
Βασίλης Μαγουλιώτης
Victoras
Yirmili yaşlardaki eski bir şampiyon dalgıç olan Victor büyükannesinin yanında Yunanistan sahillerinde yaşamaktadır. Victor büyükannesinin vefatından sonra eski arabasına atlar ve Almanya'ya seyahate çıkar. İtalya'ya giden feribotta Matthias ile tanışır. Matthias yakışıklı, özgür ruhlu, Almanya'ya, evine dönen genç Victor'un aklını çeler ve onun arabasıyla yola devam eder. Varacakları yer ufukta belirince, ikisi de aradığı cevabı bulabilecek mi, belki birbirlerinde?

Βασίλης Μαγουλιώτης
Victoras

Anton Weil
Mathias

Στέλλα Φυρογένη
Angeliki
Marc Pistono
Patrick
Chiara Ore Visca
Helga

Brando Rossi
Policeman
Mauro Racanati
Tommaso
Anita Lorusso
Maid of Honour
Pierpaolo Vitale
Restaurant Waiter

Αντώνης Κατσαρής
Funeral Contractor

Ρηνιώ Δραγασάκη
Lady on The Boat
Θόδωρος Μιχόπουλος
Furniture Factory Boss
Vassilis Dimitroulias
Boat Barman
Roni Enwiya
Priest
Pier Andrea Bosna
Groom

Film, kız arkadaşının ölmekte olduğunu keşfeden 17 yaşındaki bir adamı izliyor. Genç adam bu yüzden kız arkadaşının hayatının son yılında ona bütün bir hayat vermeye karar verir.

Umut vadeden bir müzisyen yakında göreve gidecek bir askerle anlaşmalı evlilik yapmayı kabul eder. Ama sahte ilişkileri bir trajedi sonucu fazlasıyla gerçek bir hâl alır.

Bridger is a young outsider who's always wanted more. He and his mother flee an abusive home, eventually finding a small town in the middle of nowhere. Once there, Bridger finds true acceptance with another misfit.

Sam ve Tusker ailelerini ve arkadaşlarını ziyaret etmek için eski karavanları ile İngiltere turuna çıkmış, 20 yıldır birlikte olan bir çifttir. İki yıl önce Tusker’a erken demans teşhisi koyulduğu için birlikte geçirdikleri zaman onlar için sahip oldukları en değerli şeydir. Yolculuk devam ettikçe geleceğe dair fikirleri alt üst olur, sırlar açığa çıkar ve aşkları daha önce hiç olmadığı gibi bir testten geçer. Sonunda, Tusker’ın hastalığı karşısında birbirlerine olan sevgilerinin anlamını sorgulamak zorunda kalacaklardır.

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Bu film 'Pire' lakaplı Henry Nash ve en yakın dostu Nicky'nin deniz kuvvetlerine katılmadan önce yaşadıkları ve delikanlılık çağlarına ait son maceralarının öyküsünü anlatıyor. Elizabeth McGovern, Nash'in gizemli sevgilisini canlandırıyor. Ay ile Yarışanlar, masumiyetin kaybı, büyüyüp yetişkin olmanın getirdiği sorumluluklar gibi birbiri ardına gelen olayların acı tatlı hikayesini anlatıyor.

Yaşını almış bir bayanın seksüel arzularını, çıkmazlarını ve bu sorunlarından dolayı kendine yol çizişini anlatıyor. Aldatılan bir eşin hele ki yaşı geçmişse nasıl bir yol çizebileceğini örnekliyor. Konusu itibariyle ilgi çekebilecek bir yapım.

19. yüzyıl Viyana'sı... çok hoş ve alımlı bir kadın olan Lou Salome, dönemin meşhur doktoru Breuer'i ziyarete gelir ve henüz iki kitabı basılmış ve pek tanınmayan filozof Nietzsche ye yardım etmesi için rica da bulunur. Ona göre, Nietzsche'nin yaşamakta olduğu duygusal çöküntü nedeniyle, Avrupanın kültürel geleceği tehlikededir... Dr.Breuer ilk etapta bu teklife sıcak bakmamasına rağmen, Salome'un çekiciliğinden etkilenir ve teklifi kabul eder. Dr.Breuer'in, Nietzsche ile tanışmasıyla hayatı değişecektir. çünkü bu adam, çok farklı fikirleri olan, sıradışı biridir. Ve bir süre sonra, hasta ile doktorun yer değiştireceği diyaloglara gebe olacak bir tanışma olacaktır bu... Irvin D. Yalom'un aynı isimli, basıldığı 1992 senesinde çok ses getiren kurgu romanından uyarlanan bu filmde, Psikanalizmin öncüsü Freud'un gençliği ile de karşılaşıyoruz.

Üniversiteden önce pişman olmadan ve kalp kırmadan ayrılmak üzere bir anlaşma yapan Clare ve Aidan, aşka bir şans daha verecek mi?

9 hayat..9 hikâye..Yaşamın sancılarına ve hayal kırıklıklarına göğüs geren, duygularını sarmalayan ilişkilerin esiri 9 kadın...

Strangers in their own birthplace, 16-year-old Danny and 18-year-old Odysseus cross the entire country in search of their Greek father, after their Albanian mother passes away.

A pregnant New York social worker begins to develop romantic feelings for her gay best friend, and decides she'd rather raise her child with him, much to the dismay of her overbearing boyfriend.

Üniversitede ders vermek için Amerika'ya yerleşen İngiliz Profesör Humbert Humbert 13 yaşında kızı Dolores'le birlikte yaşayan dul Charlotte'un yanında bir oda kiralar. Humbert, Lolita adını takacağı Dolores'e açıklanamaz bir tutku duymaya başlar. Yasak aşkına daha yakın olabilmek için, hiç sevmediği halde Charlotte'la evlenecek kadar ileri gider. Carlotte inanılmaz gerçeği keşfetmesinin ardından kaza sonucu ölünce, Lolita'ya hiç bir şey söylemeyen Humbert onu da yanına alarak arabayla yollara düşer. Humbert'in giderek daha da tehlikeli sularda yüzerken aklıselimi de yitirmeye başlayacaktır.

Ailesi ile birlikte İngiltere'de yaşayan 18 yaşındaki Jess'in anne ve babası, onun kibar ve Hint geleneklerine bağlı bir genç kız olarak yetişmesini istemektedir. Ancak Jess'in tek bir hayali vardır: David Beckham gibi futbol oynamak!... Jess, bir gün parkta top koştururken Jules tarafından fark edilir. Jules, Jess'e bölgenin kız futbol takımında oynamasını teklif eder. Aynı yaşta, aynı düşü paylaşan iki genç kız, kısa sürede arkadaş olurlar ve takımlarının durumu gün geçtikçe iyiye gider. İkisinin de ailesi, kızlarının futbol topu peşinde koşmasından son derece rahatsızdır. Jess'in ailesi, onun neden hukuk fakültesine gitmediğini ve ablası Pinky gibi uygun bir gençle nişanlanmadığını merak etmektedir. Pinky'nin başına geleceklerden henüz haberleri yoktur! Jules'in annesi de diğer kızlar gibi giyinmeyen kızının nasıl erkek arkadaş bulacağını kara kara düşünmektedir. Oysa Jules, top peşinde değil; takımlarının yakışıklı koçu erişilmez Joe'nun peşinde koşmaktadır!

Karnavallarda gösteri yapan ikinci sınıf vücutçu Zampano, tuhaf bir köylü kızı olan Gelsomina’yı, fakirlikten çaresiz annesinden “satın alır” ve ikisi birlikte yola koyulurlar. Merhametsiz ve suskun Zampano, (Fellini’nin karısı Giulietta Masina’nın; Buster Keaton, Charlie Chaplin ve Marcel Marceau’nunkilerle karşılaştırılmış garip bir pandomimci uslûbuyla canlandırdığı) masum ve çocuksu Gelsomina’ya, zincir kırma numarası sırasında şapkayı dolaştırmasını, davul çalmasını ve biraz soytarılık etmesini öğretir. Kızı baştan çıkarır, ona köle muamelesi eder ve kaçmaya çalıştığında da döver. Bir taşra sirkine katıldıklarında, Gelsomina nükteci ip cambazı, soytarı Matto’yla tanışır. Zampano ona amansızca sataşan Matto’dan nefret eder. Bir seferinde tahrik üzerine bıçağını çekince tutuklanıp bir geceliğine hapse atılır. Gelsomina, Zampano’yu terk etmek ister ama Matto kızı onunla kalması için ikna eder...

Alvin Straight ve kızı küçük bir kasabada yaşamaktadır. Az paraları vardır ve Alvin şeker hastasıdır. Araba kullanamaz, kendi başına yürüyemeyecek haldedir ama söz dinlemez ve inatçı biridir. Eve gelen bir telefonla 10 yıldır görmediği abisinin kalp krizi geçirdiğini öğrenir. Bunun üzerine Alvin macerasına başlar, hem de bir çim biçme makinasının üstünde, ağabeyini ziyaret etmek üzere yola çıkar... Yüzlerce kilometre, bir sürü yeni insan, 6 haftalık bir macera. Sonuçta Alvin hedefine ulaşabilecek mi?

Güneşli bir yaz sabahı Ella ve John, eski karavanlarıyla yollara düşerler. Ziyarete gelen çocukları onları evde bulamayınca telefon edip geri gelmeleri konusunda ısrar etse de Ella ve John, bu seyahatlerinde kararlıdır. Yolculukları boyunca hayatı ve birbirlerini olan tutkularını yeniden keşfederler. Başlarına gelen tatlı talihsizlikleri atlatan Ella ve John çifti için karavanlarında geçirdikleri her yeni gün bir mutluluktur

1931 senesinin taze yazarlarından olan Christopher Isherwood, yakın arkadaşı W. H. Auden’ın daveti üzerine Berlin’e gider. Buraya aslında kentin dillere destan gay seks yaşantısı için gelen karakterimiz, küçük bir motele yerleşir ve İngilizce özel dersi vererek geçimini sürdürmeyi hedefler. Kaldığı yerde tanıştığı Jean Ross ile de yakın arkadaş olan Isherwood, Berlin’i her yönden fazlasıyla tanıyacaktır.

An English mother and her teenage son spend a week preparing the sale of their remote holiday house in the South of France. Fifteen-year-old Elliot struggles with his dawning sexuality and an increasing alienation from his mother, Beatrice. She in turn is confronted by the realisation that her marriage to his father, Philip, has grown loveless and the life she knows is coming to an end. When an enigmatic local teenager, Clément, quietly enters their lives, both mother and son are compelled to confront their desires and, finally, each other.

Sarah ve David, ortak bir arkadaşlarının düğününde tanışan iki yabancıdır. Ancak kendilerini bir anda, geçmişte yaşadıkları belirleyici anları yeniden yaşayacakları sıra dışı bir yolculuğun içinde bulurlar. Bu deneyim, onları hem kendileriyle hem de birbirleriyle yüzleşmeye zorlayacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir