
Isabelle Carré
Sister Marguerite

Marie Heurtin, görme ve işitme engeliyle dünyaya gelen genç bir kızın, kendini ifade etmenin imkânsız göründüğü bir karanlıkta hayata tutunuş hikayesini anlatıyor. Onun sessiz ve ışıksız dünyasında umut, beklenmedik bir şekilde bir rahibe olan Sister Margueritte ile karşılaşınca filizleniyor. Azim, sabır ve sevginin birleşimiyle, Marie'nin dünyası yavaş yavaş anlam kazanıyor. Gerçek bir yaşam öyküsünden uyarlanan bu film, engellerin ötesinde iletişim kurmanın ve içsel gücün ne denli dönüştürücü olabileceğini dokunaklı bir şekilde gözler önüne seriyor. İzleyiciyi derinden etkileyen anlatımıyla, Marie Heurtin ilham verici bir deneyim sunuyor.

Isabelle Carré
Sister Marguerite

Ariana Rivoire
Marie

Brigitte Catillon
Mother Superior

Laure Duthilleul
Madame Heurtin

Martine Gautier
Sister Véronique

Sonia Laroze
Sister Elisabeth

Patricia Legrand
Sister Joseph

Christophe Tourrette
The Priest of Mazière

Gilles Treton
Monsieur Heurtin

Noémie Bianco
Soeur Anne

Eline De Lorenzi
Soeur Clothilde
Valérie Leroux
Soeur Blandine
Fany Buy
Soeur Marthe
Noémie Churlet
Soeur Raphaëlle
Sandrine Schwartz
Soeur Sandrine

1920'lerin kırsal kesim Amerika'sında bir din tacirinin hikâyesini anlatıyor. Din ve inancın çıkar amaçları yönünde sömürülmesi üzerine bu önemli film, Burt Lancaster ve Shirley Jones'a birer Oscar getirmişti. Ayrıca Jean Simmons, Arthur Kennedy ve şarkıcı Patti Page de var * Din, dindarlık, vaizlik üzerine yapılmış en iyi filmlerden biri, belki de en iyisi. Burt Lancaster coşmuş bu filmde. Jean Simmons da azize rolünde çok iyi. Espriler harika. Pek az akıcı filmden biri. Gerçi Hıristiyanlık üzerine ama evrensel bir yanı var.

Eski bir askeri papaz olan Ernst Toller, oğlunun ölümü yüzünden dağılmış durumdadır. Kendini toparlamak için çalışmaya başladığı yeni kilisesinin üyelerinden biri de Mary ve takıntılı derecede radikal çevreci eşi Michael’dir. Mary, Michael’ı da ilgilendiren önemli bir konu hakkında Toller'ın danışmanlığını ve yardımını ister. Toller, Michael’a danışmanlık yapmaya başladıktan sonra hayata farklı bir gözle bakmaya başlar. Köklü bir geçmişi olan kilisesinin şüpheli işlerini inceler ve bazı "sırlarını" keşfeder. Film bir tabuya dokunarak dini, daha doğrusu dini temsil eden kilisenin (kurum olarak) iş ve siyaset dünyasıyla olan ilişkilerini ve çevre gibi duyarlılık gerektiren konulardaki tutumunu sorgulamaktadır.

15 yaşındaki Tyson ilk kez devlet okuluna gittiğinde hayatı sonsuza dek değişir. Tyson, şampiyon maraton koşucusu Aklilu ile arkadaş olur. Otizminin kendisini engellemesine asla izin vermeyen Tyson, babasının onayını kazanma umuduyla ilk maratonunu koşmaya kararlıdır. Beklenmedik bir arkadaşının ve ebeveynlerinin yardımıyla; kendine olan inancı ve ilk adımı atma cesareti ile her şeyin mümkün olduğunu öğrenir.

Sorunlu ailelerden gelen çocuklara marangozluk öğreterek onları hayata yeniden kazandırmaya çalışan Olivier, Francis isimli bir çocuğa takıntı geliştirir. Önce Francis’in çıraklık teklifini reddetse de, sonrasında onu yanına alır, iş öğretir. Olivier’nin ona yönelik ilgisinin altında ne yatar?

Portekiz'in Fátima kentindeki üç genç çoban, tarihsel olaylara dayanarak, Meryem Ana'nın iman edenlere ilham veren ve Kilise ve hükümetin yetkililerini öfkelendiren ve onları hikayelerini geri almaya zorlayan vizyonlarını aktarıyor.

Cennet Beklesin – Heaven Will Wait filminin konusu, Biri 16 diğeri 17 yaşındaki iki genç kızın internet üzerinden başlayan beyin yıkanma sürecini beyazpedeye taşıyor. Yaşanan sorunlara İslami terör ile çözüm bulunabileceğine inanan kızların, ‘geri döndürülmesi’ filmin odak noktası..

Julien 17 yaşında , beyin felci nedeniyle tekerlekli sandalye mahkum bir gençtir. Ona duydukları sevgiye rağmen, ailesi sakatlıklarıyla uğraşmanın zorlukları yüzünden giderek dağılıyor. Julien, babasıyla bağ kurmak için kendisine, daha önce babasının da yarıştığı bir triatlon olan Nice'deki Ironman yarışında (Fransız Rivierası) kendisiyle yarışmaya devam etmesini istiyor.

Çok uzun yıllar kaldığı hapishaneden çıktıktan sonra bulaşıkçı olarak çalışmaya başlayan, çalıştığı yerin arkasındaki bir çöp tenekesinde terk edilmiş bir bebek bulan Russ Millings’in hikâyesini anlatıyor. Bebek için ne yapacağından pek emin olamayan Russ, bir süre sonra bu bebeğin hayatını düzene sokmak konusunda önemli bir fırsat olduğunu fark eder.

Deneysel fotoğraflar çekmeye başlayan bir anne, 9 yaşındaki kızının erotik fotoğraflarını da çekmeye başlar.

Transport Minister Bertrand Saint-Jean is awoken in the middle of the night by his head of staff. A bus has gone off the road into a gully. He has no choice but to go to the scene of the accident. Thus begins the odyssey of a politician in a world that is increasingly more complex and hostile.

Spor yazarı Erik, evsiz bir adam olan Champ'i sokaklardan kurtarmaya karar verir. Ancak bu kararırın ardında Champ'in kim olduğuna dair gizi ortaya çıkarmak vardır. Erik bunun gizli kalamayacak bir sır olduğunu ve Champ'in öldüğüne inanılan efsanevi boksör olduğunu düşünmektedir. Champ'in efsanesini diriltirken, onun bireysel macerasında babası ile olan ilişkisinin önemini anlayacaktır. Champ'in yaşamıyla ilgili gerçeklere daldıkça, kendi yaşamında geri plana attığı, yüzleşmekten korktuğu ilişkiler ortaya çıkacaktır. Erik kendi yaşamı ve ailesiyle olan ilişkisini gözden geçirecek ve uzun zamandır hiç yapmadığı bir şekilde kendisiyle yüzleşecektir.

Suzanne Simonin describes her life of suffering in letters. As a young woman she is sent to a convent against her will. Since her parents cannot afford the dowry required for a marriage befitting her rank they decide she must instead become a nun. Although a kind and understanding Mother Superior helps her to learn the convent’s daily routine, Suzanne’s desire for freedom remains unabated. When the Mother Superior dies, Suzanne finds herself faced with reprisals, humiliation and harassment at the hands of the new Abbess and the other Sisters. For many years, Suzanne is subjected to bigotry and religious fanaticism. (Berlinale.de)

İki kararlı anne, bir tanesi bir öğretmen çocuklarının şehir okulunda çöken iç dünyalarını dönüştürmeye çalışmak için çaba harcamaktadırlar. Güçlü ve engelleyici bir bürokrasiyle başa çıkmak zorundadırlar fakat eğitim sisteminde ve çocuklarının gelecekleri için gerekli değişimi yaratmak amacıyla herşeylerini riske atarlar.

Pete Bell, a college basketball coach is under a lot of pressure. His team isn't winning and he cannot attract new players. The stars of the future are secretly being paid by boosters. This practice is forbidden in the college game, but Pete is desperate and has pressures from all around.

Esther is at the end of her career as Head Seamstress at Dior Avenue Montaigne workshop. One day, she gets her handbag stolen in the metro by a 20 years old girl, Jade. Instead of calling the police she decides to take care of Jade. She sees in her the opportunity to pass on her skills, the craft of dressmaking, her only wealth. In the frenetic world of Haute Couture, Esther will give Jade la beauté du geste, a way to reach beyond herself.

A street smart runner develops an intense rivalry with an equally ambitious wealthy young athlete.

Bir inanç krizinin ardından çıktığı spiritüel yolculuk, tanınmış fundamentalist vaiz Carlton Pearson'ın değer verdiği her şeyi riske atar.

Upton Sinclair’in “Petrol-Oil!” adlı romanından uyarlanan filmin konusu, 20. yüzyılın başlarında geçer. Aile çiftliği arazisinde petrol çıkartma haklarını almasıyla birlikte servetini hızla katlayan bir işadamı ile (Daniel Day-Lewis), kısa sürede gelişip kalkınan kasabanın karizmatik genç rahibinin (Paul Dano) paralel öyküsü anlatılır. Güney Kaliforniya’da petrol bulunmasının ardından ortaya çıkan tablo, daha önceki yıllardaki “Altına Hücum” olgusunun eşdeğeridir. İşadamının Amerikan Rüyası kavramının farkına varması ve Amerikan Rüyası tarafından yok edilmesiyle birlikte filmin öyküsü hırs ve inançların irdelemesine dönüşür.

İngilizce öğretmeni olan Charlie, obezite sorunuyla başa çıkmaya çalışan bir adamdır. Münzevi bir yaşam süren Charlie’nin tek isteği uzaklaştığı kızıyla yeniden iletişim kurabilmektir. Charlie, kızıyla yeniden yakınlaşabilmek için elinden geleni yapar.

Kimse katil olarak doğmaz. Şartlar, insanı buna sürükleyebilir ve bir kere cinayet işlenmeye başlandığında, arkası gelir. Velu, genç bir çocukken, babası polisler tarafından öldürülür.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir