
Simon Pegg
Charlie Wolfe

Şantaj ve cinayet kokan bir cinayetin üç farklı yüzünü izleyiciye gösterme amacı taşıyan film, oldukça farklı tonlara ev sahipliği yapan bir kara komedi örneği olma iddiası taşıyor! Senaryosuna James McFarland'ın imza attığı Kill Me Three Times, eğlenceli ve ürkütücü atmosferiyle dikkat çekiyor!

Stephanie Smothers ile Emily Nelson, Emily'nin zengin bir İtalyan iş adamıyla gösterişli düğünü için İtalya'nın güzel Capri adasında yeniden bir araya gelir. Göz alıcı konukların olduğu, Marina Grande'den Capri şehir meydanına kadar giden yoldakinden daha çok dönüşlere sahip düğünün davetlileri arasında cinayet ve ihanet de var.

Deneyimli bir kağıt fabrikası yöneticisi, acımasız iş piyasası tarafından işten çıkarılıp aşağılandıktan sonra çaresiz kalır ve onurunu geri kazanmak adına şiddete başvurur.

Mirasını bırakmak için kaybolan varisini bulmak isteyen yaşlı bir kadın farkında olmadan bir üçkâğıtçıyı ve sahtekâr bir medyumu kiralayınca, Alfred Hitchcock'un alaylı diliyle çekilmiş bu gizemli gerilim filminde işler garipleşmeye başlar. Bruce Dern ve Barbara Harris, yaşlı kadının uzun zamandır kayıp olan yeğenini (William Devane) arayan çifti canlandırıyor. Bu esnada yeğen rolündeki Devane ise güzel sevgilisi (Karen Black) ile fidye için zengin bir Yunan iş adamını kaçırıyor. Gerilim ve komediyi de beraberinde getiren sonu gelmeyen bir gizem, cinayet ve kargaşa...

Münzevi ve tartışmalı yazar Bruce Cogburn, saplantılı bir hayran tarafından saklandığı yerden çıkarılır ve romancıyı kaçabileceğini düşündüğü bir geçmişle yüzleşmeye zorlar. Cogburn'ün karşılaştığı manipülasyon ve zihinsel işkencenin arkasında kimin olduğunu araştırması, işlerin her zaman göründüğü kadar net olmadığı ve geçmiş eylemlerin korkunç sonuçlara yol açabileceğini anlamasını sağlar.

Yaralanmış bir suçlu olan Richard "Dicky" ve ölmek üzere olan partneri Albie, deniz kenarında bulunan eski bir kalenin içinde bir barınak bulurlar. Tavuklarla dolu olan bu barınağın sahibi egzantrik, korkak bir Amerikan olan George ve hafifmeşrep, Fransız karısı Teresa'dır. Albie kurtulmayı beklerken ölür. Bunun ardından Dicky, barınağın sahibi olan çiftle, en az onlar kadar tuhaf bir ilişki kurar..

2003 tarihli orijinal filmin Amerika'da yeniden çekilen bu uyarlamasında, yıllarca hapis tutulan bir adamın, serbest bırakıldığında ortaya çıkan korkunç bir sırrı öğrenmesiyle değişen hayatını izleyeceğiz.

Budapeşte metrosunun karanlık dehlizlerini mekân tutan "Kontrol", bir grup bilet kontrolörünün yeraltında yaşadığı olaylara kara komedi türünde odaklanıyor. Bu genel tarife rağmen, aslında filmi bir türe sığdırmak pek olası değil. Luc Besson’un Metro’sundaki koreografiyi hatırlatan tavrıyla muhtelif insan portrelerine yer veren filmde, ortam yine alternatif bir yaşam ünitesi olarak sahneleniyor. Lakin esas mevzu, sembolize ettiği üzere, “araf” misali bir yerden bir yere geçiş hali, platformu olması. Bu ilk uzun metraj filmiyle ülkesinde gişe başarısı da yakalayan 30 yaşındaki Macar yönetmen Nimród Antal’ın derdi açık; kaos çivisi çıkmış dünyamızın, yeryüzünün sembolik bir resmini çizmek.

Jules Winnfield ve Vincent Vega, mafya babası patronları Marsellus Wallace’tan çalınan bir çantayı geri almaya giden iki profesyonel tetikçidir. Wallace aynı zamanda Vincent’a, kendisi birkaç gün sonra şehir dışındayken karısını dışarı çıkarmasını söyler. Butch Coolidge, bir sonraki maçını kaybetmesi için Wallace’tan para alan yaşlı bir boksördür. Honey Bunny ve Pumpkin, yer değişikliğine ihtiyaçları olduğuna karar veren soyguncu bir çifttir. Görünüşte birbirleriyle alakası olmayan bu insanların hayatları, hem heyecanlı hem de eğlendirici bir sinema filmi macerasında nefes kesici bir şekilde birleşecektir.

Se7en, seri cinayetler işleyen bir katilin peşine düşen iki dedektifin hikayesini anlatıyor. Bir seri katil 7 ölümcül günahı işleyenleri kendi yöntemleriyle öldürmektedir. Yedi ölümcül günah, hıristiyanlık inançlarına göre kibir, açgözlülük, şehvet düşkünlüğü, kıskançlık, oburluk, yıkıcılık ve tembelliktir.

Akıl hastanesinden kaçmış olan Christina (Cloris Leachman) peşine düşen kötü adamlardan kaçarken yolda Mike Hammer'a otostop çeker. Daha doğrusu resmen arabanın önüne kendini atar. Hammer (Ralph Meeker) başına geleceklerden habersiz Christina'yı arabasına alır ve Los Angeles'a gitmeye başlar. Kadının büyük bir sır sakladığı her halinden bellidir. Hammer her şeye karşın gideceği yere kadar kadını bırakıp, olası bir belanın içine girmek istememektedir. Ancak kötü adamlar hem Hammer'ı hem de kadını yolun ortasında yakalar ve kadını öldürürler. Aslında Hammer'ı da arabasıyla uçuruma iterler ama Hammer mucizevi şekilde kurtulur ve olayların içine girer. Aslında her şey gizemli, kapalı bir kutunun etrafında dönmektedir... Kiss Me Deadly öncelikle noir tanımına birebir uyan çok sağlam bir film. Özellikle açılış sahnesi mükemmel. Jeneriklerin ters bir şekilde akışı ve arka planda kadının nefesleri daha en baştan izleyiciyi huzursuz ediyor...

Dedektif ve adli psikolog Dr. Alex Cross yeğeninin birden ortadan kaybolması üzerine araştırmayı üstlenir. Yerel kanun güçlerinin tepkilerine aldırmadan kendi yöntemleriyle olayı araştırmaya başlayan Cross olayın tek kurbanının olmadığını ve altında aynı imza olan 7 kaybolma olayının olduğunu ortaya çıkartır. Bu takipte ona şüpheliyle karşılaşmış olan genç doktor Kate McTiernan yardımcı olur. Kaybolan kızı bulmak ve olayın arkasındaki gerçeği öğrenmek için zamana karşı bir yarış başlar.

Başarılı tetikçi Joe Flood (Dave Bautista) ölümcül bir hastalığa yakalanınca işleri kendince çözmeye karar verir ve kendisine suikast yapılması talebinde bulunur. Ancak tuttuğu tetikçiler aynı zamanda eski kız arkadaşını da (Sofia Boutella) hedef alınca, çok geç olmadan suikastçı meslektaşlarından oluşan bir orduyu savuşturmak ve hayatının aşkını geri kazanmak zorunda kalır.

Bir çiftin ilişkisi çoktan en parlak dönemini geride bırakmıştır. Güya aşklarını yeniden canlandırmak umuduyla ıssız bir dağ evine doğru bir yolculuğa çıkarlar. Ancak gerçekte ise her ikisi de birbirini öldürmeyi planlamaktadır. Kanlı bir kargaşa başlar.

Craig (Pat Healy) işten çıkarılma darbesi aldığında bara gider ve soluklanmak için şişenin dibini bulur. Bu sırada, en son gördüğünde hapishanedeki hayatından çıkıp şimdi dışarıda tefecilikle uğraşan eski arkadaşı (Ethan Embry) ile karşılaşır. İkili,arada geçen zamanı yakalamaya çalışıyormuş gibi yaptıkları sırada, kendileri ile içki içmek isteyen ilginç ve zengin bir çifte, Colin (David Koechner) ve Violet'e (SaraPaxton), rastlarlar. Eğlenceli ve bir o kadar da esrarengiz olan bu çift, onları kazançgetiren bir tür üstünlük sağlama oyununun içine sokar. Partiyi eve taşıdıklarında ise her şey kontrolden çıkar ve gece korkunç bir hal alır...

Uyuşturucu kuryeliği yapmak için işe giren bir adamın ilk aldığı görevde enselenmesi ve bundan sonra başına gelenleri konu alan bir hikayeyi izliyoruz.

Oyun tutkunu olan ve bu alışkanlığı nedeniyle belalı bir bahisçiye borçlanan taksi şoförü Stretch, borçlarını ödeyebilmek için bir milyarderden gelen oldukça tuhaf bir görevi kabul eder ve böylece hayatının en tuhaf gecelerinden birini yaşamaya başlar.

Dedektif Wes Block(Clint Eastwood), genç ve güzel kadınları öldüren bir seri katilin peşine düşer. Ancak katilin seçtiği kurbanlar Block’un tanıdığı ve hala yaşayan kadınlar olunca Block için bu dava kişisel bir hal alır zira artık kadınların hayatı da tehdit altındadır.

Frank Amerikan rüyasını yaşamaktadır. Diş hekimliğindeki başarısı sayesinde yaşadığı mutlu ve zengin hayat, modern döşenmiş bir ev, iyi giden bir ilişki ve güzel bir nişanlı...


Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.








0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir