
Denzel Washington
Doug Carlin

"Eğer bunun sadece bir akıl oyunu olduğunu düşünüyorsanız kendinizi gerçeğe hazırlayın."
Kısaca Deja Vu olarak bilinen olayın rahatsız edici gizemini herkes bir şekilde deneyimlemiştir. Birisiyle yeni tanıştığınızda sanki onu yollardır tanıyormuş gibi bir hisse kapılırsınız. Veya herhangi bir yere ilk defa gittiğiniz halde sanki orada daha önce bulunmuş gibi hissedersiniz. Kısacası Deja Vu adı verilen duyguyu bilmeyen yoktur denilebilir. Peki, ya bu tuhaf ve tüyler ürpertici duygu aslında geçmişten gönderilen bir uyarıysa… Veya bilinmeyen geleceğe dair ipuçlarını barındırıyorsa... Yapımcı Jerry Bruckheimer ve yönetmen Tony Scott’un yeni aksiyon-gerilim çalışmasında deja vu duygusu baş roldedir. İnsanların hayatını paramparça eden bir suç olayını araştırmakta olan ATF ajanı Doug Carlin’e (Denzel Washington) hiç umulmadık bir anda rehberlik eder.

Denzel Washington
Doug Carlin

Paula Patton
Claire Kuchever

Val Kilmer
Paul Pryzwarra

Jim Caviezel
Carroll Oerstadt

Adam Goldberg
Denny

Elden Henson
Gunnars

Erika Alexander
Shanti

Bruce Greenwood
Jack McCready

Matt Craven
Larry Minuti

Enrique Castillo
Claire's Father

Mark Phinney
Agent Donnelly

Rich Hutchman
Agent Stalhuth

Donna W. Scott
Beth

Elle Fanning
Abbey

Brian Howe
Medical Examiner

Ünlü bilimkurgu yazarı Philip K. Dick'in bir kısa öyküsünden yönetmen Steven Spielberg tarafından sinemaya uyarlanan film, 2054'te Washington DC'de geçmektedir.Dedektif John Anderton, psişik güçlere sahip kahinler ve bazı teknolojik aygıtlar sayesinde cinayetleri daha işlenmeden önce fark edip suçluları yakalayan özel bir polis biriminin başındadır. Anderton'ın kusursuz işlediğine inandığı sistem, birdenbire tersine döner. Anderton'ın şefi olduğu birim, cinayet suçlamasıyla onun peşine düşer. Avcı artık av olmuştur.

Dünyanın varoluşunu tehdit eden devasa bir felaketi önlemekle görevlendirilen bir ajan, elindeki tek ipucu olan 'Tenet' kelimesiyle uluslararası casusluğun gölge dünyasına adım atar. Üçüncü Dünya Savaşı'ndan çok daha yıkıcı bu tehdide karşı, zamanın ve gerçekliğin kurallarını altüst eden amansız bir mücadelenin ortasında kalır.

Michael Jennings dünyanın en iyi mühendislerinden biridir. ürün geliştirme deprtmanında çalışan Michael Jennings ürünleri geliştirdikden sonra hafızasını sildirmektedir.Michael Jennings bu sefer 3 yıl sürecek bir işe girmiştir. projenin ne olduğunu kimse bilmemektedir. Michael Jennings bu işin sonunda yüklü bir miktar para alacaktır. parasına almaya giden jennings tüm parasını 20 parça basit eşya karşısında bağışladığını duyduğunda şok yaşar. ama bu 20 parça eşya onun hayatını değiştirecektir.

FBI ajanları Ajan Greer ve Ajan Peters bir üniversite öğrencisinin gizemli cinayetini araştırmaktadır. Bu öğrenci, insanların kendilerinin kusursuz robot versiyonlarını sahip olmalarını sağlayan yüksek teknoloji ürünü suret olgusunun yaratıcısı olan kişiyle bağlantılıdır. Sağlıklı, iyi görünümlü ve uzaktan kumandalı makineler olan suretler, insanların yerini almakta ve böylece insanların evlerinin rahat ve güvenli ortamından çıkmadan dışarıdaki hayatı yaşamalarına imkan tanımaktadır.

Yıl 2079... Dünya on yılı aşkın bir süredir uzaylı istilacıların işgali altında direnmektedir. Spancer Olham hükümet adına çalışan bir bilimadamıdır ve Dünya'nın kaderini istilacı yaratıklardan kurtarmaya yemin etmiştir. Fakat bir anda uzaylıların ajanı olmakla suçlanır ve ülke çapında kendisine yönelik büyük bir insan avı başlar. Olham'ın hayatta kalmak için yetkilelere yaratık olmadığını kanıtlaması ve daha önemlisi buna kendini de inandırması gerekmektedir.

Yıl 2029… Çok uluslu holding OmniCorp robot teknolojisinin merkezinde. İnsansız uçakları tüm dünyada Amerika adına savaşlar kazanmakta ve artık bu teknolojiyi sivil cepheye getirmek istiyorlar. Alex Murphy iyi bir eş, baba ve Detroit’teki suç ve yozlaşma oranını düşürmek için elinden geleni yapan iyi bir polis. OmniCorp dikkate değer robotbilimini bir görev sırasında ciddi bir şekilde yaralanan Murphy'nin hayatını kurtarmak için kullanmak ister. Murphy çok sevdiği şehrinin sokaklarına yeni yeteneklerle donatılmış bir şekilde geri döner. Ama Murphy'nin artık daha önce hiçbir normal insanın karşılaşmadığı sorunları da vardır.

Bruce Willis, Los Angeles'a Noel tatilini ayrı olduğu karısıyla geçirmeye gelen New York şehri polisi dedektif John McClane'i oynuyor. Fakat McClane, karısının düzenlediği ofisteki partinin başlamasını beklerken teröristler, binanın kontrolünü ele geçirir. Teröristlerin lideri Hans Gruber ve onun zalim yardakçısı, rehineleri bir araya toplarken McClane kimseye görünmeden kaçar. Yanında yanlızca bir silahı ve cesareti olan McClane, tek kişilik savaşını başlatır.

Yakın gelecekte dünyayı ele geçiren Mimics adlı uzaylı birliği, birçok büyük şehri yok eder ve milyonlarca insanı ölümün eşiğinde bekletir. Dünyada hiçbir ordu, onların hızına, silahlarının gücüne ve de en önemlisi telepati yoluyla emir verme ve uygulama güçlerine ulaşamaz. Artık dünyadaki tüm ordular bu uzaylı sürüsüne karşı güçlerini birleştirmek durumundadır.Subay Bill Cage daha önce bu savaşlardan hiçbirine katılmamış tecrübesiz bir askerdir ve atıldığı yeni görevi onun için bir nevi intihar anlamına gelmektedir. Beklenen olur; Cage dakikalar içerisinde öldürülür... Fakat bu bir sonu değil, yeni bir başlangıcı doğurur. Cage, sıradışı bir şekilde cehennem gibi bir günde uyanır, kendini kırılması zor bir döngünün içerisinde bulur.

Uzaylı varlığına dair gizli verileri ifşa eden bir siber güvenlik uzmanı, dev bir şirketin hedefi haline gelerek kaçmak zorunda kalır. Garip fenomenlerle karşılaşan bir meteorologla güçlerini birleştiren ikili, insanlığın kavrayışının ötesindeki bu gerçeği kanıtlamak için tehlikeli bir mücadeleye girişir.

Tüm zamanların en çok izlenen filmlerinden olan "Kurtuluş Günü", güçlü uzaylı yaratıkların insanoğluna saldırısını konu alıyor. Olaylar, çok büyük uzay gemilerinin ortaya çıkmasıyla başlar. Bu harika görüntü, gemilerin tüm dünyadaki şehirlere ateş açmasıyla sona erer. Şimdi dünyanın tek umudu, bu saldırı sonrası sağ kalan savaşçılarıdır. İnsanoğlunun geleceği, kurtulanların düzenleyeceği son bir saldırıya bağlıdır. 2 Temmuz'da dünyanın her yerindeki iletişim sistemleri, tuhaf bir atmosfer olayı sonucu bozulur. Hemen sonrasında silahlı kuvvetler tarafından, devasa nesnelerin dünyaya doğru yaklaşmakta olduğu açıklanır. Uzaylılarla her türlü iletişim denemesinin başarısız olmasının ardından, şimdi kablo teknisyenliği yapan eski bilimadamı David Levinson, uzaylıların bir günden daha kısa süre içerisinde dünyanın önemli noktalarına büyük bir saldırı gerçekleştireceğini fark eder.

Jean-Claude Van Damme'ın başrolü oynadığı, Yüzleşme, Görevimiz Tehlike 2 ve Kırık Ok gibi yüksek tempolu filmlerin yönetmeni John Woo'nun yönettiği bir aksiyon filmi. Chance Boudreaux, New Orleans sokaklarında iş ararken babasının "insan avcıları" tarafından öldürüldüğünü öğrenen Natasha ile karşılaşır. Natasha, kendisini koruması ve bu katilleri bulması için Chance'i kiralar... Ama bilmedikleri bir şey var... Chance de bu katillerin avlarından biridir ve artık ya o ölecektir yada avcıları öldürecektir...

Giannaris, Eve Dönerken’i 1999’da Kuzey Yunanistan’da yaşanmış gerçek bir olaydan kurgulamış. Arnavutluk kökenli bir adam şehirlerarası bir yolcu otobüsünü rehin alır ve yolcuları bırakmak için 500.000 Euro fidye ister.Elinde otomatik bir silah ve el bombası bulunan adamın para dışında istediği bir şey daha vardır: sorunsuz olarak Arnavutluk’a geçişinin sağlanması. Kısa zamanda polis tarafından kuşatılan otobüste ölüm kalım pazarlığı başlar. Başlarda sert görünmeye çalışan eylemci kısa süre sonra yumuşar ve yedi kişi hariç otobüsteki tüm rehineleri serbest bırakır. Eve Dönerken’de Giannaris Amerikan aksiyon filmlerini aratmayacak bir tema yakalamış. Tansiyon her ne kadar Hollywood gerilimlerindeki kadar yüksek olmasa da özellikle diyaloglar, Yunan-Arnavutluk ilişkilerini ve insan doğasını oldukça iyi yansıtıyor.

Mucit bilim adamı Alexander Hartdegen (Guy Pearce), zaman yolculuğunun mümkün olduğunu ispatlamaya çalışmaktadır. Fakat bu tutkusu saplantı haline gelir ve içine düştüğü durum, onu geçmişi değiştirmeye zorlar. Zaman makinesini ilk kullanışında 800.000 yıl geleceğe gider. Fakat gelecek, beklediği gibi değildir. İnsanoğlu avcı ve av olarak ikiye bölünmüştür...

Alex Cross, Washington polis departmanında görevli bir dedektif ve mahkeme psikologudur ve yakın zamanda iki fahişe ve bir çocuğun vahşice öldürülmesi davasını araştırmaktadır. Sonrasında prestijli bir özel okulda öğretmenlik yapan Gary Soneji'nin Maggie Rose Dunne adlı öğrenciyi kaçırması gündeme bomba gibi düşer. Maggie Rose, önemli bir senatörün kızıdır ve kendisini kaçıran öğretmen, Alex Cross'la iletişime geçmiş ve böylece Cross'u da davaya dahil etmiştir. Alex Cross, başlarda iki zengin şımarık çocuğun kaçırılmasını diğer davasından daha önemsiz bulsa da zamanla bu durumun son derece tehlikeli ve kilit bir yapıya büründüğünü fark eder.

Colter Stevens uyandığında kendini bir banliyö treninde, başkasının bedeninde bulur ve 8 dakika sonra tren infilak eder. Gözlerini açtığında yeniden kendi bedenindedir. Bunu sağlayan, hükümetin geliştirdiği 'yaşam şifresi' adlı bir programdır. Bu program bir başka kişinin kimliğine geçip onun hayatının son sekiz dakikasını yaşayabilmeyi sağlamaktadır. Stevens'ın görevi bombacıyı bulmak ve onun yapacağı ikinci eylemi engellemektir. Bunun için son 8 dakikayı defalarca yaşar ve her seferinde elde ettiği ipucları ile olayı çözmeye çalışır.

Eğer zamanda geriye gidip hayatınızı sonsuza kadar değiştiren bir olayı tersine çevirme şansınız olsaydı, bunu yapar mıydınız? Ve bu ne olurdu? Polis memuru John Sullivan'ın başına gelen bir mucize ona gizemli geçmişinin kapılarını aralar. John, 30 yıl önce ölen babası Frank ile iletişim kurabildiğini farkeder. Fakat geçmişi değiştirerek, annesinin, yani Frank'in karısının esrarengiz bir şekilde öldürülmesini de içeren bir seri gizemli ölüm zincirini tetikler. Şimdi baba-oğul zamanla yarışarak kendileri için varolan gelecek tamamen yok olmadan önce bu olaya bir son vermelidirler.

"Görevimiz Tehlike: Ölümcül Hesaplaşma"nın bıraktığı yerden devam ediyor. Ethan Hunt ve ekibinin, yanlış ellerde dünyanın sonunu getirebilecek bir yapay zeka programı olan "Varlık"a ulaşma mücadelesini anlatıyor. Ethan, bu kez sadece dünyayı kurtarmakla kalmaz, aynı zamanda geçmişteki hesaplaşmaları da sonlandırmak zorundadır.

Geçen yıllarda artık yaşlanmaya başlayan polis memuru John McClane, karısından boşanmış ve alkol tedavisi görmektedir. Artık polis departmanında çalışmayan McClane, devlete bağlı bir güvenlik biriminde tehlikeli bilgisayar korsanlarını takip etmektedir. Matt Foster adlı genç bir korsanı tutuklamak için yolda olduğu bir sırada, trafiğin içinde sıkışmış durumdayken terörist saldırıların modern bir halini ilk elden yaşar. Greg Pope tarafından yönetilen bir bilgisayar korsanları çetesi, Amerika'nın bilgisayar altyapı unsurlarına saldırıp işe trafik ışıklarından başlayarak sistemleri teker teker kapatmaktadırlar. Bankalar arası bilgisayar ağlarına ve borsaya da müdahale ettikten sonra Amerika'nın ekonomisi çökmeye başlamıştır. Her zamanki gibi McClane, bütün bu olayların ortasında kalıvermiştir.

The Time Machine, başkarakterinin zamanda yolculuk yapan bir mucidin, George’un hikayesini anlatır. George, icat ettiği zaman makinesi sayesinde zamanı avucunun içine almış bir adamdır. Bu makine sayesinde mucizevi bir şekilde 1899 yılından 802701 yılına gider. Bu milyonlarca yıl uzaklıktaki gelecekte, insanoğlunun iki düşman ırka bölündüğünü fark eden George, kendini acımasız bir savaşın tam ortasında bulur.

2073 yılında, demokrasi ve kişisel özgürlüklerin tamamen yok edildiği, teknoloji hakimiyetindeki bir polis devleti olan Yeni San Francisco'da geçmektedir. Hikâye, tarihin akışını değiştirmek ve insanlığın geleceğini kurtarmak için hayatını riske atan bir zaman yolcusunu konu alır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir