
Tom Cruise
Nathan Algren

"Düşmanın karşısında bir adamın kalbinde, savaşçının ruhu yatar."
1870'lerin Japonya'sında Amerikan ordusundan Yüzbaşı Nathan Algren, Japon İmparatoru'nun davetlisi olarak ülkenin ilk ordusunu eğitmek üzere doğuya gelir. Modernleşme eğilimleri gösteren feodal kültür, samuray tarzını da devam ettirmektedir. Algren, bir kaza geçirip samurayların lideri tarafından kurtarılınca köklü samuray kültürüyle tanışır ve etkilenir. Bir samuray savaşçısı gibi hareket etmeyi öğrenince büyük bir kararın eşiğine gelecektir. İki taraf arasında kalmıştır ve onurunun doğru yolu göstermesini beklemektedir.

Tom Cruise
Nathan Algren

Ken Vatanabe
Moritsugu Katsumoto

Timothy Spall
Simon Graham

Tony Goldwyn
Col. Benjamin Bagley

Hiroyuki Sanada
Ujio

Koyuki Katō
Taka

Shin Koyamada
Nobutada

Billy Connolly
Zebulon Gant

Togo İgava
General Hasegawa

Shichinosuke Nakamura
Emperor Meiji

原田眞人
Omura

William Atherton
Winchester Rep

Chad Lindberg
Winchester Rep Assistant

Scott Wilson
Ambassador Swanbeck
Ray Godshall Sr.
Convention Hall Attendee

Chris Taylor, genç ve idealist bir Amerikalı'dır, ve çok geçmeden Vietnam'da sadece Viet Cong'larda değil, aynı zamanda içinde büyüyen korku, fiziksel bitkinlik ve gitgide artan kızgınlığıyla da savaşmak zorunda olduğunu anlar. Taylor'ın iki kumanda komutanı düşman ve kendi aralarındaki iki savaş net bir çizgi çizmektedir, ama çelişkiler, kaos ve nefret Taylor'ın içine işler, inançlarını boğar ve duyularını insanın en yüksek tuttuğu değer olan hayata karşı hissizleştirir...

61 yıl önce Amerikan işgal kuvvetlerin karşı Iwo Jima Adası'nı savunan Japon askerlerinin ve başlarındaki generalin hiç anlatılmamış öyküsüyle karşımıza çıkıyor. Iwo Jima'daki askerler arasında; yeni doğan kızını görmekten başka bir isteği olmayan fırıncı Saigo; becerisi ve onuruyla dünyaca tanınan Olimpiyat şampiyonu binici Baron Nishi; idealizmi henüz savaş sınavından geçmemiş eski bir askeri polis olan genç Shimizu ve teslim olmaktansa intiharı yeğleyebilecek katı bir asker olan Teğmen Ito vardı. Savunmaya önderlik eden isim ise, Amerika'ya yaptığı yolculuklarla savaşın umutsuz doğasını anlamış ama aynı zamanda Pasifik'in ötesinden gelen devasa Amerikan filosunu yenmek için gereken stratejiyi kavramış olan Tuğgeneral Tadamichi Kuribayashi idi...

Film, Pentagon görevlisi Scott Huffman'ı temel alıyor. Huffman ve karşısındaki bürokratlar arasında, Vietnam'da Amerikan askerlerinin hayatını kurtarmak için canını feda eden Hava Kuvvetleri doktoru William Pitsenbarger'ın Onur Madalyası için mücadele veriliyor. Huffman madalyanın doktorda kalması için mücadele ederken, bürokratlar ise madalyayı geri almak istiyorlar.

İkinci Dünya Savaşının belki de en gizli kalmış olaylarından biri olan ve Japonlara esir düşen askerlere Burma ormanlarının derinliklerinde yaptırılmaya çalışan demiryolunun gerçek bir yaşantıdan alınan öyküsü. Bu son derece zor şartlarda, aşırı nem, sıcak, sivrisinekler vs. bir yana aç bırakılmaları, saatler boyu durmadan çalışmaya zorlanmaları, her an öldürülme lorlusuyla yaşamaları, bu esir kampındaki askerlerin hayatlarını gerçekten de tam bir cehenneme döndürmüştür. Kendilerini esir tutanlar tarafından intikam, kaçma ve hayatta kalma duyguları adeta yok edilmiş ama onlar içlerinde kalan son umut ve şeref kırıntıları sayesinde, inatla denebilecek bir azimle, kaçıp kurtulabilecekleri o anı beklemektedirler.

On yıldan fazladır Rhodes hayatını Vietnam'da kayıp listesinde yer alan oğlunu aramakla geçirmektedir. Bilgi almak için hükümete yaptığı sayısız başvurudan bir sonuç alamamasıyla sorununu kendisi çözmeye karar verir. Teksaslı bir petrol zengininin mali desteği ve oğlunun beş arkadaşının yardımlarıyla Rhodes kendisini inanılmaz bir mücadele ve hedef için hazırlamaya başlar. Haftalar süren gerilla eğitiminden sonra ekip son bir savaş için Vietnam'a gitmeye hazırdır.

Usta Samuray Kambei'nin cesareti ve fedakarlığına şahit olan bir grup köylü ondan sürekli olarak haydutların baskınlarına uğrayan köylerini korumasını isterler. Kambei bu isteği herhangi bir çıkarı olmamasına rağmen kabul eder ve ilk olarak kısa süre sonra müridi olan genç samuray Katsushiro'yu, ardından da güç kullanmaya meraklı bir samuray olarak görünen fakat sonradan bir çiftçinin oğlu olduğu ortaya çıkan Kikuchiyo'yu yanına alır. Takımına dört yeni samuray daha ekleyerek köyü savunmaya girişen Kambei köylüler tarafından sevinçle karşılanır ve herkesin sevgisini kazanır; bir süre sonra onlara kendilerini savunmayı öğretmeye başlar. Bu arada haydutlar köyün sınırlarında dolaşmakta ve yeni saldırıları için uygun bir zaman kollamaktadırlar...

Savaşmaya pek de hevesli olmayan bir kahraman olan Benjamin Martin, İngilizler Benjamin'in değer verdiği insanları tehdit etmeye başlayınca kendini Amerikan Devrimi'nin içinde buluverir. İdealist bir vatansever olan oğlu Gabriel ile birlikte silah kuşanıp Amerikan milislerinin başına geçer ve "kırmızı urbalılarla" göğüs göğüse çarpışır. Bunlar olurken kendi ailesini korumasının tek yolunun genç Amerikan ulusunu topyekün bağımsızlığa taşımak olduğunu keşfeder fakat karanlık geçmişi, savaşta da peşini bırakmaz.

In November of 1918 as World War I was ending, a unit of American soldiers goes behind enemy lines to find a lost platoon of African American soldiers.

Vietnam'ın balta girmemiş ormanlarında esir tutulan Amerikan askerlerinin kabus gibi hikayesi. Hapis ve işkencenin acımasızca tasviri, esirlerin direniş ve cesareti ile iyice ön plana çıkıyor. Chuck Norris imkansız bir kaçışa öncülük eden ve korkunç bir intikam için geri dönen bir Amerikalı rolünde. Kıran kırana bir çatışma, duygusal finalin etkisini artırıyor.

13. yüzyıl İskoçyası. İngiliz Kralı I. Edward, İskoçya'yı da krallığına katmak istemektedir. İngiliz soylularına Prima Nocta, yani topraklarında evlenen her İskoç kadınla ilk geceyi geçirme hakkını vererek İskoç halkının ayaklanmasına sebep olur. Çocukken ailesini ve yakınlarını özgür İskoçya uğruna kaybeden William Wallace, yıllar sonra karısı da öldürülünce halkı organize etmeye ve İngilizleri topraklarından atmaya karar verir.

Dünyanın öbür ucundaki bir ülkede, Rwanda'da 1994'de Hutu'larla Tutsi'ler arasında çıkan savaş yüzünden yüzbinlerce insan öldürülür. Sokaklar adeta bir ceset tarlasına dönmüştür. Tüm dünya yaşanan bu insanlık durumuna parmağını bile kıpırdatmazken, bir otel sahibi olan Paul, 1200 kişinin hayatını kurtarmak için inanılmaz bir özveri gösterir ve otelini adeta bir sığınağa çevirir. Don Cheadle’a filmde sergilediği olağanüstü performans sonucu En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar adaylığı kazandıran film, gerçek bir insanlık dramı ve gerçek bir kahramanlık hikayesi.

Kör bir gezgin olan Zatoichi kumar oynarak ve masaj yaparak geçimini sağlar. Aynı zamanda usta kılıç kullanışıyla ünü dört bir yana yayılmıştır. Bir dağ kasabasına gelen Zatoichi burada Ginzo denilen bir çete ile karşılaşır. Çete bütün kasabayı esir almış, karşı koymaya çalışan herkesi de öldürmektedir. Hattori adındaki samuray bu cinayetlerin baş kahramınıdır. Arkadaşı Şinkiçi ile beraber iki geyşayla tanışırlar. Kardeş olan bu geyşalar intikam hırsıyla dolmuş, güzel ama bir o kadar tehlikeli kızlardır. Ailelerinin öldürülmesinin öcünü almak için bu kasabaya gelmişlerdir. Zorlu bir mücadeleye giren Zatoichi meşhur kılıcıyla ve usta figürleriyle bu çete ile karşı karşıyadır.

Bu ihtiraslı ve gerilim dolu hikayede Rob Roy 18. yüzyılın İskoç kahramanı Robert Roy McGregor'in (Liam Nelson- Schindler's List) hayatını anlatır. Nefes kesici güzelliğine karşın kabile hayatının acı gerçeklerine, Rob Roy ve karısı Mary (Jessica Lange-Cape Fear) kendi şereflerini korumak için vahşiliğe ve hainliğe karşı destansı bir savaş açarlar. 18. yüzyılın İskoçyası'nda geçen bu film doğa güzellikleriyle dolu sahneleriyle de sizi etkileyecek...

Amerika Birleşik Devletleri'nin 2. Dünya Savaşı'na girmesinin ardından Desmond T. Doss da birçok Amerikalı gibi orduya katılmaya gönüllü olur. Ancak dindar bir Hristiyan ve bir pasifist olan Doss, savaşta insan öldürmeyi ve herhangi bir şekilde silah kullanmayı reddetmektedir, onun yerine savaş alanında yaralıları kurtararak hizmet etmek istemektedir. Bu tavrı hem komutanları hem de asker arkadaşları arasında ilk başta çok sert tepkiyle karşılanır, askeri mahkemeye bile çıkar. Ancak Doss, son derece sert bir eğitimden geçip kendi hayatı pahasına silahsız bir şekilde savaş alanına gitmeyi çoktan göze almıştır.

18. yüzyılda, İngiliz ve Fransız askerleri, Kuzey Amerika'nın kontrolünü ele geçirebilmek için savaşmaktadırlar. Kızılderililer ve yerleşimciler, bu savaşın ortasında kalmışlardır. Yerleşimcilerden Cora ve kızkardeşi Alice'i, başlarına gelen bir beladan Şahingöz adında bir kızılderili kurtarır. Şahingöz, aslında bir yerleşimcidir fakat ailesi ölünce son Mohikanlar tarafından büyütülmüştür.James Fenimore Cooper'ın romanından uyarlanan Mohikanların Sonuncusu, Michael Mann'in yönetmenlik kariyerinin önemli filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Daniel Day-Lewis'in oldukça başarılı bir performans sergilediğini de ekleyelim.

San Fernando Valley'de sıradan bir günde ölmek üzere olan bir baba, genç karısı, bir erkek bakıcı, kaybolmuş ünlü bir oğul, aşık bir polis, dahi bir çocuk, eskiden dahi bir çocuk olan bir adam, bir şov programı sunucusu ve yabancılaşmış bir kız bir hikayenin farklı parçalarında yerlerini alacaklardır. Bu insanlar, unutulmaz bir heyecanla sonlanacak bu gün içinde, şans, hareket, geride bırakılan zaman ve rastlantılar yumağında adeta birbirlerinin hayatlarının içinden zikzaklar çizerek geçecek ve birbirlerini çözümleyeceklerdir.

Emekli dövüş sanatları dünya şampiyonu Alex Faulkner, iki öğrencisinin ortadan kaybolması, evine yakın bir yerde düşünülemez bir keşfe yol açınca basit bir hayata alıştı. Çocukları bulma umudu tamamen tükenmişken, tutuklu kızların yerini tespit eder ve uluslararası bir çocuk kaçakçılığı operasyonuyla karşı karşıya kalır; bu da onu, bu işin arkasındakilere karşı verdiği hayatının mücadelesine geri çeker.

Yıl 1945. Kanlı bir savaşın kanlı canlı devam etmekte olduğu anlar. Iwo Jima Adası, Japonlar’ın elinde ve Amerika, burayı kazanmanın peşinde. Ele geçirdikleri anda birkaç Amerikan askeri, oradaki dağın tepesine çıkarak zafer bayraklarını dikerler. Ancak bu askerler, kahraman olarak evlerine döndüklerinde kendilerini zorlayan bir takım çelişkili hislerin ve durumların ortasına düşerler.

Asi bir cinayet masası dedektifi olan Nick, ortağı Charlie ile birlikte New York'ta bir Yakuza cinayetine tanık olur ve katili yakalarlar. Tutukluyu Japon polisine teslim etme emri alınca yola çıkarlar. Ancak daha Japonya'ya adım attıkları anda onu ellerinden kaçırmalarıyla büyük bir kovalamaca başlar. Japon polisiyle birlikte amansız bir takibe girişen ortaklar, Yakuza'ların derinliklerine dalarak onlarla ilgili bilinmeyenleri de keşfedeceklerdir.

Vietnam Savaşı’nda kör olan Nick Parker (Rutger Hauer), hızı ve gücüyle efsanevi bir kılıç ustası haline gelir. Yıllar sonra eski savaş arkadaşı kimyager Frank’i ziyaret ettiğinde, Nick kendini tehlikeli bir entrikanın ortasında bulur. Frank, gangsterler tarafından kaçırılmış ve sentetik uyuşturucu üretmeye zorlanmaktadır. Gangsterler, Frank’in direncini kırmak için onun dokuz yaşındaki oğlu Billy’yi rehin tutar. Ancak kör ama ölümcül Nick, bu suçluların hesaba katmadığı bir güçtür! Çarpıcı kılıç dövüşleri, mizahi anlar ve nefes kesen bir takip ile dolu bu aksiyon klasiği, Nick’in intikam yolculuğunu gözler önüne seriyor!
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir