
Sam Riley
Vince

"Dön. Nişan al. Hayatta kal."
Vince, (Sam Riley) Ohio'nun küçük bir kasabasında ailesi birlikte yaşayan bir elektrikçi çırağıdır. Babasının geçirdiği ağır iş kazası yüzünden hastane masrafları aileye çok fazla gelmektedir, gece gündüz civarda ki evlerde mesai yapan Vince bir gün tamirat yaptığı bir evde, ev sahibinin gizli bir telefon konuşmasına tanık olur ve konuşmada sarı bir zarfın varlığına şahit olur. Ancak adam ertesi gün yüksek dozda morfin alarak ölür, Vince polislere ve adamın karısına görünmeden o sarı zarfı alarak evden ayrılır. Vince'in bu andan itibaren hayatı artık değişmiştir, çok para kazanacağını umarak gizli ve ölümcül bir bahis tarikatına doğru yola çıkmıştır. Nerede olduğunu anladığında ise artık çok geçtir yapması gereken şey eline tutuşturulan tabancanın tetiğini çekmektir.

Sam Riley
Vince

Jason Statham
Jasper

Mickey Rourke
Jefferson

Ray Winstone
Ronald Lynn

50 Cent
Jimmy

Michael Shannon
Henry

Alexander Skarsgård
Jack

Alice Barrett
Leanne Ferro

Gaby Hoffmann
Clara

Emmanuelle Chriqui
Aileen

David Zayas
Detective Larry Mullane

Michael Berry Jr.
William

Starla Benford
Doctor Anna Cummings

Daisy Tahan
Jenny Ferro

Carlos Reig-Plaza
Warden

1970'li yıllarda Amerika’da geçen ve gerçek bir hikayeden uyarlanan filmde, Joe Pistone isimli bir FBI ajanının Donnie Brasco ismiyle New York mafyasına sızması ve zaman içinde kendisini sıradan hayatından çok mafya hayatıyla özleştirmesi anlatılmaktadır.

Minnesota’da kimselerin önemsemediği küçük bir kasaba… Bu kasabada yaşayan Hank’in sevdiği bir karısı ve iyi kazandıran bir işi vardır. Hank’in uzun zamandır haber alamadığı kardeşi olan Jacob, ırkçı bir arkadaşı ile birlikte Hank’in çalışanı olduğu firmanın kapısını çalar. Birbirlerinden apayrı dünyaların insanları olan üç kişi, tuhaf bir şekilde bir araya gelmişlerdir. Bir gün kasabanın yakınlarına düşen bir uçağın enkazını görmeye giderler. Burada buldukları bir çantanın içerisinden tam 4 milyon dolar çıkar. Para, değerince sorunları da beraberinde getirecektir. 80’lerin en sevilen yönetmenlerinden biri olan Sam Raimi’nin 1998 yılında çektiği filmin başrollerinde Bill Paxton, Billy Bob Thornton ve Bridget Fonda var.

Teröristlerin bomba saldırısını araştıran polisler, Gordy Brewer'i bu işe karışmaması için uyarırlar. Fakat gelişen korkunç olaylar onu bu işe karışmasını sağlamıştır. Karısı ve çocukları patlamadaki kurbanlardandır. Yükselen heyecanı ve herkesle savaşan tek kahraman, hareket yüklü bir gerilim olan Ölümüne Takip'i daha da heyecan verici kılıyor. Superstar Arnold Schwarzenegger, Brewer adlı El Lobo diye anılan bir teröristi bulmak isteyen Los Angeleslı bir itfaiyeciyi oynuyor.

Eski bir silahlı soyguncu ve şov kızı, birdenbire anne babası mafya tarafından öldürülen bir çocuğu korumak zorunda kalır. Mafya çocuğu da öldürmek ister ama önce Gloria’yı (1980’de bu rolüyle En İyi Kadın Oyuncu Oscar® Ödülü’ne aday gösterilen Gena Rowlands) aşmaları gerekecektir. Film yapımcılığındaki benzersiz yaklaşımıyla tanınan yönetmen John Cassavetes, etkileyici ve gerilim yüklü bir hikâye sunuyor. Bir muhasebecinin (Buck Henry) elinde, birçok mafya babasını uzun süre hapse attırabilecek bir hesap defteri vardır. Ancak öldürülmeden önce, defteri ve oğlunu komşusu Gloria’ya emanet etmeyi başarır. Gloria isteksizce çocuğu alıp kaçar, bir yandan da bazen silah zoruyla mafyayı uzak tutmaya çalışır. Sonunda kaçmaktan bıkar ve onlarla yüzleşmeye karar verir!

Bir yolcu otobüsü Brooklyn köprüsünde havaya uçunca New York'un caddelerinde yorucu bir mücadele başlar. FBI ajanı Anthony "Hub" Hubbard (Washington) ve Amerikan ordu Generali William Devereaux (Willis) kimin bundan sorumlu olduğunu bulmak için kolları sıvar... Ve yıkımı engellemeye çalışır. İkisi beraber acımasız teröristlere karşı her köşe başında patlayıcı bir tehlikenin olduğu bir savaş başlatırlar...

Bir tarafta öğrencilerinin korkulu rüyası, jazz öğretmeni Terrence Fletcher, diğer tarafta \"en iyi\" olmayı kafaya koymuş, aşırı hırslı genç öğrencisi Andrew Neyman. İki taraf da baskın karakterinden taviz vermeyince çok geçmeden mantık dışı olaylar gelişmeye başlar. Bu süreçte elleri çalışmaktan kanlar içinde kalan Neyman, küfürbaz Fletcher'ın hakaretle bezeli eğitim tekniklerine boyun eğmek zorunda kalır. Ama Neyman'ın da kendine göre numaraları vardır ve en sonunda, karşı karşıya kalacakları müzikal düellodan önce işler iyice çıkmaza girer.

Bill Harford ve karısı Alice Harford'ın dış dünyaya mutlu bir yansıyan bir evlilikleri vardır. İlişkilerinde her şey yolunda gibi görünmektedir. Bir gün katıldıkları bir davette Alice, başka erkeklerle sohbetlere dalar. Bunu fark eden Bill, hem sinirlenir hem de yaşanan bu duruma tuhaf bir tepki gösterir. Bill, yaşanan o geceden sonra kimliğini cinselliğe emanet edecektir. Oldukça tuhaf düşüncelerle örülü bir cinsellik dünyasına doğru savrulacaktır.

Ailenin lideri olan Michael Corleone artık 60 yaşına geldiği için kendisine yeni bir varis aramaktadır. Kendisi yeraltı dünyasından çekilecek ve ailesinin suç dünyasıyla ile olan bağlarını da koparacaktır. Varis olarak gözünü kestirdiği kişi ise Vincent'dır. Fakat olaylar Michael'ın umduğu gibi gitmez ve yeni hesaplaşmalar ve oyunlar baş gösterir.

Ender rastlanan bir hastalık yüzünden boyu uzamayan Kevin ve onu sırtında taşıyan irikıyım Max’ın dostluğunu anlatan The Mighty, duygusallığın ön plana çıktığı ama duygu sömürüsünün yapılmadığı etkileyici bir film. Zeki bir çocuk olan Kevin, asla uzamayacak kısa boyu yüzünden kimseyle arkadaşlık kuramamaktadır. Ancak bir gün öğrenme zorluğu çeken Max’la tanışınca tüm hayatı değişir. İkisi de farklı nedenlerle toplum tarafından dışlanan ikili, birlikte önyargısız bir dosluk kurarken sihirli bir yolculuğa çıkar.

Düşük bahisli poker oyunları ile hayatını sürdüren Mike McDermott bir yandan da hukuk fakültesinde okumaktadır. Bir gece, en büyük hayali olan Las Vegas’da ki poker şampiyonasına girmek için gereken parayı kazanma hırsıyla katıldığı bir oyunda bütün birikimini kaybeder. Bu olaydan sonra New York'un yeraltı poker dünyasına veda eden Mike’ın, en iyi arkadaşı Worm’un hapisten çıkmasıyla beraber kendine ve kız arkadaşına verdiği bu sözü tutması zorlaşacaktır.

Casey Wells, Los Angeles şehir merkezinin acımasız sokaklarında yaşadığı inanılmaz olayların üstüne bir sünger çekmiş ve yeni yerleştiği sakin bir mahallede suç ve suçlulardan oluşan o eski günlerinden uzak yaşamaktadır. Bir perşembe günü, eski ortaklarından Eckhart elinde çok dikkatini çeken garip bir bavulla çıkagelir. Casey'in o sakin yaşantısı bir anda sona ermiştir. Karşısına uyuşturucu kaçakçıları, insanı çıldırtan davranışlı güzeller güzeli bir kadın ve pis işlere bulaşmış polisler çıkar. Ama onu öldürmek niyetiyle gelirler. Casey, o eski günlerinde yaptığı gibi kurnazca hilelere ve kendine has bazı oyunlara başvurarak onlardan kurtulmaya çalışır. Eğer onlardan kurtulmayı başarır ve ertesi güne sağ çıkabilirse, eski ortağının uyuşturucu kaçakçılarından çaldığı ve bavulunda sakladığı milyonlarca doların da sahibi olabilecektir...

Son Görev macera filmlerinin en güzel karışımı: Tam bir heyecan fırtınası, son derece etkileyici özel efektlere sahip ve aynı zamanda profesyonel Amerikan futbolunun komik yüzünü de seyirciye tanıtıyor. Bruce Willis ve Damon Wayans bu filmde şüpheci bir dedektif ve onuru kırılmış bir futbol oyuncusu olarak biraraya gelip, tuzaklardan kaçıyor, ateş hatlarından geçiyor ve kötü adamları haklıyorlar. İşleri zorlaşınca, onlar da sertleşiyorlar. Onlar oyun oynamak için geldiler. Ve bu maçta da daha sert vuran ve daha hızlı koşanlar kazanacaklar. Set yönetimi de oyuncular kadar tecrübeli: Senarist Shane Black (Cehennem Silahı), yapımcı Joel Silver (Zor Ölüm ve Cehennem Silahı filmleri) ve yönetmen Tony Scott (Top Gun). Willis Wayans ile birlikte, Son Görev'i diğer tüm filmlerden apayrı kılmayı amaç edinmiş bir takım. Siz de hazır durun.

Abisi Eric’in (Dennis Chan) Dünya Kickbox Şampiyonu seçilmesi üzerine Kurt (Jean-Claude Van Damme), onunla birlikte Tayland’a gitmektedir. Eric küstah hareketlerde bulunmakta ve Tayland’ın geleneklerini umursamamaktadır. Tong po (Michel Qissi) ile yapmış olduğu karşılaşmada Eric felç geçirir. Bu durum üzerine Kurt abisinin intikamını almaya karar vermiştir.

Her şey klasik bir aile tatili ile başladı. Cleveland’da bir polis dedektifi olan “Big Bob” Carter ve sevgili eşi Ethel’in evlilik yıldönümleridir ve kutlamak için tüm ailesi ile birlikte California’ya gitmeye karar verirler. Böylece tüm aile uzun yolculuğun tadını çıkaracak ve birlikte olacaktır. Fakat hiç kimse bu toplu yolculuktan çok da fazla hoşnut değildir. Büyük kızları Lynn yeni doğmuş bebeği için bu uzun yolculuktan dolayı endişe duymaktadır. Kocası Doug ise sevgili kayınpederi ile arasındaki anlaşmazlıklardan hoşnut değildir. Küçük kızları Brenda arkadaşlarını bir aile gezisi için geride bırakmış olmaktan mutsuzdur. Bobby ise ailenin iki Alman Kurdu köpeği ile her şeyden daha çok ilgilidir. Hep birlikte bir karavan ile batıya doğru yola çıkan bu kalabalık aile onları nelerin beklediğinden habersizdir.


Yetenekli Hollywood menajeri Jack, bir insanın isteyebileceği herşeye sahiptir: başarılı bir kariyer, para ve güzel bir eş. Ancak karısının kendisini en önemli müşterisi ile aldattığını öğrenir, tüm sırlarının yazılı olduğu günlüğü de gazetecilerin eline geçince Jack’ın kusursuz hayatı bir anda altüst olur.

Deneyimli bir kağıt fabrikası yöneticisi, acımasız iş piyasası tarafından işten çıkarılıp aşağılandıktan sonra çaresiz kalır ve onurunu geri kazanmak adına şiddete başvurur.

18. yüzyılda, İngiliz ve Fransız askerleri, Kuzey Amerika'nın kontrolünü ele geçirebilmek için savaşmaktadırlar. Kızılderililer ve yerleşimciler, bu savaşın ortasında kalmışlardır. Yerleşimcilerden Cora ve kızkardeşi Alice'i, başlarına gelen bir beladan Şahingöz adında bir kızılderili kurtarır. Şahingöz, aslında bir yerleşimcidir fakat ailesi ölünce son Mohikanlar tarafından büyütülmüştür.James Fenimore Cooper'ın romanından uyarlanan Mohikanların Sonuncusu, Michael Mann'in yönetmenlik kariyerinin önemli filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Daniel Day-Lewis'in oldukça başarılı bir performans sergilediğini de ekleyelim.

Eski bir futbol yıldızı sarhoş araba kullandığı için hapse düşer ve burada mahkumlardan oluşan iddialı bir takım kurar. Gardiyanlarla yapılacak olan maç öncesi son derece sıkı bir hazırlık yapan takım ve koçu, hem gardiyanları hem de izleyicileri şaşırtacaktır...

Kraliyet koruyucularının en cesurları ve en iyileri olarak, efsaneleşmiş kahramanlıkları ve tutkularıyla savaştıkları zamanın üzerinden yıllar geçmiş. Athos, oğlu Raoul'u yetiştiriyor ve basit bir hayat sürdürüyor. Porthos, daha şişman ve yaşlı olsa da, hala eski zamanlardaki büyük savaşları özlüyor. Aramis ise kaderini takip etmiş, bir rahip olmuş. Sadece d'Artagnan silahşörlerin başı olarak krala hizmet ediyor. Yıl 1660 ve Fransa zor günler geçiriyor. Silahşörlerin hizmet ettiği büyük kral XIII. Louis ölmüş, yerine kibirli ve acımasız varisi XIV. Louis geçmiş. Bu sırada Bastille'de neredeyse 10 yıldır yüzü maske ile saklanan bir kişi hapis yatıyor. Silahşörler, bir milleti kurtarmak için yeniden birleşip şimdiye kadarki en tehlikeli görevlerini yüklenmek zorundalar : bu mahkumu kurtarıp gizli kimliğini ortaya çıkarmak. Biri hepsi, hepsi biri için.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir