ve dostluk adına sırrı korumak için ağza alınmayacak şeyler yapıyor. Artık polis vur-kaç katilinin peşine düştüğü için, David'in yerel gazetesi onu ölen kızın kız kardeşi Vanessa ile tanıştığı hikayeyi aktarması için gönderdiğinde işler kontrolden çıkmaya başlar. Koşullara ve kız kardeşinin katilini bulma konusundaki derin arzusuna rağmen, ikisi hemen romantik bir bağ kurar, bu da David'i şaşırtır ve peşini bırakmaz, Robert'ı yeni arkadaşını kendine saklamak için acımasız adımlar atmaya iter.

A group of friends' fishing boat capsizes off the coast of Mexico and they're left alone stranded at sea and struggling for survival.

Cinsel yönden düş kırıklığına uğramış bir eş ve anne olan Kate Miller, onu tatmin etmeyen erotik yaşamından yakınmak üzere, muayenesi Manhattan'da bulunan pek revaçtaki psikiyatrı Dr. Robert Elliott'ı ziyaret eder. Bir yabancıyla tatmin edici bir cinsel ilişki içinde geçirdiği öğleden sonranın ardından Kate, adamın binasının asansöründe usturalı sarışın bir kadın tarafından öldürülür. Katili şöyle bir gören sarışın fahişe Liz, hem baş zanlı, hem de katilin yeni hedefi haline gelir.

Boşanan bir kadın, küçük kızıyla birlikte yeni bir daireye yerleşir ve yaşamında yeni bir başlangıç yapar. Taşındıkları apartman başlangıçta sorunsuz gözükür, fakat zamanla garip bir takım olaylar baş gösterir. Küçük kız genelde boş gözüken, tekinsiz apartmanda sık sık kaybolmaya başlar. Ayrıca çevrelerinde bir hayaletin dolaştığına dair ipuçları almışlardır. Kadın bu gelişmelerden fazlasıyla etkilenmeye başlar.


Sorunlu bir genç kadın ölmüş olan annesine benzeyen gizemli genç komşusuna saplantılı hale gelir...

A fraught mother-daughter relationship is put to a terrifying test when the family patriarch dies, and the grieving mother hires a mysterious stranger to bring her husband back from the dead.

Eski bir olimpik sporcu olan Eric, insanlardan uzaklaşıp geçmişindeki sorunlarla yüzleşmeye çalışmaktadır ve California’nın uçsuz bucaksız Sierra Nevada sıradağlarında bir evde inzivaya çekilmiştir. Usta bir snowboard’cu olmasına rağmen, bir gün büyük bir kar fırtınasına yakalanıp dağ zirvesinde kaybolur. Yakınları ve kurtarma görevlileri ona ulaşmaya çalışırken, Eric sekiz gün boyunca dondurucu soğukta insan limitlerini zorlayıp doğaya karşı savaşmak durumunda kalacaktır.

Roland Suso'nun yönetmenliğini üstlendiği İçimdeki Ben. büyük bir kaza atlatan ve hafızasını kaybeden bir adamın sonrasında yaşadıkları anlatılıyor. Ryan Phillippe, Sarah Polley'in başrolünü üstlendiği filmin konusu kısaca şöyle: Simon, ölümden döndüğü kazanın ardından gözlerini bir hastanede açar. Hafıza kaybından dolayı hayatındaki son iki yıla ait hiç bir şeyi hatırlamamaktadır. Kardeşi Peter'in öldürüldüğünü ve hatırlamadığı bir kadınla evli olduğunu öğrenir. Bu arada aşık olduğu bir kadının garip görüntüleri sürekli zihnini meşgul etmektedir. Sonunda, kardeşinin öldürülmesinin ardındaki nedeni keşfederken, kendi yaşamında da inanılmaz değişimler ortaya çıkar. Şimdi ve hafızasını kaybettiği zaman arasında gidip gelmektedir. Simon, zaman içinde yolculuk mu yapıyordu yoksa hafıza kaybı aslında ciddi bir deliliğin sinyallerini mi veriyordu?

Yeni evli bir çift, trajik bir kazadan sonra geliştirdikleri fotoğraflarda rahatsız edici, hayalet görüntüler ortaya çıkarır. Bu tezahürlerden korkmak bağlanabilir, araştırırlar ve bazı gizemlerin çözülmediğinden daha iyi olduğunu öğrenirler.

A tale of love and violence when a man on his emotional last legs finds a savior seductively dancing in a run-down strip club. And a life most certainly headed off a cliff suddenly becomes redirected - as everything is now worth dying for.

Korku filmi klasiği olan bu film serisinde, yaralı yüzlü bir sübyancıyı bir çete linç eder. Öldürülen sübyancı, yıllar sonra katillerinin çocuklarının rüyalarına girmeye ve rüyalarında onu gören çocukları teker teker öldürmeye başlar.

İşitme engelli küçük bir çocuk olan Wesley, aile çiftliğindeki terk edilmiş bir samanlıkta saklanan yaralı bir kanun kaçağıyla karşılaşır. İkili arasında zamanla sıra dışı bir bağ kurulurken, polisin kaçak adamın peşine düşmesiyle işler tehlikeli bir hal alır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir