
Gary Busey
Uncle Red

"Mayıs ayında küçük bir kasabada başladı. Sonraki aylarda her dolunayda o geri döndü."
Tarker Mill insanların aynı evde dogup aynı evde öldüğü, barış ve huzur dolu sakin bir kasabadır. Kasaba halkı, iyi komşuluk ilişkileri içerisinde günlük işlerini yapmakta ve kilise için hayır işleri yapmak gibi aktivitelerle ugraşmaktadır. Kasabada hemen her gün önemli bir olay olmadan aynı şekilde geçmektedir. Ancak bir gece aniden vahşi cinayetler islenmeye başlar. Kasaba halkı bu cinayetleri sapık bir katilin işlediğini düşünmektedir. Ancak Marty adındaki bir genç, cinayetleri işleyenin insan degil bir kurt adam olduğuna inanmaktadır. Marty ve kızkardeşi Jane, kasaba halkından kimin dolunayda kurt adama dönüştüğünün peşine düşerler. Ünlü korku romanları yazarı Stephen King'in romanından tüyler ürpertici bir film...

Gary Busey
Uncle Red

Everett McGill
Reverend Lowe

Tovah Feldshuh
Older Jane (voice)

Megan Follows
Jane Coslaw

Corey Haim
Marty Coslaw

Terry O'Quinn
Sheriff Joe Haller

Robin Groves
Nan Coslaw

Leon Russom
Bob Coslaw

Bill Smitrovich
Andy Fairton
Joe Wright
Brady Kincaid

Kent Broadhurst
Herb Kincaid
Heather Simmons
Tammy Sturmfuller

James A. Baffico
Milt Sturmfuller
Rebecca Fleming
Mrs. Sturmfuller

Lawrence Tierney
Owen Knopfler

Korku filmi klasiği olan bu film serisinde, yaralı yüzlü bir sübyancıyı bir çete linç eder. Öldürülen sübyancı, yıllar sonra katillerinin çocuklarının rüyalarına girmeye ve rüyalarında onu gören çocukları teker teker öldürmeye başlar.

John Harker, gizemli ve kolay kolay ele geçmeyen Kont Drakula'yla bir emlâk anlaşması yapmak için Transilvanya'ya gönderilir. Ama ev sahibi bir vampir, insanların kanıyla beslenen bir hortlaktır ve taşınma fikri ona pek de cazip gelmemektedir. Yüzlerce yıllık cehennemi, hayaletlere özgü bir varoluşun ardından, tek istediği huzura ermektir. Yine de, John'ın genç eşi Mina'nın fotoğrafını görüp heyecanlanınca, gemiyle batıya doğru yolculuğa çıkar.

Evlerinin bir mezarlık üzerine kurulu olduğunu bilmeyen Freeling ailesi kısa zamanda kötü günler geçirmeye başlar.Kötü Ruhlar yani hayaletler bazı özel güçlere sahip evin küçük kızı Carel Annie'yi evdeki televizyon aracılığıyla kendi boyutlarına çekerler.Artık onu kurtarmaya çalışmacak anne ve babasınındır.Ama Carel Annie için zaman gittikçe daralmaktadır.Üstelik şeytan Carel'ı etkisi altına almaya çalışmaktadır.Öfkeli hayaletler tekrar yaşama dönmek için küçük kızın gücünü kullanmak isterler...

Yaşadıkları kasabada meydana gelen garip olaylarda insan eti yiyerek varlıklarını devam ettiren ve yaşayan ölüler olarak bilinen yaratıklarından korunmak için kendilerini bir binayı kapatan ve içeriye girmesine önlemeye çalışan yedi kişinin hayatta kalmak için verdiği insan üstü çaba anlatılıyor..

Peter, ailesiyle birlikte küçük bir kasabada yaşayan sekiz yaşındaki bir çocuktur. Yatak odasının duvarlarında gizemli sesler duymaya başlayan Peter, bu durumu ailesiyle paylaşır. Ancak ailesi duyduyu seslerin Peter’in hayal gücünün ürünü olduğunu söyler. Korkusu yoğunlaştıkça Peter, ailesinin ondan korkunç bir sır sakladığına inanmaya başlar.

Billings, tanınmış bir psikiyatrist olan Harper'a başvurmak için birçok nedeni olan bir adamdır. İki çocuğu tuhaf olaylar sonucu ölmüştür. Yaşananların etkisinden çıkamayan Billings, karısı ve yeni doğan oğlu ile birlikte yeni bir eve taşınır. Billings, yeni bir hayata başlamak istese de geçmişi onun peşini bırakmaz.

After a landsman in 18th century England discovers a corpse covered in fur buried in a field, the town becomes infected by "the devil's skin," leading the local children to engage in demonic rituals and criminal behavior.

1977'de Cadılar Bayramı öncesi iki genç çift biraz heyecan almak için Captain Spaulding'in işlettiği Canavarlar ve Deliler Müzesine giderler. Yalnız Captain Spaulding en az müzesinde sergiledikleri kadar enteresan ve çılgındır ve müze en yakın dolum istasyonuna millerce uzaklıktadır. Müzeyi gezdikten bir süre sonra çiftler tekrar yola koyulurlar ve yolda Baby adında otostopçu bir kızı da arabalarına alırlar. Ancak kısa bir süre sonra arabaları bozulur ve Baby onları evine davet eder. Fakat burada onları hayal ettiklerinden bile daha korkunç bir dünya üzerindeki cehennem beklemektedir. Korkunun gerçekten korku olduğu altın döneme kült yönetmen Rob Zombie ile çılgın bir dönüş ve sizi bekleyen şok edici sahneler! Cesetler Evi'ne girmeye cesaretiniz var mı?

Bütün yaşamları boyunca kötü bir ruh tarafından ele geçirilmiş bir ailenin ölüm kalım mücadelesini konu alan Never Let Go’nun başrolünde Oscar ödüllü Halley Berry yer alıyor. Yıllardır kötü bir ruhun musallat olduğu ailenin yaşadığı gizemli olayların hikayesi çocuklardan birinin kötülüğün gerçek olup olmadığını sorgulamasıyla birdenbire korkunç bir hal alır. Filmin yapımcılığını Arrival, Free Guy, Why Him? ve The Boogeyman’den hatırlayacağımız Dan Levine ile Dan Cohen üstleniyor. Crawl, The Hills Have Eyes, Piranha 3D ve High Tension filmlerinin yönetmeni Alexandre Aja ise yönetmen koltuğunda.

Lawrence Talbot’un çocukluğu, annesinin öldüğü gece sona ermiştir. Lawrence, sessiz sakin Victoria dönemi kasabası Blackmoor’u terk ettikten sonra kendisini toplayıp herşeyi unutmak için uzun yıllar boyunca ortalıkta görünmez. Ancak kardeşinin nişanlısı Gwen Conliffe’in (Emily Blunt), kaybettiği biricik aşkını bulmak için yardımını istemesi üzerine arama çalışmasına katılmak için geri döner. Kasabaya ulaştığında doymak bilmeyen bir kana susamışın kasaba halkını tek tek öldürdüğünü; olayı araştırmak için Aberline (Hugo Weavin) adlı bir Scotland Yard müfettişinin kasabaya geldiğini öğrenir. Lawrence, vahşet dolu bulmacanın parçalarını birleştirdikçe dolunayda ortaya çıkan kurt adamlarla ilgili çok eski bir laneti duyar.

İki köylüyü öldürdükten sonra ormanda dolaşan canavar, yakalanıp hapse atılır. Zincirlerini kırarak kaçar ve kör bir keşişle (O.P. Heggie) karşılaşır. Keşiş, keman çalarak canavarı sakinleştirir ve konuşmayı öğretir. Ancak iki avcının keşişin kulübesine gelmesiyle canavar mezarlığa kaçar. Burada, eksantrik bilim insanı Dr. Pretorius (Ernest Thesiger) ile karşılaşır. Pretorius, canavara bir eş yaratmak için Dr. Henry Frankenstein'ı (Colin Clive) ikna etmeye çalışır. Frankenstein başta reddetse de, canavarın eşi Elizabeth'i (Valerie Hobson) kaçırmasıyla fikrini değiştirir. Yaratılan eş (Elsa Lanchester), kabarık saçlı grotesk bir güzelliktir, ancak canavarı görünce çığlık atarak reddeder. Canavar, laboratuvarı yok ederek kendini, eşini ve Pretorius'u öldürürken, Frankenstein'ların kaçmasına izin verir. Elsa Lanchester, hem canavarın eşini hem de romanın yazarı Mary Shelley'yi canlandırıyor.

Cadılar Bayramı gecesinde oğullarının gizemli bir şekilde kaçırılmasıyla hayatları bir anda allak bullak olan genç çift Mike Lawford ve Kristen, bu olaydan bir yıl sonra açıklayamadıkları gizemli olaylarla ve korkutucu mesajlarla karşılaşırlar. Korkutucu ipuçlarıyla oğullarını New York’ta aramaları gerektiğini anlayan çift, her şeylerini yok sayarak bu gizemli dünyada oğullarını bulmak için ellerinden geleni yaparlar.


Marion Crane’e patronuyla iş yapan zengin bir adam 40 bin dolar emanet eder ve Marion parayı bankaya yatırmak yerine yanına alıp şehirden ayrılır. Bir polis Marion’un şüpheli davranışları üzerine peşine takılır. Ancak Marion’un peşine takılan sadece polis değildir. Sevgilisi ile buluşmayı planlayan Marion şiddetli yağmur yüzünden geceyi bir otelde geçirmeye karar verir. Otelden içeri girer girmez garip şeyler olduğunun farkına varan Marion uyumadan önce otel sahibi Norman Bates ile biraz sohbet eder. Norman’ın kişiliğinde sorunlar olduğunu, annesine ve kuşlara karşı bir takıntısı olduğunu öğrenen Marion, sohbeti kısa kesip odasına giderek duş almaya karar verir ve olaylar gelişir.

Küçük bir sahil kasabasının tek geçim kaynağı yaz ayları boyunca kasabaya tatil yapmaya gelen turistlerin bıraktığı paradır. Bu kasabanın belediye reisi kasaba sahilinde bir kızın köpekbalığı tarafından öldürülmesini örtbas etmeye çalışır ama küçük bir çocuk herkesin gözü önünde köpekbalığı tarafından öldürülünce balığı yakalayana ödül verileceği açıklanır ve büyük bir köpekbalığı yakalanınca da herkes rahat bir nefes alır. Şerifin yardıma çağırdığı uzman yakalanan köpekbalığının aradıkları balık olmadığını söylese de kimse ona inanmaz. Onun sözünü dinleyen şerif ile balığın peşin gitmeye karar verirler ve bir köpekbalığı avcısı ile yola çıkarlar.

Yıl 1791. New Orleans'ta yaşayan Louis karısını kaybetmiş olmanın üzüntüsüyle, yaşama sevincini kaybetmiştir. Lestat adındaki bir vampir, ona gecelerin yaratığı, yani bir vampir olmasını önerir. Louis bu öneriyi kabul eder.Lestat, Louis'in ölümcül kanını akıtarak onu da bir vampire dönüştürür. Ancak Louis, vampirliğe alışamaz. Açlığını gidermek zorundadır ama insanları öldürmek istemez. Ona, vampirliği Lestat öğretecektir.

1968 yılının Amerikası'nda değişim rüzgarları yaşanıyordur. Bellows ailesinin gölgesi, kasabanın çevresinde gezinmeye devam ediyordur. Bellows ailesinin malikanesi, kasabının uç bölgesinde bulunuyordur. Sarah ise bu ailenin sırlarla dolu genç üyesidir. Kızın yaşamı korkunç hikayelere konu olacak kadar sır doludur. Sonunda ise bir grup genç tarafından kitaba dökülmüş olan bu hikayeler keşfedilir. Bir anda bu hikayeler gerçeğe dönüşmeye başlayacaktır.

Ünlü korku ustası Clive Barker'ın Kabal romanında uyarlanan film, terapisti tarafından, geceleri cinayetler işlediği yönünde yorumlanan kabusları yüzünden yaratık olduğuna inanan ve yaratıkların yaşadığı rivayet edilen Midian'ı aramaya başlayan Aaron Boone'un hikayesini konu ediyor..

Jester: İntikam Gecesi, kasabalarını terörize eden varlıktan kurtulmanın yolunu arayan iki kız kardeşin hikayesini konu ediyor. Jester olarak bilinen kötü niyetli bir varlık, Cadılar Bayramı gecesinde küçük bir kasabanın sakinlerini terörize eder. Babalarını kısa süre önce kaybeden, yıllardır görüşmeyen iki kız kardeş, bu kötü varlığı yenmenin bir yolunu bulmak için bir araya gelir. Çok geçmeden kardeşler, yalnızca karanlık geçmişlerindeki yanlışları nasıl düzelteceklerini çözerek hayatta kalabileceklerini fark ederler.

19. yüzyıl Kanadası'nın karanlık ve gizemli ormanları geceleri genç kızların yalnız dolaşması için hiç de uygun yerler değildir. İşte bu yüzden Ginger Fitzgerald ve kardeşi Brigitte şans eseri yolları uzak bir ticaret limanına düşünce çok sevinirler. Fakat dolunay gökteki yerini almaya başlayınca bu limanın korkunç bir grup doğaüstü yaratığın hedefi olduğu ortaya çıkar ve geceyi kimse atlatamayacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir